Page 146 - e mushaf TR pdf
P. 146

142
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /119 –                                                                            Zebiha konusunda
          Kesilirken üzerlerine   6-Enam Süresi             Yaprak 01B  Cüz 08   Süre 06  Sayfa 142  üç türlü içtihad vardır.
          Allah’ın adı anılmış       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  a-Allah’ın adı
          olan hayvanların                                                                           zikredilmeksizin
          etlerinden niçin                                                                         boğazlanan hayvanın
          yemiyecek mişsiniz?                         ِ                                              eti helâl değildir,
                                           ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿            142      besmele ister kasden,
                                                         ع َ
                                                              و
          O, zaten size haram                           َ      َ و                                     ister yanılarak
          kıldığı etleri açıkça                                                                   terkedilsin (İbn Ömer,
          bildirmiştir; ancak                                           م                           Nâfi, İmam Malik,
          çaresiz kalıp da zaruret                                         ف    ة   م            Davud). b-Besmele şart

                                                               ة
                                                                                ح ل
          mikdarı yemeniz    ـــ فد  ةق ةو   ه  ة  ن  ـــ  م     ح لا   ةع ــــ ل ــ في ـــ  ف سا ر  نك ـــــ    ذ ام  ــ ــ ح   م  اول  ــــ  أ ك ـــ  ةت لا فم ك  ة ل ـــ اةمةو  değil, müstehabdır, ister
                                                      ة
          müstesnadır.                                                                             kasden, ister sehven
                                                                                                  terkedilsin (İbn Abbas,
          Evet birçokları,                                                                       Şafiî, İmam Ahmed). c-
          bildiklerinden değil,                              م                    م                 Besmeleyi unutarak
                                                        ة

                                                        ح ي
          sırf heva ve      ة  ي ح    ا   ن  ةو    ه  ة ي  ـ ف ـ في ـ   ت فر رط ـ  ف ضا اةم لا فم ك  ة  ـ فيل ــ  ةع  ةم ةر ـ  ـ ةح ا  ةم فم ك  ة ة ة  ةف ــ  terketmek zarar vermez,
                                     لا م
                                                                                      ل ــ ل ح ص
          hevesleriyle halkı      ۜ                                     ح                            fakat kesen kimse
          saptırıyorlar.                                                                          kasden terketmiş ise o
                                                                                                     hayvanın eti helâl
          Muhakkak ki Rabbin                                                                      olmaz (Hz. Ali, Hasan
          haddi aşanları pek iyi   ة  ل          ة ح ة ة  ف ي                     ح ة ة ا  ة ى    el-Basrî, Ebû Hanîfe).
          bilmektedir. [2,173]   ــــ ل ـــ  م  فعا  ةو ــــ  ه      حبةر ـ ك   نا م  ـ ل ـ      ب  م        ب ن ـ فه ا ـ  ئ اةو ـ ه ـ ف ـ ةغ ـ في ـ  ع ر     ل ـ  ي ـ ض ـ ول  ةك ـ ييث ـ ار
                                                    ۜ
          Nesefî’nin dediğine göre, fe                                                               Enam /122 – Ölü
          külû (kesilirken üzerine                                                                     iken kendisini
          Allah’ın adı anılmış olan   ذ                                                           dirilttiğimiz ve insanlar
          hayvanların etini yeyin)   ة  ك     ة ة  ح ي ح    ف     ة                        ف      arasında yürümesi için
                                                              ة

                                                 ۜ
          emri (âyet:118) 117.   نو بس  ةـي ةنيذلا   ي  نا  هةن طاةبةو مفث لار هاظ او ر ةذ ةو   ﴾١١٩﴿ ي ي دـ ةن  ل ا ب ـ فع م ـ ةت ـ  kendisine bir ışık (iman
          âyetteki saptıranlara                                                                    nûru) verdiğimiz kişi,
          uymanın yasaklanmasının                                                                   karanlıklarda kalıp
          bir neticesi durumundadır.   م                            ف
          Zira onlar haramı helâl,                                                                çıkamayan kimse gibi
          helâli ise haram     ة ة       ف  ة       ة                      ة                ف          olur mu hiç?
                                                      ـ
                                                     و
                                                   ن
                                                                              ة
          sayıyorlardı. Bu şöyle     فمل احم م اول ك ـ   أةت لةو﴾١٢٠﴿  ف     ــ اةم   ك ـ  نا ــ  او ةي ـ فق ـ ةت ـ ر     ب نفوز  ـ  ي ـ فج ــ  ۛس ةم ــ فث  لا
          olmuştu: Müslümanlara
          diyorlardı ki: “Siz Allah’a                                                                   Olmaz ama
          kulluk ettiğinizi iddia                                                                   kâfirlere, yapmakta
          ediyorsunuz. Öyleyse sizin                                                     ف         oldukları işler böyle
          öldürdüğünüzü yemektense,  ة  ة      ة   ة ح ي       ة  ة ي   ة    ن             ف      güzel gösterilir. [67,22;

          Allah’ın öldürdüğünü     ــ  ي ـ  حو ـ نو  ـ ي ـ ل ةن  ي ط اةي  ـ حش ـ  لا ناةو       ـ ف س ــ  ۜق   فل  ه ــ حناةو  ه  ةع  ـ ل ـ في ـ  ـــ  م     ح لا  ف سا كــر   ي ــ ذ  11,24; 35,19-23]
          yemeniz gerekmez mi?” Bu
          âyetle müminlere deniliyor
          ki: “Siz kesin olarak iman                                                                   Enam /123 –
          ediyorsanız, öyleyse   م                         م                                      Mekke’de olduğu gibi
          özellikle kesilirken üzerine                ي ف ة ل                           ل   ا  ن ي
                                  حنا م
                                                         ۛ
          Allah’ın adı zikredilen eti   فم ك  ة ي  ــ ف ــ   ه و م    ط ا ـ فع ـــ  ت ــ    ا   ن  ةو فم ك    ل ـــ  و   د اةج  ــــ  ي ـــ     ا   لفوا ــ ةي ـ  ئ ا ــ ه ــ  ل فم  لا ـ ى  her şehirde de ileri
          yeyin, yoksa onların                                                                       gelen mücrimleri,
          putlarının adı zikredilerek                                                               yüksek mevkilerde
          kesileni veya kendiliğinden                                                                 bulundururuz ki
          öleni yemeyin. Hem Allah                                  ف                م                oralarda hîleler
          adına kesilmiş olanı   ة  ف                    ى ة    ة           ل     ة          ة   çevirsinler. Onlar böyle

          yemenize ne engel var ki?   ـــ  ه  ـ ةع ــــ ل ــ ل اةن  ةجةو   هاةن  ـــ ةي ـ في ــ  فح ا ــ ةف  ات  ةم  ــ في ـــ  ــ فن   ك ــ  نا  ةم ةوا ﴾١٢١﴿ كـ ۟نو    رفش مل  yapmakla kendilerini
          O, sizin öldürdüğünüz
          değil, Allah adına kesilen                                                               aldatırlar da farkında
          helâl ve hoş rızıktır”                                ف                                olmazlar. [17,16; 34,34-
                                                                                                 35; 43,23; 71,22; 34,31-
                                                                                         ى
                                                                       ة
             Enam /120 –        ــ في ـ ۛ س  ة ل      ت ام  ــ ل ـ ة    ح    ظلا ي     ةم ن    ك ــ ةم ـ ف ـ ةث ـ ل ــ  ف  ه ـ  س احنلا ي ف ه   ب ــ ي يشفمةي    ارو  ن ـ  33; 29,13; 16,25]
          Günahın açığını da                                                        ي
          bırakın, gizlisini de:                                                                     Enam /124 – Bir
          Çünkü günah işleyenler                                                                      âyet gelip de bu
          elbette yaptıklarının                           ف                 ف                     kâfirlere tebliğ edilince
                                 ة
                                                                      ة ن
                                                                                                   “Allah’ın resullerine
          cezasını çekeceklerdir.   ﴾١٢٢﴿ نولةم  ةي  ـ فع ـ  او ناةك اةم   ةنير  ف  ـ  ل ةن ـ ل ـ ك ـ  ف ا ـ   حي  ز ك ل ذ  ۜ  ـ فن ــ ةه ـ  ا ك ـ   م ج را   ب ــ ةخ ـ  verilen risaletin benzeri

                                                      ي
          Enam /121 – Allah                                                                      bize verilmedikçe, sana
          adına kesilmeyen                                                                          asla iman etmeyiz.”
          hayvanın etini        م                                    م                    ف             derler. Allah
                                                                   ح
          yemeyin! Bu, Allah                              ل ةك ــ  ب ا ـ  م ر ـ فج ـ ي م ر ـ ي ـ  ل اةه ـ ةي ـ فم  ةق ل  ف  ة ن  peygamberliği kime
          yolundan çıkmaktır,      ك ـ اور         ة          ف  ــ ةي ر ـ ا  ة       ك ـ  يف اةن  ةج ـ ةع ـ ل ـ ي  ك ل ذ   ةو ك ــ  vereceğini pek iyi bilir.
          isyandır.
          Şeytanlar kendi                                                   م                        Yaptıkları hîleler
                                                                                                       sebebiyle, suç
          adamlarına sizinle     ة                            ة    ة ح ي ة                           işleyenlere, Allah


          mücadele etmeleri için   ﴾١٢٣﴿ نور    ـ ةي ا ــــ فش ـــ  ع ـــ  ةمةو  م       ــ فن ا ــ  ف ـ س ــ ه ـ ف   ب لا ن ور  ـ ةي ا ــ فم ــ ك ـــ  ةم ةو اةه  يف ــ ي ـــ  tarafından bir zillet ve
                                                                                       ۜ
          telkinlerde bulunurlar.                                                                     şiddetli bir azap
                                                                                                    erişecektir. [25,21;
          Şayet onlara uyarsanız,                                                                 6,10; 43,31-32; 40,60]
          siz de düpedüz müşrik
                                               ن
                                                                           ن
                                                                                     ا
                                                                                           ي
                             ةم ل
                                                                                   ة
          olur çıkarsınız. [9,31]   ـ ا ا ة  ــ فث ــ   م ى  ــ نت فؤ ـ   ن ىحت ـــ ةح ن   ن ن    ة  ةق  ة ــ لا ــ لاو ــ ف ـــ  م فؤ ــ ة  ـــــ ةيا م  ـــ  ه ـــ ف  فت ءاةج اةذ ا ةو
                                ة
                                                                    ة

                                                                         ن ل ل
                                                       ر   ۛ ـ ةت ـ  ه   ۛس ـ
                            ةنيذ ح    لا ـ ي    بيصي  ۜ  ة لاس    لةعفجةي      ثفيةح    ملفعا    ح لا  ۜ  ح لا    ن  ـــ  ل   س  ر  تنواـ ة ي

                                       ي
                                      م
                                                                  ة
                                 ة
                           ﴾١٢٤﴿نور   ك ــ    ةي ــ فم  او ناةك اةم ب   ـ ي ي د ــ  د  ۛش    باذ  ن      ح لا   ةعةو ـ  ةدفن ع    راةغص او مرفجا ل
                                                                                        ۛ
                                                                                          ة

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          142
   141   142   143   144   145   146   147   148   149   150   151