Page 389 - e mushaf TR pdf
P. 389

385
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Kasas /6 – (bak.                                                                           Kasas /10 –
          Kasas /5 –)    28-Kasas Süresi       /            Yaprak 03A  Cüz 20   Süre 28  Sayfa 385  Mûsâ’nın annesi,
                                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  çocuğunun Firavun’un
             Kasas /7 – Bunun                                                                          eline geçtiğini
          içindir ki Mûsâ                              ِ                                         öğrenince aklı başından
                                                                                                 gitti, onun dışındaki her
          dünyaya gelince   385           ﴾٢٨﴿       صصقعلا ةروس           ﴾٢٨﴿                         şeyi unuttu.
                                                           َ و
          annesine şöyle ilham                           َ      َ و
          ettik:
                                                                                                         Eğer, Biz
                                                                                                 vaadimize inananlardan
             “Onu bir süre
                                                                ة ف
                                     ة
                            ة
          emzir, şayet onun   ناةم اةهةو ن فو ـــــ ةعر ـــــ  ف   ة ير ـــ  ن ةو  ضفر لا ي ــ  ف   م  ة ل ن  ح  ــــ ةم ــ  ك ـــــ ة ـــ  ه ـــــ ف   ن ةو  olması için kalbine
                                                                                                       sabır kuvveti
          başına bir şey                    ف                                                     vermeseydik, nerdeyse
          geleceğinden endişe                                                                     işi açığa vuracak, gidip
          edersen, ırmağa bırak,                                                                 çocuğa sahip çıkacaktı.
          hiç endişe etme, hiç   ا
          üzülme;             ن ي ا      ل      ة   ة
                           ىلا اةن  ــــ في ـــ  ةو   ا   ةحفو ﴾٦﴿نو رذ  ــــ فح ـــ    ةك ـ  نا ـ ةي او  اةم  م  ـــ فن ـــ  ه ـــ ف   م ام ــ ة   ه ةد ون ــــ  جةو  Kasas /11 – İşte

                                                                                                 bu haldeyken Mûsa’nın
             Zira Biz onu sana
                                                                                                   annesi, kızkardeşine:
          kavuşturacağız ve onu                                                                   “Sen, çaktırmadan onu
          resullerden yapacağız.”                                                                        izle” dedi.
                                                                                      ا
                               ف
                                                                                ف ل ل

                               لا ـ ةي ـ حم ي ف   ه  ة ف  ــ ا   ل ـــ ي ق ـ ي ـ  ةف   ه  ة  ــ ل ــ في ـــ  ةع  ت  ــ فف ـ     خاةذ ا  ـ ي ع ـ  هي ةف  ـ  ض فرا  نا   ى ن سو م  حما

                                                                     ۛ
            ب  ح ز                                                                                  O da, kendisini ele
                                                                                                  vermeksizin kardeşini
                                                                                                    uzaktan gözetledi.
                                                                                ة

                                                                                            ة

                            ةنييلۛسر م ف    لا ـ  ةن م  هول عاةجةو     كفي ـ ة ي لا   هوحداةرا ـ ة ي ا  حنا ي  ة  ـ فح ـ ينز ـ  ةتلةو ييفاةخ ـ ةت لةو  Kasas /12 – Biz
                                  ف
                                                                      ۛ
           ﴾٢﴿                                        م                                              itibaren, onun süt
                                                                                                      daha ilk günden
                                                                                                    emziren kadınların
                                     ى
                                                                                      ف
                                                             ة
                                     ح
                           ى  ة  ـــ نز ـ ۜا  ةحةو  اود ــ    ةع   م  ــ  ه ــ ف  ة ة  ــ ةي ــ ك   ل  نفو ــــ ةعر ــــ     ف ل  ة ن ا    ــــــ ةت ــ ةق ــ ط ـ ا   ه  لاةف ﴾٧﴿  emmesini önlemiştik.
                                                 ل نو
                                                                                                       memelerinden
                                                                   ف
             Kasas /8 –
          Firavun’un ailesi onu,                                                                       Kız kardeşi bu
          kendilerine ileride bir   ة                                    ة         ة        ة ح ي   durumu öğrenince
          düşman ve başlarına bir  ةقةو ـ لا ــ   ت  ﴾٨﴿ ييــ ةن  ـ  طا ـ  ةخاو  ـ  نا ـ  ةك  ام ــ ة   ه ةدو  ــ  ن ـ   جةو  ناةماةه ةو  نفو  ف  ـ ةعر ــ   ف نا  onlara:
          dert olması için ırmakta
          bulup yanlarına aldılar.                                                                     “Ona güzelce
                                                                                                     bakabilecek, onun
                                                                                                   iyiliğine olan her işi
                                 ا
                                                                            ة
                                                  ة
                            ف ل
                                                                                         ل
             Doğrusu Firavun
          da, Haman da, askerleri نا ى ن س ـــ ةع  ۗ هو    ـــ فق ــ  ت ــ ل ـ  ةتل  ك ـ ۜ  ة ة  لةو  ييل ن  ــ في ـ  ةع    تةر ــ  ق  نفو  ف  ـ ةعر ــ   ف     تار  فما ــ  yapacak bir aile tavsiye
                                                                        ح
                                                                                          ة

          de yanılıyorlardı.                                                                      etmemi ister misiniz?”
                                                                                                            dedi.
             Kasas /9 –
                                                                    ى ة
                                               ة
                                                            ة
                                                                           ة
                                        ل
                                                                                   ل ا
          Firavun’un hanımı onu    ف  ح  ـ ةب ـ ة ـ  دانؤ  ف صاةو ﴾٩﴿ نور  ــ فش ــ  ع ـ  ةيل  م   هةو  ادلةو   هذ  ة  ـ حت ــ  خ ـ  ةنفوا  اةن  ةي ـ فن ـ ةف ـ ةع ــ  Kasas /13 –
          sandıktan çıkarınca,                                 ـ ف                                Böylece onu annesine
          kocasına:                                                                                kavuşturduk ki gözü
                                                                                                        aydın olsun,
                                                                                                      tasalanmasın ve
             “Bana da, sana da                                                                       Allah’ın vaadinin
                                ا
                            ف ل ة

                                                                     ف ي ى
          göz bebeği olacak   نا ل فو  ة ل  ه ــــــ ي ــ   ب  يد   ت ــــــ فب ـــــــ ي  ــــــــــ ة ل    ف ت ةدا ـ ةك ن ا   ۜاغرا ةف   ـ  ى ن سو ـــــ  م  حم ا  gerçek olduğunu, fakat

          sevimli bir çocuk!                                                                        insanların çoğunun
          Öldürmeyin onu, olur                                                                     bunu anlamadıklarını
          ki bize fayda sağlar,                                                                          öğrensin.
          bakarsın biz onu evlat                                 م
                                                                                  ن
                                                              ة
          da ediniriz” diyordu.   ة  ةقةو ـ لا ــ ف ت  ﴾١٠﴿ ـ ةني  ف     ــــ ةن لا ـــ  م ــ  م فؤ ـ ين   م  نو  ــــ ةت ــ ك   ل اةه  ف  ةق  ــ ل ـــ  ب ـــ  ىلةع  ف  ةبةر ــ ط ــ   اةن
             Kendileri
          açısından, yanlış bir iş
          yaptıklarının farkında
                                ة

                                           ة
          değillerdi.      ﴾١١﴿ ۙنور ع    ل م   هةو  ـ ف ةي ـ فش ـ      ج ن  ةع ه ـــ ي ـ ف ـ  ن ــ ب   ب تر  ـ ةب ــ   ص ـ ف ة  ةف   هي  ي  ـ  ت ــ  ق يه ـ ح ص ــ  فخ   ل


             Son cümledeki
          zamir Firavun ailesine
          ait olabileceği gibi   م
                                      ف

                                                                      ة
          genel olarak insanlar,   فم ك  ل ح  ا    د   ل ل ــ ةه  ت  ة لاق ـــ ة ـــ ف  ةف  ل  ةق ن  ــ   ةع  م ــ ف ــ فب ــ  ضار  لا  ه ـ ةم ــ  ف  ة  ح  ــ فمةر ــ اةن ةع  ـ ل ـ في ــ  ةحةو
          özellikle saray
          mensuplarına da ait
          olabilir. Bu son ihtimale
          göre, maksatları şu idi:                     م              ذ                   ا
                                ة
                                                                                       ل ن
          “Halk, işin farkına   ﴾١٢﴿ ــنو  ــ  ح  ة   هةو ــ فم ل  ـ ةن  ه ـ صا    فم ك  ة     ــ  ف ــ ل ـ ةن و ــ ل  ه ــ  ك ةـي  ت  ـ ةب ل ـ في ــ    فها ىل  ةع ــ
          varmaz, bizim
          çocuğumuz sanırlar.”
                                                                      ف
                            ة                                                   ا
                                          ة
                            ح ل
                                                  ة
                           نا ل ةم ـ ة  ــ ةت ــ فع ـ   لةو  نز  ـ فح ـ  ةتلةو  اةه  ـــ في ــ  ن ــ  ح  ةت ي ك ـ ف ـ ةق ـ ةعةر       حم ــ   يه  ـ ا ى ن ي لا   ه  ة  ةف ـــ ر   ةد   فد   اةن
                                            ة
                                                             ذ

                                                               ل ة
                                                ة
                                 ة
                           ﴾١٣﴿ ـ ۟نو  ة     ةي  ــــــ فع ـــ ل ــــ  م  ل   م  ة  ك ـــ ةث ــــ  ر  ه ـــ ف   ا   حن ك ــــ ن لةو   ق ــ ح  ةح     ح لا   د ـــ ة ن  فعةو
                                                                     ن
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          385
   384   385   386   387   388   389   390   391   392   393   394