Page 467 - e mushaf TR pdf
P. 467
463
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Zümer /48 – Zümer /53 – De
İşledikleri pis işler 39-Zümer Süresi / Yaprak 02A Cüz 24 Süre 39 Sayfa 463 ki: “Ey çok günah
ortaya çıkar Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 işleyerek kendi öz
canlarına kötülük
etmede ileri giden
ve Allah’ın dini ve
ح و
Peygamberleriyle 463 ﴾٣٩﴿ ِرمزلا ةروس ﴾٣٩﴿ kullarım!
yaptıkları alayların َ َ و
cezası Allah’ın rahmetinden
ümidinizi kesmeyiniz.
ف ف
kendilerini her Allah dilerse bütün
ةي ــ ف ه
taraftan sarıverir. ة ة günahları mağfiret eder.
نن ؤزفهةتس ــ ي ك ـ نا ــ باو اةم م ــــ ه ـ ف ب ةقاةحةو او ك ـ ۛس ـ ب ـ اةم تاةـ ـ حيۛس م هل ف اةدةبةو Çünkü O, gafur ve
Zümer /49 – rahîmdir (çok
İnsanın başı derde girdi affedicidir, merhamet
mi Biz’e yalvarır, ama ve ihsanı fazladır).”
ة
ف ة
ي ة
sonra ona tarafımızdan ة ف ة ــ ةنلحو ـ ن ها ـ فع ـ ةم ـ ىة م ــ احن ةخ اةذا حم ـ ةنا ـ ث ا ـــ ةعةد ر ــ ض ناس ــ ۛ فن لا س ــ ح ةماةذ ا ةف ــ ﴾٤٨﴿ [5,73-74; 85,10; 19,60;
ح
nimet verince: “Ben ۙ 9,104; 4,110; 145-146]
bilgi ve becerim Bu âyet, Kur’ân-ı
sayesinde bu serveti ذ Kerîm’deki en ümit verici
elde ettim” der. âyet sayılabilir. Bununla
ة
ا ة ي ة
ن
ف
نو مل ة ةيل ـ فع ـ ة ة فم ه ك ـ رةث ل ة ن ف ـ فت ـ ة ي ه لةب م ف ع ـ ل ـ ىلةع ه تييتنوا اةمـحنا لاةق beraber, yine de tövbeyi
ا حن كلةو ةةن
kabul etme, Allah’ın
Hayır! Bu bir ۜ dilemesine bağlıdır. Bu
imtihandır, ama çokları âyeti günah işlemeye teşvik
bunu anlamazlar. ف sebebi saymak, Kur’ânı
[28,76-78; 34,35] ة maksadı dışına çekmektir.
ةق ـ ف ــ لا ــ
او نا ك ــ اةم م ـ فن ـ ه ــ ف ةع ىنن ل ا فغا ـــ ةق ن م ـ ف ـ فب ـ ل ـ ه ـــ فم ةف ـــ اةم ةنيذ ـ ي ح لااةه ة ةق د ﴾٤٩﴿ Müteakip âyet, günahların
Maksat tövbeye teşviktir.
Dünya nimetleri affını tövbenin yanında,
bakımından zengin Allah’ın gönderdiği
veya yoksul olma, ف hidâyeti kabul etmenin de
lüzumu ile birlikte
Allah’ın kulunu sevip ة ة ة ح ة ة düşünmemizi telkin
sevmediğinin ölçüsü فن م او ملظ ةني ي ذلاةو ۜ ك ـ ۛس ـــ ب ـ او اةم تاةـ م ه ةف ـ ۛصا ـ ةبا ـ ف ۛس ــ حي ـــ ﴾٥٠﴿نو بسفكةـي etmektedir.
değildir. Zira herkes
bilir ki Allah’ın nice Hz. Peygamber (a.s.)’dan
makbul kulları şöyle dediği nakledilir: “Bu
yoksulluk çekerken, ا âyeti, dünyaya ve dünyada
nice azgın kimseler ﴾٥١﴿ ةنيز جفع ب ـ م ـ فم ه اةمةو او بس ـك ۛ اةم تاةـ حيۛس ي ـ ي ـ ص ــ ي ـ ب ــ ه ـــ فم ۛس ءل ل ؤ ا ة نه ـــ bulunan bütün şeylere
ي
değişmem”
nimetler içinde ۙ
yüzmektedirler.
Zümer /54 – Size
azap gelip çatmadan
Zümer /50 – ة önce, Rabbinize dönün
ح ن
لةوا ــ ف ـــــ فع ــ ل ــــ م ـ
ح
Kendilerinden önce ةيةو ـ فق ـ ر د ءاا ةي ن ــ ةم ــــ ف ـــ ۛش ل ةقفزر ــ لا ط ةي ـــ فب ـــ س ــ ة ح لا نا او ة ا ل ةي م ة ل
gelip geçenler de böyle ۜ ve O’na teslim olun,
dediler, O’na itaat edin.
Yoksa yardım
ama kazandıkları ة ح ف ة ن ة ة ة ح ي göremezsiniz.
servet, mukadder يذ لا ـــــ ي ـــ ةن ة ي داةب ــــ ــ ع ا ةي ل ق ــ ﴾٥٢﴿ ۟نو ن ـ مفؤ ـ ي مفوق ل تا ـ ــ ة ةيل ك ـ لنذ ييف نا
âkıbetlerini önlemede
kendilerine hiç fayda Zümer /55 – Size
etmedi. ا varmadığınız yerden
azap farkına
ة
ة
ن ح ي
ة ح لا ۜ ح لانا ن ـــ ةم ـــ ة فحةر ن ــ ف ــ فق ــــ ةن ــ ط ـ م او ةتل م فنا ـــ ن ل ف ـ س ـ ه ـــ ف ــ ىل ةع او ل ا ف س ــ فر ـ ansızın gelip çatmadan
Zümer /51 – ة
İşledikleri fenalıkların önce,
cezası başlarına geçti.
Rabbiniz
حنا ۜاع
ـــ
Aynen onun gibi, ﴾٥٣﴿ ـيــ م ي حةرلا رو ـــ ةغ ــ ف ــ ف لا ةو ه ه ــــ ة ي ى ــ ي م ــ ي ـــ ةج ۛ بو ح ـ ذ ن ـــ لا ر ةي ــ فغ ـــ ف ــــ tarafından size
senin çağdaşlarından ح gönderilen hükümlerin
en güzeline tâbi olun.
olan zalimler de
yaptıkları fenalıkların
cezasına م م “İndirilenin en
çarptırılacaklar ف ف ل ة ل ن ي ا ل güzeli” “Kur’ân-ı
م ك ـ أ ت ــــ ةي ـــ ةي نا فبـل ةق ن ــ م ه ــ ف ــ ـــ ل ـ م ـ ل او ف ساةو فم ك حبةر ــ ىلا او ــــ ي ـــ ب ــ يناةو Kerîm” olarak tefsir
ve elimizden kaçıp edilir. Ayrıca: 1.
kurtulamayacaklardır. Nehyedilen, yasaklanan
şeyler değil, emredilen
ل ا
ة
ة ة
ة
şeyler. 2. Ruhsatlar
ة
Zümer /52 – Hâla لز ــــ فنا ا ا ةم ن ـ ۛس ــ ة ـ فحا او ع ة حتاةو ــ ب ـــ ﴾٥٤﴿ نور ت ل حم ـــ ث باذ لا ــ ةع ـ ف değil de azimetler. 3.
ـ فن ـــ ۛ ص ـ
şunu anlamadılar mı ki Mensuh değil de nâsih
Allah dilediği kulunun hükümler diye de tefsir
nasibini bollaştırır, edilir.
dilediğinin nasibini ise م ف م م
ة
ف ل
daraltır. ىةةتفغةب باذ ـ ةع ــ ف لا م ك ـــ تأ ــ ةـي ةي نا ةق ن فم م ــ ف ـ فب ــ ل ك ن ــــــ ف حبةر ــ م فم ك ا ل ــ فـي ي ة Zümer /56 – Ta ki kişi
şöyle demeye mecbur
kalmasın:
Elbette bunda
inanacak kimseler için “Rabbime karşı
alacak ibretler vardır. ن ة ف ل ة ة ل yaptığım bunca
اةم ىل ــ ةع ىنتر ـ ف س ــ ةح ا ةي س ــــ فف ــ ــ ةن لو ـــ ق ـ ةت نا ﴾٥٥﴿ۙنور ع ـ فش ـ ةتل م فناةو ـ ت ـ ف yazıklar olsun bana!
kusurdan dolayı
ة
Yazıklar olsun bana
ki ben O’nun diniyle,
kitabıyla alay edenler
ة
ن
ف ي
﴾٥٦﴿ يرــ ةن ي ـــ خاس لا ن ة ل ت ــ فن ــ ـ م ـــ ة ــ ح ك نا ةو ح لا ب ــ فن ـــ ةج ي يف ت ــ ــ ف طةر ةف ــ arasında yer aldım!”
ح
ۙ
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
463

