Page 470 - e mushaf TR pdf
P. 470
466
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Zümer /75 – Sen Mümin /4 –
o gün melekleri de 39-Zümer Süresi / 40-Mumin Süresi Yaprak 03B Cüz 24 Süre 40 Sayfa 466 Allah’ın âyetleri
Arş’ın etrafını Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 konusunda kâfirlerden
çevrelemiş başkası tartışma
Rablerine zikir, tenzih çıkarmaz.
ِ
ve hamd eden vaziyette ﴾٣٩﴿ رمزلا ةروس ﴾٣٩﴿ ﴾٤٠﴿ نمؤمعلا ةروس ﴾٤٠﴿ 466 Fakat onların kazanç
ِ
görürsün. َ ح و َ و ِ ع و و َ و sağlayarak şehir şehir
Derken, aralarında dolaşmaları seni
adaletle hükmolunur ve aldatmasın!
“Hamd-ü senalar Şunu iyi bilmelidir ki;
kâfirlerin girişmek
Rabbülâlemin olan ا istedikleri kısır tartışmanın
ة
Allah’a mahsustur.” ب ــ ةح ـ دفم نو ح حب ـ ۛس ـ ي شر ف لا ـ ةع ــ ةح ـ لفو م ن ـ ي ا حفا ـ ي ــ ة ـ فن ةح ةةةك ــ ةم ـ ل ـ ئ ـــ ف ن لا ىر ةتةو ـــ ötesinde, Kur’ân’ın
ف
ة
diye bitirilir. [40,7] hakikatlerini açıklamak,
{KM, Vahiy 5,11; 7,11} müşkillerini gidermek,
mütaşabihlerini
aydınlatmak, inkârcıların
40-MÜ'MİN SÜRESİ ف ة ة ف ف onun aleyhindeki
فمه حبةر
﴾٧٥﴿ مـ ةني لا ـ لاةع ـ ي ح ن دمةح ـ ي ـ ل لا ـ ف ل ح بةر يقةو ح قةح لا ب م ـ في ـ هةن ـ ف ـ ةب ة يض قةو ۛ itirazlarını cevaplandırmak,
Mekke döneminin mümine yakışır tarzda
sonlarında inmiş olup mücadele etmek, taatlerin
85 âyettir. Sûrenin başında gelir.
meşhur olan iki adı
vardır. el-Mü’min
isminin sebebi, 28. ب ح ز
âyette geçen mümin ف
zattır. Gâfir ismi ise ن مفؤ ملا ةةرو س
sûrenin üçüncü
âyetinde yer alan ilahî
sıfattan gelmektedir. ﴾٢﴿
Havâmim diye çoğul
şekli yapılan 40-46.
sûrelerin (7 Hâmim’ler)
ِ ن
ح
ح
hepsine birden bu isim مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا ح لا مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب
verilmektedir. ۛ ع
Mümin /5 –
Bu sûre önce Kendilerinden önce
Allah’ın bazı Nûh halkı, onlardan
ة
ح
ف
vasıflarını, kâfirlerin ــ ب فنذلار فا ةغ ـ ﴾٢﴿ يلةعـمي ف لا ـ ةع ـ يز ـ لاز ــ ن ف ح لا ةن م بات لا ـ ك ـ ليز ةت ـ فن ـ ﴾١﴿ نحـ ام sonra gelen daha
ة
O’nun yolundan ۙ ي ي ۜ birtakım gruplar da dini
saptıklarını, daha önce yalan saydılar.
bazı sapkınların cezaya Her toplum
uğratıldıklarını, Hz. tartaklamak için,
Mûsâ (a.s.)’ın tebliği, ف ة ي ة ح ي ن ي ة ا ة ح ف ة resullerine karşı
ي
ۜ
ona olan imanını uzun ريصةملا لا هفي ـ ۜ ه ـ ةو ـ ةه لا لال لفو ــ طلا يذ باق لا ـ ة ع دي ي دۛش بفو حتلا ـ ـ ل باةقةو harekete geçtiler ve
süre gizlemiş olan üst hakkı yıkmak için
düzey devlet yetkilisi birtakım batıl şeyleri
müminin gerçeği ortaya ف ileri sürdüler, ama Ben
koyup tebliğ ve irşadda ة ح ة ة ن ح ي ح ن de onları kıskıvrak
اةم ي ـ
bulunması, Allah’ın فم ه بلقةت ة كفررفغ ـ ةي ة لةف اورةف ك ةنيذ لا ـ ي لا ح لا تاةيا ياف ل ي داةج ﴾٣﴿ yakalayıverdim.
kudret ve hikmetini İşte düşünün:
gösteren bazı kevnî Benim cezalandırmam
âyetlerden sonra, hakkı nasılmış, bir görün!
yalan sayanların fecî ة [3,196-197; 31,24]
ح
ة
ة ف
ة
دل ب
âkıbetlerini bildirerek ف تحمةهةو فم هدفعةب فن م بازفحلاةو حون مفوةق فم هلفبةق ف تةبذةك﴾٤﴿ ة ف لا ـ ي ف Mümin /6 –
ة
İnkârcıların
sona erer. cehennemlik
olduklarına dair hüküm
Bismillâhirrahmânirrahîm böylece kesinleşti.
ف
ف
ح ة
Mümin /1- Mümin /2 ة ح قةح لا ـ ه باو ض حفد ي ـ ل ل ـ ف ب ـ لا ـ طاةب اولةداةجةو هوذ ـ خأةي لوسر ا حم ـ ة ب ـ ـ ه ـ ل فم ـ ل ك Mümin /7 – Arşı
ة
– Hâ, Mîm. Bu kitabın taşıyan, bir de onun
vahyolunup bölüm çevresinde bulunan
bölüm indirilmesi, melekler devamlı
ف ف ف olarak Rab’lerini zikir
ة
azîz ve alîm (üstün ك ــ ل ـ ةم ـ ت ة ـ حق ـ ف ت ةح ك ن ة ةو ك ذ ل ـ ﴾٥﴿باةق ـ ع نا ك ـ ةف م ة ف ةف ـ ةخا ـ تذ ــ ه ـ ف ـ ةك ـ في ـ ۛ ف ve O’na hamd ederler.
kudret sahibi, her şeyi O’na gerçekten iman
en mükemmel tarzda ederler ve müminler
bilen) Allah için şöyle mağfiret diler
tarafındandır. ف ve dua ederler:
Hâ, Mim, İbn Abbas ة ح ل ة ل ة ة ح ة ة “Ey Ulu Rabbimiz,
ل ا ة
لا ــ
(r.a)’dan nakledildiğine ةني ي ذ ﴾٦﴿ ــراحن لا ــ ةح ـ با ف صا فم ه حن ــــ ا اورف ك لا ـــ ي ي ذ ـ ةن ىل ةع ـــ ك حبةر ـــ senin rahmetin ve ilmin
göre Allah Teâlanın ۢ her şeyi kuşatmıştır!
ism-i âzamıdır. O halde tövbe
edenleri ve Senin
Mümin /3 – O, aynı yoluna tâbi olanları,
ة
ة
ة
ف
zamanda günahları ب ـ يه نو ن مفؤ يةو فمه حبةر دم ـ ةح ـ ف ب نو ح ـ ي ه ـ حبۛس ـ ة لفوةح ـ فن ةمةو ۛ شرةع ف لا ـ نول ةي ـ فح ـ م ـ affet
bağışlar, tövbeleri kabul ve onları o cehennem
buyurur, ama azabından koru!” [69,17]
cezalandırması da çetin م Hamele-i Arş dört olup,
olup, lütuf ve ihsanı ة ة 69,17 âyeti gereği, kıyamet
günü sekize
ة ح
ة
pek geniştir. ى ف عةو ـ امل فحةر ـ ىةةم ءيش ف ح ك ـ ل ۛ ۛ تفع ـ سةو اةنـحبةر ۛ ةما ـ او ن ن ةني ي ذل ل نور ةيةو ـ ف س ـ ةت ـ ففغ ـ çıkarılacaklardır. Arşı
yüklenmeleri; onların
Ondan başka tanrı koruma ve organizasyon ile
yoktur. görevli olduklarını, mecazî
Dönüş yalnız O’na ة olarak bildirmeden ibarettir.
Yahut Arş sahibi olan
ة
ة ة
ف
olacaktır. [15,49-50; ﴾٧﴿ مي ي حةجلا ۛ باذةع فمه ـ قةو كلييبۛس او ع ــ ةب ـ ة حتاةو او ـ با ـ ةت ةنيذل ح ةف ـ فغا ـ ف ـ ل ر ـ ي Allah’a yakınlıklarına da
14,34; 13,41] ف îma olabilir.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
466

