Page 464 - e mushaf TR pdf
P. 464
460
Zümer /22 – Hiç Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Son derece âcizliğe
Allah’ın, göğsünü 39-Zümer Süresi / Yaprak 10B Cüz 23 Süre 39 Sayfa 460 işaret eder. Az çok gücü
İslâm’a açması yeten insanlar, eli, kolu gibi
sebebiyle, Rabbi Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 diğer organlarını siper
tarafından nûra kavuşan ederek yüzlerini korumaya
çalışırlar. Ancak çaresiz
kimse, kötü tercihinden olan insanlar yüzlerine
ح و
ötürü fıtratını değiştiren, ﴾٣٩﴿ ِرمزلا ةروس ﴾٣٩﴿ 460 darbe alırlar.
kalbi katılaşan, göğsü َ َ و Zümer /25 –
daralan kimse gibi olur Kendilerinden önce
mu? Yazıklar olsun, geçmiş bazı halklar da
kalpleri Allah’ı anmak peygamberleri yalancı
hususunda katılaşmış ن ن ل saydılar da hak ettikleri
ف حبةر
ة
olanlara! İşte onlar لفيةو ةف ـ ــ يه ــ ن مرو ـــ ن ىل ـ ه ــ ةعةو ـ ةف مل ف س ل ـ ف ـ ة ل هةرد لا حر ــ ة ح ۛص ـ ف ۛش ن ةفا ـ ةم ـ ف azap onlara hiç farkına
besbelli bir sapıklık ۜ varmadıkları, hiç
içindedirler. [6,122-125]
Bu nûr ilahî bir lütuftur ki ذ ummadıkları bir yerden
tekvinî (kâinat kitabındaki) ا geliverdi.
ve tenzilî (Kur’ân ــ ة ن ة ن ف ةق ـ سا ـ ةي ـ ق ة ــ بول ـ ه ــ ف ـ ذ فن Zümer /26 – Allah
ۜ للوا ـ ئ ـ
kitabındaki) âyetlerin ﴾٢٢﴿ يــن ـ يب ـ م لل ۛض ي ـ يف ك لا ك ـــ ر ح م م ل ل ــ onlara dünya zilletini
müşahede edilmesi ile tattırdı. âhiret azabı
insana feyizler verir; onu
Hakk’a sevkeder, Cenab-ı elbette daha müthiştir.
Hak da kendisine tevfik Bunu bir bilselerdi!
ihsan eder. ى ى ف ل ة ن ل Zümer /27 – Gerçekten
ة
ح
ح
Zümer /23 – Allah ر عۛشق ةت ـ ف ۗ ة ي ـــ ةث ـ نا ــ ةم اه ـــ باۛش ـــ ةت ــ م ابات نك ــ ثيد ـــ ةح ـ ي لا ةنس ــ ۛ فحا لةز ةن ـــ ح لا Biz, insanlar düşünüp
sözlerin en güzelini akıllarını başlarına
indirmiştir. Allah’ın alsınlar diye bu
vahiy yolu ile Kur’ân’da, her
gönderdiği bu söz, her ة ح türlüsünden temsiller
ة ة
ــ ف
tarafı birbirini tutan, ب ــ ه ــ فم ــ ول قةو م ه دول ج ــ نييل ة ث ــ حم ةت ــ ۛ فم هحبةر نفوۛشفخ ةي ـ ةنيذ ــ ي لا دول م ـ فن ــ ه ج ــ getirdik. [30,28; 29,43;
gerçekleri, farklı 18,54]
üsluplarla tekrar tekrar Zümer /28 –
beyan eden bir kitaptır. ذ Fenalıkların bütün
Rab’lerini tazim nevilerinden
ة
ن
ن
edenlerin derileri onu ل ل ف ض ي فنةمةو ءااشةي ۛ ب ــ يه ةم ــ فن يد ةي ــ فه ـ ي ح لا ىد ــــ ة ه ك ۜ لا لا ـ ى ذ ك ـــــ ر ح لنذ ـــ ن ي sakınmaları ümidiyle
okuyup dinlerken ۜ her türlü tenakuz ve
ürperti duyar. Sonra çelişkiden uzak,
derileri ve kalpleri dosdoğru ve Arapça bir
Allah’ı anmakla ısınıp Kur’ân olarak indirdik.
ة
ن
yumuşar, sükûnet bulur. ـــ ةمفو ةي باذ ـ ةع ـ ف لاءو ـ ا ـ فجةو ـ ه ـ س يه ب يق ة ا ﴾٢٣﴿داةه ة ل ـ م ه ـ فن اةمةف ح لا Zümer /29 – İşte şimdi
ل ةف ـ ةم ـ ةي فن ـ حت ـ ي
İşte bu, Allah’ın ة Allah bir temsil daha
hidâyetidir ki onunla getiriyor: İki adam var,
dilediğine yol gösterir. bunlardan birincisi,
Ama Allah’ın şaşırttığı ف م birbirine rakip,
kimseyi ise hiç kimse ة ح ة ح ة ة ح ة ف birbiriyle hep çekişen
doğru yola koyamaz. ةنيذ ـ ي لا ۛ بذ ك﴾٢٤﴿نو بسفك ك ـ فن ـ ت ـ فم ةت ـ اةم او قو ذ ةني ي م لاظل ل لييقةو ةةمني قلا ortakların emrinde,
ۜ
[8,2-4; 25,73] diğeri ise sadece bir
Âyette geçen “kitaben kişinin emrinde
müteşabihen” şunu ifade çalışıyor. Bu ikisinin
eder: Kur’ân-ı Kerîm’in
âyetleri gerçeklikte, ة ةق ـ م ه ة ة ف ة ة durumu hiç bir olur
muhkemlikte, hakka ve اةذاةف ﴾٢٥﴿ نور عفش ـ ةيل ثفي ةح ـ ـ فن م باذةع ةق ـ فب ـ ل ـ ه ـ فم ةف ـ نتا ـ هي ـ م لا ـ فن م mu? Olmaz
sıdka istinad etmede, elhamdülillah! Fakat
insanlara gerek dünya gerek çokları bu gerçeği
âhiret mutluluğunu temin
etmede, fesahat bakımından ذ bilmezler.
ن ف
lafızlarının birbirine uyum ة ة ة Bu âyette tevhidin
ن ف
ر
ة
ف
sağlamasında, mûciz ل ــ فو ـ ك ــ ةب ل ا ةر ـــ خلا باذ ــ ةع ــ لةو اةي ـ فنحد ــ لا ةو ف ـ ي لا ـ ةح ـــ ني ــ ف ة يز لا ــ خ ـــ ح لا gerekliliği şirkin ise
üslubunda birbirine benzer. ۢ ۛ imkânsızlığı pek sade bir
Yani bu hususlarda âyetler şekilde tasvir ediliyor.
müşterektir. Kur’ân 23 Fakat burada putları sadece
senelik risalet boyunca çok ف cansız varlıklar, birtakım
farklı zamanlarda, farklı timsaller olarak
ة
ة
ن
mekânlarda, farklışartlarda م ـــ فن نار قلا ـ ف ة ف ــ اذ نه ي ـ يف ساحن ة ـــ ل لاةن ـــ فبر ـــ ۛض د ة لةو ـ ةق ــ ف ﴾٢٦﴿نو ملفع ةي ـ او نا ك ـ düşünmemelidir. Allah’ın
nâzil olduğundan âyetleri ة razı olmadığı zıt yönlere
arasında irtibatsızlık, çekilen, şahsiyetlerini
uyumsuzluk olması için her parçalamaları istenen
türlü sebep mevcut sayılırdı. insanların şirk ortamında
Beşer eseri olsaydı bunlar ة çektikleri zorluklar ve şirk
ى
ة
ح
kaçınılmaz olurdu. Fakat ةغ اي ى ن ق ـ ﴾٢٧﴿ۛنور ة ة ح ة ح ك ـ ل ةم ـــ ةث ـ ل ل ــ ةع ــ ل ــ ه ـ ةي فم düzenindeki mantıksızlıklar
حكذ ــ
ف
âyetler hep birbirini tasdik ــ جةو ع يذر ـ في ـ ي ة ة ةع ـ بر ـ انار ـــ ةت ـــ belirtilmektedir. Âyetin son
ve te’yid eder. Nüzul kısmında “el-hamdu lillah!”
sebepleri, vakitleri, sorular şu anlamı ifade eder: “red
çok fazla olduğu halde ve inkâr üslubu ile soruya
Kur’ân adeta tek soruya muhatap olan müşrik o
verilen ve bir defada ـ ن ة ة ة ة ح kadar zor durumdadır ki
ة
indirilen tutarlı bir cevap ة ــ ر ـك ــ ءا ـــــ ي ـ ش ه يف ىل ــــــ جةر ىل ةم ـــــ ةث ــ ح لا ۛ بر ۛض ــ ﴾٢٨﴿ قـنو ةعل ــ ل ـ ه ـ ةي فم ـ حت ــ ağzını açma cesareti bile
durumundadır. Ayrıca gösterememiştir. Bu durum
mesanî özelliği vardır: Yani karşısında mümin; “Hamd-
Kur’ân, önemli konuları u senalar olsun Allah’a ki
farklı üsluplarla tekrar tekrar bütün gerçek O’nundur!”
anlatır. bu gerçek karşısında şirk
ة
ف ل
لا ـ ف
Zümer /24 – Büyük دمةح ىلةثةم ناةيو ف ـ ل ةه ـ ةي ل ـ ف س ـ ةت ـ ة ـ جر ل ام ة ى ـ ل ــ ۛس ىل ــ جةرةو نوس نك ـ اۛش م ـ ةت ــ kaçacak delik aramaktadır”
ۜ
duruşmanın olacağı ۜ deyip coşku ve sevincini
kıyamet gününde elleri haykırmaktadır.
kelepçeli olduğundan, ذ Zümer /30- Zümer /31
kendisini en şerefli – Hiç şüphe yok ki sen
ة
ة
ة
حناةو ت
uzvu olan yüzü ile نو ت ةم م ـــ ه ـــ ف ـ حي ـــ ة ي ـــ حي ـــ ةم ك ة ي ة حنا ــ ﴾٢٩﴿نو م ة ــ فع ـ ل ــ ةي ل م ك ـ ةث ـ هر ــ ف ل ۛ ح ل ةب ـ ا ل ن ف de öleceksin, onlar da
azaptan korumak için ölecekler. Sonra da
çabalayan kimsenin hali büyük duruşmanın
ile güven içinde olan olacağı kıyamet
müminin durumu hiç م م gününde Rabbinizin
ي ة ة
ة
bir olur mu? Zalimlere: ﴾٣١﴿ ۟نو م فم ةت ــ فخ ــ ةت ـ ص ـ ك حبةر ــ فن ـ ةد ــ ق ـ ني ــ ةم ــ ع ة ف لا ةمفو ةي فم ــ ك حن ــ ا حم ث ــــ ﴾٣٠﴿ huzurunda birbirinizle
“Kazandığınız şeylerin dâvalaşacaksınız.
meyvesini tadın
bakalım!” denilir. [67,22;
54;48; 41,40]
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
460

