Page 388 - e mushaf TR pdf
P. 388

384
          Neml /89 – Kim Onun   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  28-KASAS SÜRESİ
          huzuruna bir iyilikle   27-Neml Süresi       /      28-Kasas Süresi  Yaprak 02B  Cüz 20  Süre 28  Sayfa 384
          gelirse, ona daha hayırlı  Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Mekkede nâzil olmuş olup
          bir mükâfat vardır.                                                                        88 ayettir. Hz. Mûsâ
          Üstelik onlar o kıyamet                                                                (a.s.)’ın kıssasının Kur’ân-ı
                                                                   ِ
                                                                                                     Kerimde en tafsilatlı
          gününün dehşetinden   ﴾٢٧﴿ لمنلا ةروس ﴾٢٧﴿       ﴾٢٨﴿ صصقعلا ةروس ﴾٢٨﴿           384    anlatıldığı bir sûre olması
          emin olacaklardır.    ِ  ة و                                  َ و                        itibariyle el-Kasas adını
          [6,160; 21,103; 41,40]   ع    َ و                           َ     َ و                     almıştır. Gerçekten, bu
                                                                                                   sûre-i şerifede Hz. Mûsâ
          Neml /90 – Kim de                                                                      (a.s.)’ın doğumu, Mısır’dan
          kötü işlerle gelirse,                                                                   çıkmaya mecbur kalması,
          onlar da yüzü koyun                                       ة            ف     ا           Medyen’e hicreti, orada
          ateşe yuvarlanırlar. Siz  ذ ئ    عز   ــ   فم  م ــ فن ةف  ـــ   هةو   ۛ     ةخ  ه  ـ ل ــ  ةف    ة  ـ لا ـ ةح ـ ۛس ـ ةن ـ   ب ءا  ةج ن  ةم ــ ف ـ  evlenmesi, kendisine ve
                                                                    ـ في ـ ر  م  ــ فن ــ اةه
                                 ةي ـ فو ةم ـ
                                                                                    ة
                                     ة
                                                                                                    kardeşi Harun’a (a.s.)
          işlediklerinizin                                                                        risalet verilmesi, Firavun’a
          karşılığından başka bir                                                                     gidip ona tebliğde
          şey mi bulacaktınız?                        م                                            bulunmaları, Firavunun
                                                                                                    sihirbazları toplaması,
                                                                                       ة
                                                                         ا
                                                                       ة
          Neml /91- Neml /92 –      ة    لا ـ راحن  ي ف  م  ـــ  ه ـ ف   ه و ج و  ت ة  ة  ـ ح س ــ  حي ـ ةئ ـ ةف   ة ـ ك حب ـ ف  لا ب  ءاةج ن  ةمةو ــ ف  ﴾٨٩﴿ ـنو   ما ـ  ن  ن  onların yarışta mağlup olup
          De ki: Bana bu beldeyi   ۜ                                                                  Hz. Mûsâ’yı tasdik
          muhterem ve mukaddes                                                                   etmeleri, Karun kıssası, Hz.
                                                                                                   Mûsâ’nın İsrailoğullarını
          kılan ve her şey                                            م                               kurtarıp Mısır’dan
          Kendisine ait olan                                                 ة                   çıkarması, onları takib eden
                                                       ة
                                                                             ح ي ة

                                 ل ف ل
          Allah’a bir olarak   ـ  ب ـ ةد  فعا نا  تر   ماام  ا   ـحن ـ ة ـ    ي ة ا  ﴾٩٠﴿نول  ةت  م  ك ـ فن ـ  ت ـ ف ـ فع ـ ةم ـ   اةم لا  ن فوز   ت ل ـ فج ــ  ف  ةه ــ  Firavun ve ordusunun
                                         ف
                                                                                   ة
          ibadet etmem                                                                               denizde boğulmaları
          emredildi. Keza bana                                                                            anlatılır.
                                                                                                  Kur’ân, Hz. Peygamber’i
          Allah’a teslim olanların              م                                                (a.s.) Hz. Mûsâ’ya benzetir.
          ilki olmam ve Kur’ân                                           ة                         Hz. Mûsâ’ya inanmanın,
                                                                                           ة

          okumam da emredildi.     تر ـــ  م اةو   ءي  ح  ك ــ ل ۛش ــ ف  ــــ    ه  ة لةو  اةه ـــ  ــ ةم ةر  ةح  يذ ــ ي  ح لا  ةد  ـــ ةب ــ ل ـ  ف ف ة  لا  هذ بةر  Hz. Peygambere de (a.s.)
                                                                                           ح
                                                                                       نه ــ
          Artık kim doğru yolu   ف                            ح                                      imanı gerektirdiğini
          bulursa sırf kendisi için                                                               vurgular. 48-52 pasajı, bu
          bulmuş olur. Kim de                                                                      hususu açıklar. Sûre, son
          yoldan saparsa de ki:                                                                  kısmında, Hz. Peygamberin
                                                                                                     tebliğinin muzaffer
                                                                                          ل ف ل
          “Ben sadece uyarmakla  ة  ةف ىد    فها ـ ةت ـ ن  ة ن    ف  ل ف ل      ف    ة    كا نا  olacağını açıkça haber verir.
                                                   ف

                                                                       ۙ
          görevli elçilerden    ـ حن ا ـ اةم  نةمةف  ۛنار ق  ــ ل ـ اةو لا ـ  فتا ناةو ﴾٩١﴿ ةني ي م ل ف س ملا      ةنم  ـ نو
          biriyim.” [106,3-4; 3,58;                                                                Bismillâhirrahmânirrahî
          28,3; 13,40]                                                                            Kasas /1 – Tâ. Sîn. Mîm
                                                                                                  Kasas /2 – İşte şunlar
          Bu sûre Mekki olup                                           ة                             gerçeği açıklayan
                                                                        ح
                                 ف
                                                              ا ل ل
                                                                   ف ة ي
                                                                    ة ةنا ـ ا ةن م
                                               ي
          “Önce en yakın     دفمةحلا ل قةو ﴾٩٢﴿ ةنير ذفن م  ف      لا ـ  امـحنا ل قةف لض   ۛ  فنةمةو  يهسفةنل      ف  ي ي دةتفهةي  kitabın ayetleridir.

          akrabalarını uyar”                                                    ۛ                  Kasas /3 – İnanacak
          buyruğunun bir                                                                            kimseler için, sana
          uygulaması kabilinden,                                                                   Mûsâ ile Firavun’un
          bu ayet Hz. Peygambere                                                 م                    arasında geçen
                                 ة
                                          ة
                                                                                            ن
                                                     ة
          Mekkelilere şöyle   ﴾٩٣﴿ نولةمفعةت امةع ل فاةغ     ب ـ  كحبةر اةمةو اةه ـ ةنو فرفع  ن  فم ةيا ـ  تا ـ  يه ةف ـ ةت ـ  ك   يۛس ـ ـير     ح   ل  olayların bir kısmını,
                                               ح
          demesini emrediyor:                                ۜ                        ي             gerçeğe tam uygun
          “Allah can güvenliğinin                                                                   olarak anlatacağız.
          olmadığı geniş Arap                                                                      Kasas /4 – Doğrusu
          ülkesi ortasında                                                                          Firavun, ülkesinde
          Mekkeyi güvenli bir yer                                                                   (Mısır’da) zorbalık
          yaptı, bütün insanların                                                                 yaptı, büyüklük tasladı.
          kıblesi kıldı. Ama siz                                                                  Halkını çeşitli fırkalara
                                                             ف
                                                           ة
          nankörlük edip başka   ﷌                  ص ۛ صقلا  ةةرو س                  ﷍             ayırdı. Onlardan bir
          putlara yönelseniz de,                                                                     topluluğu, erkek
          ben yalnız Ona kulluk                                                                   evlatlarını kesmek, kız
          ederim.”
                                                                                                   evlatlarını ise hayata
                                                                                                      atmak suretiyle
          Bu sûre indirildiğinde                                                                   özellikle zayıflatmak
          Hz. Peygamber (a.s.) ın                                                                       istiyordu. O,
          bu derecede yalnız iken,                     ِ ن                                         bozguncunun teki idi.
                                               ح

          müteakip ve son ayet   مي  ح ي ح    ةرلا ن ن مفحةرلا        ح لا مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  Mısır’lılar, İbranîlerin
          olan 93. ayette istikbal   ۛ                                                   ع       dıştan gelecek bir tehlike ile
          hakkında kuvvetli bir                                                                   işbirliği yapacağı endişesi
          garanti verilmesi, o                                                                        ile İbranî nüfusunu
          tarihten itibaren İslâmın                                                                 azaltıyorlardı. [12,43]

                                                                                            ن
                                           ة ة
                                                               ف
                                                                                 ة ف
                                                                       ف
          dünyanın her tarafında   ى ن سو م    فن م كفيلةع اولفت ةن ـ ﴾٢﴿نييب ملا باةت كلا     تايا ن   كل ت﴾١﴿اماسط  Kasas /5- Kasas /6 –
                                                                             ة
          gittikçe güçlenerek           ةن ـ ةب ـ  أ                                    ۜ            Biz ise o ülkedeki
          yayılması, Kur’ân’ın                                                                      güçsüzlere ihsanda
          her şeyi bilen Allah                                                                       bulunmak, onları
          tarafından                                                                                  dünyada örnek
          gönderildiğinin kesin   ة    ة ف         ة       ة      ة               ف ة             şahsiyetler yapmak ve
                                                           ح ي

                                                        ف

                                                                                          ف
          bir delilidir.   لةعةجةو   ضفرلا   ي ف  ة لةع نفوةعر ف نا﴾٣﴿نو ن مفؤ ي مفوةق ل ح قةحلا ب نفوةعر فةو  kılmak, onlara dünya
                                                                                                    ülkeye onları vâris


          Neml /93 – De ki:                                                                         hâkimiyeti vermek;
          “Hamd O Allah’a olsun                                                                   Firavun’u, Haman’ı ve
          ki size er geç                                          ا                                onların ordularını ise
                                                                  ة
                                                                                 ى
                                               ل ا
                                    ةيةو ـ ف
          alametlerini gösterecek   يـفحةتس فم ـ  هءاةن ــ فبا  ح  ة   ي  ـ ـ حبذ ـ  فم هفن م  ـ  ىةةف  ئاط    ف ع ف ضةتس ـ ف  ةي اعةي ـ شاةه  فها ـ ل ـ  ل ة  korktuklarına uğratmak
                                          ة

                siz de onları   ي                                                                   istiyorduk. [7,137;
          tanıyacaksınız. Senin                                                                    26,59; 29,39; 40,24]
          Rabbin, sizin                                                                             Haman, muhtemelen,
          yaptıklarınızdan      ة                                                                 özel bir isim olmayıp eski
                                        ة
                                                                             ة
                                              ف ل
                                                                                  ة ي
          habersiz değildir.”   ةنيذلا   ي  ة ح  ةع ن  ـ  م ـ ح ـ ىل  ةن نا  دير  نةو ـ ﴾٤﴿ ةني ي دسفف  ف     ملا ـ  ـ ةن   م ناةك  هحنا فم هءااس  ن ـ ۛ  Mısır dininde tanrı Amon’a
          [41,53]                                   ي                               ۜ   ة         mensup başrahibe verilen
                                                                                                     Ha Amen ünvanının
                                                                                                  Arapçasıdır. Bu sûrenin 38.
                                                                                                  âyeti ile 40,36-37. ayetleri
                                            ة
                                       ف
                                                                          ة ف
                                                         ل ة
                           ﴾٥﴿ ـ ةني  يثراةولا  م هلةعفج ـ ةنةو  ىةم  ئا م ه ـ ف ـ ح  ة لةعفج ـ ةنةو ضفرلا   ي ف او فع  ـ ف ض ـ     ت ف سا  de bunu destekler.


                                ۙ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          384
   383   384   385   386   387   388   389   390   391   392   393