Page 473 - e mushaf TR pdf
P. 473
469
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Mümin /26 – “Firavunun
Firavun: “Bırakın beni, 40-Mumin Süresi / Yaprak 05A Cüz 24 Süre 40 Sayfa 469 sarayındaki mümin” kıssası,
şu Mûsâ’yı öldüreyim. Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 Tevratta ve Talmudda yer
almayan bir kıssa olup,
O da varsın Rabbine İsrail tarihi ile ilgili olarak
yalvarsın, bakalım O Kur’ân’ın dünya tarihine
ِ
kendisini kurtaracak 469 ﴾٤٠﴿ ِ نمؤمعلا ةروس ﴾٤٠﴿ bir armağanıdır.
mı? Zira bu gidişle ع و و َ و
onun, sizin dininizi Bu zat hissiyattan
değiştireceğinden veya uzak, tarafsız konuştuğu
ülkede anarşi intibaını vermeğe ihtimam
çıkaracağından endişe göstermekte ve münazarada
ف
ة
ل ا ي
insaf prensibini
ل فق ـ ت ــ
ediyorum.” dedi. فاةخا ي ح نا ــي ۛ ة حبةر ــ ه عد ف لةو ـ ةي ـــ ف ىسو ـ ن م ل ا ي ـ يانو رةذ نفو ـــ ةعر ف ـــ لاةقةو uygulamaktadır. Zira önce
ف
onun yalancı olma
Burada dinden faraziyesini, sonra vaad
maksat: Mısır ettiği her şey olmasa dahi,
bir kısmının gelme
toplumunun tuttuğu yol ة ف ف م ة ihtimalinin bile onları nasıl
ف ل ل
ف ل
ف ةف ـــ
ve medeniyettir. ﴾٢٦﴿ ةداۛس ـــ لا ضفرلا ي ف ر ة ـــ ظ ــ ه ـــــ ي نا فوا فم ك ي ــ ةـن ح ـ ةب ـــ د ي د ل ي نا düşündürmesi gerektiğini
Firavun aslında kendi anlatmak istemiştir.
saltanatının
yıkılacağından Bu zat imanını
korktuğu halde, birçok م belirtmeksizin müphem bir
ا
ة
ة
ف
ح
politikacı gibi, güya نمفؤ ي ـ ل ر ـ ةـت ـك حب ـ م ل ك فنم فم ك حبةر ةو ييحبر ب ـ تذ ـ ع ي يحن ـ ي ا ى ن سو م لاةقةو ifade ile şöyle demek
ة
halkı düşündüğü için, istiyor: “Sizler Mûsâ’nın
onlar namına Mûsâ’yı dürüst olduğunu tesbit
yok etmeye giriştiğini etmekle beraber
yalancılıkla itham
ileri sürüyordu. ediyorsunuz. Bu iki zıt vasıf
ا هناةمييا متف ةي ــ ك نفوةعر ف لا فنم ۗ ن ـ مفؤ م ل جةر لاةقةو﴾٢٧﴿باۛس ح ف لا ـ ب ـ ةي ـ مفو bir arada bulunamaz. Şu
ة
ة
ن
ة
Mümin /27 – ف ۟ halde insanlara bile yalan
söylemeyen bir kimse,
Mûsâ da şöyle dedi: Allah’ın elçisi olmadığı
“Ben, âhirete, hesap halde hiç Allah adına yalan
gününe inanmayan her م uydurur mu? “O, beni size
ة
ة
ن
ف ل
kibirli ve zorbadan م ــ فن تاةن حيةب ف لا ب ـ فم ك ة ا ةج ـ ءا ةقةو ــ فد لا ح حبةر ــ ة ي لو ق ـ ةي نا ىل ـ جةر نول ل فق ـ ت ــ ا ةت ـ elçi olarak gönderip şöyle
benim ve sizin şöyle dedi” diyerek en
Rabbiniz olan Allah’a müthiş, en tehlikeli yalanı
söyler mi?” Yahut
sığınırım.” muhataplarına şunu
م ف ف م anlatmak istemektedir: “Siz
ة
ى
ف ي
ف ي
Mümin /28- فم ك ي ـ ص ـ فـب ى اق داۛص ك ـ ةي ناةو هبذ ك ـ هفيلةعةف ابذا ك ـ ك ــ ةي ناةو فم ك حبةر haddi aşıp Mûsâ’yı
ۛ
Mümin /29 – Firavun ۜ öldürürseniz bilin ki Allah
böyle yapanları asla iflah
hanedanından olup o etmez!”
zamâna kadar iman
ettiğini saklayan biri ة م ة
ح ي
Öyle anlaşılıyor ki
م ـ ف
çıkıp şöyle hitap etti: فرس ـــ ةو ه ن ـــ ف ةم يد ة ح لا ةيل ـ فه ــــ ي ن ة نا فم ك ــــ ع ـ د ةي يذ ــ ي ح لا ض ةب ــــ فع ـــ Firavun, kabinesindeki bu
“Ne o, siz bir insan ۜ zatın iman ettiğini
“Rabbim Allah’tır” dedi farketmemişti. Zira ona
diye kalkıp onu kızdığına dair bir alâmet
öldürecek misiniz? م zikredilmiyor. Ne var ki
Halbuki o Rabbiniz ة ف ة ف ف ف ة ة ح sözlerine itibar da etmediği
tarafından açık belgeler ضفرلا ي ف ةنير ـ ها ـــ ظ ةمفو ـ ةي ـــ لا ك ـ ل م ـ لا م ك ل ـــ مفو ةقاةي ـــ ﴾٢٨﴿ باذةك anlaşılıyor.
ي
ve mûcizeler de getirdi.
Mümin /30-
Mümin /31 – O imanlı
Eğer yalan
söylüyorsa, yalanı zaten نفو ةع ـــ ــــــــر ف لا ـ ا ةق ـ ةنءاةج نا ح لا س ف ةب ن ةي ن ةف ـــ ةم ـــ ف zat bunun üzerine: “Ey
ة
ن ف ي
ا
kendisinin aleyhinedir. ف ۜ ة ــــ فن ـــ ص ـــ ةنر ـ م ا ـ ف ـــ أ benim halkım” dedi,
Ama şayet doğru “ben sizin hakkınızda,
söylemişse, en azından Nuh halkının, Âd
onun sizi tehdit ettiği م halkının, Semûd
ة
ة
ة
ا
ا ح ي
ح ي
ل ا
şeylerin bir kısmı ة لا ـ ليب ۛس لا فم ك ــ ي ي د ــ فهااةمةو ىن ل را اةملا م ك اةم halkının ve ondan
داشةر
sonraki milletlerin
başınıza gelecektir. لاةقةو ﴾٢٩﴿ ۛ ح ــ ي ي يرا ـ ف başına gelen âkıbetin
sizin de başınıza
Şu bir gerçektir ki gelmesinden endişe
Allah haddi aşan, م ة ederim. Yoksa
ة
ة ف
ن
ا ي
yalancı kimseleri iflah ﴾٣٠﴿باز ـ فحلا مفو ة ـ فث ـ ةي ل ـ م فم ك فـيلةع فا ل ةخا ـ يي ح نا ــ مفو ةقاةي ـــ ةن ـةما ي ي ح ي لا ذ suçsuzlara azab etmek
ة
etmez. ۙ sûretiyle Allah kullarına
zulmetmek istemez.
Ey benim sevgili
halkım! Bugün ة ف Mümin /32 – Ey
ة
hakimiyet sizindir, اةم ةو ــ فم ـ ةب فن ـ فع ـ د ه م ةنيذ ــ ي ح لاةو ةدو ــ م ـ ةثةو دا ـ ةعةو حو ــ ن مفو ــ ةق بأةد ل م ــ فث ــ benim halkım! Ben
ülkede üstünlük ۜ sizin hakkınızda o
sizdedir. Ama yarın feryad-u figan
Allah’ın azabı başımıza gününden, birbirinizden
gelir çatarsa, söyler م imdad isteyeceğiniz
ل
ن
ا ي
misiniz hangi kuvvet فم ك ة ــ ل ـــ فـي ةع فا ـ ةخا ي ـــ ي ح نا مفو ةيةو ـ ةق ا ـــ ﴾٣١﴿ ــ داةب ـ ل ــ ع ل ام ـ ل ــ ف ى ف ظ دير ي ــ ح لا günden endişe
bizi kurtarabilir?” ي ediyorum.
Buna karşılık Mümin /33 – O
Firavun: “Ben size م gün arkanızı dönüp
ة
sadece kendimce uygun ةن ـــــــ فم م ك ـــــ ة ةم ن ي ب د ــــ ف ــــ ير ــ ة ـ ل ا م نو ح ة ل ةو ـ ــــــ ت ةمفو ةي ــــ ﴾٣٢﴿ داةنحتلا ةمفو ةي ــ kaçmak istersiniz ama
bulduğum görüşü ۛ ۙ ne çare! Sizi Allah’ın
bildiriyor ve size azabından koruyacak
tutulması gereken hiç kimse bulunmaz.
doğru yolu Evet Allah kimi
ن
ن ةف
gösteriyorum” dedi. ﴾٣٣﴿ داةه ن ـــ ف م ه ة لام ـــــ ة ـــ ح لا ـــــ ف ض ــ ل ـــ ل ي ن ـــ ف ةمةو م ــــ صا ةع ن م ـــ ف ــ ح لا şaşırtırsa, artık ona yol
ۛ
gösteren olmaz.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
469

