Page 141 - e mushaf TR pdf
P. 141

137
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /82 – İman                                                                          Enam /88 – İşte
          edip imanlarına zulüm   6-Enam Süresi             Yaprak 09A  Cüz 07   Süre 06  Sayfa 137  bu yol Allah’ın hidâyet
          bulaştırmayanlar var       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  yoludur ki kullarından
          ya, işte korkudan emin                                                                  dilediğini ona götürür.
          olma onların hakkıdır,                                                                 Eğer onlar Allah’a ortak
                                                      ِ
          doğru yolda olanlar da   137     ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿                       tanısalardı, bütün
          onlardır.                                     َ  ع َ  و  َ و                            yaptıkları, elde ettikleri
                                                                                                  bütün kazançları heder
                                                                                                  olmuş gitmişti. [39,65;
             Enam /83 – İşte
          bunlar, kavmine karşı                                                                     43,81; 21,17; 39,4]
                                            ا
          İbrâhim’e verdiğimiz   ة ف  ة ة ن       ف                     ا ف ة         ن     ة ح ل

                                                              ة
                                                                            ة
          delillerdi.        نفملا  م هـــل  ك ئللوا مــلــظـــ ب فمـــ هـــناةمـــــييا او س بلي فملةو اونةما ةني ي ذـلا  Enam /89 – İşte
                                                                                                 onlar, kendilerine kitap,
                                                                                                 hikmet, hükümranlık ve
             Dilediğimiz
          kimselerin derecelerini                                                                  nübüvvet verdiğimiz
          kat kat yükseltiriz.   ن        ي ا        ن ا ة        ة ف         ة                   şahsiyetlerdir. Şimdi o
                           ىلــةع  ةمـيـيهرــفبا اـةه اةنــفيــةت   ا  اةنـ تــحجـــ ح كلــ ت ةو ﴾٨٢﴿نو  دـةتـفهــ م فم ه ةو  müşrikler bu nübüvveti
                                                                              ۟
                                        ن
             Muhakkak ki                                                                            inkâr ederlerse, biz
                                                                                                      nübüvveti inkâr
          senin Rabbin tam                                                                       etmeyip ona sahip çıkan
          hüküm ve hikmet                             ة                                                 bir topluluk
                                                 ة ة
                                                      ح ي
          sahibidir ve O her şeyi   ﴾٨٣﴿  مـيـيلـةع  مـيـيكـةح  كحبةر  نا  ءااشــــةن فنــةم    تاةجةر ةد   عــةفرــن يهــ مفوــةق  görevlendiririz.
                                                                                      ة
                                                            ۛ
          hakkıyla bilir.                                 ۜ                         ف  ۜ
                                                                                                     Hz. Peygamberin
             Enam /84 – Biz                              م                                            evrensel risaleti
          ona İshak ile Yâkub’u                                                                   insanlık için en büyük
                                                      ى
                                                                                 ا
                                                                                ي ة
                                    ى
          ihsan ettik ve her birini   اةنــفي ةدـــةه احوـ نةو  اـةنـــفي ةدــةه  حلـ ك   ۛ بوـ قـفعـــةي ةو  ةقنحـ ف سا  هــل اةنـفبـةه ةو ةو  nimettir. Mekkeli
          nübüvvete erdirdik.               ۛ               ۜ                                        hemşehrileri onun
                                                                                                   kıymetini bilmeyince
             Daha önce de                                                                        Allah ona sahip çıkacak
          Nuh’u ve onun                        ل        ة               ة                          başka bir toplum var

                                                                            ت ــ ي
          neslinden Davud’u,   ــ ۛ ف   س و ــ  ي ةو   ۛ بو ــ حي اةو  ن  ـ ل ـ في ـ ن م ـ ة   س ةو  ةدنواةد  ه  ــ حي حر  ذ  ن ـ ف   م ةو  لفب ةق ـ فن   م ــ  edeceğini bildiriyor. İbn
          Süleyman’ı, Eyyub’u,                                                                     Abbas bunu “Ensar”
          Yusuf’u, Mûsâ’yı ve                                                                     diye tefsir etmişti. İbn
          Harun’u da nübüvvete   ف                                     ف                         Hacer Fethu’l-Barî adlı
          erdirdik.                                                                               Buharî şerhinde şöyle
                                                                            ة
                                                                 ة ن
                            ة
                           احي ر    ك ـ  ةزةو﴾٨٤﴿ ةنيين     ف    لا ـ  م ـ فح ـ س ـ  يزفجةن  ك ل ذ  ك ــ   ةو  ۜنور ـ نه ةو  ى ن سو م ةو  der: “Birinci derecede



                                                                                                  Ensar maksat olmakla
             Biz iyi hareket              ۙ                                                         birlikte, İslâm tarihi
          edenleri işte böyle                                                                       boyunca bu vaadin
          ödüllendiririz. [19,49;                                                                gerçekleştiğini gösteren
          29,27; 57,26; 19,58]   ة                              ح                                müteaddit toplulukların
                                                     ة
                                     ي
                           ليع    ـ ن م ـ ي  ف سا ةو﴾٨٥﴿ ـ ةني    اصلا   ك ـ ل  م  ـ ةن   ح  ل ـ ي ح    ۛ ساةي  ي ف    ا   ل ـ  ةو ى  ـ ي ـ ن س ـ    يعةو  ىنيفح ةيةو ـ  gelmiş olması,
                                             ۙ
             Enam /85 –                                            ۜ                                     Kur’ân’ın
          Zekeriyya’yı, Yahya’yı,                                                                   mûcizelerindendir.
          Îsâ’yı, İlyas’ı da                                                                     “Kıyamet gününe kadar
          nübüvvete erdirdik.              ف ة  ة       ة ف  ى      ى                      ف        hak için galibiyetle
          Onların hepsi de   ﴾٨٦﴿ يـ ةن                         ةف ـــ ح ض ـ ل ــ ةن ـ ةع ا ـ ىل   لا ـ لاةع ـ ي م ــ  حل ك  ةو  ۜاطو ــ لةو س  ـ  نو ـ ۛ   يةو ةع  لاةو ـ ةي ـ ۛس ـ  mücahedeyi sürdüren
                                 ۙ
          salihlerdendi.                                                                                bir cemaat,
                                                                                                    ümmetimden eksik
                                                                                                 olmayacaktır” hadisi de
             Enam /86 –                                                                                  bu gerçeği
                                                                                      ا ن
                                                                           ة
                                                                   ي
          İsmâil’i, Elyesa’ı,            ةه ـ في ةد ـ اةن  ه ـ فم  ـ ةت ـ ةب ـ في ـ اةن  ه ـ ةو فم  فجاةو  ـ اةو  ن ـ ه ـ  فم  فخ اةو م   تاحيحر  ةو مه    فن   مةو ـ  müjdelemiştir.
          Yunus’u, Lut’u da                                  ۛ             ـ ه ـ ف        ذ       اةبا  ئ ـ ف  Bildirilen cemaat bire
          nübüvvete erdirdik; her                                                                   münhasır değildir,
          birini de yaşadıkları                                                                    müteaddit olabilir.”
          asrın insanlarından
          üstün kıldık.                            ن          ة                             ن ي
                           ءاـا           ي ي دـفهـةي      ح لا    ىةدــ ه   ك ل نذ﴾٨٧﴿مي ي قةت  ـ ف س ـ   م    طار ـ ص ى لا ـ  Enam /90 – İşte
                             ۛشـةي فنـةم يهــ ب
                                                                                         ة
                                                                                                  onlar Allah’ın hidâyet
             Enam /87 –                                                                          verdiği kimselerdir. Sen
          Onların babalarından,                                                                    de onların yolundan
          zürriyetlerinden,               ف                         م                               yürü ve de ki: “Ben
                            ة
                                                        ة
          kardeşlerinden kimini   نول  ةي اونا  ـ ا   ك ـ  ــ فن ـ  ه ـ ةم فم  ةع ط  ـــــ ةح ـ  ب ــ  ة  ـــ ر   ك ـ ل او  ف شا فو ــ ة ل  لةو يه  د اةب   ع ــ فن   م ــ  risaleti tebliğden dolayı
                                          ـ فع ــ ةم ــ
          de, aynı şekilde                                            ة          ۜ                    sizden bir ücret
          etraflarındaki insanlara                                                                  beklemiyorum. O,
          üstün kıldık, onları                                                                    bütün milletler için bir
          seçtik, onları doğru         ذ                                             ا               öğütten, irşaddan
                                                           ف
          yola götürdük.          ة    لا ـ حن ــ  ب ـ ةةحو  ةم ةو    ك  ف لا ــ  ح     ةو   ۛ باةت  ــ نك ــ  لا  م ـــ  ه اةن  ــــ في ــ  ةتا ن  ة ح  ة ن    ibarettir.
                                                                        ن
                           ۛ                                                       لا ـ ي ي ذ ـ ة  ك ئللوا ﴾٨٨﴿
                                                                                   ذ
                                                                     ا
                                                      ف ة
                                                                          ا
                                                                      ة
                                                                                         ف
                                       ة ى
                           اةهــ ب اوـ ســفيــل ام فوــةق  اةهــ ب   اةنــلـــك   ح  ةو  فدــةقــةف  ءل ل ؤــــنه اةهـــ بر ف ك ةـي ن اـــةف
                                                                                 ف
                                                                                         ف
                                                                        ا
                                                                   ة
                                                   ن
                                                                   ح ة ن
                           ۜ فه دـــةتــفقا   مـــ هــي   ندـ هـ بــةف   لا   ح    ىةدــةه  ةني ي ذـــلا ك ئللوا ﴾٨٩﴿ ةنير ي  ـ  ف ا ـ  ك  ب
                                                ذ                             م
                                                    ة
                                                                                         ا
                                         ف ة
                                                                    ل
                                                                                      ل ة ف
                                                    ح ي
                                                           ف ي ى
                           ﴾٩٠﴿ ةني ي مل   اةعل ل   ىر    ك ـ   ذلا ةو ــ  ه نا  ۜار ــ فجا   ه  ة  ـ ل ـ في ـ  ةع فم ك    ـ لةـ  ف سا ل ل  ق ـ
                                              ن
                                 ۟
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          137
   136   137   138   139   140   141   142   143   144   145   146