Page 151 - e mushaf TR pdf
P. 151

147
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Enam /147 – Eğer                                                                          Enam /150 –
          onlar seni yalancı   6-Enam Süresi                Yaprak 04A  Cüz 08   Süre 06  Sayfa 147  “Haydi” de, Allah’ın
          sayarsa de ki:             Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bunu haram kıldığına
          “Rabbinizin merhameti                                                                     dair tanıklık edecek
          geniştir; fakat dilediği                                                                 şahitlerinizi getirin!”
                                                      ِ
          zaman O’nun satveti ve  147      ﴾٦﴿        ماعن ع لا ةروس       ﴾٦﴿                     Eğer onlar yalan yere
          azabı, suçlu toplumdan                        َ  ع َ  و  َ و                           şahitlik ederlerse, sakın
          geri çevirilemez.”                                                                        sen onlarla birlikte
                                                                                                       tanıklık etme.
             Enam /148 –                                          م                    ف
          Müşrikler diyecekler ki:  ف     ة                               ف    ة     ة ح  ف         Âyetlerimizi yalan
                                ة

                                   ة

          “Eğer Allah dileseydi,    ه س أب حدري لةو    ةةعساةو    ة  ـ ةم ـ  فحةر و  ذ   فم ك  ك ــ  ب ذ ــ كو   ةف ـ  ق ــ ل   حـبةر  ن  اةف  sayanların ve âhireti
                                           ۛ
          ne biz, ne de atalarımız                                                                  tasdik etmeyenlerin
          şirk koşmaz, hiçbir şeyi                                                                  keyiflerine uyma.
          de haram kılmazdık”             م
                                      ة
                            ن     اش فول او    ك  ل  ة ح                         ف      ف ة           Nasıl uyarsın ki
                                            ة ف ة ي


             Onlardan          ة  ۛ ـ ءا     ح لا  رشا نيذلا ل و قةي  ۛس ـ ﴾١٤٧﴿ ةني ي م رفج  ـ  م ـ  لا م فوق ـ لا نةع  onlar başkalarını,
          öncekiler de                                                                           kendilerinin Rabbi olan
          peygamberlerini                                                                               Allah’a eşit
          yalancı saymışlardı da   ف     ف                                         ذ                  tutmaktadırlar.
          nihayet Bizim       ة ح   ة ن                         ة        ا ن ة ا         ل ا
          azabımızı tatmışlardı.   ۛ بذ  ك ــ   ك لذ ك ـ   ءي  ۛش ن ــ ف ـ   ف   م اةن  ح  ـ فمةر ــ  ةحل ةو ا  ـ ا   ل ؤ   ةن ـ  ةبا لةو ا    ة  ف شا ــ ر ك ــ ةن ـ  ةم ـ ا  Enam /151 – De
                                            ۜ                                                      ki: “Gelin Rabbinizin
             De ki: “Sizin                                                                           size neleri haram
          elinizde ortaya    م                                                                     kıldığını ben okuyup
          koyacağınız bir bilgi,   ك     ف    ف   ق  اةن  ف   ق اةذ  ى ن        ةق ن ةن     ة ح        açıklayayım:
          bir belge varsa hemen   فم  ــ فن ـ  ةد   ع ل ــ ةه ل ــ  ۜ  ــ  ــ ۛس أ  ـ ةب او      م ــ ف ـ فب ــ  ل ـ ه ـ فم    ةح ــ حت ـ  ــ ي  ي ذلا
          çıkarıp gösterin. Ama                                                                       O’na hiçbir şeyi
          gerçek şu ki: Siz sadece                                                               ortak yapmayın, anneye
          kuru bir zannın                                                                          babaya iyi davranın,
          ardından gidiyorsunuz            ة ح ة  ة ح ي ة  ة  ف ي  ة                  ف             fakirlik endişesiyle
                                 ل ف ي

          düpedüz yalan        ـــ  ت ــ فم  فنا نا ةو  ن  ـ ظ ـــ ح  لا لا نو  ــ حت ـ  ب ـ  ع ـ  ةت نا ا  ـــ ةن ـ  ل  هو ـــ  ج ر  ـــ  ت ــ فخ ـ   ع ـ ل ـ ةف م ن   م ـــ ف  çocuklarınızı
                                                                ۜ
          atıyorsunuz.” [43,20;                                                                  öldürmeyin, çünkü sizin
          16,35]                                                                                   de onların da rızkını
                             م                                                                         veren Biz’iz.
             Sanıldığı gibi          ة       ة       ف ة         ن ح ف  ف     ة             ة ح ي
                                       ة ۛ
          müşrikler böyle   فم ك ـي ندةهل ءااش فولةف ۛةةغ لا ـ ةبلا  ةحج  لا  ـ  ح ـ   هل لةف   ق ــ ل    ﴾١٤٨﴿ ــن و     ـ فخ ـ  صر  ةت لا  Kötülüklerin,
          demekle yaptıkları                                                                       fuhşiyatın açığına da
          çirkin işten pişmanlık                                                                        gizlisine de
          duymuyorlar. Aslında                         م                                               yaklaşmayın.
          onlar putlarına Allah’a   ن  ة ح ل ة     ة ح       ا          ة  ف                 ل
                                                           ة
          yaklaştırmaları için   ة ح لا  نا نودةه  ةي ن   م   لا ــ ي ي ذ ــ ة ـ فش ـ    ك   ءاد  ــ ةه ـ ة   ش حم   ق ـ ل   ةه ـ ل ـ  ﴾١٤٩﴿ عـ ةني  فجا ـ ةم ــ ي
          ibadet ediyorlar ve                                                                       Allah’ın muhterem
          bunu yerinde bir iş                                                                    kıldığı cana haksız yere
          sayıyorlardı. Şu halde                                                                         kıymayın.
          onların bu sözden                ة                                       ة
                                                                             ف
                                 ل ا
                            ة
                                                                                          ح
          maksatları: Yaptıkları   ءاةو ــ فها فع  ة  ـــ حت ـ  ب ــ  ةتلةو  م  ةم  د  ةت ل ـ ة ـ فش ـ ةه ـ ف ـ ةع ـ  ه ــ ف  ةف  او د     ـ ه ـ    ۛش ن  ةف ـ  ا   اذ ــ نه ةم ةر  ةح ــ  İşte aklınızı
                                              ۛ
                                                                                  ۛ
          işin meşrûluğuna bir                                                                    kullanırsınız diye Allah
          delil öne sürmektir.                                                                    size bunları emrediyor.
          Allah’ın iradesinin,                                                      ف             [4,48; 17,23; 31,14-15;
          emriyle birlikte                                       ة                ة         ة        2,83; 17,31; 7,33;
                                                         ة
                                              ة
                                         ن ف
                                                                                        ـ
                                                                                        ـ ة
                                                                                      ن
          olduğunu ve iradenin   ــ فم   ه ةو  ة ر ــ  خ ل ا ـ  ب نو  ــ  م فؤ ـ  ن ــ   ي ل  ن  ـ ي ي ذ ـ ة  ح لاةو اةن  ن  ـ ةيا ـ  ت ا ــ   ب  او  ب ذ ـ  ح  ك ي  ي ذ ح لا ـ  6,120] {KM, Çıkış 20}
                                    ة
          rızayı da gerektirdiğini
          zannediyorlardı. Bir
          başka deyişle şöyle                                                                        Fuhşiyat (fevahiş)
          demek istiyorlardı:                                                                      çirkinliği meydanda

                                                                       ة
                                               ل
                                                             ف
          “Şirk koşmamız madem  ةم ةر ـــــــ ةح  ا ـ ةم   ل ــــــ فت ا  افو  ة  ــــ ةع ـ ل ا ـــ  ةت  ل   ق ـــ ﴾١٥٠﴿  ۟ن  و    ل  د  olan her türlü kötü
          ki Allah’ın iradesi ile,   ح                                                     ة     ب ــ  حبر ـــ ه ـ  فم    ةي ــ فع ــ   ــ  davranışı kapsar.
          yaratması iledir,                                                                            Kur’ân; zina,
          öyleyse O’nun                                                                              eşcinsellik, edep
          nezdinde meşrûdur.”                               م              م            م          yerlerini açma, üvey
          Oysa irade edip              ف     ى                        ة ح ل  ك  ة      ك           anne ile evlenme gibi
          yaratmak, rızayı      في د ـــ ة ــ ن   ل اةو  ـ ل ا ــ   بةو   ۜاـ  ــ في ـــ  ۛش  ه ـــ ي       ـــ فش ــ ر ك ـ  ب او   ت ل ا فم  ةع ـــ ل ـ فـي  فم  حـبةر  davranışları, fuhşiyattan
          gerektirmez.                                                                               sayar. Hadislerde
                                                                                                   hırsızlık, sarhoş edici
             Enam /149 – De                           م                                           içki içme hakkında da
                                                                     ا
                                                                                                     bu tabir kullanılır.
                                                              ة ل
                                                                                ة ى
                                            ي ة
          ki: En kesin ve        ـــ فح ـــ  ن  ةن   ق ل ـــ فما  ن   م   فم ك   ةد ل  فو ا  اول  ـــ فق ــ  ت ــــ  ةت  لةو ۛان ا  ـــ ۛس ـ  فحا ي  (Krş. Tevrat, Çıkış, 20,
          mükemmel delil,            ۜ          ــ ف                                             3-17; Matta İncîli, 5,17-
          Allah’ındır. Evet, O                                                                              33)
          dileseydi hepinizi doğru
          yola koyardı. [6,35;                                                     م
          10,99; 11,118-119]    ة                ف ةف ــ        ة         ة ي      ك
                            ة  ــ ةه ــ ر  ةم ش ــ ۛ ـ ظ ا   ح اةو  ـ لا  او  ة  ــ فق ــ  ب ر ــ  ةت  لةو   م ــــ ف  ـ  ه ا حي ا ةو فم   ـق  ز ر  ةن ــ
                                                                                           ف
                                                                    ۛ
                            ن
                                                                     ة
                            لا     ح  ـــ ةر ةم    ح  ةح  ي  ـــ يت  ة ح لا  س  ـــ حنلا  او    ــــ فق ـــ  ت ـــ ل ـ  ةت لةو   ن  ة  ــــ ةب ا ــ ط ــ ة  ةمةو اةه   م ـــ فن ــ
                                                     ة فف ــ ۛ
                                                                          ۛ
                                             م   ة           م            م                 ة
                                ة
                                                                                            ح ي
                           ﴾١٥١﴿ن ول     ةت فم ــ فع ـ  ق ــ  ك ح  ة   ب فم ــ  يه   ل ــــ ةع ـ ل ـ  ك  ــ ي ـ  ن ح ص ةو  فم ك ــ  ل نذ  قةح ف  ـ ل ا ـ ح   ب لا
                                                                                    ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          147
   146   147   148   149   150   151   152   153   154   155   156