Page 454 - e mushaf TR pdf
P. 454

450
          Saffat /127 – Fakat   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Bazı rasyonalistler, balığın
                                                                                                  onu yutmasını tevil etmek
          bunlar onu yalancı   37-Saffat Süresi       /             Yaprak 05B  Cüz 23  Süre 37  Sayfa 450  isterler. Bu olay bir mûcize
          saydılar. Bundan ötürü     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  olarak pekâla
          de, onlar tutuklanıp                                                                     gerçekleşmiştir. Kaldı ki
          hesap günü mutlaka                                                                        mûcize olmaksızın bile
          yargılanacak ve                 ﴾٣٧﴿        ِ   ـ                ﴾٣٧﴿           450      normal şekilde şöyle bir
                                                        ة
                                                               و
                                                                                                     olay cereyan etmişti.
          cehenneme                                 تافا   ـ ص لا ةروس                            1891’de İngilterede balina
          götürüleceklerdir.                                    َ و                                avında bir balıkçı denize
          Saffat /128 – Ancak                                                                       düşer ve balina da onu
          Allah’ın ihlasa erdirdiği                                                                yutar. Bir iki gün sonra o
          kulları böyle olmaz.                                                                    balık ölü olarak bulununca,
                                                     ة
                                                             ة
                                          ن ف
                                 ة
                                                      ح ي
          Saffat /129- Saffat /  ةنيصلفخ    لا ــ  م ــ    ح لا  ةداةب ـــــ  ع لا﴾١٢٧﴿ۙنور ۛ ض  ة ل  م ه ة  ةف   ــ حن ا ـ ف ـ  م ــ فح ـ   ب ذ ــ  هو  ة ح  ةف ــ ةك ــ  yutmasından 60 saat sonra,
          130 – Sonraki nesiller   ي                                                                karnından canlı olarak
          içinde ona da iyi bir                                                                   çıkartılmıştır (Urdu Digest,
                                                                                                  Şubat, 1964’den Mevdudi,
          nam bıraktık. “Selam                                                                       Tefhim, bu âyetlerin
          olsun İlyas’a!”                                                                                tefsirinde.).
          Hayatında çok kötü             ف   ا                     ن ف       ة
                                                      ۛس ــ ة
                                     ي
                                                                ي
          davranışlara mâruz   ﴾١٣٠﴿ ـيـ ةن  ساةي لا    ن ي  ةع ـ ل ـ ى    مل ﴾١٢٩﴿ ةنير خلا ي ف    هفيل  ـــ اةن ةع ــ  ة  ةتةو ـ فكر ﴾١٢٨﴿
          bıraktıkları Hz. İlyas (a.s.)’a
          İsrailoğulları vefatından sonra                                                               ب  ح ز
          Hz. Mûsâ’dan sonra, en büyük
          saygıyı beslemişlerdir. Onun
          göğe kaldırılıp dünyaya
          yeniden doğacağı inancı         ف              ة ي              ف          ة ن    ة ي



          İsrailoğullarında yaygındı   ﴾١٣٢﴿ ةنيين مفؤ م ــ لااةن   ع ن ــ ف ــ  داةب   م  هحنا ﴾١٣١﴿ ةنيينسفح ملا يزفجةن كلذةك احنا
          (Tevrat, II. Tarihler 21,12-15;
          I. Krallar 17, 18; 19,21;  II.                                                               ﴾٣﴿
          Krallar 1,2).
          Saffat /131 – Biz iyileri
          işte böyle                      ل ا   ل ة   ة   فذا ةن  ـ  ي ﴾١٣٣﴿ ـ ةني  ف  ى ة  ة ح ي
                                 ۙ
          ödüllendiririz!   ﴾١٣٤﴿ ةني ي ع  ـ ةم ـ  فجا  هـل ـ فهاةو  هاةنفيحج  ۜ  يلسر     ل ــ  م ـ ةن لا ـ  م ـ ۛ ف   اطول  ناةو
          Saffat /132 –
          Gerçekten o bizim tam                                                                        Saffat /145 –
          inanmış has                                                                            Derken Biz onu ağaçsız
          kullarımızdandı.                       ن ف        ة ة              ف     ى        ة ح ي  çıplak bir sahile attık, o
                                                     ة
                                                      ف
                                                                        ي
          Saffat /133 – Lût da   حناةو ــ فم ك  ة ي ﴾١٣٦﴿ يرـ ةن  ي  ـــ ةخلا انر    حم ــ  ةد حم   ث ــــ ﴾١٣٥﴿ ةنير باةغلا    ـ ي   ف ازو ج ـ ةع لا  bitkin bir halde idi.
          şüphesiz, resullerdendi.                                                                Saffat /146 – Üzerine
          Saffat /134- Saffat /                                                                     gölge yapması için,
          135 – Onun suçlu                                                                           orada asma kabak
          kentini cezalandırırken,                   ة                                               cinsinden bir ağaç
                                                                                     ة
                                 ة
                                               ل ةف ـــ ة ـــ فع ـ
                                ۟
          geride kalanlar arasında  ﴾١٣٨﴿نول ق  ةت ل    ا ل  ح   بةو ـ لا ـــ في ــ  ﴾١٣٧﴿ ـيـ ةن   م   ـ ف ص ـ ي ح ب  فمهفيل ة  ةع ـ    نو ر م  ة ل ـ ةت ــ  bitirdik.
                                                                                        ح

          yer alan yaşlı eşi hariç,              ۜ              ۙ                                 Saffat /147 – Biz onu
          kendisini ve ailesini                                                                     yüz bin nüfuslu bir
          kurtardık.                                                                                şehre göndermiştik,
          Saffat /136 – Sonra da                                                          ة       hatta gittikçe nüfusları
                                                                            ف
                                         ف
                                                            ي ل
                                                                                          ح ي
                                                     ة ي
          ötekileri imha ettik.   ﴾١٤٠﴿  نو حفش ـ ةملا كل  ف ف     فلا ـ    ىلا ةقةبا فذا﴾١٣٩﴿ ةنييلۛسر ملا  ة    ل ـ  م ـ ةن  ۛ س نو ي  ناةو  artıyordu da. {KM,
                                                                         ف
          Saffat /137- Saffat /  ۙ                                 ۜ                                   Yunus 4,11}
          138 – Siz de sabah                                                                      “Bu âyette: “Biz onu, yüz
          akşam onların                                                                            bin veya daha çok kişiye
          diyarlarına uğrarsınız.                                                                     peygamber olarak
                                                                               ة
                                                                         ف
          Hâla aklınızı           ــ  م ةو ـ  مييل   هةو    تو ح ـ ف لا  هم  لاةف ـ ةت ـ  ف ةق ـ ة  ﴾١٤١﴿ ةنيضةحفد ملا  ةن م  ناةكـف ةم  ۛسةف ـ ةها ـ ة  gönderdik.” diye de mâna
                                                                                                    verilebilir. Allah Teâla
          kullanmayacak                                       ۛ   ي                               dileseydi, elbette o halkın
          mısınız?                                                                                    sayısını tam olarak
          Saffat /139 – Yûnus da                                                                  bildirirdi. Maksat: Bir kişi
          şüphesiz resullerdendi.                                                                  oraya girdiğinde yüz bin
          Saffat /140 – Hani o,   ن                 ة ة              ف     ة     ة ل  ا ة ة       veya daha fazla olduğunu
          Rabbinden izinsiz kaçıp مفو ـ ةي ىلا اه  ف ي    ةب ـ  نط ـ ي  ييف  ث  ل ـ ل ـ  ب ـ ۛ  ﴾١٤٣﴿ ةني ي ح حبۛس ملا   ةن م ناةك ه    حنا ـ  لفول  ةف ــ ﴾١٤٢﴿  tahmin ederdi.” demektir.

                                                           ۙ
          yolcusunu doldurmuş                                                                      Saffat /148 – Yûnus
          gemiye kendini atmıştı.                                                                   onları tekrar hakka
          Saffat /141 – Kur’a                                                                    çağırınca, bu sefer iman
          çekmiş, kur’ada    ة                                                        ة           ettiler. Biz de belirli bir
                                                                          ف
                                                               ة
          kaybedenlerden olunca     ةع ـ  هفيل  فناةو ـ ةب ــ اةنفت  ل  ﴾١٤٥﴿ ـيــ ۛ م  ـ ي ق  ۛس ةو ــ  هةو  ءاار  ف  ـ لا ـ ةع ـــ   ب  هاةن ذ  ةف ـ ةن ـ ةب ــ  ﴾١٤٤﴿ نو ثةع   ي ـ فب ـ  süreye kadar onları
          denize atılmıştı.                                                                          hayattan istifade
          Saffat /142 – O                                                                                 ettirdik.
          yaptığından ötürü                                                                      Saffat /149 – Resulüm!
          pişman bir vaziyette                                                                   Şimdi sor o Mekkelilere
                            ة
                                      ل
                                                                ل
                                                     ن ي
          iken balık onu   ۛنود   ي  ــ يز ـ    ةيفوا ف    ل ف     م ـ ةئا ــ ا  ة ل ــ    ىلا   هاةن ف  ــ ل ـ  ۛسفراةو﴾١٤٦﴿ ـيـن  ـ ةي فن ـ فق ـ ي ط   م  ىةر  ۛش ـ ةج ـ  (hâla şirklerine devam
                                                                                       ة
          yutuverdi.                                                    ۛ                        edip) kız evlatları senin
          Saffat /143- Saffat /                                                                  Rabbine, erkek evlatları
          144 – Şayet Allah’ı çok                                                                 da kendilerine mi isnad
                                                                                                    edecekler? [16,58;
          zikreden, ibadetli                                                                     53,21-22; 43,19; 17,40]
                                    ة ف
                                                                   ن ي
                                                             ـ
          kimselerden olmasaydı,
                                                           ن
          tâ mahşere kadar onun  تاةنةب    لا ـ  ك حبر لا ل   فمه تففةت ف ساةف ﴾١٤٨﴿ ي ي ح   ىلا       ة  ـ ةم ـ حت ـ فع ـ اةن  ه ـ فم  ةف او ن  ن  ةف ـ ةما ـ  ﴾١٤٧﴿  Saffat /150 – Yoksa Biz

                                       ة


          karnında kalırdı.                                ۜ                                           melekleri dişi
          Hz. Yunus (a.s.) ın kıssası için                                                          yaratmışız da onlar
          bkz. 21,87.                                ف                                           buna şahit mi olmuşlar?
          Yunus (a.s.)’ın halkı onu                      ا
                                                                           ل
                            ة
                                                                                      ف
                                                                                  ة
                                             ى
                                                 ي
          yalanlamada ısrar ettiler.
          Sonunda; “Üç gün mühletiniz  نو د ـــ  هاۛش م ـــ ف   هةو ا  ـ ثا ـ  ةنا  ةة  ن  ــ ةم ـــ ل ـ  ئ ـ ك ــ  ف لا اةن  ة  ـــ ل ــ فق ــ  ةخ فما ﴾١٤٩﴿ۙنونةبلا  م ه ة لةو ـ  Saffat /151-

          kaldı, iman etmezseniz azap                                                            Saffat /152 – Haberiniz
          gelecek” diye tebliğ etti.                                                              olsun ki onlar sırf iftira
          Üçüncü gün gelmeden gece
          yarısı şehri terk etti. Fakat halk                                                     ederek “Allah doğurdu”
          sabahleyin azap alâmetleri                                                   ا                derler. Onlar
          başlayınca, korkarak dönüş   ي ة  ةو   ا   حن ــــــ  ه ـ فم  ن      ح لا  ــــ ةد  ة ل ةو ﴾١٥١﴿ ـ ۙنو   ة  ة ل  م  ففا  ـ نك ـ ه ـ ف ـــ ةي ـ  ق ـ لو  ي  ــ  ه ـــ  فم  م ـــ فن  ة ي ة ل  yalancıların ta
          yapmak istediler, onu       ۙ                                             حنا لا﴾١٥٠﴿
          bulamayınca çoluk çocuklarını                                                               kendileridirler.
          davarlarını alarak şehir dışında
          çöle çıkıp tövbe ettiler. Allah                                                              Saffat /153 –
          tövbelerini kabul etti. Hz.
          Yunus peygamberlik sünnetine     ف    ة               ف       ة     ل      ة       ة     Allah kızları oğullara
          aykırı olarak emir gelmeden   ﴾١٥٣﴿ يــ ةن  ـــــ ةب ــــ ين ـــ  لا   ىل  ةع ـــــ     تا  ـــ ةب ـــــ ةن ـ    لا  ىف ـــــ ة  ـــ ط  ف صا ﴾١٥٢﴿ نو ب ذا  ل ـ ةك ـ  tercih mi etmiş?
          hicret etme hatasını itiraf ile   ۜ
          Rabbine yalvardı. O da ona
          icabet etti.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          450
   449   450   451   452   453   454   455   456   457   458   459