Page 460 - e mushaf TR pdf
P. 460

456
             Sad /62- Sad /63 –  Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Sad /75 – Allah
          Azgınlar: “Neden acaba                                                                  buyurdu: “İblis! Benim
          dünyada kendilerini   38-Sad Süresi       /             Yaprak 08B  Cüz 23  Süre 38  Sayfa 456  ellerimle yarattığım
          değersiz saydığımız        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  mahlûkuma neden
          birtakım adamları                                                                           secde etmedin?
          burada görmüyoruz?
          Aklımız sıra, onlarla           ﴾٣٨﴿         ص ةروس              ﴾٣٨﴿          456          Gururlandın mı,
                                                            و
          alay ederdik!                                  ء   َ و                                     yoksa kendini çok
                                                                                                      yükseklerde mi
             Yoksa gözlerimiz                                                                       görüyorsun? {KM,
          onlardan kaydı da onun                               م                                   Mezmurlar 119,73}
          için mi kendilerini

                                                                                ة
                                       ة ف
                                                            ة
                                                                                                    Kur’ân-ı Kerîm’de
          göremiyoruz?”    ﴾٦٢﴿ رار ـــ  ف شلا  ةنم      ـــ  ع ـــ حد    ه ــــ  فم    ةن احن  ك ــــ  ى  ـ  لا  ةجر  ىر ــ ةنل اةن ــ ة لاةم  اولا ةقةو ـ  Allah Teâlaya yed (el)
                                                                            ن
                                   ة

             Sad /64 – İşte bu,   ۜ                                                                kelimesi bazan tekil
          yani cehennemliklerin                                                                   olarak (yedullah, 48,1)
          davalaşması kesin bir                                                                     bazan çoğul olarak
                                         ة
                                                                           ى
                                                       ة ف
          gerçektir.            ــ ةح ـ ح ق  ة ة     ل ـ  نذ نا ﴾٦٣﴿  را ۛ ص ــ فبلا  م ه ــ فنةع  ف تةغاةز فما ايرفخس فم هاةنذةخحتا  (eydina 36,71), bazan
                                                                                         ف ة ل
                                                                          ل ح
                                         ح ي
                                 ل ك
             Sad /65 – De ki:                                                                     da burada olduğu gibi
                                                                                                   tesniye olarak (iki el,
          “Ben sadece uyaran bir                                                                   yedeyye) izâfe edilir.
          peygamberim.                                                                             Bunların her birinde
             Şu kesin bir   ن   ة ح ي  ن ي                        ف ة ي ا ل ل  ة   ل             Allah’ın şanına yaraşan
                                               ۗ


          gerçektir ki tek hakim     ح لا لا  ه        م ــــ فن لا ـــ  اةمةو  ر        ق ــ ل حنا ــ ةمـ ـ ا   ةنا ــ  م ا ــ فن ـــ  ذ  ﴾٦٤﴿راحنلا   لفها       ص ـ  م  ةت ـ اةخ  bir mâna kasdedilmiştir.
                                                                           ۟
          olan Allah’dan başka                                                                    Bu durum, bir yönden
          ilah yoktur.                                                                             de şuna delâlet eder:
                                                                                                   Allah mutlaktır, beşer
             Sad /66 – O                                                                           ifadesindeki kayıtlar
                                                                                            ف
                                                           ة ف
                                 ة ف
                                           ف
                                                                                   ة ف
                                                                      ة
          göklerin, yerin ve   ﴾٦٦﴿  راحفةغلا زيزةعلا اةم هةنفيةب    اةمةو ضفرلاةو    تاةونمسلا   ح    ح بةر ﴾٦٥﴿  راحهةقلا   د حاةولا  onun vasıflarını ve

                                        ي
          ikisinin arasındaki                                                    ۛ                  icraatını anlatmaya
          varlıkların Rabbidir.                                                                           yetmez.
          Mutlak galiptir, çok            ف
                                                                                                     Birçok müfessire
          mağfiret edendir.   ف        ة            ة                ل                      ف        göre burada Allah
                                                                          ۙ

                                                                                                     Teâlanın bu tabiri
             Sad /67 – De ki:
          “Bu Kur’ân pek mühim   مل ع      فن م    ة ي ل    ك ـ نا  اةم ﴾٦٨﴿نو ضرفع م       هفنةع فم تفنا﴾٦٧﴿ مي ي ظ     ه ــ ةو ةن ـ ةب ــ ال ؤ   ةع ـ  ل ق  kullanması, ihtimamla
                                                                                                       yaratmasından
          bir mesajdır.                                                                            kinayedir. Yahut biri
             Sad /68 – Ama siz           ا ة                                    ا                          bedeni
                                                               ة
                                                                                 ن ة ف
                                ل ل ا
                                      حنا لا  ح يلا ىن
          ona sırtınızı    ريذةناةنا ام ـ ة  ة ل ح ي ة ة ي  ا    نا  ي ـ حو  ف ي ﴾٦٩﴿نو م ـ صةت     ي    فذا ةي ـ فخ ـ  ىلفعلا  ف  ا ب ل ــ ةم ـ ل  ة ل  biçimlendirmeye, öbürü
                             ي

          dönüyorsunuz.                                                                           ruh üflenmesine işaret
                                                                                                 olmak üzere insanın ruh
             Sad /69 – Mele-i
          Âla sakinleri                                        ف                                   ve bedenini cemeden
                                                                                                     varlığını da hatıra
          tartışırlarken kendi               ى               ي    ا ن   ة ف  ة     ي                     getirebilir.
                                                                                          ي
                                                                                           ـ
                                                                                            ي
                                                                                        ن
          aralarında neler   اةذ اةف﴾٧١﴿ني ي ط    فن م  ارۛش    ةب ـ   ق لاةخ    يحنا  ة ـ ي  لمل ل   ة ـ  ئ ك  كحبةر   لاةق  فذا﴾٧٠﴿ ب م

          konuştuklarına dair                                                                         Sad /76 – İblis:
          bilgim yoktur.                                                                           “Ben ondan üstünüm,
             Sad /70 – Şu var   ا                                                                çünkü beni ateşten, onu
                                                                                           ة
                               ن ف

                                                                                     ة
          ki: Bana sadece, açıkça    ةةك ئلملا   ة  ةدةجۛسةف﴾٧٢﴿ ةني ي د جاۛس  ة     هل او عقةف   ة  ي ي حو ر    فن م     هييف    تفخفنةو   ة   هتفيحوۛس  ise topraktan yarattın”
                                                                                                            dedi.
          uyarmak için
          gönderilen bir elçi                                                                       Sad /77- Sad /78 –
          olduğum                                                                                 Allah: “Defol oradan!
          vahyolunuyor.”                                               ا ة                          Sen artık kovulmuş
                                                                               ة
                                               ة
                                                                                            ح ل
                                                                     ي ح ي
                                                    ة
                                    ي
             Sad /71 – Bir   ﴾٧٤﴿ ةنير ـ  ف    لا ـ  فاةك  ةن م  ناةكةور  ي    ف سا ـ ـفكةـت ـ ةب ـ  ۛ سييل ـ فبا لا ﴾٧٣﴿ ۙنو عةم    فجا ـ  فم هل ك  birisin. Lânetim de,
          vakit Rabbin meleklere:                              ۜ                                    hesap gününe kadar
                                                                                                    senin üstündedir.”
          “Ben, dedi, çamurdan
          bir beşer yaratacağım.                                                                       Sad /79 – “Ya
                                                                        ة ف ل
                                       ل ة
                                                                                           ة ي ا
             Sad /72 – Onu   ۛ ترةبـ  ف سا ـ فكةـت يةد     ب ـ ةي ـ ح  ة  ةخ ـ ل ـ فق ـ   ت     ل ــ اةم  ةد جس    نا ةت ـ ف  كةعةن    اةم ةم ـ  ـ   س ييلفبااةي  لاةق  Rabbi, bana insanların
          iyice biçimlendirip ona   ف    ۜ                                                         dirileceği güne kadar
                                                                                                   mühlet verir misin?”
          Rûhumdan üfleyince                                                                                dedi.
          hep birden, hürmet
          göstermek için ona                                                                         Sad /80 – Allah:
                                                                                 ف
                                                                   ة ل ل
          secde ediniz.”        ة  ـ ل ـ فق ــ ةت ـ  ه  ةخةورا        م ـ فن ةن ـ  ة    لةخ ـ فق ـ ةت ـ يين       فيةخ ـ ر   فن م ـ  ه    اةنا لاةق ﴾٧٥﴿ ةنييلاةعلا    ةن م  ۛ تفن ك فما ل  “Haydi sana mühlet

             Sad /73 –                                ۜ                                                   verildi!”
          Meleklerin hepsi secde                                                                      Sad /81 – “Sen
          ettiler.                                                                                 belirli bir vakte kadar
                                            ة
                                       ة ة
                                                            ة ة
                                                                             ة
                                             ح ي
                                        فعل ةن يات
             Sad /74 – Lâkin   ن ي    ىلا ي  ة  كفيلةع ناةو﴾٧٧﴿ مي ي جةر كحن اةف اةهفنم  ف جرفخاةف لاةق﴾٧٦﴿ني ي ط  فن م  izinlisin.”
          İblis secde etmedi.                       ۛ                                               Sad /82- Sad /83 –
                                                                                                   İblis: “Öyle ise, senin
             O kibirlendi ve
          kâfirlerden oldu.                                                                       izzetine yemin ederim
                                                                                                     ki ben de onların
                             ة ة ة
                                                                           ة
                                           ة
                                                          ن ي
                           كحن اةف لاةق ﴾٧٩﴿ نو ثةعفب ـ  ي مفو    ةي ـ  ىلا   ييانرظ  ة    ةف ـ فنا ـ         ح بةر  لاةق﴾٧٨﴿ني ي دلا   ح     ةي ــ مفو  hepsini şaşırtacağım.
                                                               ف


                                                                                                    Ancak Senin ihlasa
                                                                                                      erdirdiğin kullar
                                                                                                   bundan müstesnadır.”
                                                                                                     dedi. [17,62-65]
                                                                                   ة
                             ة

                                     ة
                                                                         ن ي
                                                 ـ
                                               و
                                              م
                           ك تةز ع بةف لاةق ﴾٨١﴿ ل     ف    لا ـ ةم ــ فع ـ  ــ فقةو ـــ   ت  ف لا مفو ـ ةي ىلا﴾٨٠﴿ ةنيرظفن  ف     ملا ـ  ةن م
                               ح
                                                                               ۙ ي


                                                                 ة
                                                        ة
                                                                                 ل
                                             ف
                                                                 ح ي
                           ﴾٨٣﴿ صـ ةني  ي  ة  ــ فخ ـ ل ـ   ملا  م  ــ فن ــ  ه ــ   م  كةداةب ــــ  علا ﴾٨٢﴿ ةني ي عةمفجا فم  ة     ُ ُ ل فغ ـ ةيو ـ حن ـ  ه ـ
                                                                        ۙ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          456
   455   456   457   458   459   460   461   462   463   464   465