Page 142 - e mushaf TR pdf
P. 142

138
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /91 – Bazı                                                                         Ölümün şiddetleri
          Yahudiler de Allah’ı   6-Enam Süresi              Yaprak 09B  Cüz 07   Süre 06  Sayfa 138  içinde kıvranırken,
          gereği gibi tanımadılar.   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  ölüm meleklerinin de
          Çünkü “Allah hiçbir                                                                       yakalarına yapışıp
          insana hiçbir şey                                                                        kendilerine: “Haydi,
          indirmemiştir” dediler.                     ِ                                              derhal ruhlarınızı
                                           ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿           138        çıkarıp teslim edin!
                                                         ع َ
                                                              و
                                                        َ
             Sen onlara de ki:                                 َ و                                 Bugün zillet azabıyla
          “Peki, Mûsâ’nın                                                                        cezalanacaksınız; çünkü
          insanlara bir nûr ve                                                                    Allah hakkında gerçek
          rehber olmak üzere   ن       ة ن    ا ل                   ة       ن                            dışı şeyler
                                                        ي
          getirdiği ve sizin de       لز     ح لا     ةع ــ ل ـ ى  ة    فنا ــــ  اةم  اول ا ـ ةق فذا   اه     ـــــ فد   ر     ي  ةق  ق ــــــ ح  ةح      ة ح لا  او ر ةد ــــــــ ةق اةمةو  söylüyordunuz ve
          parça parça kağıtlar                                                                      çünkü kibirlenerek
          haline koyup işinize                                                                      O’nun âyetlerinden
          geleni gösterdiğiniz,                                                                    yüzçeviriyordunuz!”
                                                                                                     diye haykırdıkları
          fakat çoğunu                                   ة ح     ف          ف                     sırada sen o zalimlerin
                                                                   ة ل
                                                  ا
                                                ة يه ب
          gizlediğiniz ve sizin de   ىىد هةو ى   ارو ن ى ن سو م      ءاةج   يذلا   ي  ۛ باةت كلا   لزفنا      فنةم    ل ق   ءيش   ف ۛ  فن م رۛشةب  halini bir görsen!
                                                                     ة


          babalarınızın da                                                     ۜ                  [8,31.50; 47,27; 66,6]
          bilmediğiniz birçok                                                                    {KM, Hezekiel 13,6-7}
          şeyleri sayesinde                 ف
          öğrendiğiniz o kitabı
                                              ة

                                       ى
                                                                                           ة
                                                                          ة ي
          kim indirdi?”          ح  ــ  ل ـ فم ـ  ت ـ فم   عةو  ۛار    ك يث ـ ي ـ  نو ف     ت ـ فخ ـ  ةو اةه ةن ود  ـ فب ـ   ـ   ت  ۛ سيط   ارةق  هةن ولةعفجةتساحنل ل

             Ey Resulüm sen:                                                                         Allah adına yalan
          “Allah indirdi” de!                                                                        şöyle olur: O’nun
          sonra bırak daldıkları                                     ا ن ة ا       ا ة    ة       söylemediği söz O’na
                                                         ن
                                                   ة
          batıllarında oynaya   فمـهـض   فوــةخ   ييف فمــ ه    فر    ةذ  حمــــ ث  ۙ   ح لا  ل ق    فم ك  ل ؤاةبا لةو فم تفنا ل    او ملفعةت فمل اةم  mal edilir, şeriki

          dursunlar. [10,2; 17,94-                              ۜ                                  olmadığı halde ortak
          95]                                                                                       koşulur veya O’na
                                                                                                   eksik sıfatlar verilir.
             Enam /92 – İşte         ة ح                          ل ف       ة         ة     ف
          bu da bir feyiz kaynağı  ن  ــ في ـ ة  ةب يذ ـ ي  لا  ق ح  ــ ۛ ص ـ  د   م  ك ةراةب   م ــ     هاةن  ة  ـ لز ـ  فنا    باةت نك ـ   اذنهةو ﴾٩١﴿ نو ب  ةي ـ ل ـ ةع ـ  Enam /94 –
          ve daha önceki kitapları                                                                Kıyamet günü de Hak
          tasdik edici olarak, bir                                                                      Teâla şöyle
          de hem Anakenti, hem                                                                    buyuracaktır:” İşte siz
          de bütün çevresindeki   ن ف  ة           ة ح   ة                                           ilk yarattığımızda

          insanları uyarman için    ةرخ      لاـ ب  نو نـ م فؤـ ي ةني ي ذلاةو اةهـل فوـةح    فنـةمةو ىر قـلا حم   ف ة    ا    ةر  ذـفنـت ل ةو  هفي ةدـي ة  olduğunuz gibi çırıl
                             ة
                                                                       ن
          indirdiğimiz bir kitap!                      ۜ                                             çıplak, teker teker
          Âhirete iman edenler,                                                                   huzurumuza geldiniz!
          buna da inanırlar ve                                                                        Size verdiğimiz
          onlar namazlarını                                                                          mallarınızı da çok
                                                                                      ة
                                                   ة
                                     ف ل ة
                              ة
          hakkıyle kılmaya   نم ـ ح   م  م  ـ ل ــ  ظا ن  ةمةو ــ ف  ﴾٩٢﴿نوظ ـ  ف اةح     ي ـ   ت ة لص   ۛ ـ فمه  ن  ـ يه    هةو ـ فم   ةع ـ ىل   ب نو نمفؤ  ي ـ    gerilerde bıraktınız.
          devam ederler. [2,41;
          7,158; 6,19; 11,17;                                                                        Hani, siz dünyada
          25,1; 3,20; 42,7] {KM,                                                                     iken Allah’a şerik
          II Samuel 20,19}                                                ف                      olduğunu iddia ettiğiniz
                                                               ة
                                                                    ل ى
                                     لا حو
                           ءي  ـ ف   ة ي    ي م ـــ ف ـ ة ـ في ـ ۛش  ه  ة لةو ي ة ي ة  لا ي ـ ة ـ ح   حنوا لا ـ ةق فوا ا    ح لا   ك ــ ب ذ ـ  ن  ة    ةع ــ ىل  ىرةت  ففا ـ  şefaatçilerinizi de
                                                                                         ن

             Kur’ân’ın dâveti                                                                    yanınızda görmüyoruz?
          evrenseldir. Nitekim bu                                                                      Gördünüz ya,
          âyet, “Ümmu’l-Kurâ                                                                     aranızdaki bağlar bir bir
          (Anakent) Mekke ve          ة                                                                koptu ve ortak
                                                                                    ة
                                      ح

                               ة
                                                            ة ن ة

                                            ي ا
                                                                   ةم لفث
          bütün çevresi” diyerek   ييف نو م ــ  لاظ ـ لا  ذا ىر  لةو  ـ ةت فو ـ      ح لا  ل ز  ل  ـ فنا ا ـ  ا ة  ــ  م لز ــ فن اۛس لا ةق ـ فن  ةمةو ـ  olduklarını iddia edip
                                                              ة
                                                ن
          bunu gösterir. Bu                            ۜ                                         güvendiklerinizin hepsi
          gerçek “bütün                                                                              sizden uzaklaştı.”
          insanlara” [7,158],                                                                      [28,62-74; 26,92-93;
          bütün âlemlere     م                            ا        ف  ا                             2,166-167; 23,101;
          (insanlara ve cinlere)      ل ا      ل       ل              ن ف         ف                29,25; 28,64; 74,11]
          25,1 gibi âyetlerde daha فم ك ۛس ففنا او جرفخا فمـهي ي دفيا اوطساةب  ة ك  ئلةملاةو    تفوـةمـلا ارةمـةغ    ت  ة

                                                ۛ

                           ۜ
          açık bildirilir.                                                                        İnsan dünyadan âhirete
                                                                                                   hiçbir şey götüremez.
                                                        م                                           Mal, mülk, dünyevî
             Enam /93 – Allah
                                                                          ة
                                                                              ة
                                       ة
                                  ن ة
          adına yalan       ة      لا   ح غ ـ في ــ ر  ىلةع نو   ة    ك ـ فن ـ  ت ـ ةت فم ـ  ق ـ لو ـ   ب نو  ـ  ه ـ   ـ اةم  ف لا  ۛ باذ ـ ةع ن  ة  لا ـ ةي ـ ةمفو  ف ل  mevki, şöhret hep
          uydurandan, yahut                                                            ت ــ فج ـ ز   فو    dünyada kalır.
          kendisine hiçbir şey                                                                      Dirilirken de insan
          vahyedilmediği halde                                                                    “Anadan doğduğu gibi
          “Bana da vahyolundu”                                                      م              çıplak, yalınayak ve
                                                                                            ف
                                                   ة
                                                           ة
          diyenden, bir de,   امةك ىندار ف اةنو م تفئج  فدةقلةو﴾٩٣﴿نور بفكةـت ف سةت  ن     تاةيا ـ يه     فنةع    ةو ك فن ـ فم ت    ح قةحلا  sünnetsiz”
          “Allah’ın indirdiği     ة  ة                                                              haşredilecektir. Hz.
          âyetler gibi ben de                                                                       Aişe (r.a.): “Eyvah!
                                                                                                     Herkes birbirinin
          indiririm” diye iddia                                                                      mahrem yerlerine
          edenden daha zalim   م                م                ذ                 م              bakacak!” deyince Hz.
                                                                             ة ة ل

          kimse olabilir mi?   فم ك رو هظ ءاةر ةو فم ك  اةنل حوةخ اةم فم تـ    ك رـةتةو  ةةرـةم لحوا ك  اةنفقلةخ  Peygamber (a.s.) bir
                                                      ف ة
                                                                                           ة
                                          ا
                                                                                 م
                           ۛ            ة                           ة    ح        ف                 başka âyetle cevap
                                                                                                       verip bu âyeti
                                                                                                   açıklamıştır: “O gün
                             ا        م        ة ل            ة ح      ا                         herkesin başından aşkın
                                                                                                      derdi vardır, (ne
                                                                     ة
                                ة
                                                                                       ن
                           ۜ ال ؤنك ر ش فم ك ـييف فم هحنا فم تم ـ ف  ةعةز ةني ي ذلا   م ك  ءاةعةفـ ش فم كةع ـ ةم ىر ةن ـ اةمةو  erkekler kadınlara, ne
                                                                                                   de kadınlar erkeklere
                                                م      م       ة        م          ة              bakamazlar.)” [80, 37]
                                 ة
                                                               ح
                           ﴾٩٤﴿  ۟نو م ع زةت م ت    ك ـ فن ـ ف  اةم فم ك  ـ فن ــ  ةع ل ــ ۛض ةو فم ك  ح  ة ل ـ ةق ـ ةت فد ــ ةق ــ ط ـ ةب ةع ـ في ـ ةـن
                                        ف
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          138
   137   138   139   140   141   142   143   144   145   146   147