Page 442 - e mushaf TR pdf
P. 442

438
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Fatır /39 – Sizi                                                                       Fatır /43 – Sebebi
          dünyada halifeler, yani   35-Fatır Süresi       /        Yaprak 09B  Cüz 22  Süre 35  Sayfa 438  ise: dünyada sırf
          yöneticiler yapan          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  böbürlenip büyüklük
          O’dur.                                                                                         taslamak
                                                        ِ
             Kim inkâr ederse             ﴾٣٥﴿         ٍرطاف ةروس          ﴾٣٥﴿          438         ve bir de kötü bir
                                                           َ و
          onun küfrü kendi                                    َ و                                      tuzak kurmak
          aleyhinedir.                                                                                  istekleriydi.
             Kâfirlerin inkârı,                                                                        Halbuki kötü
                                                                                         ة
                                                                         ا
                                                                                 ة
                                                                                         ح
                                  ة
                                            ة
                                                              ة ف
          Rab’leri nezdinde    ديز ـ ةيلةو  هرفف ك  هفيلةعةف رفةك   ة  فنةمةف  ضفرلا    ي ف  ۛ ف ئلةخ   ة  فم كلةعةج يذلا   ي  ةو ه  tuzak, sadece
          kendilerine gazaptan   ي  ۜ            ة        ۜ                                        hazırlayanın ayağına
          başka bir şey artırmaz.                                                                   dolanır, sadece onu
                                                                                                       perişan eder.
             Kâfirlerin inkârı                               ة                  م
                                                                                            ف
                                                    ة ى
                                                             ح ي
                                 فم ه
          onların sadece       رف ـك ف ةنير فاةك ف    لا ـ   ديز ـ ةيلةو ۛاتفقةملا  فمه حبةر  ةدفن ع فم هرفف ك  ةنير فاةكلا  Onlar daha

                                       ي

                                                 ي
                                                                                        ي
          zararlarını fazlalaştırır.                                                              öncekilerin uğradıkları
          [35,39; 6,165]                                                                          fecî âkıbetten başka bir
                                                                                                    şey mi bekliyorlar?
             Mekke’de bu sûrenin                         ة                                  ة
                                                                ا
                                              ة
                                                         ح
                                                                             ف ل ل
                                                                                            ح ي
                                               فن م
          nazil olduğu zaman   يينو را   ن ل    ۜ  ح لا     نو د  نو عدةت   ف  ةنيذلا   ي   م كءاةكرش      فم تفياةرا ل ق﴾٣٩﴿ى اراۛسةخ لا  Sen Allah’ın
          düşünülürse âyetin bir                              ة ة
          mûcize ihtiva ettiği                                                                   nizamında hiçbir tebdil,
          anlaşılır. Zira âyet ümmet-i                                                                hiçbir değişiklik
          Muhammedin dünyevi                                                                        bulamazsın! [13,11;
          hakimiyetini bildirmektedir.                                                                 17,77; 48,23]
                                                                                      ة

                                                                           ة ف
                                     ن ل
                               ه ــ فم اةن  ــ في ـ  ةتا فما     تاةو  ـ ن م ـ  ة    ح سلا ي ف كر ش م  ل ة    فما   ل ـ  ه ـ ف ـ  ضفرلا   ةن م او قل ـ ةخاةذاةم
                                                               ف

             Fatır /40 – De ki:           ۛ                                                             Fatır /44 –
          Baksanıza, Allah’tan                                                                   Dünyada hiç dolaşıp da,
          başka yalvardığınız şu                                                                    kendilerinden önce
          şeriklerinize!                            ة                                              yaşamış ümmetlerin
                                                                                 ن
                                             ة
                                                    ح
                                                                                         ى
                           ى اضفعةب  ه فم ـ  ـ فع ـ   ض ـ  ةب نو  ـ  م ـ   لاظلا  لةب   هفن م ت    ةب ـ  حي ـ ةن ـ    ىلةع فم هةف اباةت ك  âkıbetlerinin nasıl
                                                                 ف ف ي
          Gösterin bakalım bana:                                  نا ةي ـ  ع ـ  د    ۛ             olduğuna bakmadılar
          Dünyanın nerelerini                                                                               mı?
          yaratmışlar?
                                                                                            ة
                                                                      ة
                             ة
                                         ة ف

                                                                   ن
                                                     ة
                                  ف ل
                                                                               ى
                                                                                                     Onlar, bunlardan
                                                                                            ح ي
                                                                      ح ي
                           لوزةت

          Yoksa göklerin   ۛ       نا  ۛ ضفرلاةو      تاةو ن مسلا   ح  كسفم ي  ة ح لا  نا ﴾٤٠﴿ ارور ــــــــــــ  غ  لا  daha güçlü idiler.

          yaratılmasında mı
          Allah’a ortaklıkları var?
                                                                      ف                             Ne göklerde ve ne
                                                                                                      de yerde Allah’ı
                                   ة
                                                                              ف ل
                                    ا
          Yoksa Biz onlara bir   ى امييلةح ةك  ه ــــ ة ي   ل    ةحا ــ  م  د ـ ةب فن ـ فع ـ ي     م ام  ك ـ  ه ـ ة ـ فن    فما ـ ۛس  نا اةت ــ ة ي ا  لاةز ن  ة لةو ـــ  ئ ــ ف  engelleyecek bir şey
                                          حنا هد
                                     ـ
                                   ن
          kitap verdik de onlar             ۜ                                                             yoktur.
          onun aydınlığında mı
          bulunuyorlar?                                                                              Çünkü O alîmdir,
                                                                                                     kadirdir (her şeyi
          Sözün doğrusu şu ki:          ا       ة          ل        ن           ل فق ـ ۛس ــ  ى    hakkıyla bilir ve her
                                      ة ف ـ ي ي ذ ــ ر
          Zalimler birbirlerine      ةن م ــ  هءاةج ن     فيا د  ةج  ـ فه ـ ة ـ ةم ـ  نا ــ ه ـ ل فم ــ  ئ ــ ف    ح لا ب  او م    اةو﴾٤١﴿ ارو فةغ  şeye gücü yeter).
          sadece yalan, dolan ve
          aldanma vaad ederler.
                                                                                         م
                                                  ا ة ة
                                                              ف
             Fatır /41 – Gerçek   ه ـ فم   ةداةزاةم ري ي ذ ـ ةن فم هءاةجاحملةف م ـ ةملا ىد  ي    فحا ـ ة  ـ فن   م ىد     فها ــ  ة ل ن  ة ل ـ ةي ـ ك ــ  نو ــ حن
          şu ki: Gökleri ve yeri                ة        ۛ
          yok olmaktan koruyan,
          Yüce Allah’tır.
          Şayet onlar yıkılacak                   ذ                      ذ
                                   ة
                                                             ة ف
                                                                                    ى
                                                                               ي
          olursa onları Allah’tan    قي ي حةي لةو ۜ ي  ة  ضفرلا     ف  ــ ي  ى اراةب  ـ ك ـ   ت ف سا﴾٤٢﴿ ـارو  لا  ن ـ  ف  ة ح ي
          başka kimse tutamaz.                  ة    ةمةو  ـ ك ــ لار ـ ح س ــــ  حي ـ ـ        ۙ
          Doğrusu O halîmdir,
          gafûrdur
          (müsamahalıdır,       ة ة ف   ة     ة ح ي ة       ف          ة  ة ح ي  ة          ف
          cezalandırmada aceleci  ةني ـ يلحولا ـــ ۛ ت  ــ حن   س لا نور  ــ فن ـــ ظ ـ  ةي ل  ةف  ه  ــ فها ـ  ل ــ ي ـ ةه ــ   بلا     ـ  حي ـ ئ  ح سلا     لا ــ ةم ـ فك ــ  ر

                            ۛ
          değildir, çok                                           ۜ
          affedicidir). [22,65;
          30,25; 35,1]
                                                                   ن
                                     ن
                           ىليوفحةت   ح لا  ة     س ل ـ حن ـ   ت  ـ فن ةت ـ ةد ج  ة لةو  ىليد   لا  ت  ة   ل  د  ةت ن  ة  ةف ـ ل ــ ف ــ  ج ــــ ة ــ  س ــ حن ــــ   ح فبةت  ـ ي
             Fatır /42 –       ي                          ۛ
          Kendilerini uyaracak
          bir peygamber geldiği
          takdirde,             ة                 ف
                                         ة
                                ح
                                                                    ة ف
                                                                                      لةوا ـ ةي فم ـ يس ـ

          ümmetler içinde,   ةنيذلا   ي   ةةب قا ـ ةع نا    ةك ـ    ك ـ في ـ ۛ ف        ـ ةي ـ فن ـ ظ ـ اور  ةف ضفرلا ي ف اور  ي    ة ل  ﴾٤٣﴿

          hidâyette en ileri
          derecede yer
          alacaklarına dair var
          güçleri ile yemin ettiler.                              ة
                            هز جفعي ل   ح لا   ة ن  ـــ نا  ة   ق م       ۛش ـــ  حد  م ــ فن ـــ  ه ـــ ف ــــ حو    ىة   ةمةو ـ ةك ا  ا ل  ــ  نا ـ ا او  ةكةو  م         م ـــ فن ةق ـ فب ـ  ل ـ ه ـــ ف

                             ة
          Ama kendilerine bir                     ۜ
          peygamber gelip
          uyarınca bu onların
          sadece nefretlerini
                                                          ة ف
                                              ة
                                                                            ة
                                ى
                                                   ة ي
                                                                       لةو
          artırdı. [6,156]   ﴾٤٤﴿اري ي د    ى ةق ـ  امييل ـ ةع ناةك هحنا  ضفرلا ي ف  ة      تاةو ن مسلا ي ف  ء ف يۛش    م ــ فن

                                                                                 ح

                                                      ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          438
   437   438   439   440   441   442   443   444   445   446   447