Page 132 - e mushaf TR pdf
P. 132

128
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Enam /9 – Şayet o                                                                               Yüce ve
          elçiyi melek kılsaydık,   6-Enam Süresi           Yaprak 04B  Cüz 07   Süre 06  Sayfa 128  merhametli Yaradan,
          yine onu bir adam          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  sırf kendi iradesi ile
          şeklinde gösterir de                                                                    rahmet ve merhametle
          düştükleri şüpheye                                                                     muamele etmeyi, Zatına
                                                      ِ
          onları yine düşürmüş             ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿           128        bir yasa edindiğini
          olurduk. [17,95; 9,128; 3,164]                َ  ع َ  و  َ و                               beyan buyuruyor.
          Beşeriyetin büyük bir
          kısmının sapması, kendi                                                                    “Allah, yaratıkları
          hemcinslerinden                                                                         varetmeyi dilediğinde,
          peygamberleri kabul                                                                       Kendi nezdinde Arş
          etmemelerinden ileri   ة  ــ ل ـ في ـ ه ــ فم  ةع اةن  ـــ ةب ــ ف س ـــ  ة ة لل ةو ىل ـــ  ج ةر   ه  ف  ة ى ة  ف  ةج ـ ةع ـــ ل ـ ةن ـ ا   ةم   ه  ة لةو ــ فو  üzerine koyduğu bir
          gelmiştir. Onlara kalsa,                                         ــ ل ـ ك ـ ا   ل  ــــ ةج ــ ةع ــ ل ـ اةن    fermanında: Benim
          otorite sağlamak,
          bağlanmak için mutlaka                                                                        merhametim
          insanüstü, tanrısal bir güç                                                              gazabımdan ileridir”
          olması gerekir. Bu zihniyet                                                            diye yazmıştır” (hadis-i
                                                                                  ة
                                     ة
          hak peygamberlerin   ةقاةح ـــ ةف  ك ل  ةق ـــ فب ــ  ـ  ل  م ـ   فن   س ر ــ  ب  ةئز  ـ  ت ــ فه ــ  ف سا د  ة لةو ــ ةق ـ    ﴾٩﴿ س بـنو  ف  ةم ـ ةي ا ـ ل ـ    şerif).
          öğrettiklerini bile şirkle
          bulaştırmıştır. Budizm,
          Hinduizm, Zerdüşt dini,                                                                    Bir başka hadiste,
          muhtemelen peygamber                                                                     Allah’ın yüz rahmet
          tebliğleri etrafında oluşmuş                                                     ة       yaratıp, bir bölümünü
                                     ف
                                             ة
          büyük dinlerdi. Onlardan   ــ ي ـ اور  س ل   ق ــ ﴾١٠﴿  ؤز  فهةتس  ــ يه   ةي ـ ف ـ    ةك ـ  نا ـ  ب او  اةم م  ـ فن ــ  ه ـ ف   م اور  ــ  خ ـ  ۛس ن  ح   ب ـ لا ـ ي ي ذ ـ ة  dünyaya bıraktığı,
          daha yakın dönemdeki      ي        ۟نن
          Hıristiyanlığın bile, Hz. İsa                                                            bütün yaratıklardaki
          gibi bir peygamberi,                                                                     şefkatin bunun eseri
          Tanrının oğluna                  ف                 ف      ف                               olduğu, âhirette ise
          dönüştürmesi, bu ihtimali                                                                 kalan 99 rahmeti ile
                           ل ق ﴾١١﴿ ـ ةني      ــ  م ـ ك ـ يب  ذ  ــ ةب ـ لا  ة   قاةع نا   ففي ك ـ ۛ ك ـ   اورظ ـ فنا حم  ث ـ   ضفرلا   ي ف  takviye edilmiş olarak
          kuvvetlendirmektedir.   ف      ح      ف         ة                    ة       ة ف


          Allah, Hz. Muhammed                                                                     bu rahmet ile muamele
          (a.s.)’ın evrensel ve ebedî                                                              buyuracağı bildirilir.
          risâleti ile beşeriyeti                   ف
          eğitmek ve onlara en makul                                                                Enam /14 – De ki:
                                                                  ة ف
                                            ن
                                                          ف ن
                                                                              ة
          ve yaratılışlarına en uygun   ةةةمفحةرلا   هسفةن   ف  ىلةع    ۜ  ح   ل   ك ـ ۛ بةت  ل ق ضفرلاةو    تاةو  ن مسلا   ح ـ  ةم ـ  ف ا ـ ي   ل ـ فنةم
          bu sade gerçeği   ۜ    ح                                                                “Gökleri, yeri yaratan,
          benimsetmek istiyor. Sade,                          ۜ                                   beslenmeyip besleyen
          güzel, fıtrî gerçek şudur:                                                              Allah’tan başkasını mı
          Kâinatı yaratan Allah’ın                                                               Tanrı edinecek mişim?”
          insanlık hakkındaki                                                   م                     “Doğrusu, bana,
          buyruklarını ulaştırmanın   ا   ة ح ل          ة        ف         ن ي  ك  ة        ة
          en makul yolu, insanların        ةخ ن  ـ ي ي ذ ـ ة ـ س ـ اور  لا   ه  يف ب ـ ۛ ـ ي ــ  فيةر ل   ة  ـ  ق ـ ني ـ ةم ـ  لا م فو ـ ةي ى لا ـ فم  حـنةعم  ل ـ ةي ـ فج ـ ة  Allah’a teslim ve itaat
          içlerinden seçtiği                 ۜ                                                     edenlerin ilki olmam
          mükemmel elçilere                                                                          emredildi” de, ve
          mesajlarını vahiy yolu ile                                                               “sakın müşriklerden
          bildirmesidir. İlâhi terbiye           ف                                                  olma!” buyuruldu.
          ile en güzel nûmune   ة       ة ح                 ة       ة        ة               ل            [39,64]

          mertebesine yükselen,      ـ حن ـ راةه  لاةو ل  ــ ي   لا ــ في ـ   ف ةن ك ـ ۛس اةم  ه لةو ـ ﴾١٢﴿نو ن  ـ  مفؤ ـ   ي ل  م  ـ ةف فم ـ  ه ـ ف   هۛس ففنا
          Allah’ın kitabını tebliğ,   ۜ
          tebyin ve tatbik eden                                                                     Enam /15 – De ki:
          (ulaştıran, açıklayan ve                                                                 “Ben Rabbime isyan
          uygulayan) o Peygamber ve
          bir harfi bile değişmeden   ة     ى ح        ن ة ل   ل ف             ف      ة           etmem halinde, ileride

          Hakkın hücceti olarak     تاةو ن م ح سلارطاةف      اي لةو   ذ خحتا     لا ة  ـ في ــ ر ح    ةغا ل  ق ـ ﴾١٣﴿  مييلةع    لا ـ   عيم ـ ي    ح سلا  ةو ةو ه  gelecek büyük bir
          ortada olan Kur’ân: Allah’ı,                                                               günün azabından
          Peygamberi, insanı, hayatı,                                                                   korkarım.”
          aklı, evreni, dünyayı âhireti
          her şeyi yerli yerine
          koymuştur.         ل ف         ا    ي ف        ف     ة        ف                ة ف        Enam /16 – O gün
                               ن ا    تر ــــ  ما ي    ي ح ن ـ  ا ل ـــــ  ق    م  ــ ط ــ ةع ــ   ي  ل ةو   م   ي ةو ـــ ط ــ  ع ــ  ــــ  ه ةو ض فرلا ةو  her kim azaptan uzak
                                  ف

                                                    ۜ
          Enam /10 – Senden                                                                       tutulursa, muhakkak ki
          önce de nice                                                                             Allah ona merhamet
          peygamberlerle alay                                                              م      etmiştir. İşte en büyük
          edilmişti. Fakat alay                            م                                     mutluluk, en açık başarı
                                                                                   ة ة ل ة
                                                                           ل ة
                                                                  ة
          ettikleri gerçek, o   ﴾١٤﴿ يـ ةن    ف لا  ـ  م ــ فش ــ يكر ــ   م  ــ ةن  ة  ةن و ـــ  حن  ك ةـت لةو  ةم  ــ ل ــ  ف سا  ن ــ ف  ةم ل حوا ن و  ل ا ك ـ  budur. [3,185]
          maskaralık edenlerin
          üzerine inip her
          taraflarından sararak                                                                      Enam /17 – Eğer
                                                                                                   Allah sana bir sıkıntı
          mahvetti.                                                                               verirse O’ndan başkası
                                                  ة
                                                                                   ل
                                                                          ف ي
                           ﴾١٥﴿ مي ي ظ ـ ةع  مفو ـ ةي   ۛ ب اذ  ةع  ـ  ييحبةر   ت  ـــــ في ــــ    ـــ ۛ ص  ةع نا    فاةخا ي ا ي ف   ق ــــ
                                                                                      ــ
                                                                                       ي ح نا ل
          Enam /11 – De ki:                                                                        onu gideremez. Sana
          “Dünyayı gezin dolaşın,                                                                    bir hayır ve nimet
          sonra da peygamberlere                                                                     verirse... Zaten O
          “yalancı” diyenlerin                                                                     herşeye olduğu gibi,
          âkıbetlerinin nice                                                                     buna da elbette kadirdir.
                                 لا  ك ل نذ ةو    ه
                                                                                   ة
          olduğunu bir düşünün.”   ــ ةف ـ  زفو  ف ة  ۜ  ــ ةم ـ   ح ةر   د  ةف  ذ  ةي  ه ــ ةم فو ــ  ئ ــ   ـــ ةق ــ ف     ـــ فن ـــ  ةع  ف ر   ي ـ ف ص ـ ف  ةم ــ فن  [35,2]
          Enam /12- Enam /13 –
          De ki: “Göklerde ve                                                                         Enam /18 – O,
          yerde olanlar kimindir?”                                                                   kullarının üstünde
          “Allah’ındır” de. O,                                                                       hükmünü yürüten
                                                      ن
                                                                        ف ي
                            هل  ف
          rahmet etmeyi    ا ة    ــ ۛ  ش  ا ــ ةك  ل ـ ة  ةف ر   ض ب     لا    ح  ة  ـ فم ــ ۛس ـ ف س ــ ك  ةي  ن ا ةو ﴾١٦﴿ يـ  ن  لا ــ  م ـ يب ـــ  ف  mutlak hükümrandır,
          Kendisine ilke                        ح                                                   her işi tam hikmetle
          edinmiştir. O,
          geleceğinde hiçbir şüphe                                                                  yapar ve her şeyden
          olmayan kıyamet günü                م                                                         haberdardır.
          sizi bir araya                    ح     ن                ة             ف ي        ة ح ي

          toplayacaktır.   ﴾١٧﴿ ري ي دةق     ءيش   ف ۛ       ك ـ ل  ىلةع       ــ ةخ ــ في ــ ر   ةو هةف   ب ك  ـــ فم ـــ ۛس ـ ف س ـ  ةي  ن اةو    ۜ  لا    ه ــ ةو
          Kendilerini en büyük
          ziyana uğratanlardır ki
          iman etmezler. Halbuki
          gecede ve gündüzde
          barınan herşey   ﴾١٨﴿ بـري   ـ ةخ ـ ي    ف لا  م  ف  ةو ه   لا  ــ ةح ــ يك ــ ي ـ    ه  دا  ـــــ ةب ـ ي    ةو   ع  قفو ــ ة  ةف  ر ــ  ه اق  ف    ةو  ه ــــ ةو     لا ـــ ة

          O’nundur. O her şeyi                              ۜ
          işitir ve bilir.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          128
   127   128   129   130   131   132   133   134   135   136   137