Page 458 - e mushaf TR pdf
P. 458

454
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Sad /27 – Biz                                                                           Hz. Süleyman (a.s.)
          göğü, yeri ve ikisinin   38-Sad Süresi       /             Yaprak 07B  Cüz 23  Süre 38  Sayfa 454  Mescid-i Aksayı yaptırdığı
          arasındaki varlıkları      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  sırada, getirttiği sanatkârlar
                                                                                                  içinde, sanatların hilelerini
          gayesiz, boşuna                                                                         bilen birtakım şeytanların
          yaratmadık. Bu sadece                                                                      kurdukları bir ihtilal
          kâfirlerin bir zannı ve         ﴾٣٨﴿         ص ةروس              ﴾٣٨﴿          454     yüzünden bir süre nüfuzunu
          iddiasıdır. Artık o                            ء  و  َ و                               kaybetmiş, yahud tahtından
                                                                                                     ayrı kalmış, böylece
          ateşten vay haline o                                                                    tahtında ya kendisi güçsüz
          kâfirlerin!
                                                                                                 bir cesed halinde hükümsüz
                                                                                                  kalmış, yahut tahtı da işgal
             Sad /28 – Biz hiç,     ة ة                            ة ف                ة           edilip ona kırk gün kadar,
                                                                                                       heykel gibi birisi
                                                                        ة
                                      ۜ
          iman edip makbul ve   حنظ ك لنذ ـــ ىل   طاةب ام    ةب ـــ في ــــ ةن ــ  ه ـــ ة  اةمةو   ۛ ضفرلاةو ءام ــ ة  ة ا  ح سلااةن  ـــ ل ــ فق ــ  ةخاةمةو  oturtulmuştu. (Elmalılı M.
          güzel iş yapanlara,                                                                     Hamdi Yazır). Farklı diğer
          ülkede fesat çıkararak                                                                  yorumlar içinde, biz bunu
          nizamı bozanlarla aynı                                                                   tercih ettik. Doğrusu, bu
          muameleleri yapar     ة    ح                                 ة ح          ف       ة ح     âyet, tefsiri en zor olan
                                            ل
                                                     ة



          mıyız? Yahut Allah’ı   ةني ي ذلا  ــ فج ـ ةع ـ  ل  ةن فما ﴾٢٧﴿راحنلا      ةنم اورفةك   ة  ةني ي ذل ل لفيةوةف اورةف ك   ةني ي ذلا  nadir yerlerdendir. Gerçeği
                                                                              ۛ
                                                                                                   her yönü ile yalnız Allah
          sayıp kötülüklerden                      ۜ                                                        bilir.
          sakınanları, yoldan                                                                      Sad /35 – “Ya Rabbî,
          çıkanlarla bir tutar                                                                   dedi, affet beni ve bana,
          mıyız?                                                                                     benden sonra hiç
                                                 ة ف

                                                                  ف
                                                                              ة
                                ة ف
                                               فما

                            ةني ي قحت ملالةعفجن ة  ل  ضفرلا    ي ف ةني ي دسفف ملا    ةك ـ    تاةحلاصلا   ح  اول مةعةو او نةما ن  kimseye nasib


             Sad /29 – Biz sana                                                                        olmayacak bir
          hayrı, feyiz ve bereketi                                                               hakimiyet lutfet. Çünkü
          bol bir kitap indirdik ki                                                                  Sen, lütufları son
          insanlar onun âyetlerini  ة ة          ة                                         ف          derece bol olan
                                                                                      ة
                                                                     ف ل
                                                             ة ة ي
          iyice düşünsünler ve   ة     ــ يه    لةو ـ ةي ـ ةت ـ حكذ ـ ر     تاةيا     ة ا ن  ـ حبحدةي ـ اور   ل كةراةب م كفيلا  هاةنلزفنا      باةت ك ـ ﴾٢٨﴿راحج  ـك ـ لا ـ  ف ـ  vehhabsın!”

                                                                      ة
          aklı yerinde olanlar                                                                     Sad /36 – Biz rüzgârı
          ders ve ibret alsınlar.                                                                  onun emrine verdik.
                                                                                                   Rüzgâr, onun emriyle
                                                                                                   istediği yere tatlı tatlı
             Sad /30 – (Bunları               ف           ة                          فة ف
                                    ة ل ا ة ي

                                                                                                           eserdi.

                                 ۜ
          belirttikten sonra tekrar   ﴾٣٠﴿   باحوا  هحنا   ۜ  دفبةعلا       ن ـ ةمفع  ۜ ةنن مفيل س ةدنواةد ل   ةو ةهةو ـ فب ـ اةن  ﴾٢٩﴿باةبللا اوللوا  Sad /37- Sad /38 –
          Davud’un kıssasına                                                                       Bina yapan, dalgıçlık
          dönelim:) Davud’a                                                                          yapan her şeytanı,
          evlat olarak Süleyman’ı                                                                 bukağılarla bağlı olan
          ihsan ettik. Süleyman                         ف                   ف    ة                  başkalarını da onun
                                         ة ا ل
                                                                  ة
                                             ةف ـ ة ي
                                                                      ح يشةعلا ب
          ne güzel kuldu! Hep     تفبةب  يينا   ح   فحا ـ  لاق ﴾٣١﴿ داةي جلا      تاةن فاصلا   ح         ةع ـ ل ـ في ـ  ه    ۛ ضر ع فذا ي  hizmetine verdik.
                                                   ۙ

          Allah’a yönelirdi.                                                                       Bukağılarla bağlamaktan
          [27,16]                                                                                     maksat, kötülük ve
                                                                            ذ                      bozgunculuklara meydan
             Sad /31 – Hani bir  ة  ة ة                                                            verilmeyecek bir şekilde

                                                       ف
                                                                                                   sıkı bir kontrol ve takip
                                        ح يلةع
                                                                       ةح ـ ىحت

          gün ikindi vakti ona,   ةق فطةف    ۜ  اةهوحد ر ﴾٣٢﴿باةج حلا ب    ف تةراةوةت    ن  ييحبةر       نةع   ف  ذ ك ر  رفيةخلا    ة ف  ح ب ح  altına alınmış olmalarıdır.


          durduğunda sakin,                                           ۛ                            Sad /39 – Buyurduk:
          koştuğu zaman ise                                                                         “Süleyman! İşte bu,
          süratli safkan koşu                                                                     sana ihsanımızdır. İster
          atları gösterilmişti.                    ة         ة                                    dağıt, ister yanında tut,

                                           ف ل
                                                                          ة ف
                                     ن
                            يه حيسر ك   ىلةع اةنفيةقلاةو    ةنن مفيلس      ة      احنةتةف  فدةقلةو ﴾٣٣﴿قاةنفعلاةو قو ح سلا ب ى اح ف سةم  bu hesapsızdır.”


                                ف


             Sad /32- Sad /33 –                                                                     “Bu konuda yetki sana
          Onlarla ilgilenip “Ben                                                                   verilmiştir, yaptığından
                                                                                                     dolayı sana bir hesap
          Rabbimi hatırlattıkları                                                                     sorulmayacaktır”
          için güzel şeyleri      ة           ى ف ة                                                     mânasınadır.
                                                                         ة
                                                                ييل
          severim.” dedi ve onlar  ن م   ف   دةحل      يغةبفن       ل ةي ـ ي  اكل م        ييل    ةهةو ـ ف ب  رفف      غا       ح بةر لاةق ﴾٣٤﴿باةنا    ى ة ل    حم ث ادۛسةج
                                                                                 ۛ
                                                               ف
          gözden kayboluncaya
          dek onları seyredip                                                                            Sad /40 –
          durdu.                                                                                 Muhakkak ki onun Bize
                                                                                                   yakınlığı ve güzel bir
                                      ة
                                                           ة
                                                                          ة ف
                                                                                    ة ة ي
                              ا
                            ى
                                                   يح
                                                          ف

                                          ي
             Sonra: “Onları   ءاةخ ر يهرفما ب ير    ةت ـ فج ـ  ةحيرلا  ة     هل    اةنرحخۛسةف ﴾٣٥﴿   باحهةولا    ل    ۛ تفنا كحنا ي ي دفعةب  akıbeti vardır.
                                                                                        ۛ


          tekrar bana getirin!”                                                                        Allah kibirlileri
          deyip bacaklarını ve                                                                       sevmez. Hata işleyen
          boyunlarını                                      م                                       kimse, uyarıldıktan sonra
          sıvazlamaya başladı.    ن            ة         ة ا  ح ة    ة                ل             yine de inat ve ısrarla
                            ةنير ي  ـ ةخاةو ﴾٣٧﴿ صاحو ـ ةغةو ءاحن     ك ـ ل ةب ـ    ـ  ةني  ي طاةيش  لاةو ــ ح  ﴾٣٦﴿ ۛ باۛصا    ثفي  ةح ـ  günahında devam ederse,

             Hz. Süleyman (a.s.)           ۙ                                    ۙ                  İblisin durumuna düşer.
                                                                                                     Hatasını kabul edip
          savaşta istifade etme ve                                                               Rabbine yönelirse atası Hz.
          daha başka gayelerle atların                                                             Âdemi örnek almış olur.
          hazırlanmasını ve eğitimleri                  ا                                             Allah da Davud ve
                                                                              ة ف
                                                        ة
                                         ل ل
                                   ف
          için koşturulmalarını   ـ ةغ ـ في ـ ر   ب كسفما فوا ن  ـ  ن ـ ف  فماةف اةنل ؤاط  ةع ـ  ة  نه ــ  اذ ﴾٣٨﴿ ة  ـ  داف  ف صلا ي ف ني  ةق م ـ ينةر ـ ة  Süleyman (a.s.) gibi onu da
          emrederek, bazan bu işe                                                        ح       bağışlar, hatta hiçbir kuluna
          bizzat nezaret ediyordu.”                                                               vermediği yetki, servet ve
          Ben bunları nefsimin haz                                                                   saltanatı ona verir.
          duyması için değil, Allah’ın  م
          dinini güçlendirmek                                                ة                      Sad /41 – Kulumuz
                                                                             ح ي ة
          arzumdan dolayı    ك ـ ر  فذاةو ﴾٤٠﴿ با ن  ــ ةم ةنس ــ ف   حةو  ىف  ــ لز ـ  ة ف ن  ل اةند  ـ فن ــ ة   ع   ه    ل ــ  ناةو﴾٣٩﴿باۛس ح  Eyyûb’u da hatırla!
          seviyorum.” demişti.   ف       ۟                                                         Hani o Rabbine: “Ya
                                                                                                  Rabbî, şeytan bana bir
                                                                                                   yorgunluk ve işkence
             Sad /34 – Biz
          Süleyman’ı denemeye                                                                       dokundurdu.” diye
                                                   ة ة

                               ة
                                                                               ي
          tâbi tuttuk ve tahtının   باذةعةو ب ف ص ن ـ  ب ناط  فيشلا   ح ـ  ة  يحنا  ـ ي ةم ـ ح س ـ ة ي ن  ا ة ل   هحبةر  ىنداةن فذا  ۛ بو    حي ــ  ل ا    ااةند  ةع ــ فب ـ ة  yalvarmıştı. [65,3]
          üzerine bir cesed   ۜ                                                  ۢ
          bıraktık. Sonra o,                                                                             Sad /42 –
          Allah’a sığınıp tekrar                                                                 Eyyûb’a: “Ayağını yere
          tahtına döndü.                                                              م            vur! dedik, İşte sana

                                                                      ة

                           ﴾٤٢﴿   بار ــ ۛشةو    درا ـ ةب  ل   م   ــ فغ ـــ ةت ــ ۛس ــ  ة    ك ل ـــ ۛ نه ـــ اذ  فجر ـــ  ب  ض  ك ــ ف  فرا﴾٤١﴿  kullanıp yıkanacağın ve

                                    ة

                                                                                                 içeceğin soğuk bir su!”
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          454
   453   454   455   456   457   458   459   460   461   462   463