Page 387 - e mushaf TR pdf
P. 387

383
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Neml /77 – Hem                                                                             Neml /84 –
          Kur’ân müminler için   27-Neml Süresi       /        Yaprak 02A  Cüz 20  Süre 27  Sayfa 383  Nihayet hesap yerine
          hidayet rehberidir,        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  vardıklarında Allah
          rahmettir.                                                                                Teâla: “Demek siz
                                                                                                       ayetlerimin ne
             Neml /78 – Senin   383       ﴾٢٧﴿         ِ لمنلا ةروس        ﴾٢٧﴿                       olduğunu iyice
          Rabbin onların arasında                        ع  ة و  َ و                                 anlamadan yalan
          hikmet ve adaletiyle                                                                       saydınız öyle mi?
          hükmedecektir.                                                                           Yoksa ne yaptınız?”
                                                                                                      [75,32; 77,34]
                                                    ة
                                               ة ة
                                                    ح ي
             Gerçekten O, aziz    ـــ في ــ ةن ـ  ه ـ فم  ةب يض  ةي  ــ فق ـ  كحبةر  نا﴾٧٧﴿ ـ ةن ـ ي  ــ  م ـ  م فؤ ــ ين  ف  ـ ةم ـ ل ل  ة  فحةرةو ىد  ة ي ة  حناةو ـ ل  ه ـ  ه ـ ى
                                                                                                        Neml /85 –
          ve alîmdir (mutlak            ي                                                            İşledikleri zulüm
          galiptir, her şeyi                                                                          yüzünden tehdit
          hakkıyla bilir).
                                                                                                     olundukları azap
                                                      ف ة
                                    ة ف
                                        ة
                                                  ة
                                             ن ة ي
             Neml /79 – O   ح قةح    لا ـ  ىلةع كحنا  ۜ  ح لا  ىلةع لحكةوةتةف ﴾٧٨﴿ مييلةع  ف    لا ـ     ف  ـ لاةو ـ ةع ي ز زي   هةو يه مفك ح  ب ـ  hükmü onlar hakkında
                                                                                                    gerçekleşti, onların
          halde yalnız Allah’a                                   ۛ                   ۛ            artık konuşacak halleri
          güven, çünkü tuttuğun                                                                          kalmadı.
          yol gerçekliği
          meydanda olan hak                                                                          Neml /86 – Onlar

                                                                ف
                                                      ة
                                       ة
                                 ا ي
                                                                           ة ة ة ي
          yoludur.         اةذا  ءاةعحدلا حم ح صلا  عــ مس ـ ف   تلةو ىنتفوم ـ ة  لا  عــ مس ـ ف   تل كحنا﴾٧٩﴿ نييب م لا ـ ف  anlamıyorlar mı ki Biz,
                               ة

                                                                                                    insanların dinlenip
             Neml /80 – Şunu                                                                      sükûnet bulmaları için
          bil ki sen, ne ölülere                                                                  geceyi, çalışsınlar diye
          sesini duyurabilirsin, ne                                                         ة     de gündüz aydınlığını
          de arkasına dönüp      ة     ـ ة ل ل ــ  ت ــ فمه  ۛض ن ــ ف  ةع  يم  ف    لا ـــ  ع ـ ف  ي داةه   ب ت ــــ ۛ ـــ  ا ل  ةمةو ـ فناا  ﴾٨٠﴿ ةنير ـــ  ــ  ب فد   م افو ح لةو ـ  yarattık.
                                                                                 ي
          uzaklaşan sağırlara bu   ۜ
          dâveti işittirebilirsin.
                                                                                                       Elbette bunda
                                                                                                  iman edecek kimseler
             Neml /81 – Sen           ة                                       ة                     için ibretler vardır.
                                                                                            ف ي
                                                                              ح ي
          körleri de sapıklıktan   اةذ ا ي  ةو ﴾٨١﴿ نو م   م   ـ ف س ـ  ل ــ  ن  ـ ةيا ـ  تا ـــ  اةن ةف ـ  ه ـ فم   ب   نمفؤ   ي  ن ــ ف ــ    ةم لا    عــ  ــ ف س ـ  م ـ   ت نا
          kurtarıp doğru yola                                                                         Neml /87 – Gün
          getiremezsin.
                                                                                                  gelecek sûra üflenecek,
                                                                                                     Allah’ın dilediği
             Sen ancak           ح         ة ف               ة         ل             ة  ف          dışında, göklerde ve
                                                     حباةد  م

          ayetlerimize iman   ۙ       ت ــ ةك ــ  ل ـ  م ـ فم ه  ضفرلا ن ـ ة  ـ  م  ىة ة ا     ــ اةن ل ـ  ه ـ ف  ة  فخا ـ فجر     ـ ل ـ في ـ ه ــ   فم  ةع لفو  ةقةو ـ ةع   لا ـ ةق ـ  yerde olan herkes
          etmeye yatkın                                                                             müthiş bir korkuya
          kimselere çağrını                                                                              kapılacak.
          duyurabilirsin. Çünkü    م
          onlar hakka teslim     ح ة                       ة        ة      ن            ة   ة ح ل       Hepsi boynu

          olurlar.            حما ــ  ة       ك ــ  ل  فن م ر شفحةن ةمفو ةيةو ـ ﴾٨٢﴿  نـ ۟نو  ـ  قو ـ   يل اةن  ـ  نا ـ  ب او ـ ةيا ـ  تا ـ  ةك  ۛ ساحن ـ لا نا  bükük vaziyette O’nun
                                                                                                   huzuruna varacaklar.
             Neml /82 –                                                                           [17,52; 30,25; 70,43]
          Kıyamet hakkındaki                                                ف
          sözün gerçekleşme   ة   ا   ي ن ا         ة                ن     ح            ى ة
                                                                                                     Neml /88 – Bir de
          zamanı yaklaşınca   لاةق ن ؤاةجاةذ ا ىحت  ةح ــ ـ  ﴾٨٣﴿نو عةزو ي فم هةف اةن تاةيا ب    ب ذ ك  ـي نم ـ ف ح   م اجفو  ةف ـ  o dağları görür, donuk

          onlara yerden bir dabbe                                                                 ve hareketsiz sanırsın;
          (canlı) çıkarırız.
                                              م                                            ف
             O da insanların     ة                 ة ل ى ف                ة       ن      ة   ل ح    Oysa onlar bulutun
          bizim ayetlerimize,   ﴾٨٤﴿ نولةمفعةت  فم تفن ك ـ  اةذاحما امل ع اةه ـ  باوطيح  ةو    ل ـ  ت فم ـ ي   ييتاةيا  ا ك ـ فبذ ـ  ت ـ  فم  ب ـ  yürüdüğü gibi
          (özellikle kıyamete dair                                                                   yürümektedirler.
          ayetlerimize)
          inanmadıklarını söyler.                                                                     İşte bu, her şeyi

                                     ة
                                                 ة
          {KM, Vahiy 13,11}    ل ة  ا   ل ــ فم ﴾٨٥﴿نو ق  ـــ فن ــ  ط ـ  ةيل   ةف ـ  ه ـ  فم    او م  ــ ل ــ  ة ة  ظ ام  ة  ـ ل ـ في ـ ه ــ   فم  ب ــ ة  ةع لفو  ف  ــ ةع لا ـ ةق ــ  ةقةوةو  muhkem ve mükemmel
          Kıyamet alâmeti olan dabbe                                                                  yapan Allah’ın
                                                                                                         sanatıdır.
          müteşabih bir kavramdır.
          Dilde, hafifçe de olsa
          hareket eden her şeye hatta                        م                                        Muhakkak ki O,
          tren, otomobil gibi cansız   ة ح ي ى  ة                          ة ح ة  ف     ل ة         sizin yaptığınız her
                                                                                           ة
          şeylere de denebilir. Fakat   نا ۜار     ـ فب ــ ص ــ   م  ةراةه ـــ حنلاةو   ه  ــ ي ـ  ــ ةي ــ ف س ـ ك ــ  ن ـ يف او   ل  ل  لااةن ـ في ــ  ـ ةع ـ ل ــ    حن ـ ةج ا  ا افور ةي ـ  şeyden haberdardır.
          esas itibariyle canlılar
          hakkında kullanılır.                                                                    [52,9-10; 20,105-107;
          Konuşma sıfatından dolayı                                                                 18,47; 81,3] {KM,
          çıkarılacak dabbenin insan                                                                    Vahiy 6,14}
          olacağı söylenmiştir. Bu                             ة                      ة ن ة
          konudaki hadis-i şeriflerden ةعزةفةف رو ـ    ح صلا ي ف  خ  ــ فن ـ ةف ـ   ي ةمفو  ةيةو ــ ﴾٨٦﴿نون مفؤ ـ  ي مفوق   تا ةيل ـ    ل ـ ة   ك لنذ ي  يف ـ


          birinin meali: “Dabbetü’l-
          arz Mûsâ’nın asası,
          Süleyman’ın mührü
          yanında olarak çıkacak,   م
          mühür ile müminin yüzünü   ل ح    ن           ة      ة ف                ة
                                                        ح ي

                                               ۛ ة ۜ
          parlatacak, asâ ile kâfirin   ةتا ــ  ه فو ل    ك ــ  ةو     ح لا  اش ن ــــ ف ـ ءا  ةملا ضفرلا ي ف ن    ةمةو ـ ف    تاةو ن مسلا   ح  ي ف ن  ةم ــ ف
          burnunu kıracak, insanlar
          sofraya toplanacak, mümin
          ve kâfir tanınacak.”
               Neml /83 – O büyük
          duruşma günü, her       ة                                ة    ف
          ümmetten ayetlerimizi  باةح ح سلا   ةرةم  ر مةت     ة ي هةو ىةةد ماةج اةه بۛسفحةت لاةبجلا ىرةتةو ﴾٨٧﴿ ةنير خاةد


                                      ح ح
                                                                            ة
                                                                                         ي


          yalan sayan birer   ۜ
          cemaat toplarız, onlar
          bir araya getirilip
          Allah’ın huzuruna      ة                      ة ي       ة ح             ة  ن ح ي
                                                                            ل ةق ــ ة ــ ل ۛش ـ   ف

          sevkolunurlar. [37,21-  ﴾٨٨﴿ نولةعفف     ـــ اةم ةت ـ   ب ري  ـــ  ه   ةخ ـــ يب ـ  حنا ءي      ك ن  ـــ فتا ي ي    لا ذ      ح لا   ص ـ فن ـــ ةع
          22; 81,7]                                        ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          383
   382   383   384   385   386   387   388   389   390   391   392