Page 553 - e mushaf TR pdf
P. 553

549
          Mümtehine /6 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Onlarda sizin için,                                                                           Mümtehine /10 –
          Allah’a ve âhiret   60-Mümtehine Süresi         /             Yaprak 05A  Cüz 28  Süre 60  Sayfa 549  Ey iman edenler!
          gününe kavuşmayı arzu      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Mümin hanımlar size
          edenler için güzel bir                                                                   katılmak üzere hicret
          örnek vardır. Ama kim                                                                         etmiş olarak
                                                     ِ ِ
          de aksine giderse bilsin   549  ﴾٦٠﴿      ةنحتممعلا ةروس         ﴾٦٠﴿                     geldiklerinde onları
                                                               و
          ki Allah ganî ve                            َ َ  ع و  َ و                                 imtihan edin. Gerçi
          hamîddir (hiçbir şeye                                                                  Allah onların imanlarını
          ihtiyacı yoktur, her                                                                   pek iyi bilir. Ama siz de
          türlü hamd ve övgü                                                                          onların mümin
          O’na mahsustur).          ن ف   ف            ة                              ة ة    ة    olduklarını anlarsanız,

                                ة
                                                     ف

          Mümtehine /7 –    فنةمةو رخلا ةمفوةيلاةو     ن    ة ح لا او جرةي ناةك  فنم ل  ةةنۛسةح  ة   ةةوسا   ف  فمهيف   ي  فم كـل    ناةك  فدةقل  artık onları kâfirlere
          Umulur ki Allah sizinle     ۜ                                                             geri göndermeyin.
          düşmanlarınız arasında                                                                     Bundan böyle bu
          bir sevgi ve yakınlık                                                                        hanımlar kâfir
          kurar. Çünkü Allah                                                       ة    ة             kocalarına, kâfir
                                   ة
          herşeye kadirdir. Allah   فم كةـنفيةب لةعفجةي نا   ن ف ل      ح لا ىۛسةع ﴾٦﴿   ۟ديمةح    لا ـ ي    ف  ح ي نةغ ـ ف لاةو ه  ة ح لا  ح ن  ــ  ن ا  ح    ةف ل  ةي ـ ةت ــ ةو  kocaları da bu
          gafurdur, rahîmdir.                                                                         hanımlara helal
          [3,103; 8,63; 60,1; 5,57]                                                                      olmazlar.
          4. âyet, kâfir akrabalarla                                                                 Bununla beraber
          ilişkilerin kesilmesini             ن                  ة                     ة ح         kocalarına da vermiş
                                                            ن ةق
                                                                                            ة
          istemişti. Müminler bunu   ﴾٧﴿ حةر رو فـيـ  م  ي   لا  ۜ    يد ـــــــ ي ـ  ر ةو ح   ةغ ـ   لا ةو ح   ىةحدةوةم   فم هفن م فم تفيةداةع   ةنيذلا   ي  ةنفيبةو  oldukları mehirleri, siz
                                                                ۜ
          uygulamışlardı. Fakat                                                                  iade ediniz. Kendilerine
          bunun onlara zor geldiğini
          Allah Teâla elbette                                                                     mehirlerini vererek bu
          biliyordu. Bundan ötürü,                                                                       kadınlarla
          dürüst ve ihlaslı                ة                       ة     ة ح                 ة       evlenmenizde bir
                                                                               ن
                                                فملةو

          müminlerin akrabaları ile     فن م  فم كو جرفخ ي  نيح     ي دلا ي ف فم كول تاق ي   ة  فمل ةني ي ذلا      نةع   ح لا  ل ةي ـ فن ـ نه ـ  كـي ـ   م  sakınca yoktur. Kâfir
          olan düşmanlıklarının                                                                    kadınları nikâhınızda
          sevgiye dönüşeceğini Allah                                                                 tutmayın. Onlara
          Teâla müjdeledi. Çok
          geçmeden Mekke’nin fethi                                                                  harcadığınız mehri,
          ile bu müjde gerçekleşti.           ف      ة      ة ي   ا                                  varacakları kâfir
                                                                                    ف ل

                                                                               ح


          Mümtehine /8 –   ﴾٨﴿ ةني ي طسفق ملا  ح بحي      ن    ة ح لا  ح ي    نا     ـ فمهفي  لا اوطسق     تةو ـ ف  فم هو  ر  ـ ةبـ ـ  ةت نا  فم كراةي د  kocalarından isteyin.

          Dininizden ötürü sizinle                      ۜ                                        Kâfirler de İslama girip
          savaşmayan, sizi                                                                        sizinle evlenen eşlerine
          yerinizden,             م                                                                 sarfetmiş oldukları
          yurdunuzdan etmeyen                             م             ة                            mehri sizden geri
                                                                        ح
                                           ل
                                                                                            ة ي
                                                                    ة
          kâfirlere gelince, Allah   فنم م  ـ و ك ـ   ف  ة  ـ  جر  فخاةو ني ي    حدلا ي ف فم ك     ةتاةق ـ  ول ني ي ذلا    ةع ـ ن  ن      ح لا  م كـيهفني ة    ن  اةمحنا  istesinler. Allah’ın
          sizi, onlara iyilik                                                                    hükmü budur. Aranızda
          etmeden, adalet ve insaf                                                               O hükmeder. Zira Allah
          gözetmeden menetmez.                                                                    her şeyi hakkıyla bilir,
          Çünkü Allah âdil     ا       ة              ة                  ا                        tam hüküm ve hikmet
                                                                                   ة
                             ة ن
                                                      ح ف ل
                                                                          ن ي
                                         ة
                                          ة
          olanları sever.   ك ئللواةف  فم هل ح  ةوتي فنةمةو  فم ه  فولةوةت نا فم ك جارفخا ىلةع اورةهاظةو  فم كراةي د  sahibidir.
                                                                   ة


                                                 ۛ
          Bu âyet müslümanlarla                                                                          Hudeybiye
          Mekke müşriklerinin                                                                      anlaşmasına göre İslâmı
          ilişkilerinin son derece                                                                  kabul edip Medine’ye
          gergin olduğu sırada                                       ة                 ة           gelecek olanların Mekke
                                                                                       ح
                                                                     ح
                                                                                 ة
                                                             ا ن
                                                                           ا   ل
                                               ف
                                                      ا
          inmiştir. Buna rağmen     تار جاةه م    تاةن مفؤ ملا  م كءاةج  ي    اةذا او نةما ةنيذلا   ي    اةهحيا اةي﴾٩﴿نو م لاظلا  م ه  müşriklerine geri
          iyiliği, insaf ve adaleti   ة             ة                                            gönderilmeleri gerekiyordu.
          emretmesi, oldukça dikkate                                                             Fakat bir müslüman hanım,
          değer                                                                                     kâfir kocasının nikâhı
          Mümtehine /9 – Allah                                                                    altında kalamayacağından
          sadece, dininizden                                                      ة ن ل ل ة       âyet onları koruyor, ancak
                                                            ة
                                                        ف
          ötürü sizinle savaşan,   ةف  ـ ة ل    تاةن مفؤ م  ة  ـ  حن   هو م  ـ  ل ـ فم ـ  ت ـ  ةع ن اةف ن         ب ـ ييا ـ اةم  ن ـ ه ـ ۛح  فعا  ـ ل ـ  م       ح لا ۜ    حن ه و ن حةتفم اةف  gelişlerinin kocadan
          sizi yerinizden                                                                            kurtulmak değil, sırf
                                                                                                     dinlerini kurtarmak
          yurdunuzdan kovan ve                                                                     gayesiyle olduğunu teyid
          kovulmanıza destek                                                                      etmelerini şart koşuyordu.
          veren kâfirleri dost                                                                     Hudeybiye anlaşmasına
                                                      ة
                                         ة ح
                                                                      ة ة ف
                                    حن هل
                                                                هل ـ ف
          edinmenizi meneder.   فم ه   تاةو  ـ و  ن  ة ة  نول  ةي ــ  ح ـ     فم ه لةو م  لح      ة ح ة  حن هل راحف كلا ىلا  ة ة ي  حن ه و ع جرةت  göre Mekke’den Medine’ye
          Her kim onları dost       ۜ                                    ۜ                  ف      giden müminler Mekkeye
                                                                                                    geri gönderileceklerdi.
          edinirse, işte onlar                                                                     Fakat anlaşma metninde
          zalimlerin ta                                                                             herhangi bir kişi değil,
          kendileridir.                                                ة          ة                     recul kelimesi
                                               ن ا ة
                                                               ف ل
                                                                                           ل ا
                                                  ي

                                              ة
                                                              ة
                                                                 ف
                                                                                     ۜ
          Kâfirlerle ilişkileri   ۜ ة حن ه  ةرو جا   ة    حن هو متفيتا اةذا حن هو ح كـنت نا فم ك  ةع حاةن ـ ة ـ ل ـ في ـ   جلةو او قةففنااةم  kullanıldığından, bu sadece
                                                                                                 erkekleri kapsıyordu. Onun
          kesmek, her türlü alâkayı                                                               için Ukbe b. Ebî Muayt’ın
          kesmek anlamına gelmez.                                                                 kızı Ümmü Gülsüm hicret
          Bu âyet açıklıyor ki ilişki                                                               edip Medineye gelince
          kesmenin sebebi, kâfir                                                                     kardeşleri onu geri
                                                                       ف
                                                                                            ة
                                                             ا ة ل
                                             ف
                                  ل ا
          olmaları değil, müminlere  ـ ةف ـ او ق  فنااةم اولةـ ف سةيلةو فم تفقففنا    اةم اولةـ ف سةور فاةوةكلا م ۛ صع ـ     ب او ك سم  ت ـ ف ـ  لةو  istemişler, Peygamberimiz

          zulüm ve işkence    ۜ                                                                   recul kaydını hatırlatarak
          uygulamaları-dır.                                                                        geri vermemiş, onlar da
                                                                                                        hiçbir itirazda
          Müslümanlara düşmanlık                                                                     bulunamamışlardı.
          etmeyen gayr-i                                      م                   ذ
          müslimlere iyi davranmak  ف ي ﴾١٠﴿  مييكةح     ن                    ن                        Mümtehine /11 –
          gerekir. Nitekim Hz. Ebû     ةتاةف ــ فم ك  ناةو     مييلةع    لا  ۜ    فم ةو ح  ك    ةـنفيةب  م كفح ةي  ـ    ۜ  ح لا  م ك     ح فم ك لنذ  Eğer eşlerinizden biri
          Bekir’in hanımı Kuteyle                                                                 dinden dönüp kâfirlere
          kâfir idi. Hudeybiye                                                                        kaçar da, sonra
          anlaş-masından sonra                                                                     yaptığınız savaşta siz
          kızını görmek üzere           ة                                 م                       galip gelirseniz, eşleri
                                                             ة
                                                                      ة ي
                                                                       م
          Medine’ye geldiğinde kızı  ـ ف تةب  ةهةذ ن  ح لا او  ن  راف  ف    ـلا ـ  ك ـ ح ةف ـ اةع ةق ـ فب ـ  ت ـ فم   ةف ـ  تا ـ  ىلا ك  ل   مء ف يۛش  gitmiş olan kocalara
          Esma: “Annemle                ـ ي ي ذ ـ ة                     ف      جاةوفزا ن ـ ف        ganimet malından,
          görüşeyim mi?” diye                                                                       harcadıkları mehir
          sorunca Efendimiz:                                                                     kadar verin. İnandığınız
          “Evet, hem de  ona iyi                                                                 Allah’a karşı gelmekten
                                                           ن ح ي
          davran” demiştir.                            ة                                                  sakının.
                                                 ل
                                ة
                                                                           ل ةف ـ او ق
                                                     ي
          Müslümanın gayr-i   ﴾١١﴿ نو           ـ  ت ـ  ب فم ــ يه  م  ـ  مفؤ ـ  ن ـ  فنا ي ذ ـلا  ة ح لا  ة    حتاةو ـ او ق  ـ فنا اةم  ة ا  ـ  ه ـ فم  م  ـ لفث   جاةوفزا ل
          müslim muhtaçlara                                         ۜ
          yardımda bulunmasına
          hiç mani yoktur.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          549
   548   549   550   551   552   553   554   555   556   557   558