Page 461 - e mushaf TR pdf
P. 461

457
          Sad /84- Sad /85 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Allah buyurdu: “İşte bu  38-Sad Süresi       /           39-Zümer Süresi  Yaprak 09A  Cüz 23  Süre 39  Sayfa 457  Buradaki son cümle ile
          doğru! Ben de şu                                                                        Allah Teâla, ezelî ilminde
          hakikati söyleyeyim ki     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kâfirliği tercih edeceklerini
                                                                                                       bildiği kimseleri
          cehennemi, sen ve sana                                                                       kasdetmektedir.
          uyanlarla
                                               و
                                                                            ح و
          dolduracağım.”   457    ﴾٣٨﴿ ص ةروس           ﴾٣٨﴿       ﴾٣٩﴿ ِرمزلا ةروس ﴾٣٩﴿
          Bu sûre, bir bakıma, Kureyş       ء   َ و                        َ     َ و                 Zümer /4 – Eğer
          önderlerinin “Kitap                                                                      Allah evlat edinmek
          gönderilecek bir o mu                                                                           isteseydi
          kalmış!” iddialarına, 9-10.                                                                 yarattıklarından
          âyetlerdeki kısa cevaptan
          sonra verilen uzun bir cevap   ة  ة  ة  ة       ة ة            ل  ة  ف  ح    ف ة        dilediğini seçerdi. Ama
          olup özetle şöyledir:   كةع بةت    ـ حم ــ فن   مةو كفن م ةمحنةهةج    ُ ُ ل فم ـ ةـل ـ حن  ﴾٨٤﴿  قاـ ۛلو     ـ ةح ـ ح ق  لاةو ق  ـ ةح ـ  لاةف لاةق  o bunu dilememiş, evlat
          “Muhammed’i elçi seçmeme                                                               edinmemiştir. O bundan
          itiraz eden sizler, Âdemi                                                                münezzehtir, yücedir.
          kabul etmeyen İblis
          durumundasınız.”                                                                         Tek hâkimdir. [21,17;
          Sad /86 – De ki: Ben de                        م                                             43,81; 19,90]
                                                                 ل ا ف
                                 ل ا ل
                                                                                       ل
          irşad ve risalet hizmetinden   ةنما ـ    ةنااةمةور  ل  ة  ــ ل ـ في ــ  م  ه ــ فن   فجا ـ  ةع فم ك    ـ ةـ ـ ـل  ف سااةم ل ق ﴾٨٥﴿ ةني ي ع  ـ ةم ـ  فجا فم هفن م
          dolayı sizden bir ücret                                                                     Evladı olmak, eşi
          istemiyorum ve ben size                                                                  olmayı da gerektirir. O,
          kendiliğinden bir iddia                                                                  eşten münezzehtir. Evlat
          içinde bulunan biri de                                                                     ihtiyacı noksanlığın,
          değilim!” [32,13; 17,63]                                     ة                         âcizliğin de alâmetidir. Fani
                                                                            ف ي ﴾٨٦﴿ ةني ي ف لةكةـت ملا
                                                  ة
                                             حن ملفعتلةو ﴾٨٧﴿ ةني ي ملاةعل ل
          Sad /87 – Bu Kur’ân,   ﴾٨٨﴿ني ي ح    ةدفعةب  ة     هاةبةن  ة ة ة  ة ف  رفكذ  ح ي    لا      ةو ه نا  ح  ف  varlıklar, öldükten sonra

          ancak bütün milletler                                                                     isimlerini ve nesillerini
          için bir derstir.                                                                       devam ettirmek ihtiyacı ile
          Sad /88 – Onun verdiği                                                                   evlat isterler. Allah bütün
          haberin doğruluğunu                                                                      bunlardan münezzehtir.
                                                                                                    Faraza evlat edinmek
          bir süre sonra siz de                                                                  isteseydi bile, yeryüzündeki
          pek iyi öğrenirsiniz.                                                                        insanlar ve diğer
          [6,19; 11,17]                                                                          mahlûklara gelinceye kadar,
          Mekke’de nâzil olmuş olup  ﷌                   رةم زلا  ةةرو س                  ﷍         melaikelerden edinirdi.
                                                      ح
          39-ZÜMER SÜRESİ
                                                                                                       semadakilerden,
          75 âyettir. Sûre adını 71. ve                                                            Ama böyle bir şey varit
          73. âyetlerinde geçen ve                                                                        değildir.
          “bölükler” anlamına gelen
          kelimeden almıştır.
                                                                                                      Zümer /5 – O,
          Bu sûre Mekke müşriklerinin,                                                           gökleri ve yeri hikmetle
                                                        ِ ن
          müminlere şiddetli bir baskı
                                               ح
                                   ح
          ve düşmanlık uyguladıkları   مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  ve ciddî bir maksatla
          bir dönemde indirilmiştir.   ۛ                                                  ع      yarattı. Devamlı sûrette
          Tevhid inancının gerekliliği,                                                           geceyi gündüze dolar,
          şirkin batıllığı, saçmalığı ve                                                          gündüzü geceye dolar.
          kötü sonuçları bu sûrede
          vurgulanan temel fikirlerdir.                                                           Güneş ve ay’ı da sizin
          İyice zorlanan müminlere               ا                                                   hizmetinize veren
                                                                                          ف
                                          ا
                                                 ة ي ل ف ة ي
                                                                                          لا ـ
                                           فيلا ـ ك
                                             ة
          hicret kapısını da açar (âyet:   ۛ باةت كلا  ة ف  اةنـلز    فنا ــ  احنا ﴾١﴿مييكةح  ف  ـ ز لا ـ  يزةع    لا ـ  ن ف      ح لا    ةن م باةت ك  ليزفنةت  O’dur. Onlardan her
          10). İman davasından geri                                 ي                      ي       biri belirli bir süreye
          adım bekleyen müşriklere Hz.
          Peygamber (a.s.)’ın kararlılık                                                             kadar akarcasına
          bildiren ifadeler kullanması                                                           hareket eder. İyi bilin ki
          emredilerek, kâfirlerin bu                                                                O, azîz ve gafurdur
          konuda ümitleri kesilir (âyet:   ف     ة ل ن          ى ة      ن                 ف
          39). Kıyamet, dirilişten sonra  ص ــ     لاةخ     ح    ح   لا ـ ي ي د ـ  ن لا ــ  لا   ل ﴾٢﴿ ةني ي دلا   ح     هل اص لفخ م ةلا        ـــــ ح ق ةف ـ فعا ــ  ب ـ  د ح     ب ــ لا ــ ةح  (üstün kudret sahibi
                            ۜ
          mahşerde hesap verme,                         ۜ                                        olup, aynı zamanda çok
          cennet ve cehenneme yapılan                                                               affedicidir). [7,54;
          sevkiyat bildirilerek insanlar                                                                   3,190]
          uyarılır.
          Bismillâhirrahmânirrahîm         ة                                               ة ح
                                                                ل
                                                           ا
                                           ح ي
                             ة ي ا
                                ا
                                 ـ
                                                         ة
                                     ح
          Zümer /1 – Bu kitabın   ىلا ةنو بر  ـ  ي ـ ةق ـ   للا  فم ه  د بفع       اةم ةن ـ  ءاةي ـــ  لفوا اه ـــ ي  ــ فن    نو د   م اوذ  ة    حتا ــ ةخ ـ  لاةو ــ ي ي ذ ــ ةن  Bu âyette geçen
          vahyolunup parça parça                         ۢ                                        tekvir: “Baş gibi yuvarlak
          indirilmesi, azîz ve                                                                   bir cismin etrafında bir şeyi,
                                                                                                    mesela sarığı dolaştırıp
          hakîm (mutlak galip,                                                                   sarmak” demektir. S. Kutub
          tam hüküm ve hikmet   ة                               م           ة                      der ki: “Bu tekvir tabiri,
                            ح ي ة
                                                                         ن
                                                                                            ن
                                                                                       ف
                                                                            ح ي
          sahibi) Allah    نا ۜنو ف لةتفخةي  هييف  فم ه     اةم ييف م هةن  ةب  م ـ في ـ ف  ك  ةي  ــ فح  ة ح لا  نا ىنف ــــــــــــ ل ز     ح لا  arzda görünen müşahhas bir
          tarafındandır. [26,192-                                               ۜ                 durumu tasvir etmektedir.
          195; 41,42]                                                                            Yerküre, güneşin karşısında
          Zümer /2 – Biz sana                                                                      kendi mihveri etrafında
                                                                                                     dönmektedir. Arzın
          kitabı gerçeğin ta                                                                       yuvarlak olan sathından,
                                                              ة
                                                    ل ة
                                                                                            ن ة
                                              ن ف ل
          kendisi olarak indirdik.   ى  ــ اد  ة ة  ة  ةي نا    ح لا ةداةرافول ﴾٣﴿  راحف    ـك    ب ذاةك   ه  ـــ ةو    ةم ـ فن  يد  ةيل  ة ح لا  güneşe karşı olan kısmını
                               لةو ذخ
          O halde sen de yalnız        ــــ حت ـــ                                    ــ فه ــ ي  aydınlık kaplar ve gündüz
          Allah’a ibadet et!                                                                        olur. Fakat bu aydınlık
          Zümer /3 – İyi bilin ki                                                                 kısım devam etmez; çünkü
                                                                                                     arz dönmektedir. Yer
          halis din, yani bütün                                                                   hareket ettikçe gece başlar
          gönlüyle candan itaat,   ة ف         ن ف                              ة     م ـ ةياحم ـ فخ ـ    ة  ة  ve üzerinde gündüz
          yalnız Allah’a yapılır.   ﴾٤﴿  راحهةقلا    ـ  د   حاةو    لا ـ    ح لا ةو ه ۜ  ــ   ه  ةناةح  ـ فب ـ   س ءا  ۛ    ـ اش ـ  ةياةم قل  ىنفط ف صل  bulunmayan kısım
                                                               ۙ
          Allah’tan başka                                                                          karanlığa bürünür. Arzın
          birtakım hâmiler                                                                        sathı yuvarlak olduğu için,
          edinerek: “Biz onlara                    ف                                              üstünde gündüz olan yerler
          sırf bizi Allah’a    ة     ة       ة ح ة            ف       ة ف           ة     ة            de yuvarlaktır.
                                                           ۛ
          yaklaştırsınlar diye      حنلا ـ راةه ىل ــ ةع ل  ــ في ـ  لا  رحو    ــ ك  ـي ق  ـ لا ــ ةح ـــ ح   ب  ۛ ضفرلاةو    تاةو  ــ ن م ــ    ح سلا  ةخ ـ ل ــ ةق  Tabiatıyla onu takib eden
          ibadet ediyoruz”                                                                            gece olan yerler de
          diyenlere gelince,                                                                      yuvarlak olacaktır. Bir süre
          elbette Allah, onların                                                                  sonra öbür taraftan gündüz
          hakkında ihtilaf ettikleri                              ة                     ف          başlar ve gecenin üzerine
                                   ف ةق ــ ةم ــ ر
          hususlarda aralarında   ة  ـــ لاةو ۛ س  ة  ـ حش ــ فم ـــ  لا ر  ة  ـ حخ ـــ  ۛسةو ل    لا ـــ في ـــ  ىل ة ح  ـــــ ةع  ةراةه  ة  ـ حن ـــ  لا  رحو ـــ ك  ـيةو  dolanır. Ve bu hareket

                                                   ة
                                                                                                     böylece devam eder:
          hükmünü verecektir.   ۜ                                                                 “Geceyi gündüze, gündüzü
          Allah yalancılığı,                                                                      geceye dolar.” Kullanılan
          nankörlük ve kâfirliği                                                                   kelime, şekli çizmektedir
          huy edinenleri hidâyet                                                            م      (...) Yer’in küre şeklinde

                                  ة
                                                         ة ل
                                                                            ة
                                                                                          ح
          etmez, emellerine   ﴾٥﴿  راحف  ـــ ةغ ـــ  ف  لاةو ــ ةع ــ يز ــ لاز  ف   ه  ــــ  لا  ى  ى  ـ ۛس ـــ حم ـ   م  ل ــــ ةج   ل  ير  ـــ فج ـــ  ةي ل  ك ــ  oluşu ve dönmesi, tekvir
          kavuşturmaz. [16,36;               ي              ۜ                     ي              tabirini son derece dakik bir
                                                                                                  tarzda tefsir etmektedir.”
          21,25; 18,110; 34,40-41]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          457
   456   457   458   459   460   461   462   463   464   465   466