Page 432 - e mushaf TR pdf
P. 432
428
Sebe /8 – Yalan Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Davud (a.s.)’ın
uydurup onu Allah’a mı dağları konuşturmasında
mal ediyor; yoksa 34-Sebe Süresi / Yaprak 04B Cüz 22 Süre 34 Sayfa 428 gramafon, plak, teyp
kendisinde delilik mi Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 tekniğine; demirin
var, bir türlü yumuşatılması ve erimiş
bakırın sel gibi
anlayamadık.” akıtılmasında, madenlerin
Hayır, öyle değil, âhirete ﴾٣٤﴿ ٍ أبس ةروس ﴾٣٤﴿ 428 işletilip sanayii
و
inanmayanlar azap َ َ َ و geliştirmeye; Süleyman
içinde ve derin bir (a.s.)’ın bir günde iki aylık
sapıklık içindedirler. mesafeyi havaya binerek
Sebe /9 – Onlar gökte ف kat etmesinde uçak
ve yerde önlerinde ne ة teknolojisine, Mûsa (a.s.)’ın
ة
ة
ة
ل ى
var, arkalarında ne var نو ن ي ــ م فؤ ـ ل ن ـــ ي ي ذ ـــ ة ح لا ل ةب ۜ ـــ ة ــــ حن ـــ ة ج ه ـــ ي ب فما ا ن ح لا ك ــ ب ذ ـ ىل ةع ـــ ىر ل فف ــ ةت ــ değneği ile taştan, topraktan
ن
su çıkarmasında artezyene,
bakmadılar mı? Eğer ا İbrâhim (a.s.)’i, ateşin
dilersek onları yerin yakmamasında ateşe
dibine geçiririz, yahut dayanıklı maddelerden
üzerlerine gökten elbise yapmaya, Îsâ (a.s.)’ın
parçalar düşürürüz. ن ي ةفا ــ ل ـ ةي فم ـ ل ة ف ة ة ة ف ن ف felçlileri hatta ölmüşleri
ة
ة
ة
Elbette bunda Rabbine ةنفيب اةم ىلا افور ﴾٨﴿ دي ي عةب لا لل ـ ـ ح ضلاةو باذةعلا ي ف ةر خلا ب tedavi edip diriltmesinde
tıbbi tedavinin en ileri
yönelen her kul için noktalarına; Süleyman
ibret vardır. [51,47-48; (a.s.)’ın ilimde ileri gitmiş
36,81; 40,57] vezirinin, iki bin km. lik
Sebe /10- Sebe /11 – ف ة ف ف uzaklıktan Belkıs’ın tahtını
ف ي
Biz Davud’a ف فسفخ ةن ـ أۛش ـ ةن نا ضفرلاةو ءام ة ا ـ ح س ــ ة لا ةنم م ـ ل ــ ةف ـ ه ـ ف ةخ اةمةو م فيا ــ ي د ي ـ ه ــ ف ل getirmesinde televizyona
tarafımızdan bir imtiyaz ۜ hatta daha ileri seviyelere
verdik: “Ey dağlar! Ey teşvik sezilmektedir.
kuşlar! Onunla beraber Sebe /12 – Süleyman’ın
tesbih edin, şevke gelip ة emrine de rüzgârı
ة ف
ة ف
ل
ح ي
Allah’ın yüceliğini ة نذ ل ـ ك ي ـ يف نا ء ـــ ةم ا ة ا ح سلا ى نك ــ ۛس ــ اف م ــ ةن فمهفيلةع ط ق ف س نفوا ۛ ضفرلا مه ب verdik. Onun sabah
terennüm edin.” dedik. gidişi bir aylık mesafe,
Ayrıca demiri ona ۜ akşam dönüşü de bir
yumuşattık (demiri aylık mesafe idi.
şekillendirme kudreti Onun istifadesi için,
verdik) “Bütün bedeni ة ن ة ح erimiş bakırı
örtecek uzun zırhlar yap, ىل ــ ف ض ــ ةف احن م ــــ ةدن واةد اةن ــــ في ــــ ةتا د لةو ــ ةق ــ ف ﴾٩﴿ بي م د ـ فب ــ ــ ين ـ ةع ل ى َ ل ةي ــ ل ىة ــ ك ــ kaynağından sel gibi
ۜ
onları dokumada ۟ akıttık. Rabbinin izniyle
intizama dikkat et ve siz cinlerden bir kısmı,
de ey Davud ailesi! onun önünde çalışırlardı.
Hepiniz faydalı ve ة Onlardan kim
ل
ح
ف
ل
ـ ة
د
يب ـ
makbul işler yapınız, ف فعا ــ ةم ـ ل نا ﴾١٠﴿ ي ي د ــ ةح ـ لا ه ل ــ حن ـ لا ــ ل ة ة ة اةو رفيط ـ لاةو ه ـــ ةع ـ ةم ي حو ا لاةب اةي ج ـ emrimizden sapsa, onu
ة
ۙ
çünkü Ben burdan ۛ zelil ve perişan eden bir
yaptıklarınızı azap tattırırdık. [21,81]
görüyorum.” buyurduk. {KM, I Krallar 7. bölüm; II
[21,80] {KM, Mezmurlar 96,11- Tarihler 4,6}
12; 97,5; 114,4} ة Sebe /13 – O cinler ona
ي ى
ةت ـ فع ـ ة
ف
Demir madenini işletmeyi نولم اةم ب ـ ييحنا ۜاح لا ۛص ـ فعا ـ ةم ــ اول ةو در ـ ة ح سلا ف فرح ـ ي ـــ د ةقةو ت ب ــ اةغ اۛس kaleler, heykeller,
eskiden yalnız Hititliler ve havuz büyüklüğünde
Filistinliler biliyor ve çanak ve leğenler, sabit
bunun sırrını saklıyorlardı.
Davud (a.s.) zamanında kazanlar gibi istediği
İsrailoğulları da işletmeye şeyleri yaparlardı. Ey
başlayıp, büyük bir kuvvet اةه حاةوةرةو رفه ـــــ ۛش ا ــ ةهحو د ــــ غ ح يح لا ن ة ــــ س ـ ل ــــ في ـــ ن م ـ ة ـ ي ر ــ ة ل ةو ﴾١١﴿ ـيـر ةب ـ ص Davud hanedanı, şükür
elde ettiler. ي gayreti içinde olun.
Bu âyetten itibaren, Kullarımdan gereği gibi
Cenab-ı Allah, bazı şükredenler çok azdır.
peygamberlere lütfettiği
birtakım mûcizelerden
bahsetmektedir. Kur’ân’ı ةب ـ في ـ ةن ل ف م ـ ةن لا ـ ج ــ حن ةم ــ فن ةي ـ فع ـ ةم ـ ةو ر ف ف لا ن ــ ةع ه ـ في ــ ة ـ ق ـ ط ــ ة ل ف ا لۛس ــ ل اةن ةو ر ۛش ـــ فه ــ Timsal: Canlı veya cansız
Kerim’in âyetlerinin, birden ۛ bir şeyin biçimine benzer
fazla irşad vecihleri ihtiva ۜ yapılan herhangi bir şekile
ettiği, müfessirlerin denir. Onun için Razî bunun
ittifakiyle sabittir. izahında “nakışlar”
Dolayısıyla bu âyetlerin demekle yetinmiştir.
ل
Canlıların tasvirleri
arasında bir de, bilimsel ve ن ه ـــــ ـــ ةنر ـ ن ا ـــ فق ذ فما ن ةع م م ـــ فن ــ ه ـ ف ـــ ف ةي ن ـــ ف ـ فغز ةمةو حبةر ـــ يه فيد ةي ـــــ ة ـــــ ه ب ـ نفذ ا hadislerle yasaklanmış ise
م ــ ف
bildirdikleri çeşitli mânalar
teknolojik gelişmelere ۜ de, bir şeriatte mahzurlu
teşvik işareti sezilmektedir. olan şeyin bir başkasında
Peygamberler mübah bırakılması
hidâyet rehberi olarak mümkündür. Fakat Hz.
ة
ة ة
ة
ة
ةي ــ ۛش
gönderildikleri gibi, onları لييثاةمةتةو ۛ بيراةحةم ـ م ءاا اةم ه ل ـ نول ةي ـ فع ـ ةم ـ ﴾١٢﴿ ري ي ع ح سلا باذةع Süleyman (a.s.) Tevrat
yaptıkları her işte örnek ي فن ahkâmına bağlı idi. Tevratta
almaya çalışıp, ise sûret yapmak
rehberliklerinden yasaklandığından (Çıkış
yararlanmak da müminlere ف 20,4) Hz. Süleyman
düşen bir görevdir. Allah ا (a.s.)’ın yaptırdığı
ة
ى
ن
ي
Teâla Peygamberlere لييلةقةوۜارفك ش ةدنواةد لا اولةمفعا تاةيساةر رو د قةو باةو ف ك ـ لا ـ ةج ـ resimlerin cansızlara aid
mûcize olarak verdiği جةو ـ ناةف manzaralar ve nakışlar
nimetlerle onların ۜ olduğu ihtimali ağır
nübüvvetlerini ispat basmaktadır.
etmenin yanısıra, kâinata Sebe /14 – Süleymanın
koyduğu bilimsel م ölüm fermanını
kanunlardan istifade işinde ة ح ف ة ة ة ة çıkarmamızdan sonra,
de onların örnek لةد ــ ه ـ فم اةم تفو ــ ةم ـ ۛ ــ ل ـ في ـ لا ه ةع اةن ــ ۛ ض ــ في ــ ةق احملةف ﴾١٣﴿ كرو لا ـ حش ـ ة ي داةب م ــ فن ع ـ cinler ve çevresindekiler
alınmalarını, işaret yoluyla onun öldüğünü, ancak
teşvik etmektedir. Hatta dayandığı asasını bir
denebilir ki manevî kemalat ağaç kurdunun yemesi
gibi maddî kemalatı da, م
ح ي ا
beşeriyete ilkin mûcize eli ة ة ة ف ة ف ة ة ن sonucunda, kendisinin
ا
hediye etmiştir. Bu gerçeğe تةنحيةب ــــ ةر ۛ ة اس ـ أ ك ــ ل م ـ فن ــ ۛ ةت ـ ةف ه ـ ل ـ حم ـ ةخا ةت ضفرلا ة ـــ حباةد لا ه ـ تفو ـــ ي ةم ىل ةع ــ yere yıkılmasından
ةت ـ
ح
bir işaret olarak geleneksel sonra anlayabildiler. O,
san’atlar, peygamberlerden yere düşünce cinler
birini san’atlarının piri ve kesin olarak anladılar ki
önderi saymışlardır: ف şayet gaybı bilmiş
(gemiciler Hz. Nuh’u, ف ة ف ة ة ف ة ة ف ل ف olsalardı kendilerini
ي
saatçılar Hz. Yusuf’u, ﴾١٤﴿ نيه ملا باذةعلا ي ف او ث بلاةم ۛ بفيةغلا نو ملفعةي او ناـ ك فوـل نا حن جلا
terziler Hz. İdris’i gibi zelil ve perişan eden
(aleyhimüs selam) angarya işlerde devam
edip gitmezlerdi.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
428

