Page 558 - e mushaf TR pdf
P. 558

554
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Münafikun /5 –                                                                            Hicretin 5. yılında
          Onlara: “Gelin,   63-Münafikun Süresi       /          Yaprak 07B  Cüz 28  Süre 63  Sayfa 554  gerçekleşen Benî
          Resulullahın huzuruna      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Mustalık seferinde,
          varın, sizin için dua                                                                    suyu daha önce alma
          etsin, Allah’tan size af                                                                 meselesinden dolayı
          dilesin.” denildiğinde,                        ِ                                         Mekkeli Cehcah ile,
                                          ﴾٦٣﴿      نوقفانمعلا ةروس        ﴾٦٣﴿          554          Medineli Sinan
                                                               و
                                                    َ و َ
             açıktan bir şey                                و    َ و                             arasında kavga çıkınca
          söyleyemediklerinden,                                                                        her biri kendi
          kibirlerinden ötürü                                                                    hemşehrilerini yardıma
          başlarını sağa sola    ل                        ن ة ة   ة          ة       ة ة          çağırdı. İbn Übey olayı
                                                                   ف
          büker, içten içe      ــ ةت ـ فم ه  فياةرةو فم هۛس ن ؤ ر افو حوـل       ح لا لوسةر      ـ فم ك لر ففغةتسةي   ف  افولاةعةت   فم هللييقا ةذياةو  fırsat bilerek, “Besle
          homurdanırlar                                                                                kargayı oysun
                                                                                                   gözünü!” kabilinden
                                                                                                     sözler söyleyerek
             ve onların kibirli                                                                    muhacirler aleyhinde
          bir şekilde tövbeye   ة           ل    ف سا ـ ةت ـ فغ ـ ة  ة  ا  ة         ة       ةي ـ   ص ـ ح  kışkırtmaya başladı.


                                    ف
          yanaşmayıp yan       ـ  ه ـ فم  ل  ۛ ترف     ـ ل ـ في ــ فمه  ةع ءاةو  ۛس ــ ﴾٥﴿نور ب  ـ فكةـت ـ  ـ فم     ف س م   هةو نود  Bunları işiten pek genç
          çizdiklerini görürsün.                                                                 yaştaki Zeyd İbn Erkam
                                                                                                 (r.a) derhal durumu Hz.
          Münafikun /6 – Ha              ة                                                          Peygamber (a.s.)’a
                                                       ن ة
                                      ن ة
                                         ح ي
          mağfiret diledin, ha   يد  ــ فه ـ    ةيل  ة ح لا  نا  فم ـــــــ  ل  ـــ  ه     ح لا  ةي ن  ة ل م  ة ل ـــ  ه ـــ ف ــ ف ـ  ففغ ــ  ر  ةت م ـــ ف ـ ف س ـ ةت ـ فغ ـ  ف ـ ر  ة ل  iletti. Huzura çağırılan
                                                                                          ل فما
          dilemedin, onlara göre             ۜ            ة          ۜ      ف                      İbn Übey yaptığı işi
          birdir.                                                                                   inkâr etti. Zeyd zor
                                                                                                  duruma düştü. Vahyin
                                                                                                      gelişi ile durum
             Elbette Allah,                                      ة                                 kesinleşti. İbn Übey,
                                                                                            ف
                                      ن
                                                                 ح
          fâsıklığı tabiat haline    ع نةم   ف ـ ةدفن  ىلةع  او قف    ل   ت ـ فن ـ      ة ة  ةي  ـ لو ق ـ نو  ةني ي ذلا    ه ـ  م ﴾٦﴿ ةني ي ق ـ س اف ف      لا ـ ة  ةمفوةقلا  Efendimizin huzuruna

          getirenleri  hidâyet                                                                    varıp özür dilemeyi ve
          etmez, emellerine                                                                       Allah’a istiğfar etmeyi
          ulaştırmaz. [9,80]                                                                      gururuna yediremedi.
                                ة ف
                                            ة
                                                        ن
                                                                                    ن
                                                   ة
             Hidâyet              ض فرلاةو    تاةو ن مسلا   ح   ن ئاازةخ   ح   ل  ةو   او     ةي ــــ فن ـ ةف ــــ ح ض ـــ  ن  ةح ــ ىحت      ح لا   ــ   لو   سةر  Münafikun /8 –
          istemeyen, doğru yola                              ۜ                                         Hem derler ki:
          dâvet edildiğinde                                                                      “Medineye bir dönelim;
          kibirlenerek reddeden                                                                   göreceksiniz aziz olan,
          kimseyi zorla hidâyete                                                                 zelil olanı oradan dışarı
                                                     ة
                                                                                      ف
                                                                  ة
                                  ف
                                                                                        حن كلةو
          getirmek Allah’ın âdeti   ي ي دملا    ة ـ  ةةن      ىلا  ا ة ي    ةجةر ـ اةنفع  ة    ل ـ  فن ئ   نولو ق ةي ـ ﴾٧﴿ نو هةقففي ة  ة      ل  ةنيق ف   ي  اةن ملا  ة ن  atacaktır.” Heyhat!
          değildir.                                                                                   İzzet, Allah’ın,
                                                                                                       Resulünün ve
          Münafikun /7 – Onlar:                                                                   müminlerindir. Ne var
          “Resulullahın                             ف   ن    ة ح ة ف           ة ف ة         ة      ki münafıklar bunu
                                            ح
                                                                           ح
                                   ة
          etrafındaki fakirlere   ــ و    ل ــ يه   س ر ـــ  ل ةو    ة ةز ــــــــ  لا ــــ  ع      ل     ةو  ح    ۜل ةذلا اةه  ــ فن ـــ   م   ز ـــ ةعلا ةجـ حن        يل ـ فخ ـ ر  bilmezler.
          infak etmeyin, destek
          olmayın ki dağılsınlar”                                                                   Münafıklar akılları
          diyen bedbahtlardır.       ة                                                               dayandıklarından
                                                                                                     sıra Medinelilere
                                                   ة
                                      ح
                                                                        ف
                                             ا   ل
                                ن
                                                                           حن كلةو نين
             Halbuki göklerin   او نةما ةنيذلا   ي  اةهحيا    اةي ﴾٨﴿  ۟نو م ة  ة    ةيل  ـ فع ـ ل ـ  ةني ي ق فاةن ملا   ة ن  ل لةو ـ  م ـ  م فؤ ـ ة ي  ف  kendilerini güçlü,
                                                                                                     Mekkelileri sığıntı
          ve yerin bütün                                                                           sandıklarından onları
          hazineleri Allah’ındır,                                                                   Medine’den çıkartıp
          lâkin münafıklar bunu         ذ           م                م            م                  İslâmı zayıflatma
          bilmezler, anlamazlar.                          ة ل ة ا                            ة    hülyaları kuruyorlardı.
                                   ن
                                                                               ل
                            فنةم ةو   ۛ لا      ك ــ ر ح   ذ ن ـــ ف  ةع   فم ك  دلفوا لةو كم  ـــ لا ةو ــ فما فم ك     ف  ــ ل ــ ه ــ   ت ل
                                                                   ف
             Münâfıkların                                                                            Münafikun /9 –
          önderi Abdullah İbn                                                                      Ey iman edenler! Ne
          Ubey idi.          م                                             ا                           mallarınız, ne
                                        ة
                                                                         ة ن
                                                                                        ف
                                                        ة
          Peygamberimizin   فم ك اةنفقةزةر امم   ح    او ق ففنا ل  ةو ﴾٩﴿ ورساةخن  ف    لا ـ    م ه ك ئللواةف    ة  ـ  ك  لنذ  لةعف ةي ـ ف  evlatlarınız sizi Allah’ı
          hicretinden önceki                                                                           zikretmekten
          liderlik konumu                                                                          alıkoymasın! Bilin ki
                                                                                                    böyle yapanlar, en
          sarsıldığı için,                                                                        büyük kayba uğrarlar.
          ömrünün sonuna    ا ة ة       ة                    م              ف
                                                                                ف ل

          kadar onu çekemedi.   لفول     ح بةر    لو  ـــ ةي ــ  ق ـ  ةف  تفو  ــ ةم ـ    ف لا   م ك  ةحا ــ  ةد  ل  ـــ  تأ ـــ ة ي  ةي نا ل  ةق ن   م ـــ ف ـــ فب ــ

          Her fırsatta Medineli                                                                      Münafikun /10-
                                                                                                     Münafikun /11 –
          hemşehrilerini,                                                                          Sizden birinize ölüm
          yabancı durumda                            م                                             gelip çatmadan önce,
          olan muhacirler    ة             ة                ة                 ل  ا         ة ل      size nasib ettiğimiz
                                                       اةو قدصاةف
          aleyhine kışkırtmaya  نلةو﴾١٠﴿ ةني ي ح لا ح صلا       ةنم  ن ك ف    ل ة ح ة ة   بيرةق        ي    ةجا ـ ل  ن ي لا  ـ ى  ف  حخا ـ ـةتر ـ اين ـ ي  imkânlardan Allah
                            ف
                                                                    ح

          çalıştı. Dünyevî                                         ۙ                                yolunda harcayın!
          şartlarda, her iki
          tarafı da tahrik edip                                                                         Ölüm gelip
                                                                                    ن
                                                        ن
                                ة
                                                                  ا ءاةج اةذا اس
          çarpıştırmak pek   ﴾١١﴿ نول    ةتام       ةخ  ــ يب ـ ي ـ  ب ر ــ ة ـــ فع ـ ةم ـ    ح لا ةو اةه      ةج ـ ل ـ  ل ا  ي ى  ةن  ـ فف ـ    ح لا  ــ  ر   ي ـ  حخةؤ  çatınca: “Ya Rabbî, az
          kolaydı. Zaman                                    ۜ       ة                  ة           mühlet ver bana, bak
          zaman kritik, gergin                                                                         nasıl hayırlar
          anlar yaşandı, fakat                                                                    yapacağım, tam takvâ
          Allah müminleri                                                                          ehlinden olacağım!”
          korudu. Peygamber                                                                       diyecek olsa da, Allah
                                                                                                    vâdesi gelen hiçbir
          Efendimizin                                                                                kimsenin ecelini
                                                         ة
          rehberliği, Ensar ve                                                                        ertelemez. Allah
          Muhacirlerin     ﷌                                 ن باةغحتلا  ةةرو س              ﷍     yaptığınız her şeyden
          basiretleri muhtemel                                                                     haberdardır. [14,44;
          olayları önledi.                                                                              23,99-100]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          554
   553   554   555   556   557   558   559   560   561   562   563