Page 148 - e mushaf TR pdf
P. 148

144
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /132 –                                                                               Enam /136 –
          Herkesin yaptıkları   6-Enam Süresi               Yaprak 02B  Cüz 08   Süre 06  Sayfa 144  Allah’ın yarattığı
          işlere göre dereceleri     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  ekinlerden ve
          vardır.                                                                                      hayvanlardan
                                                                                                 kendilerince Allah’a bir
                                                      ِ
                                                         ع َ
                                                              و
             Senin Rabbin                  ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿            144     hisse ayırdılar da kendi
          onların yaptıklarından                        َ      َ و                                batıl iddialarınca: “Şu,
          habersiz değildir.                                                                      Allah’ın” dediler, “Şu
          [16,88; 25,69]                                                                          da uluhiyette ortakları
                                                                                        م           olan putlarımızın.”
                                                                                                            Ortakları için

                                                                                      ح
                                              ة
                                                                   ة
             Enam /133 –     ة  ـــ احم  ةع ل ــــ  ف اةغ   ب  ـــــ  كحبةر   ـ ا  ةمةو  اول  ــــــ  م ــ  ةع ام ـــــ ح   م      تا ـــ ةج ةر ةد كـل   ل ةو ــ  ayırdıkları, Allah’ın
          Rabbin müstağnidir                           ۜ                                           hissesine konulmaz,
          (herşey ona muhtaçtır,                                                                  ama Allah’a ait olanlar
          O hiçbir şeye muhtaç                                                                     ortaklarının hissesine
          değildir), geniş                                                                       aktarılır. Bunlar ne kötü
          merhamet sahibidir.   ف    ف ي                           ف   ة                ة           hüküm veriyorlar!
                            ـــــ أ  ةي ــــ ۛش    نا   ة  ـــ ةم ــــ  فح ةرلا و  ذ  ي  لا ــــــ ةغ ـــ  ن ـــــ ح      كحب ةر  ةو   ﴾١٣٢﴿ لـنو  ةي ـــ فع ـ ةم ــ  [16,57; 43,15]
                                                 ح
                                        ۜ
             Yoksa dilerse sizi                                                                     Müşrikler hem Allah için,
          ortadan kaldırır,                                                                      hem de putları için hububat
                                                                                                    ekiyorlardı. Allah için
          peşinizden yerinize             م                                       م              ektikleri yetişip, put namına
                                                                                           ف
                              ۛش
          dilediğini getirir, nasıl   ءاا  ـــــ ةي   اةم  فم ك  فع ـــ   د  ـــــــ      م ـــ فن ةب   ةي ةو ـــ ف س ــ ةت ـــ فخ ــــ  ل ــ ف ف  فم ك  ـــ فب ــ   ه ذ   ي ــ  ektikleri gelişmezse, Allah
          ki sizi de başkalarının                                                                 adına ekilenin bir kısmını
          soyundan getirmiştir.                                                                  puta ait hisseye devreder ve
          [2,143; 4,133; 47,38]                                                             ف     derlerdi ki: “Allah ganîdir,
                                                                                                  putlar ise muhtaçtır.” Aksi
                               ة                                            م                      olur, yani putlara ait ekin
                                                                                ة
                                                   ن
                               ح ي

             Enam /134 – Size   ةم ــ ا   نا ﴾١٣٣﴿ ــــ ةن  ي ر ـــــ ةخا   م فو ــ ةق    ة ـــ ة حي حر  ذ   ن ــ ف   م فم ك  اۛش ـــ فنا  ا  ا ل  ك ـــ ةم ـ  gelişir, Allah’a ayırdıkları
          vaad edilen şeyler             ۜ    ي                                                   ekin gelişmezse, oradan bu
                                                                                                  tarafa bir şey ilave etmez,
          mutlaka gelecektir, siz                                                                  “Nasılsa Allah ganîdir”
          bunun önüne                                                                             derlerdi. Keza davarları da
          geçemezsiniz.                                                                            bölüştürürlerdi. Allah’a
                                                                               ن ة ة
                                                                                                     ayırdıkları hisseden
                                  ةي ل ـ ةق ا ـــ مفو  ف   ق ـــ ﴾١٣٤﴿ ي ـ ةن   ب  م  ــــ  ت ـــ ف ـــ  م ـــ فع ـــ  ج ـ ي ز  فنا  ا ــ ا ل  ةمةو     تل  نو  ـــ  د    ةع و   ت ــ  misafirlere yedirir, putların
             Enam /135 – De                                                  ۙ                   payını ise putlara ait işlerde
          ki: “Ey halkım,                                                                                harcarlardı.
          vargücünüzle elinizden                                            ف
          geleni yapın. Ben                                          م                              Enam /137 – Yine
                                  ة

                                                       ۛ
                                                                                   ن
                                                                 ي
          vazifemi yapıyorum.   ــــ فن  ةم  ۙنو م  ة  ـــ فع ــ ل ـــ  ةت  ف   ۛ  فوۛسةف  ل م اةع ييحنا  فم ك  ك ـ  تةن ا  ةم  ىلةع اولةمفعا  bunun gibi, onların,
                                                                                                  Allah’a ibadette ortak
             Güzel akıbetin                                                                        saydıkları putlarının
          kime ait olacağını                                                             م              hizmetçileri,
          yakında bileceksiniz.   ة  ة ح               ة          ة                     ة          müşriklerden çoğuna

                                                            حنا   راد
          Şu muhakkak ki   نو    ـــــ  م ـــ   ل اظ ــ لا    ح  ــ فف ــ  ل ـــ   ي   ل  ه ــــــ ة ي     ــ ح  لا  ة  ــــ ةب ــــ  ةع ـــ  ق ا  ل ـ  ه   نو ك ةـت  evlatlarını öldürmeyi
          zalimler iflah olmazlar.                              ۜ                                 iyi bir iş gösterdiler ki
          [11,121-122; 58,21;                                                                            hem onları
          40,51,52; 21,105;                                                                        mahvetsinler, hem de
          24,55]                                                                                      dinlerini bozup

                                                                     ة
                                                              ل
                                          ة ف
                           ى    ي  ــ ص ـ ي ـ اب  ةن  ماةع ـ فن لاةو  ثر  ف   م ـ ةن   لا ـ ةح ـ   ف    ا ةر ةذ  ام  ن      ح   ل      م ـ ح   اول  ةع ــ  ـــــــ  ةو   ةج ﴾١٣٥﴿  karıştırsınlar.
             Bu âyette geçen
          dâr’dan maksat cennet                                                                       Allah dileseydi
          değil, dünyadır.                                                                        bunu yapamazlardı. O
          Dolayısıyla mâna şöyle        ا          ة                          ة ن                       halde onları,
                                                                     ة
                                          ة
          olur: “Allah’ın bu     ۛ     ــ  ئ ا ــــ ةن ـ ا   ةف ـــ اةم  ةك ر   ل   ــ  ش ــــ   اذ ــــ نه  ةو   م     ـ  م ـ ه ـ ف  فع ز   ب  ــ   اذ      ح   ل  ــــــ نه ــاو  ل اق  ةف ــــ ة  uydurdukları yalanlarla
          dünyayı yaratmasına                                                                     başbaşa bırak! [16,58-
          sebep olan güzel                                                                              59; 81,8-9]
          akıbetin hangimize ait
          olacağını sonra                                                                           Şerikler burada, putun
                            ة
                                             ن
                                                   لا ل
          bileceksiniz.”   ن  ا ــ ةك     ا ـ ةم   ةو     ۛ لا  ـ ى   ح  ة ي    ـــــ ص  ةي ل  ةف  م     ــــــ ه ــ ف ـــ ة ــــ  ا ةك ر ـ  ئ ا  ة   ل ــــ  ش ـــ  ة  ةك ــ نا  kendisi değil, hizmetçileri,

                                                                                                  bekçileri veya şeytanlardır.
                                                                                                  Şerik denilmesi, mallarına
             Zemahşerî’nin                                                                           ortak olmaları veya
          dediği gibi burada                                                                      itaatlerinde onları Allah’a
          nazik bir uyarma vardır.                 ا             ن ي                        ن       ortak kıldıkları içindir.
                                   ۛ ـ
                                                      ة
                                ة
          Uyaranın haklı,       ةم ــ ا    ءا اس   م  ه ـــــ ف     ـــــــ  ئ  ا ـــ ةك   ر ــــــ   ش    ىل  ا     ل  ص ــ     ـــــــ ةي    ةو  ةف ـــ  ه ــــ    ح   ل
                                       ۜ
          uyarılanın ise batıl                                                                      Fakirlik endişesi veya
          yolda olduğu insaf ve                                                                  kızlar evlendiklerinde yahut
          nezaketle                    ف                          ف                  م             esir olduklarında utanma
          anlatılmaktadır.                                                                        sebebi olabilirler diye kız
                                                              ن
                                                                             ة
                                                        ة
                             ــــ ةن     ك ــ يث ـ ي ــ  م ر  ــــــــ  ل   ن ــــ ة  ة حي  ةز   ك ــ ل    ذ ـــــــ ك   ةو ﴾١٣٦﴿ ن  و  فح ــ ك ـــ  م ــ  ةي ـــــــ  çocuklarını öldürme
                                                                                                      âdetinin çirkinliği
                                                                                                 bildiriliyor. Ayrıca Cahiliye
                                                                                                    araplarının “Şu kadar
                                                                                                  oğlum olursa birini kurban
                                                                                                    edeyim” diye Allah’a
                                                            ة ل ة
                             ــــــ فم   ه   ل ؤ ا ــــ ا ةك   ر ــــــ   ش     م ـــــ ف   ه    د ل  فوا   ل  ةق ـــ فت ـــ  ـــ ي ـــ ةن  يك   ر  لا ـــ  م ـــ فش ـــ  ف  yaklaşma zannı ile de böyle
                                          ة

                                                                                                    yaptıkları olurdu. Âyet
                                                                                                 çocuk öldürmenin zararının
                                                                                                  aileye münhasır kalmayıp
                                                                                                     aynı zamanda millet
                                                                                                  hakkında da “mahvetme”
                              اش  ـ ءا  ۛ ة  ـــــ  فو  ة ل ةو  م  ـ ةن ــ  ه ـــ ف  ي   ي د   م     ة  ــ ل ــ في ــ ه ــ ف  ةع  اوس  ف  ــــ ةي ــ ل ــ  ب ــ     ل ةو فم ــــ  ه  و د  ر   ل ــ  ي ـ  olduğunu bildirmektedir.

                                                                                          ف
                                         ۜ
                                                                                                        Bu da oldukça
                                                                                                      düşündürücüdür.
                                                               ة
                                 ة
                                                                                            ن
                           ﴾١٣٧﴿ ن و         ــــ فف ــــ ةت ـــــ ر    ـ ةي  ا  ةم ةو    م   ه ـــ ف    فر  ذ ـــــــ ةف    ه ول    ـــــــ ةع ــــــــــــ ةف   ا       ةم ـ    ح لا
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          144
   143   144   145   146   147   148   149   150   151   152   153