Page 129 - e mushaf TR pdf
P. 129

125
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Maide /109 – Gün                                                                        Maide /111 – Ve
          gelecek, Allah   5-Maide Süresi                   Yaprak 03A  Cüz 07   Süre 05  Sayfa 125  hani Havarilere: “Bana
          peygamberleri bir araya    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  ve Resûlüme iman
          toplayıp:                                                                                  edin” diye ilham
          “Sizin tebliğleriniz                                                                           etmiştim.
                                                      ِ ِ
          ümmetleriniz tarafından  125     ﴾٥﴿       ةدئامعلا ةروس         ﴾٥﴿
          nasıl karşılandı, nasıl                      َ  َ   و  َ و                                  Onlar da: “İman
          bir cevap aldınız?”                                                                       ettik. Hakka teslim
          buyuracak.                                                                              olduğumuza şahid ol!”
                Onlar da: “Senin,                                                                 demişlerdi. [3,52; 28,7;
          herşeyi hakkiyle bilen                                                                  16,68] {KM, Yuhanna
                                                      ا

                                                                     ة
                                           ة
          ilminin yanında bizim     اةنل  ف ة   ع ـ ةمل   ل   اولا  ـ فب ـ  ت ـ   فم ةق ـ   جا  اةذا ـ ةم لو  ـ ةي ـ  ق ـ  ةف  ل ـ  ح    ح لا   لا ـ  س ر  ن  ــ فج ـ ةم ـ  ع  ةي  ةمفو ةي ـ  14,1}
          bilgimiz yok.    ۜ                 ۜ
                Zira gayblara vakıf
          olan, yalnız Sen’sin”                                                                      Maide /112 – Bir
          diyecekler. [7,6; 15,92-                                                                vakit de Havariler: “Ey
          93]                                         ة ن  ي              ف    ة       ل    ة ي ة    Meryem oğlu İsa!
                               ف  ةم ن    فبا ـ ة ــ ةير ـ ةم  ىۛسيع ا    ح لا   ةي ـ ي   لاةق فذا ﴾١٠٩﴿ بو ي  ــ  غ ـ  لا  مل  ةع ت ـ ۛ ــ ح  فنا ك حنا ـ  Rabbin bize gökten bir

                                                                                                   sofra indirebilir mi?
            ب  ح ز                                                                        م               dediler.
                                                                     ة
                                    ة
                                                 ة ي ل ة ف ــ
                           حور  ــ  ب ك   ت د  فذا ا    حي ـــ   ك  ـ  ت ةد ــ ۢ   لاةو ىل ن  ــــ ةع ةو  ك  ة  ـ ل ـــ في ــ  ةع ي   ن ــ فع ـ ةم ـ يت  ف  ك ـــ ر  فذا  O da: “Eğer

                                                                                                  mümin iseniz Allah’tan
                                                                                                      korkun da edebi
                                                                                                   aşmayın” diye cevap
           ﴾٢﴿                    ة              ف                             ف                  verdi. {KM, Resullerin
                             ة
                                                                                                        işleri 10,9}
                           ك ت    ح  ـ ل ـ فم ـ  ةع فذا ي   ةو   ىل    ك ــ فه ــ  ةو د  ـــ ةم ــ فه ـــ    ف لا ي   ف سا ـ ۛ ـ  ة حنلا  م  ح  ــ  ل ــ  ك  ـت س د  لا ـ ف  ق ــ
                                           ۛ

                                                                                                       Bu isteği iman
                                                                           ذ                       etmeden önce yapmış
                                                                                                   olmaları mümkündür.
                                                          ف
                              ح

                           ني ي طلا ةن م  قلفخةت  فذاةو   ة ي  ــ ي ج ـ   ۛ لي  فن لاةو  ةة  ـ ينرفو ـ  ة حتلاةو ةةم  ف لاةو ــ  ح ـ ك ـ ة  ۛ باةت  لا نك ــ  ف  Allah Teâlanın
             Maide /110 –                                                                         kudretine, Hz. İsa (a.s.)
          Allah o gün buyuracak                                                                       ın nübüvvetinin
          ki: “İsa! Hem senin,                                                                    hakkaniyetine inanarak
          hem annenin üzerindeki      م                                                     ف        bunu söylemeleri
          nimetimi iyi düşün!   ى  ــ في ـ ار  ة    ـــ ةت ــ ك  ةف  اةه  ـــ ي ـ  يف   خ    ةف ــــ ةت ـــ فن ــــ  ف ــــ   يين فذ ا     ة ح  لا ـ ط ــ في ـــ ر    ب  ــــ  ك ـ ــ ةه ـ في ـ ةـ ـ  ة  durumda “gücü yeter
                                                                                                      mümkündür. Bu
                                ط  نو
             Düşün ki: Ben                                                                       mi?” diye Hak Teâlanın
          Seni Ruhu’l-kudüsle                                                                         kudreti değil de,
          desteklemiştim. Sen                                                                    “indirir mi?” anlamında
                                                                 ة ف
                                                                           ة ف
                                               ي
          beşikte iken de, yetişkin  ىنتفوم ــ ة  ف لا  جر   ت  ــ فخ ــ    فذاةو   يينفذ ا ــ  ب  ۛ صر ـــ فبلاةو ةه  ــ ةم ـ  فكلا  ئر   تةو ـــ فب ـ  يين فذ ا ب  olarak O’nun fiili süal
          iken de insanlarla                       ۛ         ة                                     konusu yapılmaktadır
          konuşmuştun.                                                                                 (Ebu’s-suud).
                                                                              ف                        Maide /113 –
             Ben sana kitabı,
                                                    ة
                                                              ي
                                                                                   ي
                                           ة ي
                                                                                                       “Biz” dediler,
                                                                                       ي
                                                         ة
          hikmeti, Tevrat ve İncili   ج ــ فئ ــ ةت ـ  ه ـــ فم    فذا   ك  ـــ فن ــ  ةع  ل ـــ يـيا ار ــــ  ف سا يان ــــــ ي  ةب  ت  ك ـ ةف ــ فف ـ      فذ اةو ــ   ب ـ ينفذ ا  “istiyoruz ki ondan
          öğretmiştim.                                                                 ۛ            yiyelim, gönlümüz
                                                                                                   rahatlasın, senin bize
             Sen, Ben’im                                                                             doğru söylediğini
                                    ح ي ة
          iznimle çamurdan kuş      ة ا                       ف        ة ح ة               ف      bilelim ve ona şahitlik
                                             ف ي



          şeklinde bir şey   رفح ــ س لا اذ ـــ نه  نا م  ـــ فن ـ  ه ــ ف   م  اورةف ك  ةنيذ ـ ي  لا لا  ةف ـــ ةق ـ    تاةن   ب ـ ا   ل ــ ةب ــــ  حي ــ  edenlerden olalım.”
          yapıyor, ona
          üflüyordun; o da
          Ben’im iznimle kuş
          oluveriyordu.
                                                                                 ي ل
                                               ن ف ل
                                                                   لا ت
                                                                                        ن
                           ييلو ـ  ة      بةو  ـ  سر  ـ ي  يب او ن ما  نا    ـ  ةن  يحيراةو ــ  ف    ةحلا  ة ي  ــ في ـ   ـ ى  ةحفوا    فذاةو ﴾١١٠﴿ ييب   م ـ
                                                                                          ـ

             Düşün ki: Sen   ۛ
          Ben’im iznimle anadan
          doğma âmanın gözünü
          açıyor, abraşı da   ة          ة ف         ة               ة ة                  ا   ن ة
                                               ي
                                                      و
                                                     ن

          iyileştiriyordun.   نوحير اةو    لا ــ ةح ـ  لاةق فذ ا ﴾١١١﴿ ـ       ب  د  ــ ةه ـ ف ــ ا   حن ـ ـ ــ اةن  م ــ ف س ـ  ل ـ  م  ف شاةو  احن ــ ةما او  ةق ــ لا ـ
             Düşün ki: Sen
          Ben’im iznimle ölüleri
          kabirden diri olarak   ة  ة          ف ل  ة               ف
                                        ح
          çıkarıyordun.          ـــ ل ــ في ــ اةن  ةع ل ز  ــــ ةن ـــــ   ي  نا    كحبةر    عي  ـ ةي ل ـ ةت ف س ـ ي ط ـ  ةه ةم  ف  ةم ـ ةي ر ــ    فبا ـ ةن  ىۛسيع  ةي ـ ا   ي
             Hani Ben
          İsrailoğullarının                    م
          şerlerini (öldürme       م فؤ ــ ين ـ ي ــ ةن   م م  ك ـــ فن ـــ  ت ــ ف ــــ  ن ف ي    ة ح لا    نا  او ق ــــــ ة ة  ا  ـــــ ةم ـ ا    ة ح سلا  م  ىة ةدـ ةن  ا ةم ـ  ئ ا ــ
                                                              حتا لاةق  ء
          kasıtlarını) senden
          defetmiştim.                                               ۜ
                                                                    م
             Kendilerine apaçık
                                                                      ف

                                                                 ة
                                                                         ف ل
                                              ة
          deliller, mûcizeler   ة  ةن ةو ــ فع ـ ةمل  ــ   اةن   ب ول   ق  ن  ف  ــ ط ــ ةم ــ  ئ ـ ح ــ  ةتةو اةه  ـ فن ـ   م  ل  ك ــ   أةن  نا  د  ــ ير ـ       ةق ـ لا ـ  ن او  ﴾١١٢﴿
          getirdiğin zaman da                                                   ي
          onların kâfirleri: “Bu
          besbelli bir büyüden
          başka bir şey değil”                                    م
                                          ة
                                                               ة
                                                                                            ف ل
          demişlerdi. [2,87;   ﴾١١٣﴿ ي ي دــ ةن  ـــ  ه اش  لا ن   م  اةه  ة  ـــ ل ـــ في ــ  ةع  نو ك ةـن ةو  اةن  فق د ـــ ة ـــ ةت ــ  ۛص  د ــ ف  ةق نا
          3,46.49; 9,30] {KM, Matta              ـــ ة ــ ح
          12,24; Markos 3,22; Luka
          11,15}
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          125
   124   125   126   127   128   129   130   131   132   133   134