Page 137 - e mushaf TR pdf
P. 137

133
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /53 – Biz                                                                         Enam /58 – De ki:
          onlardan kimini kimi   6-Enam Süresi              Yaprak 07A  Cüz 07   Süre 06  Sayfa 133    “Eğer o acele
          ile, neticede “Allah       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  istediğiniz azap benim
          bula bula aramızdan                                                                    elimde olsaydı, benimle
          bunları mı lütfuna lâyık                                                                   sizin aranızdaki iş
                                                      ِ
          gördü?” desinler diye,   133     ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿                    çoktan bitmiş olurdu.”
          işte böyle imtihan ettik.                     َ  ع َ  و  َ و
          Allah kimin                                                                                 Zalimlere nasıl
          şükrettiğini, kimin                                                                          davranılması
          lütfuna daha lâyık                                                                ف      gerektiğini Allah pek
          olduğunu bilmez olur     ا ا     ا                                                              iyi bilir.
                                        ل
                                   ة
                                                                                     ة ن
                                                                              ة
          mu? [11,27; 46,11;   ة حنـــةم  ءلل ؤـــنها اوـل وـ قـةيــــ ل ضـفعـةبــــ ب  فمــ هـــ ۛ ضـــفعـــب احنـــتـــةف ك لذـــــ  ةو ك
                                                                           ة
                                                                                ة
          19,73]
                                                                                                        Enam /59 –
                                                                                                     Bilinmeyen nice
             Burada, o kibirli                                                                          hazineler ve
          ileri gelenlerin bu lütfa                     ن ة ة                         ة              görünmeyen gayb
                                         ة
                                                                                            ن
                                                                ة ل
          lâyık olmadıkları ima   ﴾٥٣﴿ ةنيرــ    نك احشـلاـ ب ةملـفع   اـ ب       ح لا  ۛ سـفيـلا    اةنـ نـفيـةب   فنـ م   فمــهـــفيــــلـــةع      ح لا  aleminin anahtarları
                                    ي

          edilmektedir.                                           ۜ                                  O’nun yanındadır.
                                                                                                    Onları Kendisinden
             Enam /54 –        ف                                                                     başkası bilemez.
          Âyetlerimize iman         م    ة           ف          ن ة             ة
                                                                                ح ة ا
                                                                                            ي
          edenler sana geldikleri  بةت    فم ك  ك فـيــلــةع م ة لــس   ۛ  لـ قـــةف   اةنـ ت اـةياــ ب نوـ نـمفؤ ي      ةنـي ي ذلا كءاةجاةذاةو

                            ۛ
                                                                                     ة
          zaman onlara:                                                                             Karada ve denizde
                                                                                                 ne varsa hepsini O bilir.
                                                                                                  O’nun haberi olmadan
             “Selam sizlere! de.    م                                                   م           bir tek yaprak bile
                                             ة
                                                                                  ن
                                ا
                           ى اءوـ س فم ك فـنــ م لـ مـةع فنــةم  هــحنا  ةةــةمــفحةرــلا  هـســففــةن ىـلـةع كم    حـبةر  düşmez.
                                                         ة ل
                                                                                      ف
             Rabbiniz                                      ۙ       ح
          merhameti kendi Zatına                                                                           Yer altı
          temel bir ilke                                                                               tabakalarının
          edinmiştir.                                                                            karanlıkları içindeki tek
                                                         ة
                                                                                       ة
                                                                                   ة
                                                              ل
                                                  ة ة
                           ﴾٥٤﴿  مــيـ ي حةر  ر   و فـــةغ  هـــحناــةف   ةحـــلـــ ف صاةو    يه     دــــفعــةب     فنـ م  ۛ باةت حمـ ث  ةـلاةهـةج ب  bir tane, hasılı yaş ve
             Sizden kim                                                                           kuru hiç bir şey yoktur
          bilmeyerek bir günah                                                                    ki açık, net bir kitapta
                                                                                                    bulunmasın. [39,63;
          işler de sonra ardından                                                           ف     42,12; 10,61; 11,6] {KM,
          tövbe eder ve halini                                                                    Mezmurlar 139,16; Vahiy
                                                                                      ة ن
                                       ف
                                                                      ن ف
                                                                     ة
                                                           ة
                                                      ة

          düzeltirse Onun da   ةنيـ ي مرفجــ مـلا لــيـيبـۛس ةنيـيبـتــ ف ســتـــ لةو     ت اـي لا لـــ ح صــةفــن ك لذـــ  ةو ك  5,1}


          gafur ve rahîm (çok   ۟
          affedici ve merhametli)                                                                     Âyetteki mefatih,
          olduğunu bilmelidir.”                                                                   anahtar, meftah’ın çoğulu
                                                                                                   miftah’ın çoğulu olarak
                                                      ة
                                                      ح
                                                                                  ي ف
                                      ة
                                                               ل ف ل

                                                                                 ح
                                               ة

                                                                                                   olarak hazine mânasına
                                                                          ي
             Enam /55 –          نو  د فنــ م  نو ع فدــــــت ةنـي ي ذــلا ةدـــبــفع ا نا    تــــيــهــــن يـــينا لــــ ق ﴾٥٥﴿  gelir. Burada geçen gayb
          Mücrimlerin yolu,                                                                            hazineleri veya
          müminlerin yolundan                                                                          anahtarlarını Hz.
          ayırt edilsin diye,                                                                     Peygamber, 31,34 âyeti ile
          böylece âyetleri tam                                م                    ا              şöyle açıklamıştır: “Gayb
                                                 ف ة
                                                                         ل
                                                                                            ن
                                                                                   ة ف
                                 ل ل ا ى ي
                                                                     ا
                                   ة
          tamına açıklıyoruz.   ةنــــ م اــنا اةمةو  اذا    تــلـلـــۛض فدـــةق  فم ك  ءاةوـــفها   عـــ بـــحت ل ة  ل لــ ق ۜ  ح لا  hazineleri beştir: Kıyamet
                                                                   ة
                                                            ۙ
                                                                                                   hakkındaki bilgi Allah’ın
                                                                                    ا
                                                                                                    nezdindedir. Yağmuru
             Enam /56 – De ki:                                                                       dilediği yere dilediği
                                                                                                    mikdar indiren O’dur.
          “Allah’tan başka                        ف                                                Rahimlerin ihtiva ettiği
          taptığınız şeylere ibadet            ة ح                   ن                      ف      çocukların istikballerini
                                                                            ف ي
          etmem bana yasak   ي ي دـفنـ ع اـةم    يهــ ب فم تــفب ذـ    ةو ك  ييحبةر    فن م  ةةنـ حيـةب   ىلةع      ييحنا ل ق ﴾٥٦﴿ ةني ي دةتفهـ ملا  bilen O’dur. Hiç kimse
          kılındı.” De ki: “Sizin      ۜ                                                            yarın yapacağı şeyleri
          keyfî arzularınıza                                                                      bilemez. Hiç kimse nerede
          uymayacağım; yoksa                                                                      öleceğini bilemez. Her şeyi
          şaşırmış olurum.”             ة                  ة   ذ                                  hakkıyla bilen, her şeyden
                                                                               ة
                                            ف
                                                                     ف ي
                                                                                          ة
                           رـفيــةخ ةوــ هةو  ح قةحــلا  ح صــ قــةي  ۜ  ح ن   لا  م ك  حـلا  نا يهــ ب نول جفعت ف سـت اةم  haberdar olan Allah’tır”.
                                                           ح ي   ل
                                                                                      ة

                                                                                                    Âyetin sonunda geçen
             Enam /57 – De ki:                                             ۜ                      kitab: Levh-i Mahfuz veya
          “Ben Rabbimden gelen                                                                          ilm-i ilahîdir.
          apaçık bir delile
          dayanmaktayım. Siz       ة        ة                       ة     ف ة ل ح           ف         Kur’ân’ın üslubu,


                                                                                                   ilahi hakikatleri ekseriya
          ise, onu yalan saydınız.   ة يض  ـ ل يه ـ  ق ــ   ب نو  ـ ةت ا ــ ف س ــ ةت ـ فع ــ  ج ــ ل ـ  ةم يد  ــ فن ــ ي      ق ـ ل ل ـ فو   ا    ع ن  ﴾٥٧﴿ ةنييلص   اةفلا  müşahhas üslupla anlatır.
                                                                                                    Bu âyetin ilm-i ilahîyi
             Gelmesi için acele                                                                   anlatımı buna dair misaller
          ettiğiniz azap da benim                               م                                    ihtiva eder. Mücerret
                                                                                                    üslupla “Allah’ın ezeli
          elimde değildir. Azabı         ة ح      ة     ن ل     ك                          ة ف    ilminin dışında hiçbir şey
                                                                         ة
                                                                                     ة

                                                              ۜ
          çabuklaştırmak veya   ﴾٥٨﴿ ةنــيـ ي مـ ل اظــلاـ ب   مـــلــفعا    ح لا  ةو   فم  ةـنــــفيــــب ةو  يينـــفيـــــب رــــفم لا  olmaz” gibi bir ifade yerine
          ertelemek hakkındaki                                                                     burada buyurulduğu gibi
          hüküm, ancak                                                                            çok canlı, uçsuz bucaksız
          Allah’ındır.                                                                           bir manzara içine giriyoruz.
                                                 ة
                                                                                                    Mesela “O’nun haberi
                                                         ة
                                    ة
                                                                          ف
                                                                ة
                                                    ا ح ي
                                 ي ف  اةم  مـلـفعـــةيةو  ةوــ ه  لا  اةهــ مــلــفعـــةي ل بــفيـــةغــلا  حـــ ت اةفــةم ةدـفنــ عةو  olmadan bir tek yaprak bile
                                                                                      ه

             O doğru haber                  ۜ                                                    düşmez” cümlesi, muhatabı
          verir. O doğruyu                                                                          dünya genişliğinde bir
          eğriden ayırt edenlerin,                                                                 ormana yerleştiriyor. Her
                                                                                                   taraf yemyeşil. Sayılara
          hükmedenlerin en                                                                        sığmayacak kadar yaprak,
                                                      ح ي
          hayırlısıdır.”          ة     ة      ة     ة                               ف      ف
                           ييف   ةـــحبـــةح لةو  اةهـ مـلـفعــةي  لا   ةــــةقةرةو نــم   ف    طـ ق ف سةت اةمةو رفحةبلا ةو رـةبـلا  yaprak, yaprak... Bunlardan

                                                                                         ح
                                                                                                   birinin sessizce düşmesi
                                                                                ۜ                   bile O’nun izni dışında
                                                                                                  olmaz” anlatımıyla varlıkta
                                                                                                 olan biten herşeyin Allah’ın
                                                  ة                                                izni ile olduğu pek etkili
                                                             ة
                                                                         ة
                                                                                ة ف
                                                  ح ي
                           ﴾٥٩﴿ نييب م باةت    نك ـ    ييف لا  س  ـ  با ــ  ةي لةو       ــ ب  ف    طةر  لةو ضفرلا    تام       ظ ــ ل ـــ ة  tarzda anlatılmaktadır.




                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          133
   132   133   134   135   136   137   138   139   140   141   142