Page 437 - e mushaf TR pdf
P. 437

433
          Sebe /49 – De ki: “İşte   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Bismillâhirrahmânirrahîm
          gerçek geldi, bütün   34-Sebe Süresi       /      35-Fatır Süresi  Yaprak 07A  Cüz 22  Süre 35  Sayfa 433
          açıklığıyla ortaya çıktı.                                                                  Fatır /1 – Hamd,
          Yalan ve sahte olan ise    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  gökleri ve yeri yaratan
          sönüp gitmeye                                                                             ve melaikeyi ikişer,
          mahkûmdur.” [17,81]              ٍ                                  ِ                     üçer, dörder kanatlı
          Sebe /50 – De ki: “Eğer 433  ﴾٣٤﴿  أبس ةروس     ﴾٣٤﴿        ﴾٣٥﴿ ٍرطاف ةروس ﴾٣٥﴿         elçiler yapan Allah’a
                                                و
                                                                                َ و
          ben yoldan saparsam,              َ َ َ و                                 َ و                mahsustur. O,
          kendi aleyhime olarak                                                                       yaratıklarından,
          saparım. Şayet doğru                                                                      istediğine, dilediği
          yolu bulursam, bu da                                                                     kadar fazla özellikler
          Rabbimin bana     ا ة      ف ة     ف ف ي                  ف              ف        ف ا   verir, Çünkü O herşeye
                                                                               ي ـ
                                                                                      ة
          vahyetmesi       اةمـحن اةف      تلل    ۛض ـ    نا ل ق ﴾٤٩﴿  دي ي ع     ي ـ    اةمةو لطاةب    لا ـ     ئدفب  اةمةو  ح قةحلاءاةج   ل ق  kadirdir. {KM, İşaya
          sayesindedir. O herşeyi                                                                   6,2; Hezekiel 1,6}
          işitir, kullarına pek
                                                                                                       Buradaki kanat
          yakındır.”                                                                             sayıları, tahsis için olmayıp,
          Sebe /51 – Kıyamet                                                           ن    ح ل   çokluğu beyan etmek için
                                                                      ة
                                                              ي ا
                                    ي
                                                                                 ي

          günü o kâfirler can   ﴾٥٠﴿   بيرةق    عيمس   ي ۛ  ة ي     هحنا ييحبةر    ة ة    ح يلي  ياحو ي ام بةف   ة    تفيةدتفها    ي     ناةو يسفةن   ف  ىلةع لضا  misal kabilindendir. Zaten

          kaygısına düştükleri                  ۜ                             ۛ                     hemen peşinden gelen
          zaman bir görsen! Artık                                                                 “yaratmada dilediği kadar
          kaçacak hiç bir yerleri                                                                fazla özellikler verir” kısmı
          yoktur ve cehenneme   ا                                                                 da bunu teyid etmektedir.



                                                                                    ي ا
                                                                                        ن
          yakın bir yerde   اولاةقةو ﴾٥١﴿بير ـ ةق  ناةكةم فن م اوذ ـ  خاةو  تفو ـ ۛ  ةف ة لةف او عزةف فذا ىر  ة لةو ـ ةتفو ـ

                                          ي
                                                                                                    Nitekim hadis-i şerifte,
          yakalanmışlardır.             ۙ                                                          Peygamber Efendimizin
          Sebe /52 – İş işten                                                                       Cibril’i ufku kaplayan
          geçtikten sonra                                                                         altıyüz kanadıyla gördüğü
          “Peygambere inandık”         ف                                                                bildirilmiştir.
                                                                          ة
                                                                                    ن ل
          demektedirler; ama   فن م  يه باورةف ك  ةقةو ـ فد  ﴾٥٢﴿دي ي عةب  ناةكةم فن م     ش واةنحتلا  م هل ة  ىحناةو ه  ةما ـ  باحن ـ ي  ن ة


          uzak yerden, ta                           ۛ                                  ۛ                Âyet hilkatteki
          dünyadan imanı nasıl                                                                         çeşitliliğe işaret
          alabilsinler? [32,12]                                                                    buyurmaktadır: Mesela:
                                                                                                  güzel yüzler, güzel sesler,
          Maksat şudur: Dönüş ve        ة                                     ة ف   ف ذف           güzel saçlar, güzel hatlar,
                                                   د
                              ة
                                                    ـ
                                                                                                   gözlerde güzellik, boy ve

          tövbeleri dünyada kabul   ةنفيبةو فم هةنفيب ة  لي ي حةو ﴾٥٣﴿ ي ي ع ـ ةب  ناةكةم ن   م ــ ف   بفيةغ  ـ لا ـ   ب نو ــ  ــ   ق  ةيةو ۛلفبةق  endamda hoşluk, incelik,
          edilirdi. Halbuki dünya                                                                    biçimde uyumluluk,
          hayatı, çoktan geçmiş
          durumda. Dünya, şimdi                                                                   organlarda tamamlık, güçte
          âhiretten o kadar uzak ki!                                                               şiddet, akılda keskinlik,
          Bu muhali taleb etmektir:                                                                 görüşte ve düşüncede
                                                                                   ة
                                        ح
                                                                           ة ة
                                                                                     ك ة
          Âhiretteki inanmalarının,   ﴾٥٤﴿بير م    كش   ۛ    ييف او ناةك فم هحنا    ة ي    ۜلفبةق    فن م فمه عاةيشا ب   ف  لع ف ام  نو هةتشةي   ف  اةم  verimlilik ve bereket,
          dünyada iken müminlere     ي                                            ُ                  kalbde cesaret, ruhta
          imanlarının temin ettiği                                                                hoşgörü, dilde güzel ifade,
          faydayı sağlamasını                                                                    konuşmada yeterlilik, çeşitli
          beklemektedirler.                                                                      kabiliyetler, işte beceriklilik
          Sebe /53 – Halbuki                                                                        ve maharet… ve daha
          daha önce onu inkâr                                                                          bunlar gibi nice
          etmişlerdi ve uzak bir                                                                   mükemmellikler sadece
          yerden gayba atıp                                                                         insan yaratılışıyla ilgili
          Sebe /54 – Neticede,  ﷌                           ر طاةف  ةةرو س                  ﷍        kabilindedir. Bunlara
                                                                                                       çeşitliliğe misal

          tutuyorlardı! [18,22; 45,32]
          tıpkı daha önce                                                                         kuşlar, balıklar, kelebekler,
                                                                                                  atlar, aslanlardan, dünyayı
          benzerlerine yapıldığı                                                                    yaldızlayan envaı türlü
          gibi, kendileriyle arzu                                                                çiçekler ve bitkiler âlemini,
                                                                                                   zerrelerden, atomlardan
          ettikleri şey arasına sed                                                                    galaksilere kadar
          çekilir.                                                                                 makrokozmozu dolduran
                                                        ِ ن
                                               ح
                                   ح
          Çünkü onlar, kıyamet   مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  çeşitlilikleri ilave edersek
          hakkında gerçekten   ۛ                                                          ع      bu âyetin ne geniş bir âleme
          insanları kötü zanna                                                                         pencere açtığını
          düşüren bir şüphe                                                                             anlayabiliriz.
          içindeydiler.
                                                                                                    Fatır /2 – Allah’ın
                                  ل ا
                                                                                            ف ل
          Kâfirlerin arzuları, o günkü    ةةح نفجا ييللوا ىل س ر  ا ن ف  ل عاةج  ة ف  ة  رطاةف  ن      ح   ل  دفمةحلا  insanlara göndereceği

          imanlarının geçerli olup,               ةةك ئلملا   ة       ضفرلاةو      تاةو ن مسلا   ح          herhangi bir nimeti
          cehennemden kurtularak
          cennete girmeleri idi. Fakat                                                            engelleyip tutacak güç
          bu temennileri                                                                             bulunmaz. Onun
          gerçekleşmeyecektir                       ة                                                 vermediğini ise
                                                                ف ف
                                                    ح
                                                                                      ن
                                                                               ة
                                                                 اةم
                           ﴾١﴿ري ي دةق  ءيش   ف ۛ  ح    ل ك ىلةع    ة ح لا نا  ءاا ي ن ن       ۛشةي  قلةخلا    ي ف  ديزةي ةعاب رةو  ۛ ثل ثةو ىننفثةم  gönderecek kuvvet
          35-FATIR SÜRESİ                              ۜ                   ي  ۜ                   yoktur. O, öyle azîz ve
          Mekkede indirilmiş olup 45                                                                 hakîmdir (mutlak
          âyettir. Allah Teâlanın                                                                 galiptir, tam hüküm ve
          yaratıcılığını bildiren ve ilk                                                             hikmet sahibidir).
          âyette geçen Fâtır isminden
                                        ف
                                                       ة ة
                            ة
          dolayı bu isimle   لسر م  ة لةف ۙ كسفم     ي ـ    اةمةو    اةهل كسم م   ف  ة لةف  ةةمفحةر    فن م ساحنل ل  ن ة      ح لا حةتفةي   ف  اةم  {KM, Eyub 12,14;
          adlandırılmıştır.     ف                 ۛ                                                    İşaya 22,22}
               Bu sûrede Allah’ın
          varlığına, birliğine, hikmet                                                                 Fatır /3 – Ey
          ve kudretine delalet eden   م                                                              insanlar! Allah’ın
          çeşitli deliller gözler önüne
          serilir. Allah’ın yarattığı    ة         ا   ل         ف       ف                   ة   üzerinizdeki nimetlerini

                                                                     ي
          tabiatı iyi inceleyenlerin   اور    ك ـــ  فذا    ساحن ـ لااةه ـــ حي ا ا ةي ـ ﴾٢﴿ ييكـ  م  ـ ةح ـ  لازيز ـ ةعلاةو   هةو  ـ  ةب ن  ل ــ  م  ه ــ ف ـ فع ـــ يه د  hatırlayın: Düşünün:
          O’nu lâyıkıyla tanıyıp tazim                                         ۜ                   göklerden ve yerden
          edecekleri, bir sonuç halinde                                                              sizi rızıklandıran
          bildirilir (âyet: 28). Şirk                                                               Allah’tan başka bir
          çürütülür. Bu gerçekler, bazı   م                               م
          meseller aracılığı ile de               ن                  ف         ة    ن                 yaratıcı mı var?


                                           ف
          müşahhas hale getirilir.    م ــــ ةن فم ك ـــ  ق زر ـــــــــ ةي    ح لا  رفيةغ ق لاةخ فن م لةه فم ك  ةع  ــ فـيل    ح لا   ۛ تةمفع ن
          Vahye kulak verip âhirete                                     ۜ                            Ondan başka tanrı
          hazırlananları bekleyen                                                                yoktur. Böyle iken nasıl
          mutluluk ile kâfirleri
          bekleyen kötü âkıbet      م                                                               oluyor da (imandan
          hatırlatılır. İnsanların                            ة        ا                                   inkâra)
                                 ة
                                                                              ة ف
                                                                    ن ي ة
                                                              ح ي
                                                                                      ا
          çoğunun nankörlüğüne   ﴾٣﴿ نو  ــــ ك ـ  ةف فؤ ـــــ  ت  ىحن ة ن  ـــــ  ه لا  ةه ـــــ لا ل   ضفرلاةو   ءام ــــــ ة  ة ح سلا  çevriliyorsunuz?
          rağmen Allah’ın onlara                        ةو ةف ـــــ ا       ۜ
          mühlet verdiği hatırlatılarak
          onlar, bu fırsat
          değerlendirmeye çağırılır.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          433
   432   433   434   435   436   437   438   439   440   441   442