Page 435 - e mushaf TR pdf
P. 435

431
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Sebe /32 – Öte                                                                            Sebe /35 – Ve
          yandan dünyada iken   34-Sebe Süresi       /        Yaprak 06A  Cüz 22  Süre 34  Sayfa 431  ilave ettiler: “Bizim
          kibirlenenler o zebûn      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  malımız da, evladımız
          edilenlere, ezilenlere:                                                                   da sizinkinden daha
                                                                                                     fazla, sizden daha
             “Size hidâyet   431          ﴾٣٤﴿         ٍ أبس ةروس          ﴾٣٤﴿                          güçlüyüz.
                                                            و
          geldikten sonra, biz mi                       َ َ َ و
          sizi ondan                                                                                   Biz öyle iddia
          uzaklaştırdık.                                                                            ettiğiniz gibi azaba
                             م                                                                      falan da uğrayacak
                                                                                        ة
                                                  ا
                                                                                           ة ح
                                               ل
             Bilakis, siz zaten   فم ك اةنفدد    ۛص ـ ة   نفح  ا ةن ــ او ف ع  ـــــ ف ض ـــ   ت ف سا ةنيذ  ة ح   لاور  ـ ةت ـ ةبفك ــ  ف سا ةني ي ذلا  لاةق  değiliz!” [26,111;
          suçlu kimselerdiniz!”                                       ـ ل ــ ي                   11,27; 6,53-133; 23-55-
                                                                                                   56; 9,55; 7,4; 11-17]
          [7,38-39; 14,21; 40,47-
          48]                                               م
                                ة                                  م                                 Sebe /36 – De ki:
                                                               ف
                                                                                        ف
                                                                         ا ي
                                                                                                     “Rabbim dilediği
             Sebe /33 –     ةنيذ لا ـ ي  ة ح  ةقةو ـ  لا  ﴾٣٢﴿ ةني ي مرفج      تفن ـ  فم  م ـ    ك لةب فم ك ءاةجفذا ةدفعةب ىند هلا نةع
                                                                       ة
                                                                                                     kimsenin rızkını,
          Ezilenler de kibirlilere:                                                                 nasibini bollaştırır,
             “Hayır! İşiniz                             ذ           ذ
                                                                                                         dilediğinin
          gücünüz, gece gündüz     ف                ة ح      ف                 ة ح                     nasibini kısar.
                            ا
                                      ي
                                                              ة



          dolap!           اةنـةنور مأةت فذا راةه  ة  ـ حن ــ  لاةو ل  لار ـ في ـ     ك ةم لب اورةب  ـ ك ةت ف سا ةنيذل ـ ي   ل او ف ع ف ض ت ف سا

                                                                                                      Ama insanların
             Siz daima Allah’a
          nankörlük etmemizi,                                                         ذ             ekserisi bu gerçeği
                                                                                                        bilmezler.”
                                                                                            ف ل
                                                                               ن
                               ل ــ احم ـــ
                               ة ة ةة  ةماد  ة  ــ حن ــ ة  لا او ر ــــ ۛس اةو    ى ل  اداد ـــــ ة ۜ   فنا  ه  ة ة ل ا    ةنةو ـ فج ــ ةع ـ  ل ل  ــ    ح لا ب  ر ف ك ـ ةن نا
             Ona birtakım                     ح                                    ة                 Sebe /37 – Bizim
          şerikler uydurmamızı                                                                    nezdimizde size değer
          bizden isterdiniz”                                                                        kazandıran şey, ne
          derler.                ف         ة ح      ل     ة      ة ف   ف           ة   ف    ل       mallarınızın, ne de
                                       ـ ة
                                     ن


                                                                                                          değildir.
             Ve böyle      ۜ اورةف ك ي ي ذ ــ لا قاةن ــــ فعا  يياف  لل ــــ ة  فغلا   ــ ةع ــ ةنل ـ ا  ةجةو    ۜ   ۛ باذ  ــ ةع ـ  لا ا واةر  evlatlarınızın çokluğu
          atışırlarken hepsi, azabı
          gördükleri o esnada,                                                                        Şu var ki, iman
          pişmanlıklarını içlerine                                            ة                    edip güzel ve makbul
                                                        ة
                                                                                          ف
                                             ل ا
                                                                                ة ح ي
          atarlar...            ـ ةير ـــ  ة  ةق يف اةن  ف  ۛسفرااةمةو ﴾٣٣﴿نول  ــ فع ــــ ةم ــ  ةي او  ــ  نا ــ  ةك اةم لا  نفوز  ــ فج ـ   ي ل  ةه ــ
                               ف         ـ ل ــ ي                                  ة                  işler yapanlara
             O inkârcıların                                                                          bu gayretlerinden
          boyunlarına ateşten      ف                                                               ötürü kat kat mükâfat
          demir halkalar takarız.   ة         ف                          ة    ة                     verilecek  ve onlar
                                                     ا
                                                           حنا اةهو
                           نور     ك ـ  فا ـ   ب م  ــ ل ـ  ت ــــ ف ــــ يه  سفرا ام  ـ  ب ا ـــ ة  ة ي ا  ة  ـ فت ــ  فر ـ   م  لا  لا     يذ ـــــ ي ــ  ر  ةن ن   م ــــ ف  cennetin yüksek
                                                                               ح ي ةق  ـ


                                                             ۙ
             Bu, yaptıklarının                                                                     köşklerinde güven ve
          adil bir karşılığı değil                                                                      huzur içinde
          midir?                     ة                                   ذ                         olacaklardır. [17,21]
                                                       ى ة ل ى

                           ﴾٣٥﴿ ــ ةني  ح           ـ ا   ةن ـ فح ـ  ن    ب ـ  م ـ ةع ــ يبذ  ةمةو ۙادلفواةولاةو  ل     ك ـ ةث ـ فمار ـ  ل  ــ فح ـ ا  ن  ةن اولاةقةو ﴾٣٤﴿
             Sebe /34 –                                                                                  Sebe /38 –
          Uyarmak üzere                                                                             Âyetlerimize karşı
          Peygamber                                                                                     koymak için
          gönderdiğimiz hiçbir   ذ                                                                 Peygamberlerimizle
          belde yoktur ki       ل ة     ن                                          ة ح ي ف           mücadele edenler
                                ا ك ك
                                                                            ة
                           رةث ح ن  ن  ـــ لةو  رد  ةيةو  ــ فق ـ    ءاا  ـ ۛش ةي فنةم ل ةقفزرلا ط سفبي   يحبةر ـ ي   نا  ل ـــــــــــ  ق

                            ة
                                                                    ح
             onların ileri gelen,                                                                   ve elimizden kaçıp
          varlıklı ve şımarık                                                                         kurtulacaklarını
          olanları:                 م                م                                             zannedenler ise zorla
                               ة ح  ك    د لفوا لةو فم ك   لا ةو ـ  ــــ فما اةمةو ﴾٣٦﴿ و من  ة  ـ فع ـ ل ــ  ةيل ساحنلا  getirilip azabın içine
                                                ا
                                                                           ة
                                           ة ل ة
                                                                                      ة
                                                                                           ة
                                                               ل ا
             “Biz sizinle         ب فم ـ لا ـ ييت                          ۛ                           atılacaklardır.
          gönderilen şeyleri
          reddediyoruz, bunu                                                                         Sebe /39 – De ki:
          böyle bilesiniz!” demiş   ا                              ة   ا             م               “Rabbim dilediği
                                                  ة
                                                                   ح
                              ة ة ن   ى
                                                             ن
                                                                                                     kimsenin rızkını,
          olmasınlar.       فم هل ك ئللواةف  اح ــ  لاۛص ل ــ  مةعةو ن ـ ة  ةما فنةملا   ىف ـ ف ن ي  ل ز اةند ـ ة  فن ع فم ك  برق  ت ـ ة ـ  nasibini bollaştırır,
                                                                                           ح
                                                                                                  dilediğinin nasibini de
                                                                                                           kısar.
                                 ة ح  ةو لا ـ ي ي ذ ـ ةن  ﴾٣٧﴿نو ن ما    تاةفر غ  ف    لا ــ  ي ف فم هةو اولمةع      اةم ب    ففعضلا   ح  ءاازةج  Siz hayır yolunda

                                          ة
                                               ن
                                                                                          ة


                                                                                                 her ne harcarsanız Allah
                                                                                                  onun yerini doldurur.
                                 ة
                                                                                      ة
                                                                  ن ة
                           ﴾٣٨﴿ نور ۛ ض   ـ فح ـ   م باذةع  ف ة    لا ـ  ي ف  ا     ئل ـ  ك  لوا ةنيز جاةع م اةن تاةيا ن    يياف نفوةع ف سةي  O rızık verenlerin
                                                                                                      en hayırlısıdır.”
                                                                     ي


                                                                                    ة
                             ة      ةيةو ــ فق ــ  د    ر   ل ـ  ه   ع ن  ـش ا ء  م  ـ ف ـ اةب    د   يه  ةي فنةم ل ةقفزرلا ط ــ  ةي  ــ  سفب  ييحبةر  نا ل ــــــــــ  ق
                                                                                    ح ي ف

                           ۜ                          ـ             ح
                                                                                         ل ا
                           ﴾٣٩﴿ ةنييق زاةرلا رـفيـةخ ةوــ هةو   ۛ   هـ فـ لـفخـي ةوـ هـةف  ء ف يـۛش فنـ م  فمـتـفقـةفـفنا اةمةو


                                       ح
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          431
   430   431   432   433   434   435   436   437   438   439   440