Page 383 - e mushaf TR pdf
P. 383

379
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Neml /36 – Elçi                                                                              Hz. Süleyman’ın
          Süleyman’a gelince o,   27-Neml Süresi       /        Yaprak 10A  Cüz 19  Süre 27  Sayfa 379  oturduğu Filistin ile Sebe
                                                                                                   arasındaki mesafe iki bin
          elçiye: “Siz bana mal      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kilometreden fazladır. Allah
          ile yardım mı etmek                                                                       Teâla mûcize olarak, o
          istiyorsunuz? Oysa                                                                        mesafeden Kıraliçenin
          Allah’ın bana verdiği   379     ﴾٢٧﴿         ِ لمنلا ةروس        ﴾٢٧﴿                     tahtını götürme imkanı
          nimetler sizin                                 ع  ة و  َ و                              vermiştir. Burada insanları,
                                                                                                    bu işin sırrını aramaya,
          verdiğinizden daha                                                                     bilim ve teknoloji yönünden
          hayırlıdır. Ama siz                                                                       incelemeye de gizli bir
          hediyenizle                                                                                 teşvik sezebiliriz.
          böbürlenirsiniz” dedi.   ا

                                                                                 ة
                                                                                           ة ة
                                  ن ة
                                                                                       ا
          {KM, I Krallar 10,1-13;  ينتا ــ فم ك احم  رفيةخ   ن      ح لا  ة ي نينتا  ا ن    اةمةف    لام ب   ة  نةنوحدم تا      ة ل    لاةق ةنن مفيلس      ءاةج احملةف  Neml /41 – Devamla
                                          م ـ
                                                                                     ة
          II Tarih 9,1-12}   ۛ                                                                       dedi ki: “Şimdi o
                                                                                                    Kıraliçenin tahtını
          Allah’ın verdiği şeyler                                                                        kendisinin
          sadece dünyevî servet                                                                  tanıyamayacağı bir hale
          olmayıp, ona ilaveten   ة  ة     ة  ف  ة    ة ي    ي     ة             ة          ف ل    getirin, bakalım bunu
          iman, ilim, hikmet gibi  لةب ق ل     ج ب ـ  دو ن  فم هحنةي تأةنلةف         لا ـ فمهفي  فع جفرا﴾٣٦﴿نو حرفف    ةت ـ  فم ك ت حيدةه     ب ـ   ـ  فم تفنا   لةب  bilecek mi bilemeyecek
                                                                        ة

          faziletlerdir.                                                                                    mi?”
                                                                                                        Neml /42 –
          Neml /37 – “Sen dön                                                                     Süleyman’ın huzuruna
          ve onlara de ki: Biz   ة ف    ة ا   ل  ة               ة   ا ح ل   ة      ة        ة      girince ona: “Senin


          onların üzerine, karşı   ال ؤلملا   ة    اةهحيا    اةي لاةق﴾٣٧﴿نور غاۛص    ـ فم  هةو ىة    ل ذا ـ  ـ اةهفن   م فم هحنةجرفخ نلةو      اةه ب  فم هل  tahtın da böyle midir?”
          koyamayacakları                                                                              diye soruldu.
          ordularla yürüyeceğiz.
          Onları yurtlarından                                                                     “Sanki o!” dedi, zaten
          mağlup ve zelil olarak        ة                      ف                      ف             bize daha önce ilim
                                                                                              ل
                                                             م ـ
                                                                             ف
                                   ي
          çıkaracağız.”          ةن م    تيرف ع   ف  لاةق ﴾٣٨﴿ ةني ي م ل ف س  يينو تأةي      نا  ة ف ل    ةق ـ لفب  اةهشرةع     ب ـ  يينييتأةي   فم كحـيا  nasib edildi; onun için
                                                                                                     de biz teslimiyet
          Neml /38 – Daha sonra                                                                   gösterenlerden olduk.”
          Süleyman onların
                                                                                                   Kıraliçe zeki ve tecrübeli
          itaatlerini bildirmek         ل    ة ة       ة ي                ة ف ل  ة ن ل ل    ف    biri olarak Süleyman’ı (a.s.)

          üzere huzuruna   ﴾٣٩﴿  ني ي ما  ح يوقل   ة   هفيلةع ييحناةو  ۛ ك ماقةم   ة    فن م ةمو ق       نا ةت ـ  ـ لفب    ةق يه ب كييتااةنا  حن جلا
                                                                                                   dikkatle inceleyip şunları
          geleceklerini öğrenince                                                                  tesbit etti. 1.Mektûbunun
          yanındaki                                                                              değişik üslubu, Allah’ın adı
          danışmanlarına:                                                                         hediyeleri kabul etmemesi.
                                                                                                   ile başlaması. 2.Kıymetli
                                                                                        ة
                                  ة
                                                    ة
                             ة
                                                                                           ة ح
                                                        ن ل ل
                                لا ـ ةتر

          “Değerli         كفي  ة ي ح د ـ  ف       نا ةي ــ  ة ف ل     ب ـ ةق يه ــ فب ـ ل  كي ـ يتااةنا باةت  ف    لا ـ  ك ـ    ةنم  ف   ع  هد ـ ة ـ ل ـ  م    فن ع يذلا   ي  لاةق  3.Elçisinin onun hakkındaki
                                                                                                   iyi intibaları. Bunlar onu
          danışmanlarım! Onların                                                                    ziyaret etmesine sebep
          itaat içinde huzuruma                                                                       teşkil etti. Şahsen
          gelmelerinden önce,                                                                         görüşünce onun şu
          içinizden kim onun      ي                                 ى                             özelliklerine de şahid oldu:
                                                                              ن ة ة
                                                         ة
                                                                                       ة
                                                                                            ة
                                                                    ح
                                                                                           ف ۜ ـ ح
                             ـ
          tahtını bana     ين   ةولفبةي ل ييحبةر لض    ةف ـ ف  فنم  ة  ـ  اذ    نه لاةق  هد  ـ فن ــ ة   ع ارقةت ـ    ف س م  هاةرامل ةف ك ـ  فرط  4.Tahtının getirilmesi
                                                                                                     mûcizesi. 5-O dünya
          getirebilir?” dedi.                                                                     padişahının temiz, dürüst,
                                                                                                    mütevazi ve dindar bir
          Neml /39 – Cinlerden                                                   ذ                      insan olması.
          mağrur ve iddiacı bir   ة  ف                م             ف                  م
                                                              ة
                                                                                     ل ل
                                                                                           ل
          ifrit: “Ben, dedi, sen   ح  ةف ـ ن ا رةف ك  ــ فن  ةمةو يهسف ةن لر ـ ف  ك    فشةي اةمحن اةف ر ك    ۛش  فنةمةو ر ف    ا ك  فمار ك  ف شاء  Neml /43 – Öteden beri
          makamından            ة            ۛ                    ة          ۜ              ة     Allah’tan başka taptığı
          kalkmadan, onu sana                                                                      putlar, tevhid dinine
          getiririm. Benim onu                                                                    girmesini engellemişti.
          taşımaya gücüm yeter,                                                   ف                  Çünkü o kâfir bir
          hem de zayi etmeden         ل                    ة    ح    ة                 ةغ  ـ ح ي ن  millete mensup idi.

                                       ف
          güvenilir tarzda   ياد        ةت ــ فه ـــ ةت ـــ ي  ارظ  ــ فن ــ  ةن اةه ـــ  ف  ــ ۛشر  ةع اةه ــ لاور  ــ  ك ـ  ةن لاةق ﴾٤٠﴿  مير ي    ك ـ  ييحبةر
          getirecek emin bir                                                                      Neml /44 – Kıraliçeye:
          kimseyim.”                                                                             “Buyurun, saraya girin”
                              ف                                                       م               denildi. Sarayın
          Neml /40 – Ama    ة       ة ل              ة ة     ة        ة     ة ح              ل       eyvanını görünce,
          nezdinde, kitaptan ilim  اذ    نها ـ ك  ـ ي ـ ل  يق  ف تءا ا ةج  ـ  ةف ـ ل ــ احم  ﴾٤١﴿ نو دةت  ـ فه ـ  ةيل ةنيذلا   ي  ـ ةن   م  نو ك ةـت فما  zemininde engin ve
                                            ة
          olan bir zat da: “Ben,                                                                     duru su olduğunu
          sen gözünü açıp                                                                         zannedip eteğini yukarı
          kapamadan onu                                                                           çekti. Süleyman: “Bu,
          getirebilirim”                                                          ة              sırçadan yapılmış şeffaf

                                                         ف ف
                                                                                           ف
          derdemez,                   م ــ ف س ـ ي ي م ل ـ ةن  ة    ةق ـ فب ـ  ل ـ ةه ـ ا   ةو ـك ــ احن  فن م  ةملعلا      اةنييتنواةو ةو  ة ة  ـك ـ حنا ــ  ه  ه ـ  ـ   ف ت لاةق    ك شرةع  bir saraydır.” Kraliçe:
                                                                                       ۜ
                                                                     ۛ
          Süleyman, Kıraliçenin
          tahtının yanıbaşında                                                                       “Ya Rabbî, dedi,
          durduğunu görünce:                                                      ة               Ben Sen’den başkasına
                                             ن ة ي
                            فن م              لا   ح حنا ـــ اةه ـك ــ ةنا ـ   ف ت   م د  ـــ فع ـــ  ب ـــ   ــ فن  د   و    ن  ةت  ت  ـك ـ ةنا ــ ف   اةم ا  ةه د ـــــ ح ـ  ۛصةو ﴾٤٢﴿  ibadet etmekle kendime
                                            ۜ
          “Bu, Rabbimin                                                                                zulmetmişim,
          lütuflarındandır. Bu
          şükür mü edeceğim,                                                                              şimdi ise
          yoksa nankörlerden mi                                                                     Süleymanla birlikte
                                                          ة
          olacağım diye beni   ـ ىةحج   ة  ل  هفتةبسةح  ه  ل   ام  ة ة  ةف ــ ل ــ ح ةر   ا   فت ــ   ةحرصلا  ـ ي ل   خفدا  ة ة  يق ـ لي ل ـ اةه  ﴾٤٣﴿ ةنير فا  مفوةق  alemlerin Rabbine
                                                                                            ـك ـ
          sınamak içindir.                            ۛ  ف     ح                      ي             teslim oluyorum.”
          Şükreden sadece kendi
          lehine olarak şükreder.
                                                                                           ف
          Nankörlük eden ise   ة                                  ي ة ة
                                                          ف
                                                 ح
                                   ة ي
          bilmelidir ki Rabbim   ةق ـ لا ـ ف ت  ريراةو     ـــ فن ةق ـــ   م  دةر  ــ ةم ـ   م  حر ـ ۛص  ه    حن ــ  ا لاةق اةهفيةقاۛس فنةع  ف تةفۛش  ةو   ك
                                                                       ۜ
          onun şükründen           ۜ
          müstağnidir, şükrüne
          ihtiyacı yoktur, ihsan ve
          keremi boldur.” [41,46;    ة ف        ن      ة         ة ل              ة ة
                                                                                        ي
                                                                         ف

                                                                          ي

          30,44; 14,8]     ﴾٤٤﴿ ةني ي ملاةعلا   ح بةر   ح   ل  ةنن مفيلس        ةعةم    تفملساةو يسفةن   ف    تفملظ   ييحنا   ح بةر
                                ۟
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          379
   378   379   380   381   382   383   384   385   386   387   388