Page 449 - e mushaf TR pdf
P. 449

445
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Saffat /9 –
          37-SAFFAT SÜRESİ
          Mekke’de indirilmiş olup   37-Saffat Süresi       /             Yaprak 03A  Cüz 23  Süre 37  Sayfa 445  Dinlemeye kalksalar
          182 âyettir. İsmini ilk                                                                 kovulup atılırlar. Hem
          ayetinde geçen kelimeden   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  onlar için devamlı bir
          almıştır. Bu sûrede önce                                                                      azap vardır.
          melaikeden, daha sonra                                                                  Saffat /10 – Ne var ki
                                                      ِ
          cinlerden bahsedilir.   445     ﴾٣٧﴿       تافا ـ  لا ةروس       ﴾٣٧﴿
          Cahiliye arapları arasında                    ة  ـ ص  و                                 içlerinden birisi bir söz
          yaygın olup, cinleri Allah’ın                         َ و                                  kırıntısı kapmayı
          kızları sayan şirk inancı iptal                                                         başarırsa, derhal yakıcı
          edilir. Müteakiben,                                                                      ve delici bir ışın onu
          insanların ölümden sonra
          dirilip hesap verecekleri                                                                  kovalar. [15,8-12]
                                                        ِ ن
          vurgulanır. Hz. İbrâhim, Hz.                 مــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  Cahiliye arapları arasında
                                                ح
                                      ح

          İsmâil, Hz. Mûsâ, Hz.   مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا                                     kehanet pek yaygın idi.
          Harun, Hz. İlyas, Hz. Lut   ۛ                                               ع           Kâhinlerin cinlerle irtibatlı
          (aleyhimu’s-selam) gibi                                                                    olarak gaybî haberler
          peygamberlerin tebliğleri   ذ                                                            getirdiklerine inanırlardı.
          hatırlatılır, müminlere kesin                                                            Hz. Peygamberi de (a.s.)
                                                                                      ة ا
                                                                             ى
                                                                                         ة
                                                                             ۙح
                                                  ى
          bir zafer vaad  edilir.   ى  ك ـ ۙار   ذ    تاةي  ة  ةف ـ لا ـ احت    ل ـ  ﴾٢﴿ ــ ۙار  فجةز    تار ـــ  ج اةز لاةف ـ  ﴾١﴿ افۛص    تاحفا ح صلاةو  öyle nitelendirdiler. Allah
                                                             ة
                                                                    ح
                                                                                                   şeytanların Mele-i Âlaya
                                                                                                 yaklaşır yaklaşmaz delici bir
                                                                                                   ışının onları kovaladığını
            ب  ح ز                                                                                Saffat /11 – Onlara bir
                                                                                                           bildirir.
                                                                                        ة
                                                  ة ف
                              ح بةر ةو اةم هةنفي    ةب ـ    اةمةو ضفرلاةو      تاةوم ـ ن  ة    ح سلا    ح بةر﴾٤﴿ۜد حاةول ة    فم كةهلا  نا﴾٣﴿  sor bakalım: Kendileri
                                                                                        ح ي ن ي


                                                                                                    mi yaratılışça daha
                                                                                                   güçlü kuvvetli, yoksa
                                                                                                        Bizim diğer
           ﴾٢﴿                                                                                      yarattıklarımız mı?
                                                                                                    Doğrusu Biz onları,

                                                                                            ف
                                                    ف
                                                                          ة ة
                                                                    ا ة
                                                                              ة ي
                                                                           ح
                               ى ف حةو  فن م اظف   ﴾٦﴿ب كاةوةكـلا  ةةنيز ب اةيفندلا   ح  ءاةمسلا احنحيةز احنا﴾٥﴿قراۛشةملا  yapışkan bir çamurdan
                                                                 ة

                                            ۙ           ي                           ۜ                yarattık. [40,57]
                                                                                                   Bunlar: Melaike-i kiram,
                                                                                                   gökler âlemi, yer ve ikisi
          Bismillâhirrahmânirrahîm                                                                 arasındakiler, şihablar ve
          Saffat /1 – Yemin     ة ة        ن       ة ف  ة  ف  ة ي ة  ة ة  ة          ة     ح      diğer mahlûklardır. “Men”

          ederim o saf saf        م ـ فن  نو فذق     يةو ـ ف  ـ ىل  فعلا  لملا   ة ل     ىلا نو عحمس ةيل ـ ح  ﴾٧﴿   دراةم  ناطفيۛش  ل ك  ism-i mevsûlü akıllı

                                                                                                   varlıkları tağlib için olup,
          dizilenlere,                                                       ۛ                    onlarla beraber şuursuz ve
          Müfessirlerin çoğuna göre                                                                 cansızlar da dahildirler.
          ilk üç âyette bildirilen işleri
          yapanlar melaike                                                                        Saffat /12 – Ne var ki
                                                ح ي
          topluluklarıdır. Birinci âyette  ف  ف  ة               ة       ى ة               ح      sen onların haşri inkâr
          emirleri yerine getirmek için ةةةفطةخلا  ۛ فطةخ        فنةم لا﴾٩﴿   بصاةو    باذةع  فم هلةو ارو ح د﴾٨﴿ۗب ناةج ل ك  etmelerine şaşırıyorsun,
          hazır kıta bekleyen; ikinci                 ۙ                                            onlar ise seninle alay
          âyette yağmurun yağmasını                                                                       ederler.
          düzenleyen, üçüncü âyette
          ise peygamberlere vahiyleri,                                                                  Saffat /13 –
          salih kullara ise ilhamları                                                               Kendilerine nasihat
                                 ل ى
                                                                                            ة
                                               ل
                                                     ل
                                                                                           ف
          getiren melaike toplulukları   ـ فن  ةم فما اق  ف  ةخ د ــ ح ــ ل ــــ  ۛشا م ــ ف   ها مه  ــ ةت ــ فف ـ  ت ــ ف  ف ساةف ﴾١٠﴿ ــ   ب     قاةث    باةهش  هةعةبتاةف  edildiğinde uyarmaları
          kasdedilmiştir.                                                                            dikkate almazlar.
          Saffat /2 – Sevk-u idare                                                               Saffat /14- Saffat /17 –
          edip menedenlere,                                                                        Gerçeği gösteren bir
          Saffat /3 – Kitap                                                                        delil veya bir mûcize
          okuyanlara ki [77,5-6]   ي  ة                ف         ة               ة   ة ي   ة      görseler, başkalarını da




                                                                                       ۜ
          Saffat /4 – Sizin   اةذاةو﴾١٢﴿نورةخ ف سةيةو    ۛ تفبجةع لةب﴾١١﴿ب زل   نيط   ي    فن م فم ه اةنفقلةخ      احنا  اةنفقلةخ  onunla alay etmeye
          ilahınız bir tek İlahtır.                                                                çağırır ve “Bu, derler,
          Saffat /5 – O, hem                                                                         besbelli bir sihir!
          göklerin, yerin ve ikisi                                              م                  Demek biz öldükten,
          arasında olan bütün   ف ي   ا   ة                  ن ل    ي      ة          ة ف  ح      hem de çürümüş kemik
                                                                                         ل ةي ـ ذ ك ـ



          varlıkların, hem de   نا اولاةقةو﴾١٤﴿ نور   خس   ـ ةي ىة ــ ف س ـ ةت ــ ف ــ  ةيا افواةراةذاةو ﴾١٣﴿نور     اور   ك ذ ــ  ve toz toprak haline
          güneş’in bütün doğuş                                                                    geldikten sonra, biz mi
          yerlerinin Rabbidir.                                                                    dirilecek mişiz! Gelmiş
          [70,40; 55,17]
          Güneş ufukta her gün farklı                     م                                       geçmiş babalarımız ve
          yerlerden doğar, böylece   ة  ة  ة ي ى ة  ى    ة          ي                     ا ة  ة ح ي  dedelerimiz de mi
                                                     عةو ـ
                                                                     ة
                                                                           ۛ
                                         ة
                                                     ة


          birçok doğuş sözkonusu   ۙنو ثو عفبمل   ة  احناءاماظ  ابار           ـ اةنفت ةو ك احن  ت ــ   ماةذاء﴾١٥﴿  نييب م   رفحس   لا  اذنه  dirilecekler!”
          olur. Bu sayede Güneşin,                                                                  Saffat /18 – De ki:
          dünyanın bütün bölgelerinde                                                             “Evet, diriltilecek, hem
          muhtelif zamanlarda
          görülmesi mümkün olur.                                                                   de zelil ve perişan bir
          Saffat /6 – Biz dünyaya  ة      ة             ل        ف      ة    ة ة ف   ا ن ل                vaziyette
                                    ةف ـ ة

          en yakın semayı        ة ي ه امحن ا ﴾١٨﴿ۛنور ـ   خاةد م  ــ  ت ـ ف  فناةو مةع      ق ـ ل ةن ـ ف  ﴾١٧﴿ لحولاـ ۜنو  ـ ةنل ؤا ــ ا    ةباةوا ﴾١٦﴿  diriltileceksiniz!
          yıldızlarla süsledik.                                                                   Saffat /19 – Bu iş için
          [67,5; 15,16-18]                                                                          sadece bir tek emir
          Gökler sınırsız olmayıp                                                                yeter! Bir de bakarsınız
          birtakım sınırları vardır.                                                                 ki hepsi dirilmiş,
          Hiçbir âsi şeytan o hudutları   ة     ة               ة
                                                                                         ة


          aşamaz. Hiçbir gök cismi   ﴾٢٠﴿ني ي دلا   ح  ـ ل ـ نهاةن ـ اذ ةي ـ  مفو  فيةواةي   اولاةقةو ﴾١٩﴿نورظ  ةي ـ فن ــ     فم ه اةذ اةف  ةةدحاةو  ةرفجةز  etraflarına bakınıyorlar.
          kendi ekseni dışına çıkamaz.                                                             Saffat /20 – “Eyvah,
          Onların yollarına da başka                                                              bize!” derler, “İşte bize
          cisim giremez. Uzay boş                                                                bahsedilen hesap günü!”
          sanılır, ama oradaki sınırlar                                                            Saffat /21 – Melekler
                                                                                           ة
                                       ح
                               ة ة
          çok kesin hatlarla çizilmiştir.  ة                               ة                     de: “Evet, evet bu, sizin
                                                       ة ح
                                                                           ح
                                                                                    ف ة
          İnsanın ay’a gitmesinin ne   او ملظ   ةنيذلا   ي  اور ش  فحا ـ     ﴾٢١﴿  ۟نو ب ذةك ـت      يه ب  فم تفن ك   يذلا   ي  لصف ـ ف  لا  مفو    ةي ـ  اذنه

          kadar zorluklardan sonra                                                               yalan saydığınız hüküm
          gerçekleştiği pek iyi                                                                  günüdür!” derler. Saffat
          bilinmektedir. Oysa                                                                     /22- Saffat /24 – Yüce
          dünyanın uydusu olan ay,                                                                 Allah meleklere şöyle
          bize en yakın gök cismidir.                                                                emreder: “O zalim
                                                                                            ل
                                                            ة
          Saffat /7 – Ve orayı her  ــــ فم   هو د ــــ    فهاةف   ن      ح لا   نو د     م ـــ فن  ﴾٢٢﴿ ۙنو  ـ  نا ـ ةياو ــ فع ــ  ب ـــ  د    ةك اةمةو م  ـ  ه ــ ف  ةجاةوفزاةو  müşrikleri, yoldaşlarını
          türlü şeytandan                                                                            ve Allah’tan başka
          koruduk.                                                                                putlaştırdıkları nesneleri
          Saffat /8 – Onlar Mele-                                                                   toplayın ve hepsini
          i Âla’ya yükselip                                                                       doğru cehennem yoluna
                                                                                            ن ي
          dinleyemezler ve her   ﴾٢٤﴿ ــن و    ة  ةم  م  ة ي  ــ ف ــ  ه ـ ف ـ ف س ــ ل ؤ   قةو ــ  ف ـ  ه و  ﴾٢٣﴿ ـيــم  ـــ ةج ـــ ي ح  ف لا     طار ـــ ص  ىلا  dizin. Hem tutuklayın
                                                حنا م
          taraftan bombardımana   ۙ  ن                             ۙ                     ة         onları, çünkü sorguya
          tutulurlar.                                                                              çekilecekler!” [17,97]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          445
   444   445   446   447   448   449   450   451   452   453   454