Page 152 - e mushaf TR pdf
P. 152

148
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /152 –                                                                            Enam /154 – Yine
          Rüşdüne erinceye   6-Enam Süresi                  Yaprak 04B  Cüz 08   Süre 06  Sayfa 148   Biz, iyi hareket
          kadar, yetimin malına      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  edenlere nimetimizi
          en güzel şeklin dışında                                                                tamamlamak ve herşeyi
          bir sûrette yaklaşmayın.                                                                  iyice açıklamak, bir
                                                      ِ
                                           ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿           148     hidâyet ve rehber olmak
                                                         ع َ
                                                              و
             Ölçüyü, tartıyı tam                        َ      َ و                                 üzere Mûsâ’ya kitabı
          ve doğru yapın. Biz hiç                                                                  verdik ki Rab’lerine
          kimseye gücünün                                                                          kavuşacaklarına iman
          yettiğinden fazlasını                                                                    etsinler. [46,12; 9,91-
                                                              ة
          yüklemeyiz.           ـ فب ـ ةغل  ةي ىت ـ ةح  ن  ـ ۛس ـ  فح ا ي ـ ة   ه ييت ة ح  ـ لا ـ   ب لا  م  ــ ةي ــ يت ـ ي ـ  ف ة  ــ ةم او  ة  ةت ــ فق ــ  ب ر ــ  ل ةو  92; 28,48; 71,45]
                                                                                           ة
                                   ن
                                               ل
                                                              ح ي
                                   ح
                                                                        لا  لا
             Hakkında                                                                                Enam /155 – İşte
                                                                                                       bu Kur’ân da,
          konuştuğunuz kimse,                                                                      indirdiğimiz kutlu bir
          akrabanız bile olsa,   ف
          yine doğruyu söyleyin.   ح  ة          ف    ة         ف    ة              ل    ة   ل    kitaptır. Artık ona tâbi
                                                                                     ةو ا    ف  فو
                                                                          ف ةك ــ في ـ
                               ف ل ك     ـن ل  ط   ـ ل ا ـــ  ق ــ ف س ــ     ب  ن ا ز  ـــ ي م ــ ي ـ  لاةو  ل  ـ لا  او ــ     ه حد شا  olun, inkâr ve isyandan
                                                          ة
                                        ۛ
                                                                                        ۛ
             Allah’a verdiğiniz                                                                   sakının ki rahmete nail
                                                                                                          olasınız.
          ahdi tutun. İşte düşünüp  ف
          tutasınız diye Allah size                                               ة                   Enam /156 – O
                                                                                  ح ي ى
          bunları emretti. [5,8; 7,   ة  ــــ  فو ك ـ ن ا  ة ل ةو  او    ل د ـــــــ   ــ  ةف  م  ف  ــــ ل ـــ  ت ــ ف ـ فع ا  ي    ا    ق اةذ  ـــ ةع ــ ةه ـ ةو  ا  ف س  و  لا سففــا  ةن ـــــ  kitabı indirmemiz,
          85; 11,85; 17,35; 83,1-                                                                   “Bizden önce kitap
          6] {KM, Levililer
          19,35-36; Tesniye                                                                         yalnız iki topluluğa
          25,13-16; Hezekiel   م           م             م                                        indirildi, biz ise onların
          45;10}                 ة ح ة            ن                     ن ل                           okuduklarından
                            فم ك لةعل ه ــ ي   ب  فم ك  ـــ ي ـ  ح ص ةو  فم ك   ل ذ ۜ  ـ  او ن ـــ   ففوا    ح لا   بةو ـ ةع ـ فه ـ   د  ىنب ر ــ  ق اةذ  habersizdik”
                                                                                        ف
             Müşrikler kendi                                                         ۛ                  dememeniz,
          zanlarına göre “şu haram,
          bu meşrû” diye                                                                               Enam /157 –
          iddialaşıyorlardı. Bu                                        ة   ة        ة    ة ة       Yahut: “Eğer bize de
                                    ة ة
                                                ى ة
                                                                           ح ل
                                                                      ة
          ortamda Kur’ân üslûb-i   او ع بحتةت  ل ةو   هو ع بحتا ـ ةف ام     م ـ ف س ـ ةت ـ ي ق ـ ي ـ  يطار ـ ي  ص اذ ـ نه ناةو﴾١٥٢﴿ ور  ۙن     ـ حك ذةت  kitap indirilseydi, biz
                                       ۛ
          hakîm san’atını kullanarak,
          onları kısır tartışmalardan                                                             onlardan daha başarılı
          vazgeçirip asıl kendilerine                                                              olurduk” dememeniz
          hayat verecek güzel                                                                             içindir.
          davranışlara yöneltmek için  م  ة        م                     م
                                                                                            ة
                                                                                     ةف ـ ةت ـ ة
                                                                                ح  ب
                                 لةعل يه ب فم كـي
          151-152. âyetlerindeki on   فم ك ح ة  ـ  ن ح صةو فم ك     ل نذ ــ   يه لييبۛس ن  فم ةع  ـ ف  ك   ةقةرف ل ـ  ب ح سلا
          prensibi bildirmiştir. Bunlar                    ۜ                                            İşte size de
          diğer semâvi şeriatlerde de                                                              Rabbinizden açık bir
          emredilip yürürlükten                                                                  delil, hidâyet ve rahmet
          kaldırılmayan hükümlerdir.                                                                   geldi. Allah’ın
                                                           ف
                                                                                       ة
                           ي  ي  ـلا  ـ ذ  ة ح ي  ى ة  ــ ةع ا ــ ىل  م ام ـــ ة  ةت  ب  ــ  ك ـــ اةت   ۛ  لا ىسو    ةت ـــ في ــ ةن ـ  م ا ــ ۛ  ن ة   ث ــ ا حم ﴾١٥٣﴿ نو ق ة  ةت ـ حت ـ  âyetlerini yalan sayıp
             Enam /153 – Bir                                                                           insanları ona
          de şu: “İşte benim                                                                           yönelmekten
          dosdoğru yolum. Ona                                                                    alıkoyandan daha zalim
          tâbi olun. Yoksa başka                                     م                                 kim olabilir?
          yollara uymayın ki sizi   ا  ة  ة ح                      ح                         ل
          O’nun yolundan                 ل  ـ لةع ـ  ه ـ فم    ب ـ  ل ـ ةق ا  ء    فحةر ـ ىةةم  ةو ىد    ةو   ه ـ ى    ۛش ـ  ء ف ي     ـ ك ــ ل   ل ىل  ي  ةتةو ـ فف ـ ص ـ ي ـ  فحا ـ ۛس ـ ةن  Âyetlerimizden
          ayırmasın. İşte                                                                              yüzçevirerek
          kötülüklerden                                                                              engelleyenleri bu
          sakınasınız diye Allah,                                                                engellemeleri sebebiyle
          size bunları emretti”.                                ة           ة                        yaman bir azapla
          [2,257]                 ة         ك   ةف ــ حت ا ــ  ب ــ  ع ـ  هو  ـ ةراةب   م  هاةن ف  ة  فنا  ــ ز   ل ـ  ل  نه ةو ـ اذ   نك ـ ةت ـ   با  ﴾١٥٤﴿ ـ ۟نو      حب ةر ــ ه ــ فم    ي ــ  م فؤ ــ  ن  cezalandıracağız.
             Hz. Peygamber
          (a.s.m) şöyle                                                       م
          buyurmuştur: “Allah      ف          ة    ا   ي ا   ة  ف ل  ة           ة   ة ح
                               ة

          Teâla bir sırat-ı     بات  ـ نك لا لز    فنا ـ  ــ اةمـ  حنا او  ـ  ق ـ و   ل ـ  ةت نا ﴾١٥٥﴿ۙنو م    ةح ـ  ف  فم     ر ت  ك  ة  ق ـ او ل  ــ ةع ـ ل  حتاةو ــ
          müstakim koydu. Bu
          yolun iki tarafında iki
          duvar vardır ki,
          duvarlarda birtakım açık                            م
                                                                                      ا
                                                                                       ة
                                                                                           ن
                                                                 ف ي
          kapılar bulunur. Kapılar   ﴾١٥٦﴿ يــ ةن  ــ يل ـ  ة    ل ـ  فاةغ  ـ  ت ـ فمه  ۛساةر  د  ةع احن ة    ك ـ  ناةو اةن ل  ةق ن ـ ف ـ فب ـ   م نفيةت ـ ةف ئاط ىلةع
          üzerinde sarkıtılmış   ۙ                       ـ فن
          perdeler vardır. Yolun
          başında şöyle diyen bir
          dâvetçi bulunur: “Ey                     م
          insanlar! Haydi, hepiniz               ا                            ا
                                                                              ة
                                               ل ة
                                                          ة
          gelin şu doğru yola girin,  ةف  م  ـ فن ـ  ه ـ ف ـ ةق ـ فد   م ىد ـ ن  فها احن  ة ل  ـ ك ـ    بات  ف  ة  ـ ل ـ في ـ اةن لا  ـ نك ـ  ةع لز ـ فنا احنا فو    ة ة ل  لو ق ـ ل او ـ  ةت ــ فوا ل

          dağılmayın.” Bir de    ۛ
          yolun üstünde çağıran bir
          dâvetçi vardır. İnsan, o
          duvarlardaki kapılardan                                                     م
                                 ف ل
                                                                                           ا
          birini açmak isterse   ة  ــــ ل ــــ  م  ظا ن  ةر ةو  ىد ـــــ ى   ه ةو  فم ك حبةر  ةب ـ كم  ءاةج
          hemen der ki: “Eyvah!                         فح ــــ ةم ـــ ۛ ة    ةف ـــــ ةم ـــ ف      فن م  ةةن حي ف  ة
          Ne yapıyorsun, sakın
          orayı açma; zira açarsan
          içine girersin.” İşte doğru                                                 ف
          yol: İslâm’dır. İki duvar   ة                                             ة
                                                                       ن
                                                                                    ح
                                                                                           ة
          ise: Allah’ın sınırlarıdır,   ح    لا ــ ي ي ذ ــ ةن  يز  ـــــ ةن ـــ فج ـــ  ۛس اةه  ــ فن ــــ  ةع   ۛ ف د ــــ ة  ۛصةو   لا  تا  ن     ب ـ ةيا ـ   ح      ۛ بذ ك فنحم   م ـ

          açık kapılar: Allah’ın                 ۜ
          haramlarıdır. Yolun
          başındaki münâdi:
          Allah’ın kitabıdır. Yolun
                                                                                   ة
                                                          ة
                                 ة
                                                                             ن
          üstündeki münâdi ise:   ﴾١٥٧﴿ نو ف د ف ص    ةي  ـ  او نا ةك ام  باذ  ف    لا ـ ةع ــ  ـ ءو  ا  س  اةن  ةيا ن ــ ف ـ  تا ــ  ةع نو  ةي ــ ف ص ـ  ف د ـ
          her müslümanın                                    ب  ـ ة ـ  ة
          kalbindeki vaizullah
          (ilahi vaiz)dir.”
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          148
   147   148   149   150   151   152   153   154   155   156   157