Page 434 - e mushaf TR pdf
P. 434
430
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Sebe /23 – Allah’ın Sebe /28 – Ey
huzurunda, O’nun izin 34-Sebe Süresi / Yaprak 05B Cüz 22 Süre 34 Sayfa 430 Resûlüm, Biz seni
verdiğinden başkasının Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 bütün insanlığa
şefaatleri fayda vermez. rahmetimizin
müjdecisi, azabımızın
Nihayet o kıyamet saati ﴾٣٤﴿ ٍ أبس ةروس ﴾٣٤﴿ 430 uyarıcısı olarak
و
dehşetinden duydukları َ َ َ و gönderdik,
korku gelince:
lâkin insanların
O dirilenler birbirlerine ekserisi bunu bilmezler.
“Rabbimiz neye ا ة [7,158; 25,1; 6,116;
ة
ل ة
ا
ي ن
ح ي
ــ
hükmetti?” diye ةع ـ فن ةعز ــــ ف اةذا ىحت ةح ه ة ل ن ــ ذا نم ـ ف ة ل لا هدفن ـ ة ع ة ةعاف ـ ة ة ـ حشلا ع ــ ةف ــ فنةتلةو 12,103]
ح
sorarlar. ۜ
Ötekiler: “Hak ve
adalet neyi Bu âyet Hz.
gerektiriyorsa o hükmü م Muhammed (a.s.)’ın
ف
ة
verdi” derler. “O, لا ـ ح ي ل ف ة لا ـ ةح ــ ۛح ق هةو ـ لاةو ــ ةع ــ اولا فم ةق ـ ك حـبةر لاةق اةذا ـ ةماولا ق ـ ل ـ بو ــ ه ـ ةق فم ـ risaletinin belirli bir
ف ةك ـ رييب
yüceler Yücesi, ۜ ۙ millet, dil ve coğrafya
büyükler Büyüğüdür.” ile sınırlı olmayıp
[2,255; 53,26; 21,28] evrensel, yani bütün
م zamanlar ve mekânlar
Sebe /24 – Söyle ة ف ة ف için geçerli olduğunu
ف
onlara: “Göklerden, ـــ ل ق ضفرلاةو تاةو ـــ ن م ـ ح سلا ن ــــ ة م فم ك ــــــ ق زر ـــــ ةي ن ــــــ ف ةم ق ــ ل ﴾٢٣﴿ açıkça gösterir.
yerden sizi ۜ
rızıklandıran kimdir?
(Onların cevaplarını ن ة م ا ب ح ز
ن
ل
حناةو
حيا فوا ا
beklemeden:) م ـ يب ـ ني ل ة ل ـــــــ ۛض ي ــ يف فوا ىد ـــــ ى ه ىل ـــــ ةع ـــ ل فم ك ـ ا ة ي ل ـــ ة ي ۙ ح لا
“Allah’dır” de.
O halde ya biz veya siz,
ikimizden biri doğru ا ﴾٣﴿
ف ة
ة
ة
ة
ل ة
yol üzerinde veya نول ةت ام ــ ح ــ فع ــ ةم ـــ ةع ل ــ ف س ــ ةـ ـ نلةو اةن ة ـ فمر ــ فجا ام ـ ح ةع نو ة ــــ ف س ـ ةـ ـ ل ـ تل ل ق ﴾٢٤﴿
besbelli bir
sapıklıktayız.”
Bu âyet, münazarada insaf
prensibine işaret ف ة ف Sebe /29- Sebe /30
etmektedir. Hakikate sahib ه ــ ةو ةو ۜ قةح ـ ح لا ب اةن ـــ في ـ ةن ـ ــ فف ـ ةت ـ ةب ح ةي حم ث ــــ اةنحبةر ــ في ــ ةن ـــ اةن ةب ع ةي ـــ فج ــ ةم ـــ ل ق ﴾٢٥﴿ – Bir de: “Eğer doğru
olan kimse, başlangıçta söylüyorsanız vaad
bunu iddia etmeyecek,
hakikat karşısında rakibi ile ettiğiniz kıyamet ne
kendisini eşit mesafeye zaman gerçekleşecek?”
yerleştirecektir. Delilini ف ة ا ف ل ة ح ف ل ف ة ف derler.
ة ة
ortaya koyan, netice ــ ل ه ــ ةو ةب ح لةك ءاةكر ش يه ب فم تفقةحلا ةنيذلا ي ـ ة ي نو را ل ق﴾٢٦﴿ مييلةع لا ـ حاحتةفلا
alacaktır. Aksi halde ۜ
tartışma gerçekleşemez. De ki: “Sizinle
öyle bir buluşma
Sebe /25 – De ki: “Siz ة ـ ة ة ح ي ة ف ل ا ف ن ف günümüz var ki
ي
bizim suçlarımızdan سا ل ىة ــ ل ــــــــ حن ــ ـــــــ ـك ــ حفا لا كاةن ــ ل ـــ ۛسفرا اةمةو ﴾٢٧﴿ مييكةح ـ ز لا ـ يزةعلا ح لا
sorguya çekilecek ondan ne bir saat
değilsiniz, ileri geçebilirsiniz ne de
ذ kalabilirsiniz.!” [42,18;
bir saat geri
biz de sizin ة ة ة ة ل ة ك ى ن ى [71,4; 11, 104-105]
yaptıklarınızdan ﴾٢٨﴿ نو مل ةي ــــــ فع ــ ل ساحن ة ك ــ ةث ـــــ ر لا ـ ا حن ن لةو ــــ ار ـــ ي ي ذ ــ ةنةو ار ي ةب ــــ ش ـ ي ـ
sorgulanacak değiliz.”
[10,41; 109,1-5] Sebe /31 –
Kâfirler: “Biz ne bu
م م Kur’ân’a, ne de bundan
ف ة
ف ي
لا اذ
Sebe /26 – De ki: فم ك ل ل ق﴾٢٩﴿ ةنييق داۛص فم ك فن ـ ت ــ نا د ـ فعةو ــ ف ة ـــ نه ىنت ةم ــ ة ةو ةي ــ ق ــ لو ـ نو öncekilere inanırız”
“Rabbimiz kıyamet derler.
günü hepimizi bir araya
toplayacak O zalimleri; sen,
ة
ة
ة
ة
sonra da aramızdaki ۟ن و م ــ ـ د ـ ةت ف س ـ فق ةت لةو ىة ـــ ةع اۛس ه ـ فن ـــ ةع نور ــ خ أ ف ـ ف س ـ ةت ــ ةت ل مفو ــ ةي د اةع ي م ـ ي ــ Rablerinin huzuruna
duruşma için
hükmü verecektir. getirildiklerinde,
birbirlerine laf atarken
O, tam adaletle ف bir görseydin!
hükmeden ve her şeyi ة ة ة ح ة
ن
ف
bilen bir Hâkimdir.” لةو نار لا ــ ة ف ق ـــ ـــــ نه ــ اذ ب ن ــــ ة م فؤ ن ن ــ ف ــــ ل اورةف ك ــ ي ي ذ ـــ ةن لا لاةقةو ﴾٣٠﴿ Zebûn edilen,
[30,14-16] dünyada güçsüz
bırakılanlar o kibirli
Sebe /27 – De ki: olan önderlerine:
“O’na şerik ة ة ة ح ي ا ة ة ح
ن
saydıklarınızı bana ع ــ ةدفن نو ق فو ـ فو ـ ـــ ةم نو ــ م ـ لاظ ـ لا ذا ىر ةت ــ فولةو ه ـ في ــ ةن ةي ـــ فيةد ـ ةب يذ ب ـ لا ـ ي “Ah! Sizin
gösterin bakayım! ۜ yüzünüzden bu hallere
düştük,
Hayır, öyle şey yok! ة
ح
ة
ن ي
ةنيذ لو ق ةي ـ ۛلفو ف لا ــــ ةق ــــ ض ـــ فع ــــ ةب ىلا م ــ ةب ع ــ فع ــ ض ــ ه ــــ ف جر ةي ـــ حبةر ـ فمه siz olmasaydınız
لا ــ ي
ف
Doğrusu şu ki Allah, ۛ biz de iman edecektik!”
azîz ve hakîmdir diyecekler.
(mutlak galip olup tam م ذ
hüküm ve hikmet ا ة
ح
ل ة ة
sahibidir). ﴾٣١﴿ ةنيينـــ مفؤــ م احنـ ك ة ة ل فمـ تـــفنالفول اورةب ك ةـتــ ف سا ةني ي ذـــل ل او فـــ عـ ف ضـ تـ ف سا
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
430

