Page 441 - e mushaf TR pdf
P. 441

437
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Fatır /31 – İlahi                                                                       Fatır /37 – Onlar
          kitaplar içinde sana   35-Fatır Süresi       /        Yaprak 09A  Cüz 22  Süre 35  Sayfa 437  orada imdad istemek
          vahyettiğimiz bu kitap     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  için şöyle feryad
          da, daha önceki                                                                                 ederler:
          kitapları tasdik eden ve                                                                “Ey Ulu Rabbimiz! Ne
                                                        ِ
          gerçeğin ta kendisi olan  437   ﴾٣٥﴿         ٍرطاف ةروس          ﴾٣٥﴿                  olur, çıkar bizi buradan,
          bir kitaptır.                                    َ و  َ و                              dünyaya geri gönder de,
                                                                                                         daha önce
                                                                                                 yaptıklarımızdan başka,
             Allah kullarının
          bütün yaptıklarından                                                                     güzel ve makbul işler
          haberdar olup onları   ى                ف             ف              ا ي ة ة  ل  ة ح ي         yapalım!”
                                                            ة
                                                                                         ي

          görmektedir.     اةم لاق  د  ۛ ص ـــ ح  ـــــ  م  ق  لاةو ــ ةح ـــ ح  ــــ  ه بات      م ـ ةن لا ـ  ك ــ    ك  ـ في ــ اةن   ا   ل ـ في ــ  ةحفوا ي ذ لاةو  Allah onlara şöyle
                                                                                                    buyurur: “Biz, size,
             Fatır /32 – Sonra
          Biz, kitabı seçtiğimiz                                                                   düşünüp ibret alacak,
          kullarımıza miras      ل ة                        ة            ن  ة ح ي                     gerçeği görecek

          verdik.            ــ اةن  فثةرفوا حم   ث ــ ﴾٣١﴿ ـيــر    ي    ل  ه   ب  ـــ  ع ــ  داةب ي ــ ةخ ــ يب ــ ي ــ ةب ر ـ ص  ة ح لا  نا   ه  في د  ةي  ن  ةب ـ في ـــ ة ـــ ة ــــ  kimsenin düşüneceği
                                                                               ۜ
                                                                                                      kadar bir ömür
                                                                                                       vermedik mi?
             Onlardan kimi
          nefsine zulmeder. Kimi                                                  ة                      Hem size
                                   ل ـ ف
          mûtedildir, orta yolu   يهسفةن ــ  م  ة ظ م   اةن ةف ـ  م ـ فن ـ  ه ــ ف ـ  لا  ة    ف صا ـ ط ـ ةف ـ في ـــ اةن    م ــ فن  ع ـ  داةب  ةنيذ ــ ي  ح لا  ۛ باةت  لا ــ  ك ـــ  ف  peygamber de gelip
          tutar. Kimi de Allah’ın   ۛ                ۛ                                                    uyardı.
          izniyle hayırlarda öne
          geçer. İşte büyük lütuf
          budur.                                                                                       Öyleyse tadın
                            ن
                                                                                                   azabı! Zalimlerin hiç
                           ۜ  ح لا فذ  ن    ـــ  ا     ب    تار  ف   ب  ق ــــ   ـ لا ــ ةخ ــ في ــــ   باۛس  م  ــ فن ـــ  ه ــ ف   مةو  ۛ      م  م  ةو    م ـ فن ـ  ه ـ ف ـ فق ـــ ةت ـــ ص ـ  د  bir yardımcısı yoktur!”
                                          ة
             Fatır /33 –
          (Onların mükâfatları)                                                                    [40,11-12] [43,77-78;
                                                                                                      17,15; 67,8-9]
          Adn cennetleridir.
          Oraya girerler, orada   ة
                                                                                          ة
                                                          ة
          altın bilezikler, incilerle  ح ة  ــ ةح ــ ل ـ نفو   ي اةه      خد    ةي  ن ـ ف ــ ةنول ـ  فدةع    تاحنةج ﴾٣٢﴿ بـري    لا ـ  لض  ف  ــ لاةو ـ ةف ــ ف   ه ك ل  Tecrübe ve
                                                                              ف ةك ـ ي
          süslenirler, elbiseleri de                               ۜ                         نذ    imtihan zamanı olan bu
          ipektendir.                                                                              süreyi yaşayan kimse
                                                                                                      için, Yaratanını
                                                                                                   bilmemekte bir özür
             Fatır /34 – Şöyle

          derler: Hamdolsun    ي    ةح ــ ير ــ ر  ـــ ةب ـ  سا ــ  ه ــ فم   يف ـ ي ــ اةه   لةو الىؤ         لةو ـــ لفؤ ـــ  ب    ةه ـــ  ةذ ن ـــ ف   م ةروا  ۛسا  ـ  ل  يف ـ ي ــ  اةه  م ــ فن  kalmamıştır. Bu süre

                                                                                                      hakkında çeşitli
          bizden her türlü                            ۛ                                            rivayetler vardır. Bir
          endişeyi gideren                                                                       hadis-i şerif bunu altmış
          Allah’a. Gerçekten
          Rabbimiz gafurdur,      ة                                 ة                               yaş olarak belirler:
                                                                       ن ح ي
                                                                                ف
                                                               ل
                                     ة ح ي
          şekûrdur (çok        ة حبةر ـــ ةنـ ـ ا   نا  ۜنز  ـــــ ةح ــــ  ة ف  ـــــ حن ـ لاا  ةع  ۛ ب ــــــ ةه فذا ي ي   ل  ـ ةح ـ فم ـ   د ح   لا  ذ  لا اول  ﴾٣٣﴿  “Kıyamet günü “altmış
          affedicidir, kullarının      ة                                               ةقةو ـ ا    yaş yaşayanlar nerede?”
          mükâfatlarını fazlasıyla                                                                 diye nida edilir. Zira
          verir). {KM, Vahiy                                                                         Allah Teâlanın bu
          7,17; 21,4}                                        ة         ة         م                âyetindeki “ömür” den
                                                                                                    kasdedilen müddet
                                                                 ل ح
                                  ةف ن ـــ ف ــ ف ض ــ  ل ــ يه   م   ة ــــ ةماق  ــ  م ــــ ة  ف لاةراةد   ــ ل ـــ اةن    ةحا ي ي  ح ل ي  لا ذ ﴾٣٤﴿ ك    ۛش ـ  ة ل ـ ةغ ـ  ف ـ  رو  budur”
                                                                              ر
                                                                               و
                                                                                ـ ۙ
             Fatır /35 – Çünkü   ۛ
          O, lütfu ile bizi devamlı
          kalınacak olan yerde                                                                         Bir hadiste de:
          yerleştirdi. Burada artık  ة                                                           “Allah bir insana altmış
                                                                 ة
          bize ne yorgunluk   ةنيذ  ح لاةو ــ ي  ﴾٣٥﴿   بو        ـ ةم ــ ح س ــ اةن يف  ــ ي ـ اةه ل ــ  غ ـ  ةيلةو ب     ةي ل ـ ةم ـ ح س ـــ  اةن يف ـ ي ــ  اةه ةن ـ ۛ ص ـــ    ة  sene ömür verince, artık
          olacak, ne de usanç                                                                      bu hususta o kulunun
          gelecek.                                                                                mazeret ileri sürmesine
                                                                                                  imkân bırakmamıştır”
             Fatır /36 –                                                                  ف              buyurulur.
                               ة
                                    ة
                                                                 ة
                                                    ة
          Kâfirlere ise cehennem     فحفةخ يلةواو تو مةي ـ ةف  فمهفيلةع ىض  ـ فق ــ ن   يل  ةم ة  ــ ةه ــ حن ـ  ةج را  ـــ  ه ـ ةن فم ـ  ة لاورةف ك


          ateşi var. Ne ölüm                                       ۛ                                  Bu hadis çokça
          hükmü verilir ki                                                                            vaki bir durumu
          ölsünler, ne de ateşin                                                                  bildirmek içindir. Daha
                                                                                                     az görülen başka
          azabı hafifletilir.                ف  ة                    ف                              durumlar da vardır.
                                                                             ة
                             ــــ فم   هةو ﴾٣٦﴿  فــرو  ك ــ  ح  ــ  ل   ك يز  ـــ فج ــــ  ةن ك  ن ة  ك ـ  لذ ـ   اةه ــــ  باذ  ةع  ــ     ةع ـ فن ـ  ه ـــ فم  م ـــ فن  Başka yaş bildiren
                                                       ي

             Biz işte Allah’ı ve       ۛ                               ۜ                           rivayetler var ise de,
          nimetlerini inkâr eden                                                                       Allah’u Âlem:
          her nankörü böyle                                                                        “Büluğdan sonra her
          cezalandırırız. [20,74;   ة                                                             ölen hakkında, bu süre
                                                                       ا ة ل
                                    ح
                                           ى
          43,74-77; 17,97; 78,30]  ة   ك ــ احن ي ي ذلار  ـ في ــ  ةغ اح    ۛص ـ  لا ــ  ف  ـ اةن   ةن ـ فع ــ ةم ـ ل       فخا ـ فجر  اةنحبةر  ۛ    ة  ـ نو يف ـ ي ـ اةه     ة  ةي ـ ف ص ـ ط ـ  خر  gerçekleşmiş demektir.”
                                      ة
                                                                                                        Altmış, Hz.
                                                                                                  Peygamberden rivayet
                              م                                     م                              edildiği üzere en üst
                                                                                                    sınır demektir. Yani
                                                                                 لةوا  ۜل
                              ك ــ  م ءا ـ ا ةجةور  ة ة  ةم  ـ ةت فن ـ ذ   حك ـــ       ة ة    ةي ـ ةت ـ ذ حك ــ ر    هييف  اةم فم ك ف   ن م ــ ف ـ ةع ـ  حم ـ ر  ة ل    ةن ــ فع ـ ةم ــ  bundan sonra kâfirliğe
                                 ة
                                       ة
                                                                                                   hiç mazeret kalmıyor
                                                                                                         demektir.
                                                                 ة
                                                                 ح
                            ن  نا   ة ح لا  ة ح ي ﴾٣٧﴿ ـــيــر  ي  ةن ن ــــ ف ـــ ص   م  ن  ــ ي م ــ ي ـ ة   ل اظ   ل ام ـــ ة ـ ل ـــ  ةف او     قو ـ     ــ ذ  ةف  ر  ة  لا ـ حن ـ ي ي ذ ــ  Fatır /38 – Allah
                                                                                                     göklerin ve yerin

                                        ۟                                             ۜ            insanların kalplerinde
                                                                                                     gayblarını bilir. O
                                                                                                   olanları da tamamen
                                                                                                            bilir.
                                             ة
                                                                ة ف

                           ﴾٣٨﴿ رو د ح صلا    تاذ ب  م  ـ ةع  ه ـ ييل ـ  ة ي حنا ضفرلاةو     تاةوم ـ ن  ة ح سلا ب  ـ في ـ  ةغ  م  ةع ـ  لا ــ



                                                            ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          437
   436   437   438   439   440   441   442   443   444   445   446