Page 451 - e mushaf TR pdf
P. 451

441
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Saffat /52 (bak                                                                         Saffat /66 – İşte o
          Saffat /51)    37-Saffat Süresi       /             Yaprak 04A  Cüz 23  Süre 37  Sayfa 447  zalimler bunları yer ve
                                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  karınlarını tıka basa
             Saffat /53 (bak                                                                            doldururlar.
          Saffat /51)
                                                      ِ
                            447           ﴾٣٧﴿       تافا ـ ـ ص لا ةروس    ﴾٣٧﴿                         Saffat /67 –
                                                        ة
                                                               و
             Saffat /54-                                        َ و                                 Zakkum yemeğinin
                                                                                                     üstüne, barsakları
          Saffat /57 – “Şimdi                                                                     parçalayan irin karışık
          ister misiniz onu size             م                                                       kaynar su içerler.
          göstereyim?” Onlar da
                                                                                 ة ة ة ل
                                     ى
                                                         ي
          arzu edince, derhal bir   ى ة  ــ  عةو ابار  ة    ك ــ  تاحن ــ  ةو اةن     م ــ فت ــ  اةذاء﴾٥٢﴿ ةنييق د ـ ح  ۛ ص م  ف    لا ـ  ةن مل كحن ئا لو قي ة
                           اماظ
          tarama yapıp onu              ة                 ة                                           Hamîm (kaynar
          cehennemin tam                                                                              su) cehennemin
          ortasında bulur.                                                                        dışındadır; Zira “Onlar,
                                                                                                    cehennemle hamîm
                                    ة
                                                                   ة
                                             ة
                                                                            ة
                                    ح ة
                                                                            ن
                                                                              و
             “Vallahi, nerdeyse   ن  ة  ـ  هار ةف ةعل ـ ـطاةف ﴾٥٤﴿نو ع ل ة ح  ـ ط ـ  ف ل  ةه  ــ ل ا   فن ـــ  ت ـ  م فم  لاةق ﴾٥٣﴿ ـ  ـ ل ا ــ ةم ــ ي  ي د ـ  ن  ة ي ة  حنا ء  arasında gider gelirler.”
                                                                                            ة
          beni de düştüğün o                                                                       [55,44] âyetinden bu
                                                                                                     anlaşılmaktadır.
          helâke sürükleyecektin!
             Rabbimin hidâyet                                                                       Saffat /68 – Sonra
                                                              ن ي ف
                                                                  ة
                                                                                       ا ف
                                        ف
          nimeti yetişmeseydi, eli  ﴾٥٦﴿ ــــــن  يي د  ر  ـــ  ت ـــ  ة ل   ۛ ت د  نك ــــ ف    لا ةت ـ ح ا      ن   لاةق ﴾٥٥﴿مي ي حةجلا  ءاةوۛس ييف  dönüşleri, şüphesiz
          kolu kelepçeli getirilip   ۙ                                                                ateşe olacaktır.
          o azaba atılanlardan
                                                                                                     Yedikleri zakkum
          olacaktım!” [7,43]                                                                      boğazlarına durunca ve
                                                                                          ة ة
                                                               ف
                                             ل
                               ح
                                        ة
                                                        ي
             Saffat /58-   ۙ ةنييت يةم ب  نفحن اةمةفا ﴾٥٧﴿ ةنير ۛ ضفح ملا   ةن م  ة ل ـ فن ك ـ     ت   ييحبةر  ـ فع ـ ةم ـ   ة   نلفولةو  acıtınca bu acıyı
          Saffat /61 – Sonra                                                                      dindirmek için su veya
          cennetteki                                                                              meşrubat ararlar. Ama
          arkadaşlarına dönerek:                                                                    irinli kaynar sudan
          “O ilk ölümümüzden   ة ة    ة ح ي        ة ح                  ن   ف          ة ح ي           başka bir şey
                                                                                                        bulamazlar.
          sonra artık bize burada   ــ  ه ـ ةو  ل اذ ـ نه  نا﴾٥٩﴿ يــ ةن  ــ  م ـ ةع ــ يبذ ـ  ــ فح ـ  ب  ن  ةن اةمةو ىلنولا    ــ ةتفو ــ ةت ـــ اةن  ةملا﴾٥٨﴿
          ölüm olmayacak değil
          mi, o azap bize hiç                                                                       Saffat /69 – Onlar
          ulaşmayacak değil mi?                                                                   atalarını haktan sapmış
                                                                                                    durumda buldular.
                                                    ف
                                                                                            ف
                                             ة
                                                               ة ف
                                  ة
                                       ل نذ    ل ـ
             Ne güzel! Şükürler رفيةخ ك  ا   ﴾٦١﴿نول ماةعلا   لةمفعةيلةف   اذه   ن   ل ـ  م ـ لفث  ﴾٦٠﴿  مي ي ظ  ف    لا ـ ةع ـ   زفوةفلا

          olsun! İşte kurtuluş, işte                                                                    Saffat /70 –
          büyük başarı diye buna                                                                     Bunlar da onların
          derler.                                                                                 izlerinde koşmaya can
                                       ة
                                                                                       ل ى
                                                        ف
                                       ح
                                                              ة ي
                           ﴾٦٣﴿ مـ ةني  ـ ي   لاظ  ــ فت ــ ةن ــ  ل ىة ـ ل ــ   ف اةهاةنلةعةجاحنا﴾٦٢﴿ حقةزـمو    ــ لا  ةر  ـ ةج ــ  ۛش  فما لز   ن ـــ  atıyorlar.
             Çalışanlar, asıl,                                          ح     ة
          böyle bir başarı elde                                                                          Saffat /71-
          etmek için çalışsınlar!”                                                                Saffat /72 – Daha önce
                                                                                                    yaşayan insanların

                                                                                            حنا ـ
             Saffat /62-       سن ؤ ر  ه ة ة  ــ حنا ـ  ةك اةه  لط ـ  ع ـ  ف ة  ﴾٦٤﴿مي ي ح  ف  ل    ف صا ـ ل لا ـ ةج ـ  يياف   جرفخ ــ ةت   ةر  ـ ةج ـ  ۛش اةه ة ي  ekserisi de yoldan
          Saffat /65 – “Şimdi iyi                    ۙ                             ة                    sapmışlardı.
          düşünün.” buyurur
          Yüce Allah,                                                                                  Biz de onları
                                                                                                  uyarıp gerçeği gösteren
                                 ة
                                                            ة
                                              ة
                                                ن
             “Sonuç olarak   ﴾٦٦﴿  ۜنوط  ـ  ب ـ  ف    لااةهفن ـ  م ن ؤ  ـ  لاةم ـ  ةف اةهفن ـ  م نول نك ـ  ة  ةف ـ حن ا ـ  ه ـ فم   ٰ ُ ل  ﴾٦٥﴿ ـيـن  ــ ي طاةي  ة حشلا  peygamberler
          böylesi bir mutluluk mu                                                                      göndermiştik.
          iyidir, yoksa zakkum
          ağacı mı?                                                                                   Saffat /73 – İşte
                                          ة ح ي ة                 ى     ة     ة       ة ح ي ة         bak ve düşün: O
                                                                                        ة
                                      ف
             Biz onu zalimler     ــــ ةع ــ  ه ـــ فم   جر ــ ةم نا حم   ث ــــ ﴾٦٧﴿ مي ي م    ةح ـ  فن م  ةع م  ـ  ه ــ ف ـ ل ــ في ـ ل اةه ـ ۛش ـ  ابفو  ل نا حم   ث ــ  uyarılanların âkıbeti
          için bir dert ve azap                        ۛ                                                 nice oldu?
          yaptık.
                                                                                                        Saffat /74 –
                                    ا                                                                Ancak, içlerinden
             O öyle bir ağaçtır      ن ن           ح          ا ن   ف ل  ة ي           ف   ة ة
                                                              ة
                                                            ة فم   اض ـ
                                                                                                     Allah’ın imana ve

                                                ۙ
          ki cehennemin ta   فم هراةثا ىلةع   فم هةف﴾٦٩﴿ ةنييلا  ۛ  ـ  هءابا افوةفلا  فم هحنا﴾٦٨﴿مي ي ح ـ    ةجلا ىل ل  ihlasa muvaffak kıldığı


          dibinden çıkar.                                                                                  kullar,
          Meyveleri: sanki
          şeytanların başları!”                      ذ
          [23,20; 56,51-52;    ة            ة ة ف      ل     ة    ة ح       ة      ة                 elçileri dinleyip o

                                       ۙ
          17,60]               لةو ـ فدةق  ﴾٧١﴿ يــ ةن  ـ يلحولا ر  ك ــ ةث ــــ  ـ فب ـ ل ــ  ه ــ ا فم  ةق ل ــ ۛض د  لةو ـ ةق ــ ف  ﴾٧٠﴿  عرـنو  ة   ي ــ فه ـــ  kötü âkıbetten
                                                                                                        kurtuldular.
             Zakkum: Tadı çok acı,
          pek fena kokan bir bitki                                                                      Saffat /75 –
          olup ondan çıkan sıvı,
                                     ة
          bedene bulaşması halinde   ـ  ق ا ـ ةب ــــ  ة  ةع نا   ف     ةف ـ فنا ــــ ظ ــــ  ر ـك ـ في ــ ۛ ـك ــ  ﴾٧٢﴿ ير  ذــ ةن   م  م  ـ ي ـ ه ــ ف ــ فن ــــ  يف  اةن  ف  ــ ل ـ  ۛسفرا ل  Nitekim Nûh Bize
          deriyi tahriş eder.                     ف                  ي                             yalvardı da, Biz onun
                                                                                                    duasını ne de güzel
                                                                                                     kabul buyurduk!
             İnsanlar şeytanları
          görmediklerinden bu                                              ة
                                                                 ن ف
                                                                           ح ي
          benzetmeyi anlayamayanlar
          bulunabilir. Fakat bu kabil  اةن  ة لةو ــ ةق ـ ةن فد ـ يندا ــ  ﴾٧٤﴿ ةنيص  ة  لا  ـــ  م ــ فخ ــ ل ــــ    ح لا  ــ ةب ـ  ةدا   علا ﴾٧٣﴿ يرذـ ةن  ي  ة  لا ـ  م ـ فن ـ  ف  Saffat /76 – Onu,
                                                   ي
          teşbihler dile yerleşmiştir.         ۟                                  ۙ                ailesini ve yanındaki
          Nasıl ki temiz ve nuranî bir                                                              müminleri o müthiş
          insan meleğe, güzel bir                                                                  felaketten kurtardık.
          kadın periye, çirkin bir
                                               ف
                                                      ة ل
                                                               ة
                                                                        ة
                                                                                 ف
          kadın cadıya benzetilir.   ﴾٧٦﴿مي ي ظ  ف    لا ـ ةع ـ  برةكلا    ةن م  هلفهاةو  هاةنفيحجنةو﴾٧٥﴿ۛنوبي ي ج ملا  ةمفع نل ة  ـ ةف  حو ن
                                                                 ة

                                            ف
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          447
   446   447   448   449   450   451   452   453   454   455   456