Page 452 - e mushaf TR pdf
P. 452

448
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Saffat /77 – Hayatta                                                                          Saffat /93 –
          kalıp payidar olmayı da  37-Saffat Süresi       /             Yaprak 04B  Cüz 23  Süre 37  Sayfa 448  Hiddetini tutamıyarak
          onun soyuna has kıldık.    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  iyice yaklaşıp putlara
                                                                                                     kuvvetli bir darbe
                                                                                                          indirdi.
          Saffat /78 – Sonraki                        ِ
          nesiller içinde de ona          ﴾٣٧﴿      تافا  ـ ـ ص لا ةروس    ﴾٣٧﴿          448
                                                               و
                                                        ة
          iyi bir nam bıraktık:                                 َ و                                  Saffat /94 – Bunu
                                                                                                  haber alan halk telaşla
          Saffat /79 – “Bütün                                                                     ve sür’atle onun yanına
                                                                                                          gittiler.
          milletler içinden selam
                                                                                        ف
                                       ن ف
          var Nûh’a!”      ﴾٧٨﴿ ةنير خلا         ة  ـ ل ـ في ـ  ف  ه ـ ي  ةع اةن  ة  ةتةو ـــ ر   كك ــ  ﴾٧٧﴿ ةنييقاةب  ف    لا ــ   م ه  ـ ةت ـ   ه  ة حيحر ذ اةنلةعةجةو  Saffat /95-  Saffat

                                  ي

          Saffat /80 – Biz iyileri                                                                  /96 – O da: “Â! Siz
          işte böyle                                                                              ellerinizle yonttuğunuz
                                                                                                     bu heykellere mi
          ödüllendiririz!                                                                         tapıyorsunuz? Halbuki
                                               ف
                                                        ة ن
                                                                        ة ف
                                                                                      ن
                                 فنم  هحنا    ة ي ﴾٨٠﴿ ةنيينسفح ملا يزفجةن ك لذ  احنا﴾٧٩﴿ ةني ي ملاةعلا ي ف حو ن ىلةع  م ة لۛس  sizi de yaptığınız
                                                              ة ي ـك


          Saffat /81 – Gerçekten                                                                  şeyleri de yaratan Yüce
          o, Bizim tam inanmış                                                                        Allah’tır.” dedi.
          has kullarımızdandı.          ة
                                                                                      ف
                                                                    ل ة
                                        ح ي
                                                                                                        Saffat /97 –
          Saffat /82 – Sonra da   ي    ش ـ ي ـ يه تةع  ــ فن   م ناةو ﴾٨٢﴿ يرةخلا اةنـ ةن  ي  ن ف  ة  ــ فقر ـــ  فغا حم  ث ــ ﴾٨١﴿ ةنيين مفؤ ملا   اةن داةب ع  Sonunda: “Haydin,
          öbürlerini, o zalim                                                                      dediler, onun için bir
          kâfirleri suda boğduk.                                                                  odun yığını hazırlayın
                                                                                                    da onu ateşin içine
                                        ة ة
                                             ي
                                                                           ا
                                                                               ي
                                                      ـ
                                                    م
          Saffat /83 – İbrâhim   يه مفوةقةو  هييب   ل  لاةق  فذا ﴾٨٤﴿ ي  ــ يل ـ  ۛس ب ف  ة حبةر ــ  ه  ب  ـ ةق ـ ل ـ  ءاةج فذا﴾٨٣﴿ ةمييهرفب ل ة  atın!.”
                                                                         ة
                                                                                          ن
          de, şüphesiz onun                                                          ۢ
          taraftarlarından biriydi.                                                                  Saffat /98 – Ona
                                                                                                     tuzak hazırlamak
          Saffat /84 – O, Rabbine    ة     ة                                     ة                   istediler, ama Biz
                                                         ة ن
                                                                  ن ى
                                           ۜ
          tertemiz bir kalb ile   فم كـنظ   ح  اةمةف ﴾٨٦﴿نو د  ي   ت ــ ير ـ     ح لا  نو د ىة  ــ ةه ــ   لا اك   ئا ــ فف ــ  ل  ﴾٨٥﴿ ۛنو د بفع    ةت ـ  اةذاةم  heveslerini
          yöneldi.                                                                                kursaklarında bıraktık.
                                                                                                  Asıl kendilerini perişan
                                                                                                           ettik.
          Saffat /85- Saffat /87 –
          Babasına ve halkına             ة                      ف    ة                ف ة
                                                                ة

                                                                    ة
                                                                                            ة
          şöyle dedi: “Nedir bu   ﴾٨٩﴿ ـمي ي ق    ۛس ييحنا   ي  لاةقةف﴾٨٨﴿ مو جحنلا ي ف ىةرظةن   رظةنةف﴾٨٧﴿ ةني ي ملاةع    لا ـ  ح بر ب  Saffat /99 –

          tapındığınız nesneler?                   ۙ                                              İbrâhim dedi ki: “Ben,
          İlle de bir iftira, bir                                                                   Rabbimin gitmemi
          yalan olsun diye mi       م                                                              emrettiği yere doğru
          Allah’tan başka mâbud   ة    ف                     ا                           ة ح        gidiyorum, O elbet
                                                          ن
                                                                   ة
          arıyorsunuz!     ﴾٩١﴿ۛنول          لا ةت ـ أ   ك ـ  ة ة ل  ـ ةه ـ  ت ـ ه ـ  فم ةف ــ ةق ـ لا   لا ى ن ي لا  ـ  ةغار ةف ـ ﴾٩٠﴿ ير بفد م  هفنةعافولةوةتـ ةن  ةف ـ  bana yol gösterecektir.”
                                                                              ي
          Siz Rabbülâlemini ne                                                                       Saffat /100 – “Ya
          zannediyorsunuz?                                                                         Rabbî, salih evlatlar
                                 ا
                                                                                     ة
                                                                           ة
                                                             ة
                             ة ي   ة
          Onun sıfatlarını iyice    هفيلا اولةبفقاةف﴾٩٣﴿ ني ي مةيلا ب ى ف  ابرض   ۛ  فمهفيلةع  ةغارةف﴾٩٢﴿نو ق  ـ فن ـ  ط ـ  ةتل م  ة لاةم ـ  ك ـ ف  lütfet bana!”
                                                                   ة
          biliyormusunuz?                              ف                                             Saffat /101 – Biz
                                                                                                  de ona aklı başında bir
          Saffat /88- Saffat /89 –
                                                                                                     oğul müjdeledik.
          Bir bayram günü,                م                                                        Bu duadan Hz. İbrâhim
                                                                                        ة
                                                                      ة
                            ة
                                                            ة
                                                                               ة ل
                                                    ن
          İbrâhim halkın içinde   نولمفع    ةت ـ ة  اةمةو فم ك  ة   لا ﴾٩٥﴿ۙنوت حفنت    اةم نو د بفعةتا لاةق﴾٩٤﴿نوحفزةي  (a.s.)’ın o zaman çocuğu

                                                                   ة
                                                      ةو ح ةخ ـ ةقل
          iken yıldızlara bir göz                                                                      olmadığı sonucu
          atıp: “Ben, galiba                                                                      çıkarılabilir. Hz. İsmâil ile
          hastayım!” dedi.                                                                            Hz. İshak’ın iyice
                                                                                                  yaşlandığı sırada verildiği
          “Yıldızlara bakma”         ة                 ف              ى ة ف  ة                    (14,39) bilinince, duasına
          düşünmeyi ifade eden bir   ـــ يه   ب او د اةرا  ةف ــ ﴾٩٧﴿ ـيـم    لا ـ ةج ــ ي ح  ي ف   هو  ـ ناةي ـ ةف ا ـ ا   ل ــ  ق ـ  فن ب  هل او نفبا اولاةق ﴾٩٦﴿  uzun yıllar sonra icabet
          deyimdir. Nitekim bir şey                                                                   edildiği anlaşılır.
          düşünen kimse gayr-ı                                                                     Saffat /102 – Çocuk
          ihtiyarî bakışlarını                                                                       büyüyüp yanında
          gökyüzüne çevirir.                                                                ف      koşacak çağa erişince
                                            ي ة
                                                                   ة ف
                                                                                        ى
                              ن ي
          Halk hastalıktan korktuğu   ىلا ب ـــ     هاةذ   ــ ي  يحنا لا  ةقةو ـ  ﴾٩٨﴿ ـيـ ةن  ــ ةف ـ يل  ف س لا  ف  ــ ةج ــ ةع ــ ل ـــ  اةن  ه ـــ   م  ةف  اد  ك ـ في ـ  bir gün ona: “Evladım,
                                                                                                  dedi, ben rüyamda seni
          için, kendilerine de
          bulaşmasın diye, derhal                                                                boğazlamaya giriştiğimi
          onun yanından uzaklaştılar.                                                                görüyorum, nasıl
                                                                                                   yaparız bu işi, sen ne
                                                                                                      dersin bu işe!”
                                ة
                             ة
          Saffat /90 – Derhal    هان رش  ةف ـ ةب ـ ح  ﴾١٠٠﴿ ــيـ ةن  ـ  لا ـ ي ح  ة    ح صلا  ـ ةن   م ييل  ب  ةه  ـ ف  ح بةر﴾٩٩﴿ ي ي دفهةيـن  ۛس  ـ  ييحبةر  Oğlu: “Babacığım!
          onun yanından        ف                                                                     dedi, hiç düşünüp
          uzaklaştılar.                                                                            çekinme, sana Allah
                                                                                                       tarafından ne
          Saffat /91- Saffat /92 –                                                                emrediliyorsa onu yap.
                                                                         ة ة
                                              ة
                               ل
                                                                           ةف ـ ل ـ ح ـ ل ــ ة ـ ةع ــ  ه   لا ـ ح س ـ فع ـ   ة ي ةق ـ
                                   ي ح نا ي
          O da çaktırmadan   ىنرا ي ا ي ة  ـ ا  ب ـ ةن ـ ح ـ  ةي  لا  ة  ةم غ  ة  ةب ام ﴾١٠١﴿مييلةح م ة ل   ب ـ  غ ـ  Allah’ın izniyle benim
          putların yanına                                                                        de sabırlı, dayanıklı biri
          sokuldu. Onlara takdim                                                                 olduğumu göreceksin!”.
          edilmiş öylece duran                                                                    [19,54-55] {KM, Çıkış
          yemekleri görünce:                                                                        13,2; Sayılar 3,13;
                                        ا ة
                                                                    ة
                                                                            ل
                                                                               ــ
          “Buyursanıza, neden   ف  ففا ـ ةع ـ ل  ةبا ـــ   ت  ل  اةي  لاةق   ىرةت  اةذا     ـ ظ ـ ةم ر ـ  فناةف  ك  ـ  ح ــ  ةبفذا ي ا ل ي ح نا  ماةن  ف    لا ـ ةم ـ  ي ف  Tekvin 22,1-14}
          yemiyorsunuz?”                         ۜ  ن      ف
          Neyiniz var, neden                                                                         Hz. İbrâhim oğlunu
          konuşmuyorsunuz?”                                                                          kurban ettiğini değil,
          dedi.                                                                                    kurban etmeye giriştiğini
                                                     ن
                                         ة
                                                               ف ي
                           ﴾١٠٢﴿ يرــ ةن  ي   باص  لا ن ــــ ة ـ ح ــ   م     ح لا   ءا  اش  نا  ي   د ــــــ     اين ــ  ــ ةت ــ  ج  ۛس  ر ـــ ةم فؤ ــــ  ت اةم  görmüştü.
                                                           ۛ ـ

                                                        ة

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          448
   447   448   449   450   451   452   453   454   455   456   457