Page 134 - e mushaf TR pdf
P. 134

130
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /28-                                                                                Enam /33 – Ey
          Enam /29 – Hayır!   6-Enam Süresi                 Yaprak 05B  Cüz 07   Süre 06  Sayfa 130  Resulüm! Onların
          Öteden beri gizledikleri   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  söylediklerinin seni
          utandırıcı çirkin halleri,                                                               üzeceğini elbette pek
          münafıklıkları                                                                               iyi biliyoruz.
                                                      ِ
          yüzlerine vuruldu da             ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿            130          Doğrusu onlar seni
          ondan böyle                                   َ  ع َ  و  َ و                             yalancı saymıyorlar;
          söylüyorlar.                                                                             fakat o zalimler, bile
                                                                                                  bile Allah’ın âyetlerini
             Yoksa geri                                                                            inkâr ediyorlar. [35,8;
          gönderilseler bile, yine                    ة          ة                   ة      ف     26,3] {KM, Hezekiel 3,7}
                                              ة
          kendilerine yasaklanan   هفنةع او ه ن   اةم ل او داةعل اوحد ر فولةو لفبةق     م ـ فن   ۜ  نو ففخ ي او ناةك   اةم م ه  ل اد ـ ةب  Hz. Peygamber efendimize
                                                                                                      Bu âyet, Allah Teâlanın
                                                                                           ل
                                                                                         ةب ـ ة ـ ف
          kötülükleri yapmaya                                                                       verdiği yüce makama
          dönecek ve                                                                                delalet eden yerlerden
          diyeceklerdi ki: “Hayat,                                                                 biridir. Zira ona hitaben:
          sırf dünya hayatımızdan                           ة     ف   ا        ة       ة         “Üzülme! Onlar senin yalan
                                                                                           ة ي
                                                                        ي
                                                                                                 söylediğini iddia etmiyorlar.
                                          ة
          ibaret, biz bir daha   ةنييثو عفبم ب   ة   نفحن    اةمةو اةيفندلا   ح  اةن تاةيةح  ح    ليا    ة ي ه    نا اولاةقةو﴾٢٨﴿نو ب ذاةكل   فم هحناةو  Onlar Allah’ın âyetlerini
          diriltilecek de değiliz!”                                                              yalan sayıyorlar” buyurarak
          Onlar, hiç şüphesiz                                                                      onu sıkıntıdan kurtarıp,
          yalancıdırlar.                                                                             yükü Zatının üzerine
                                                                                                         almaktadır.
                                                                    ن

                                                                               ي ا ة
                              ن
                                          ف ة
                                                      ة ل ة
             Enam /30 – Hem  ىلةب اولاةق  ح ق ـ ةحلا ب اذنه  ۛ سفيلا لاةق  فمه حبةر   ىلةع  او ف ق و فذا ىرةتفولةو ﴾٢٩﴿           Bu teşrif, “yalancı!”
                                                                                   ن

                                       ۜ
                                                                                                    iftirasına maruz kalan
          görsen onları                                     ۜ                                      Efendimizi teselli ettiği
          Rab’lerinin huzuruna                                                                      gibi, bir gerçeği de dile
          getirilip hesap                  ذ            م                                         getiriyordu. Zira müşrikler
                                                                                                   40 yaşına kadar içlerinde
          meydanında                ة                              ة    ف           ة            yaşayıp her halini bildikleri

          durduruldukları zaman!  ةق ـ فد ﴾٣٠﴿  ۟نور ف ك  ةت  م   ام ــ ة ك ـــ فن ـــ  ت ــ ف ــ   ب  ۛ باذ  ــ ةع ــ  لا او ــ  قو ذ ــ ةف لا    ةق ـ  اةن حبةرةو  Peygamberimize hep “el-
          Hak Teâla: “Nasıl,                                                            ۜ           Emîn” (pek dürüst ve
          diyecek, şu gördüğünüz                                                                  güvenli) derlerdi. Elçiliğini
          diriliş gerçek değil                                                ف                        açıklayınca onu
          miymiş?” Onlar da:                             ا                  ة        ة              yalanlamaları, Allah’ın
                                                                                     ح
                                                                    ا
                                                      ي ن
                                     ة
                                                              ن
                                                 ا

                                                                                                     bildirdiklerini kabul
                                               ة فت ـ  ه ـ
          “Evet, Rabbimiz hakkı   ىةةتفغةب ة  ةعاس ـ ح ـ  لا  م  ءاةج   اةذا ىحت  ةح  ـ  ۜ  ح لا   ءاق  ــ  ل ـ ة  ح    ك ـ  بذ ـ  ب او  ةنيذ رس  ةخ ـ  etmediklerini gösteriyordu.
                                                                                     لا ــ ي ة
          için gerçekmiş!”                                                                         Nitekim düşman kampın
          diyecekler.                                                                               başkanı Ebû Cehil Hz.
                                                                                                  Peygambere şöyle demişti:
                                                                                                 “Doğrusu, biz senin yalancı
             Allah Teâla                                                                           olduğunu söyleyemeyiz,
                              ن
                                                               ف
                                                                          ن
                                          ة   ل
                                                                                ة
          buyuracak: “Öyle ise,   ىلةع فم هةراةزفوا   نول مفحةي فم هةو اةهي ـ  يف اةنطةرةف اةم  ىلةع  اةنةتر ف سةح اةي او    لاةق ــ  ama senin getirdiğini
                                                                  ح
                                                        ۙ
          kâfirliğinizden ötürü                                                                         yalanlıyoruz.”
          şimdi tadın azabı!”
                                                                                                        Enam /34 –
             Enam /31 –       ة       ة  ة             ف          ة                ة ل               Senden önce nice
                                           ا ح ي
                                                                            ة ۛ


          Allah’a kavuşmayı   ۜ  وفهلةو ب  ـ  ع ـ    ل لا   اةيفنحدلا  ةوني ـ ةحلا  ةمةو ـ  ا  ﴾٣١﴿نو رزةي اةم ءااس لا فم هرو هظ  peygamberler yalancı
                                                                                     ۜ
          yalan sayanlar,                                                                           sayıldılar da tekzib
          gerçekten en büyük                                                                      olunmaya ve her türlü
          hüsrana uğramışlardır.                                                                    eziyete uğratılmaya
                                                                 ة
                                                                                                      karşı sabrettiler.
                                                                 ح
                                                                                 ن ف
                            فدةق﴾٣٢﴿ لـنو   ة  ةت ل    ةفا ــ  ة ل ة ـ فع ــ  ق ـــ  ة  ةي  ـ حت ـ  ق ـ  ۜنو  ةنيذل ل  ـــ في ــ  ر   ي  ةخ  ةر ـــ   خ لا  ر اد  ة ة  ل ةو ـ ل ــ ح  Nihayet kendilerine
             Nihayet kıyamet                                                ة                        yardımımız gelip
          saati kendilerini                                                                                yetişti.
          bastırıverince onlar,
          günah yüklerini           ف
          sırtlarına yüklenerek:   ة  ح    ة   ة         ة       ة ح  ة         ة  ة ي   ة           Öyle ya, Allah’ın
          “Eyvah! Dünyada   كةن و ب  ذ ك  ـي ل فم هحن  ا ـ ةف نو ـ ل و ق     ةي ـ  ي ي ذلا   ك     حنا ــ ل  ه ــ ةي ــ فح ــ  ن ز ـ  ةن ــ فع ــ ل ـ  م  sabredenlere yardım
          işlediğimiz                                                                            vaadini değiştirebilecek
          kusurlarımızdan dolayı                                                                   hiçbir kuvvet yoktur.
          yazıklar olsun bize!”   م                                                                Nitekim o resullerin
          diyecekler. Dikkat edin:  ح   ة       ة                                ة ح       ن         kıssalarından bazı
                                                                                      ة
                                                                      ن
                                                                                        ن
          Ne fena yükler    ف تةبذ    ك ــ    ل ةو ــ فدةق  ﴾٣٣﴿نو  دةح  ةي  ـــ فج ـ  ن      ح لا      تاةيا ب  ني  ــ ي م ـ ة   ل اظلا حن ك ل ةو  bölümler sana
          götürüyorlar!                                                                          ulaşmıştır. [37,171-173;
                                                                                                           58,21]
             Enam /32 –                               م
          Dünya hayatı bir oyun   ل ن ا             ح         ن              ة                       Enam /35 – Eğer
                                     ح
                                                                                       م ــ ف ــ فب ـ
          ve oyalanmadan başka  م  ـ ي ـ  ه ـ ف  نتا ىت ـ ةح او ذنواةو او  ـ ا   ك ــ  ب ذ ـ  ةم ىل ـ ةع اور  ـ ۛ ص ـ ةب ـ  ةف ك ل  ةق ن ل س ر  onların hakka sırt

          bir şey değildir. Âhiret                                                                 çevirmeleri sana pek
          yurdu ise, fenalıklardan                                                                      ağır gelip de
          sakınanlar için daha                                                                    kendilerine bambaşka
          hayırlıdır, halâ                                                                         bir mûcize getirmen
                                                                                    ة
                                                     ا ة
                                     ف
                                                   ة


                                  ف
          akıllanmayacak    ةنييلۛسر ملا ئ    اةبةن ل   فنم ك ءاةج  فدةقلةو   ن ة    ۛ  ح لا    تام ل   ل لح ـ ةك ـ ة  ة     م ـ ةب ـ  د  لةو اةنر ف ص ةن ـ  için yer altında bir geçit
          mısınız? [29,64; 47,36]                                                     ۛ           veya göğe çıkacak bir
                                                                                                      merdiven arama
                                                                              ف                    peşinde olursan, şunu
                                                                                                     bil ki: şayet Allah
                                    ف ل
                                                                     ة ة
                                                                                      ف ي
                            ة يغت  ـ فب ـ    ةت نا  ۛ تفع ة  ـ ةت ـ ط ـ  ف سا ن ا  ـ  ه ـ ةف فم ـ     ضار  فعا  ـ  ي  كفيلةع  ة    ك ـ  ب ـ  ر  ة  ـ نا  ةك ناةو﴾٣٤﴿  hepsini elbette doğru
                                                                                                     dileseydi onların
                               ة
                                                               ة
                                                                                                 yol üzerinde toplardı. O
                                                                                                   halde sen sakın bunu
                                                                                                   bilmeyenlerden, fevrî
                                                                                ة ف
                                  ة
                                                                          ل
                                                                                        ى
                           ءااش فولةو   ةةيا ن   ب  م هةي  ف  ـ ةت ـ  تأ ـ ف ـ  ةف  ءام ـ ة  ة ا  ح سلا ي ـ  ف ام ة ح ى  ـ ل ـ   س فوا ضفرلا     ف ـ ي اق  ةن ــ ةف ـ  davrananlardan olma.
                            ة ۛ

                                     ۜ
                                                                                                          [10,99]
                                                     م
                                                 ة
                                                                    ف
                                         ف
                                                                         ة
                           ﴾٣٥﴿ ةنييل ه   اةجلا ن   م نةن و   ح ــ ة  ك ةـت  ة لةف  ىند هلا  ىلةع    ح لا   ل ـــ ةج ـــ ةم ــ ةع ــ  ه ــ فم    ن ة
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          130
   129   130   131   132   133   134   135   136   137   138   139