Page 463 - e mushaf TR pdf
P. 463

459
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Zümer /11 –                                                                               Tağut: Azgınlık
          “Bana, din ve ibadetimi 39-Zümer Süresi       /             Yaprak 10A  Cüz 23  Süre 39  Sayfa 459  mânasına gelen bir
                                                                                                  masdardır. Belagatta sıfat
          yalnız Allah’a has         Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  yerine masdar kullanmak, o
          kılarak gönülden O’na                                                                   sıfatla nitelendirmenin pek
          kulluk etmem                                                                            ileri bir derecede olduğuna
          emredildi.                                                                              delalet eder. Biri hakkında
                            459           ﴾٣٩﴿         ِرمزلا ةروس         ﴾٣٩﴿                      “güzel” demekle, bir
                                                         ح و
                                                        َ
                                                                                                      başkası hakkında
             Zümer /12 – Ve                                   َ و                                   “güzelliğin ta kendisi”
          yine bana Allah’a                                                                       demek arasındaki fark pek
          teslim olan                                                                                 bârizdir. Allah’tan
          müslümanların ilki   ة ة ة ل  ف ة ل               ى ة       ن       ف ل ل         ف ا ي  başkasına ibadet eden tağî
                                 لحوا
                                                               هل
                                           ف
                                                                                    ف
          olmam emredildi.”    نو كا      ن   ل    تر ماةو﴾١١﴿ ةني ي دلا   ح  اص لفخ م      ة ح لا  ةد بفعا      نا    ترما        يي ح نا ل ق  (âsi, azgın) ise, kendisini
                                                    ۙ
                                                                                                    tanrılaştırıp başkalarını
                                                                                                  kendisine kul edinen tağut
             Zümer /13 – De                                                                                 olur.
          ki: “Rabbime isyan
          ettiğim takdirde müthiş   ن             ة              ف ي    فاةخا ل  ف ا ي      ف       “En güzeli tatbik” ten

          bir günün azabından     ة ح لا ل ق ﴾١٣﴿مي ي ظةع        مفوةي  ۛ باذةع ييحبةر      تفيصةع   ۛ    نا       يي ح نا ل ق﴾١٢﴿ ةني ي م ل ف س ملا  maksat şudur: Dini


          endişe ederim.”                                                                           meselelerden: vacib ile
                                                                                                       mendub arasında
                                                                                                 kaldıklarında vacibi, mübah
             Zümer /14 – De                                                                          ile mendub arasında
                            ة
          ki: “Ben ibadetimi   نا   ف ح ي     نو ــــ  يه  ق ــ ل   د ن   م م  ـ فئ ـ  ت ــ ف ـ ف  ش اةم او  ـ  ب ــ  د  فعاةف ﴾١٤﴿ييني ي د  هل ى ة  اص لفخ   م  دبفعا ل  kaldıklarında mendubu
                                                                                            ـ
                                                                                                    seçerler. Hasılı, Allah
          yalnız O’na has kılarak   ۜ                                   ۙ                          nezdinde ağırlığı en fazla
          yalnız Allah’a kulluk                                                                      olanı tercih ederler.
          ederim.”
                                                                                                     Yahut çeşitli sözleri
                                                 ل
                                                             ل ا
             Zümer /15 – Siz    ةمني  لا ــ  ق ـ ة  ف  ةي م  ـ يل ـ هي ــ ف ــ ةمفو  فهاةو م  ـ  ف ـ ۛس ـ  ه ــ ف  فنا اور       ةخ  ـ س ــ  ة لا ــ ي ي ذ ـ ةن  ح  ـ ير ـ  ةن  س اةخ  لا ــ ف  dinleyip en güzel olan
          O’ndan başka     ۜ                                                            ي             Kur’ân’a uyarlar.
          dilediğinize kulluk
          edin! Asıl ziyan                                                                             Yahut kavl’den
          edenler, asıl hüsrana                                                                   maksat Allah’ın emri olup
                                                                         ف
                                                                                       ة
                                                         ة
                                                                                            ة ل
                              ة
                                                         ل ـ ف
          uğrayanlar, büyük   راحنلا    ةنم    ة    ظ مه ـ ف ـ ل ـ ل     قفوةف فن م م ه ﴾١٥﴿ ب مـ  ني    لا ـ ي  نارس  ف  ـ لاةو ـ  خ ـ ف   ه ك لنذلا  “Allah’ın emrine kulak
          duruşma günü olan                                               ة                       verip, en güzeline uyarlar”
                                                                                                   yani mesela, kısas ile af
          kıyamette hem                                                                          karşısında, af tarafını tercih
          kendilerini hem de                                                                               ederler.
          ailelerini hüsrana
          uğratanlardır.        ة                      ن            ة          ة

                                           ۜ
                                                                                                      Yahut hem iyi hem
          Unutmayın ki besbelli    نو ق حتاةف ـ  داةب عا ـ ةي  هةداةب ــ   ب  ــ  ع يه    ح لا     فحو  ــ ةخ ـــ   ي ك  لنذ ل  ظ م       ةت ــ فح ـ  ت ـ ه ـ ف ــ ل ـ ۜ ـ  فن مةو  kötü taraf olan sözün, iyi
          hüsran budur!
                                                                                                    tarafını söyleyip, kötü
                                                                                                 tarafını terkederler, şeklinde
             Zümer /16 –                                                                               yorumlanmıştır.
                                                                  ة
                                                                  ح
          Onların hem üstlerinde,  ن      ح لا ىلا  ل ا ة ي  ل ف  ا تو ـ ۛ   ن   ةي ــ فع ــ  ب ـ  د   ةهو ـ ةو ا ا    باةن ـ او   غاط ـ لا او ب  ــ ةت ــ ةن ـ  فجا ةنيذ  ة ح لاةو ــ ي  ﴾١٦﴿
          hem altlarında ateşten                                                                       Zümer /19 –
          kat kat örtüler vardır.                                                                 Hakkında azap hükmü
          İşte Allah böyle bir                                                                     kesinleşmiş kimseyi,
          azabın varlığını                                                                        ateşte olan kimseyi sen
                                       ة
                                           ف ة
                                                                                       ف
          bildirerek, kullarını   ة  ة  ةف لفو  ةقلا نو ع مةتس  ة ح ل          ةف ىرفش بلا   ة      mi kurtaracaksın?
                                                             لا ـ ي

                                                                         ف
          korkutur.        نو ع     ـ ةي ـ حت ـ  ب ـ  ـ  ـ ف  ةي ةنيذ ﴾١٧﴿داةب عرحش  ـ ةب ـ  ن     ل ـ  ه ـ  م
                                                                    ۙ            ۛ
                                                                                                       Zümer /20 –
             Ey kullarım! Bana                                                                    Lâkin Rab’lerini sayıp
          karşı çıkmanızdan ötürü                ا                       ة      ا                      kötülüklerden
                                               ة ن
                                                                                 ن
          azabıma uğramaktan   باةب للا ـ فة ف        ف  ك ئللواةو   ن    ةه ن  ــ ي ي ذ ـ ة ــ يند ــ  ه ــ  م     ح لا  ح ة  ــ  ئ ـ  للوا  ه  فحا ـ ۛس ــ ةن ــ  ل  sakınanlar için, içinden
                                                                          لا ك
                                    اوللوا م ه
          sakının. [7,41; 29,55]                                                    ۜ             ırmaklar akan, üstüste
                                                                                                     odalar ihtiva eden
                                                                                                  yüksek köşkler vardır.
             Zümer /17-
          Zümer /18 – Tağuta                                                                          Bu Allah’ın bir
                                                            ة
                              ة
                                                       ل ة
                                                                                         ل
          ibadet etmekten kaçınıp  راحنلا ي ف ن        ت ـــ فن ــ  ق ـ ةم ذ ـ ف  ـ فنا ـ ۛ ت  ةفا باذ  ــ ةع ـ  ف لا  ة    فيلةع ـ ةك  ه ـ  ل ـ ةم ــ  ة ة    ح قةح  ةفا ـ فنةم ﴾١٨﴿  vaadidir. Allah ise


          gönülden Allah’a   ۛ                           ۜ                                       vaadinden asla caymaz.
          yönelenlere müjdeler
                                                                                                       Zümer /21 –
          var!                                                                                     Görmüyor musun ki
                                                                                 ة
                                                                                 ح
                                                                ة
                                                                     ة
                                                                                     ن
                                                          ة
                              ي
             O halde sözü   يرفجةت  ة      ة  اةه قفوةف      فن م    فر غ فم هل  فم هحبةر افوقحتا   ة ة  ةنيذلا   ي  ن ك ن ل﴾١٩﴿  Allah gökten bir su
          dinleyip sonra da en    ۙ ةحي نفبةم    فر غ                                              indirir de onu yerdeki
                                                                                                   birtakım kaynaklara
          güzelini tatbik eden
          kullarımı müjdele! İşte                                                                    sevkedip depolar.
          onlardır Allah’ın    ة
          hidâyetine mazhar   ن    ة ح لا  ح ل    نا ة    رةت  ة ل لا ـ فم ﴾٢٠﴿ةداةعي ي ملا    ن ف      ح لا    ف لفخ  ل   ي ـ  ن ة    فعةو ـ ةد   ۜ  ح لا  ـ  راةه  ة ف    فنلا    ةت ـ فح ـ اةه ت  فن م  Sonra da onunla
          olanlar ve işte onlardır                                         ۜ                       rengârenk çeşit çeşit
          akl-ı selim sahibi                                                                       ekinler çıkarır. Daha
          olanlar. [7,145]                                    ف                                   onu sararmış vaziyette
                                                                                                   sonra onlar kurur, sen
                                               ة ف
                                                                         ا
                              ب ــ يه  جرفخ    ة     ث ــ حم  ي ــ  ضفرلا      ي ف  ةعييباةني ه  ة  ــ ۛس ـ ل ــ ك  ةف ءاةم  ءام  ة ا       ة  ة  م ـ ةن لا ـ ح س ـ ة  فنا ـ لز  ل  görürsün. Sonra da onu

                                                           ة
                                                                       ى


                                                                                                   kuru bir kırıntı yapar.
                                                                                                    Elbette bunda akl-ı
                                                                                                   selim sahibi olanların
                                                                                                  alacağı ibretler vardır.

                                                                             ل ى ف
                            هلةع  ةي ـ فج ـ   ار  ث ــ حم  ى ح ة  ن  ةف ج  ي  ة    ل ـ  ناةو ــ  ث  ه ــ ةي حم ـ ه ـ ي ــ   ـ ةتـ ــ ير ـ  م  ه ـ ف ص ـــ ةف ـــ  ا اف  ى  ـ  م ا ـ فخ ـ ةت ـ  ل ــ  عفرةز  [25,48; 18,45]
                                                                                                    Bu âyet yer altında
                                                          ذ                                      kaynakların oluşumuna,
                                                                                                     yağmur sularının
                                                                                ة

                                                                                       ة ى
                                                                                 ح ي
                           ﴾٢١﴿ با        ل ـــــ ةب ـ  ة ف ف  لا ي ـــ  للو   ل  ىر   ذ ك ـــــ  ــــــــ ة ة     ل ــــــــ  نذ ي ـ يف نا ۜا ـ ماط ـــــــ  ح  depolanışına, oradan
                                                                 ل  ك
                                                       ن

                                 ۟                                                                 çeşmelerden çıkışına
                                                                                                     işaret etmektedir.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          459
   458   459   460   461   462   463   464   465   466   467   468