Page 144 - e mushaf TR pdf
P. 144

140
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /102 –                                                                               Enam /106 –
          Rabbiniz Allah, işte bu   6-Enam Süresi           Yaprak 10B  Cüz 07   Süre 06  Sayfa 140  Rabbinden sana ne
          vasıflara sahib olan       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  vahyolunuyorsa ona
          Yüce Zattır.                                                                             tâbi ol. O’ndan başka
             O’ndan başka tanrı                                                                   tanrı yoktur. Onun için,
                                                      ِ
          yoktur. Her şeyi yaratan         ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿            140      sen de müşriklerden
          O’dur.                                        َ  ع َ  و  َ و                                   uzak dur.
               O halde yalnız O’na                                                                     Enam /107 – Eğer
          ibadet edin. Her şeyin                                                                   Allah dileseydi onlar
          yönetimi Onun                        م                                                  müşrik olmazlardı. Biz
          elindedir. [3,173]                 ح                ة  ن ي ة ا  م            م            seni onların üzerine
                                                                                 ن
                                                              ح ي


                           ۛ  هودب  ـ فعا ــ    ةف  ءي ـ ف  ۛش ل ك ـ  ۛ  ـ  ةو ةخ ـ  لا ـ   ق   ه لا ةه ـ لا ل   فم ك ـــ   حبةر   ح لا كم   ل نذ ــ  bekçi olarak
                                                                       ۛ

             Enam /103 –                                                                             göndermedik. Sen
          Gözler O’na erişemez.                                                                       onların işlerini
          Onun ilmi ise bütün              م                                                      yürütmekle de görevli
          gözleri ihata eder.       ة ف            ة                         ح     ن             değilsin.[13,40; 88,21-22]
                                                                                                     Enam /108 – Onların

              (Gözlerin görmediği      ـــ ۛ ص ـ  ر ا  فب لا   ه    ك ـــ  ر د ــ ف   ت ل ﴾١٠٢﴿ ـــل  ـ ي  يك ةو  ءي ـــ ف  ۛش ل ــــ  ك ىل  ــــ ةو ةع  ــــ   هةو  Allah’tan başka
          herşeye nüfuz eden,                                                                    yalvardıkları tanrılarına
          herşeyden haberdar                                                                        hakaret etmeyin ki,
          olan) latîf ve habîr                                                                   onlar da cahillik ederek
          O’dur. [67,14; 31,16]   م                            ة                                   hadlerini aşıp Allah’a
                                                                               ة ف
                                    ا
                                                  ـ
                                                ري
          {KM, Çıkış 33,20;   فم ك  ءاةج  فدةق ﴾١٠٣﴿ ب  ف    لا ـ ةخ ـ ي    ح للا ـ ي ط ـ   في    ةو    ه ـ  ةو   ةرا ۛ صفب لا ك ر   ي  ـ فد  ةو هةو  hakaret etmesinler.
                                  ة

          Yuhanna 1,18}                                                 ۛ                            Böylece her ümmete,
                                                                                                    yaptıkları işi güzel
             Bu âyet gözlerin,                                                                       gösterdik. Sonra
          Allah’ı “ihata sûretiyle,   ة                                  م                         dönüşleri yalnız O’na
                                                               ل
                                                                                          ۛ
                                                         ة

          künhüne erecek şekilde   اةهفيلةعةف  ة ي مةع فنـةمةو  يهسففةنـ لــةف ر ۛ صــفبا فنةمــةف  ۛ فم     ك     حبةر   فنــ م رــ ئ ااصــةب  olacak ve O da

          göremeyeceklerini   ۜ                ۛ                                                  yaptıklarını kendilerine
          bildirir. Ehl-i sünnet,                                                                      bir bir bildirip
          anlayışına göre bu âyet,                    ف                                           karşılığını verecektir.
          dünyada görmeyi                                                    م                      Allah Teâla bir önceki
                                ن ف
                                                                                       ل ل ا
                                                                                       ة ـ ل ـ في ــ
          nefyeder, ama        ـ   تا ةيلا    ف ر  ـــ ۛ ص ــ   ن ك  ن ة   ةو ك ــ  ل ذ ـ  ﴾١٠٤﴿ يـ   ظ  ــ ةح ـ ي ف ـ   ب  فم ك  ة  ةع انا اةم ةو  âyette, hikmetiyle
                                        ح
          cennetlikler Allah’ı                                                                      insanların hak dini
          göreceklerdir. 75,23                                                                    seçip seçmemeyi kendi
          âyeti “Rab’lerine                                                                       tercihlerine bıraktığını
          bakacaklar” buyurduğu                                                                      bildirmiştir. Allah
          gibi, başka deliller de   ا  ة ي  ة  ة                                                  dileseydi hiç müşrik ve
          vardır. Hz. Peygamber  اةم فعــ بـحت ا ﴾١٠٥﴿ نو م  ــ فع ـ ل ـ  ةي  مفو  ــ  ن ـــ ةب ـــ  حي ـــ ةن ـ  ل   ه ــ ةق ـ   ل ةو   ۛ ت ف س ةر ةد اول و   ل ةو ـ ةي ـ  ق ـ  kâfir kalmazdı, fakat
          (a.s.)’dan bize ulaşan                                                                    bunu dilememiştir,
          kesin hadisler ile bu                                                                     buyurarak kâfirlere
          rü’yet meselesi sabit                                                                    yapılan tebliğ işinde
          olmuştur. Yalnız birini          ف            ل      ة ح ي ن ي  ا  ة ة   ة ة ي             önemli bir metod


                                                           ۛ
          nakledelim: “Siz şüphe   ﴾١٠٦﴿ ةنييكرفش ملا   نةع    ف ضرفعاةو    ةو ه لا ةهلا ل    ۛ ك حبةر       فن م  كفيلا    ة ي حنوا  veriyor. O da onları

          yok ki şu dolunayı nasıl                                                                      haktan iyice
          birbirinizi itip                                                                             uzaklaştıracak
          kakmadan görüyorsanız                                      م                            şeylerden kaçınmak ve
          Rabbinizi de     ى                ة    ة     ف                          ن ا ل     ة        onların putlarına,
                                                                                      ة ۛ
          göreceksiniz.”          ـ ي ف ـ ي ـ ۛاظ  ةح  م     ــ ل ـــ في ـــ ه ـ ف  ةع  ك ا  ــ ةع ــ ـل ــ ةن ـ  ـ ةج ا  ةمةو  او ك ـ  ة  ـ  ر  ف شا ا  ةم ـ      ح لا ءااش فولةو  inançlarına sövüp
                                                                                                       liderlerine ve
                                                                  ۜ
             Enam /104 –                                                                            hakaret etmemektir.
          Rabbinizden size                                                                          Zira sövüp hakaret
          muhakkak ki deliller   ة        ة ح        ة                         ة           ا ل    etmenin tebliğle ilgisi

          gelmiştir.            ع د      ـ ي ي ذ ـ ةي ةن ـ ف ـ نو  لا اوحب  ـ  س ـ  ةت لةو ﴾١٠٧﴿ ــل   ب  م     ــ ل ــ في ــ ه ــ ف ــ يك ةو ــ ي  ةع  ت  ةمةو ــ فنا ا ــ ۛ  yoktur. Mümine düşen
                                                                                                   kızmaksızın, telaşsız,
                                                                                                 soğukkanlı bir tebliğdir.
             Artık kim gözünü                                                                                 Enam /109 –
          açar görürse kendi             ف                                                        Kendilerine bambaşka
          lehine, kim de hakkı   ة ة  ة ن     ف            ى        ن             ن                  bir mûcize geldiği
          görmeyip batılı seçerse  احنـــحي ةز ك ل ذــ ك  مــلـ ع رـــفيـــةغــــ ب  او فدـــةع  ة ح لا     اوحبـ ســةيةف      ح لا       ن و  د فن م  takdirde mutlaka ona

          kendi aleyhinedir.               ۜ                                                        inanacaklarına dair
                                                                                                   vargüçleriyle Allah’a
             Sen de ki: “Ben                                                                           yemin ettiler.
                                ة
                                                                                 ة
                                                                                          ح ة
                                                                                            ةحما
          sizin üzerinizde bekçi   ﴾١٠٨﴿نولةمفعةي او ناةك    اةم ب  فم ه ئ حبةن يةف فم ه ع جرةم فمه حبةر    ىلا ة ن ي    حم ث  فم هلمةع   ة  ل ك ل         De ki: “Mûcizeler
          değilim.” [22,46]                                     ف                                     ancak Allah’ın
                                                                                                      yanındadır.” O
                                                                                                     istedikleri mûcize
             Enam /105 – İşte                                                                     geldiği zaman onların
          Biz, âyetleri iyice                                                                          yine de iman
                                                                                 ن
                                                                                            ل
                                                                        ل
                                             ن
          anlayıp kavramaları   ــ اةه  ة  ة  ةيا م  ة  ا ةج ن  ة      فيا د     ةج ـ فه ـ ة ـ ةم ـ  ن ا ــ ه ـ ل فم ــ  ئ ـ ف ـ فتءا ـ  ه ـ ف ــ ل  ة ـ  ي ـ  م فؤ ـ  ن ـ  ب حن    ح لا باو مۛسفقاةو  etmeyeceklerinin siz
          için farklı üslûplarla,   ۜ                                                             farkında değil misiniz?
          türlü türlü beyan ederiz.                                                                       [17,59]
                                                 م
             Biliyoruz ki onlar        ي ا ة ل                      ن             ن ف   ة ي ف          Enam /110 –
                                 ا

                                                         ف
                              ة
                                               ۙ
          neticede “Sen ders   ف تءاــةج   اةذ ا اةهــــحنا  فم ك رــعــشـــ ي اـةمةو      ح لا    ةدـفنـ ع    تاــةيلا اةمـحنالـق  Onların kalplerini ve
          almışsın!”                                                                              gözlerini ters çeviririz.
          diyeceklerdir.                                                                          İlkin ona inanmadıkları
                                   ف                                                                  gibi o mûcizeyi
                                                                                                    gördükten sonra da
                                                                                  ة
                                                                     ح
                                                  ل
             Âyetleri böyle
          türlü türlü açıklamamız, فمــل ة    اـةمـــ    ك  فمــ هةر اـ ۛ صـــفباةو فمــ هــةت ةدـ ـــفف   ل ا    بـــ لـــةقـــ نةو ﴾١٠٩﴿  ن  ــ  م فؤ ــ   ي ل ة  inanmazlar ve onları
                                                                                    ـ
                                                                                 ن
                                                                                   و
          bilmek isteyen                                                                            taşkınlıkları içinde
          kimselere, Kur’ân’ı                                                                     şaşkın şaşkın bırakırız.
          iyice beyan etmek
          içindir. [25,4-5; 2,26;   ة                            ة           ة ة ل
                                                                         ح
          22,53; 74,31; 17,82;   ﴾١١٠﴿  ۟نو همفع ةي م     ــ فغ ـ  ن اةي ـ ه ــ ف ـ ة  ط ي  ــ يف فم ـ   ه  ر ذ ــ ةنةو   ة ةر ــ ةم ل حوا اه ــ ي   ب او ن   ي ــ  م فؤ ــ
          41,44]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          140
   139   140   141   142   143   144   145   146   147   148   149