Page 130 - e mushaf TR pdf
P. 130
126
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Maide /114 – Birçok batılı
Meryem’in oğlu İsa: 5-Maide Süresi Yaprak 03B Cüz 07 Süre 05 Sayfa 126 yazarın iddialarının
“Ey büyük Rabbimiz! Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 hilafına, Kur’ân-ı
Ey yüce Allah! Bize Kerim, Meryem’i
gökten bir sofra indir ki teslisin bir unsuru
ِ ِ
bizim hem evvelimiz ﴾٥﴿ ةدئامعلا ةروس ﴾٥﴿ 126 saymaz. Yalnız bu
hem âhirimiz (yani َ َ و َ و âyette onun
ümmetimizin tamamı) tanrılaştırıldığını
için o gün bir bayram bildirir. Arabistanda ve
olsun ve Sen’den bir Suriyede İslam’ın
mûcize olsun, bizi ن zuhurundan önce
ة
ا ة ة ح
ف
rızıklandır, zira rızık ا ة لا ـ ح ـ ا ء ةن م ا ة ــ فيل ـ اةن ةم ـ ئا ـــ ىةةد ةع لز فنا ـــ ل اةنحبةر حم هللا ةمةيرةم نفبا ىۛسييع لاةق Meryem’i tanrılaştıran
ةمس
ف
verenlerin en hayırlısı Collyridiens gibi
Sen’sin” dedi. {KM, toplulukların
Çıkış 16,4; Tesniye 8,3; bulunduğunu bir çok
Matta 26,26-28; Markos م müsteşrikin çalışmaları
14,22-24} ة ة da göstermiştir. Fakat
ة ة ى
ن
ل
رفيةخ ۛ تفناةو ــ اةن فق زفراةو كفن ن ةياةو ـ م ىة ــ ۛ ـ اةنر خاةو اةن ـ لحو ل اد ةنل ـ ا ييع ـ ـ نو ك ةـت
Maide /115 – Allah oraya gitmeye gerek
buyurdu ki: “Ben onu yoktur. Katolik mezhebi
Meryem hakkında
yukarıdan size “Tanrının Annesi”
indiririm, fakat bundan ذ م (Theotokos) der, onun
ة
ة ن ي
sonra her kim دفعةب ر ف ك فم ةف ـ ةم ـ ةـي فن ك فـيلةع اةهلزةن م ييحنا ح لا لاةق ﴾١١٤﴿ ـ ةن ـ ي ح لا ـ اةر ز يق da ruh ve bedeni ile
ف
ح
nankörlük edip kâfir ۛ göğe yükseldiğini,
olursa, onu dünyada hiç dünyada hazır ve
kimseye yapmayacağım icraatta bulunduğunu,
derecede duaların ona
cezalandırırım.” ة ن ي ة ف ا ح ل ا ى ة ة ح ا
ح لا لاةق فذاةو ﴾١١٥﴿ ةني ي ملاةعلا ةن م اىدةحا هبذةعا اباذةع هبذةعا يين اةف ح فم كفـن م yöneltilmesinin yerinde
ل
۟
Maide /116- Maide / olduğunu kabul eder.
118 – Hem Allah Teâla: Tevhid konusunda çok
“Ey Meryem oğlu İsa!” titiz olan Kur’ân
Sen mi insanlara “Beni ن ي ة ة ف ل nazarında bunların
ة
ف
ة
ve annemi Allah’tan نو د فن م نفيةهلا ة ي حماةو يينوذخحتا ساحنل ل ۛ تل ق ۛ تفناء ةميرةم ةنفبا ىۛسييع اةي tanrılaştırma sayılması
gayrı iki tanrı edinin” pek normaldir.
diye sorguladığı vakit o
şöyle diyecek: Luka 4,8} İncilin hiçbir
{KM, Matta 4,10;
ة
ة
ة ل ف
ا ل
ن
ف ي
“Hâşa! Sen şerikden ve تفن ك نا قةح ب ـ ح ييل ة فيل ـ ۛ س اةم لو قا نا ييل نو كةـي اةم ك ـ ةناةحفبس لاةق ۜ ح لا yerinde Hz. İsa (a.s.)’ın
ۜ
her noksandan “Ben Tanrı’yım”
münezzehsin Ya Rabbî! şeklinde bir sözü
Hakkım olmayan bir yoktur. Aksine o
şeyi söylemem doğru ا Allah’ın kulu olmasıyla
ة
ف
ة ة ي
ةف ـ ف ة
ة
ـ فع ـ مل
olmaz, bana yakışmaz. كحنا ۜ كسف يف اةم ي ةن ـ ف فعا ـ مل ة ل ة لةو يسف يف اةم ي ةن ـ ف ة ةت هتم ل ـ ف ةع دق هتل ق övünür (Matta 12,18).
ي
ۜ
Hem söylediysem Maide /119 –
malûmundur elbet. Bunlardan sonra Allah
Benim varlığımda olan ة ة buyurur ki: “Bu gün o
ل
ف
ف
ل ا ح ي
her şeyi Sen bilirsin,
ama ben Sen’in Zatında او د بفعا نا ايه ب يينةترةما اةم لا فم ه ة ل ـ تل ق اةم ﴾١١٦﴿ بو ي غ ـ لا مل ةع ت فنا ـ ۛ ـ ح ل gündür ki, doğruların
ف
olanı bilemem. Bütün doğruluğu kendilerine
fayda verir. Onlara
gaybleri hakkıyla bilen içinden ırmaklar akan
ancak Sen’sin.” م م cennetler var.
ن
ى
“Sen ne emrettinse ben احم ة ة ةف م ۛ يف ت ـ ـ هي ـ ف ـ ل ـ فم د اةم اديه ي مه ة ةع تفن ۛ فم ةو ك ـ ـ فيل ـ ف ۛش ــ ك ة حـبةرةو يبةرـي ح ة ح لا
onlara, bundan başka Orada daimî
bir şey söylemedim. kalırlar. Allah onlardan
Dediğim hep şu idi: razı olmuş, onlar da
“Rabbim ve Rabbiniz ح ن ل ة ل ة Allah’tan razı
ي
olan Allah’a kulluk ﴾١١٧﴿ ديهۛش ء ف يۛش ل ك ىلةع ۛ تفناةو ۜ فمهفيلةع ۛ بيقةرلا ي ح ۛ تفنا ۛ تفن ك يينةتفيحفةوةت olmuşlardır. İşte büyük
edin.” başarı ve mutluluk
budur!”
“Ya Rabbî! Ben
aralarında olduğum ة ف ي ة ح Maide /120 –
ف ي
ت ـ ـ ه ـ ةف فم ـ حن ا ـ ف ـ ةب ـ
müddetçe onları زيز ف لا ت فنا ـ ۛ ــ ةع ـ ة ة ل ف ـ فغ ـ ف ـ ر ل ـ ه ـ ةف فم ـ حن ا ـ ك ةت ناةو ۛكدا ع م ه ة فبذةع نا Göklerin, yerin ve
ي
kolladım. Fakat vakta oradaki her şeyin
ki Sen beni aralarından hakimiyeti Allah’ındır!
tutup aldın, onları ve O her şeye hakkıyla
görüp denetleyen yalnız kadirdir
ف
ة
Sen kaldın. Sen ــ قفد ـــ ه ـ فم ص ن ـ ي ـ ة يق داص ـ ح لا ع ــ فن ــ ةف ــ ةي مفو اذ ةي ــ ة ـــــ نه ة ن ةق ـ لا ح لا ﴾١١٨﴿ كـ مي ـ ي ةحلا
gerçekten her zaman, ۜ
her şeye hakkıyla
şahitsin.
ة ف
ى ل ا
Eğer onları ة يضةر ۜادبا اةهي ـ يف ةنيد ةخ راةه ـ فنلا اةه تفح ـ ةت فن ـ م يرفج ـ ةت تاحن ة ةج ـ فم ة ل ـ ه ـ
cezalandırırsan, şüphe ة ـ لا ـ ي ي
yok ki onlar Sen’in
kullarındır. Onları
affedersen, aziz-u
hakîm (üstün kudret, ن ف ف ة ن
ۜ
tam hüküm ve hikmet ح ل ﴾١١٩﴿ ــيـ م ـــــ ةع ــ ي ظ لا ـــ ةف ـــ زفو لا ك ــ لنذ ه ـــ فن ــ ةع او ض ـ ةرةو م ةع ـــ فن ـــ ه ــ ف ح لا
sahibi) ancak Sen’sin.”
[4,172]
ف
ح
ة
ة ف
ة
﴾١٢٠﴿ ري ي دةق ـ ءف ي ۛش ل ك ـ ن هةو ـ ةو ةع ـ ىل حنهيف ي اةمةو ضفرلاةو تاةو ن مسلا ح كل م
ۜ
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
126

