Page 393 - e mushaf TR pdf
P. 393
389
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Kasas /36 – Mûsa o Kasas /39 – Böylece o
açık belgelerimizle, 28-Kasas Süresi / Yaprak 05A Cüz 20 Süre 28 Sayfa 389 ve orduları, haksız yere
mûcizelerimizle onlara Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 ülkede büyüklük
geldiğinde: “Bu,” tasladılar ve
dediler, “sırf uydurma huzurumuza dönüp
ِ
bir sihir! Hem böylesi 389 ﴾٢٨﴿ صصقعلا ةروس ﴾٢٨﴿ hesap vermeyeceklerini
bir iddianın, َ َ و َ و zannettiler. [85,13-14]
peygamberlik dâvasının
veya sihrin, önce Kasas /40 – Biz de
yaşamış atalarımız kendisini de, ordularını
zamanında ة ا da yakalarından
ح ي ة
ا
ذ
bulunduğunu da لا ـــ ـ نه ا ةم او ةق تا ــــ حي ــــ ةن ـ ـ لا ـ ةب اةن ن ـــ ةي ا ــ تا ـــ ب ىسو م ـ ن ه ـــ فم ة ـ ءا ا ةج ام ة ة ةف ـ ل ـ ح tuttuğumuz gibi denize
işitmedik!” fırlatıverdik.İşte bak,
Kasas /37 – Mûsa da: zalimlerin sonunun ne
“Kimin Kendi olduğunu gör!
tarafından hidâyet
ة
ة ة ف
getirdiğini ve bu dünya ﴾٣٦﴿ يـ ةن ــ يل حولا اةن ا ن ـ ي ياف اذ ـ م ــ فع ــ اةن ب ــ نه ــ ۛس اةمةو ىر م ر ـ فف ـ ةت ـــ س ـ فح ــ Kasas /41 – Onları
ةبا ـــ ئا ـــ
hayatının sonunda ى insanları ateşe çağıran
hayırlı âkıbetin kime önderler yaptık. Bu
nasib olacağını Rabbim dünyada halkı çalıştırıp
pek iyi biliyor. Şu bir desteklerini sağlasalar
gerçektir ki zalimler ف ا ا ل ة ة da, kıyamet günü en
iflah olmazlar. Allah'ın ن ةمةو ــ ف ع ـــــ فن ـ يه د فن م ىد ـ لا ـــ ه ــ ن بءاةج ن فعا ـ ل ــ ب م ـ ةم ــ ف يي ح بةر ىسو م ـــ ن ةقةو ــ لا ufak bir yardım bile
ة
cezasından görmeyeceklerdir.
kurtulamazlar.
Kasas /38 – Firavun da Kasas /42 – Bu
dedi ki: “Ey benim ة ة ح ة ة ة م dünyada arkalarına bir
حنا راد
danışmanlarım ve ﴾٣٧﴿ ـنو م ـــــــ لاظ لا ـ ح ـــ فف ــ ل ـــ يل ه ــــ ة ي ـ ح لا ة ل ــــ ه ةع ـ قا ــ ةب ـــ نو ك ةـت lânet taktık, kendilerine
devlet adamlarım! Ben ۜ lânet
sizin benden başka bir yağdırılıyor.Kıyamette,
ilahınız olduğunu o büyük duruşma
bilmiyorum.Hâman! م gününde ise, en çok
ـ ا ا حي ــ اةه لا ـــ ةم ـ ة ةم ـ ةعا ـ ل ـ فم ـ ت
ةي نفوةعر
Haydi benim için tuğla ير ي ةغ ــ في ـ لا ــ ه ن ي فم م ــ فن ك ة ل ــ ل ل ف ل ا ف ف ـ ة ةقةو ـ لا nefret edilenlerden
ocağını tutuştur, balçığı ۛ olacaklardır. [85,13-14;
pişir, fazlaca tuğla imal 47,13; 11,98-99]
ettirip benim için öyle
yüksek bir kule yap ki, Kasas /43 – Biz daha
ة
ح
ف
belki de onun ـ ـل ـ ع ـ ــل ـ ى ى احرۛص ييل لةعفجاةف نيط ـ ي لا ىل ــ ةع نا اةي ةه ـ ةما ـ ييل ة ةف ــ ا فو ق ــ فد önceki bazı nesilleri
vasıtasıyla yükselip ـ ف imha ettikten sonra,
Mûsâ'nın (varlığını insanların vicdanlarını
iddia ettiği) Tanrısını aydınlatacak,
görürüm! Aslında, ben ا basiretlerini açacak bir
onun yalancının biri ف ةك ـ يب ذا ـ ة ة ي ن ي ن ي ة ح ل delil, bir hidâyet rehberi
olduğu görüşündeyim ﴾٣٨﴿ يــ ةن لا ـ ه م ـــ ةن ــــ حن ـــ ظل ي ا يحن ــ ةو ىسو لا ــ ه م ـــ ن ىلا ع طا ـ ل ـــ ve bir rahmet tezahürü
ۙ
ya (neyse!)” [26,29; olmak üzere Mûsa'ya
43,54; 79,23-24] {KM, Tevrat'ı verdik ki
Tekvin 11,3-4} ذ düşünüp ibret alsınlar.
ا Ama bunu yapmadılar.
ة ف
ة
Merhum Elmalili M. Hamdi اوحن ـــ ظةو ـــ ح ق ــــ ةح ف ـــ ةغ ــ في ـ لار ب ضفرلا ـ ي ـــ ن ــ و د ف ه جةو ةو ـ ه رةب ـ ةـت ك ـ ف س اةو
Yazir bu âyetin tefsirinde ة
söyle der: “Firavun çok iyi
bilirdi ki su mahlûkati
yaratan kendisi degildir,
kendisini de bir yaratan
ة
ي ة
ة
ة
vardir. Fakat uluhiyetin ف ةف ه ــ ةن ـ ةب ــ ذ اةن ةد ون ـــ جةو ه ف ـــ ةخا ةف ـــ ﴾٣٩﴿ نو ع ـ ةجر ــ ي ل اةن ا م ة ل حنا ـــ ه ــ ف ل ـ في ــ
yalniz Allah'in oldugunu ةن ذ ـ ا ف
tanimiyor. Yaratmak ve
yaraticilik kavramlarina
haksizlik ediyor. Hukuk ve ف
yasama yetkisi kendi ة
ة
ح
iradesinden ibaret imis, ﴾٤٠﴿ يــ ةن ـــ ي م ـ لاظلا ـ ق ا ــ ةب ــــ ة ةع نا ف ك ــ في ــــ ۛ ـك ـ ـ فنا ـــ ظ ــ ر ةف حم ف لا ـــ ةي ــ ي ف م
hukuku kendisi koyarmis ف ۛ ه ـــ ف
ve kendi diledigi gibi
yaparmis, ne isterse o
olurmus, hükmünü ve
idaresini bozacak üst bir
makam ve kuvvet yokmus ف ة ة ي ة ل ة ف
gibi gösteriyor. لا ــ ق ــ ني ـ ةم ــ ة ةمفو ـــــ ةيةو راحن ــ لا ى ـ لا نو ع فد ـــــــ ةي ىة ــــــ ةع ــ ل ـ ةن ـ ا ه ـــ فم ئا ـــ حم ـــ ةجةو
Bu sebepten, insanlar onun ۛ
idaresine boyun egmekten
baska bir sey tanimasin,
hep onu sevsin, hep ondan
korksun, hep ona kul olsun, ة ل ة ة
ona tapsin istiyor, hem ةم فو ـــ ةيةو ۛ ل اةي ـ ةنفع ــ ىة لا ـ فنحد ـــ ه ذ ــــ نه ي ــ فم يف ـ ه اةن ـ ةب ـ فع ــ فت ا ةو ﴾٤١﴿نور ۛ صفن ـــ يل
mâbudluk iddia ediyor, hem
de sizin için benden baska
ilahiniz oldugunu
bilmiyorum” diye insafli
görünmek istiyor. Göklerin ن ة ف ف
ve yerin Rabbi, sanki ىۛس و م اةن ةتا د لةو ـــ ةق ــ ف ـــ في ــــ ﴾٤٢﴿ ةني ـــ ي ح و لا ن لا ــ ق ـ ني ـ ةم ـ ة ه ــ فم م ــــ ة ــ ةم ــ فق ـ ب ــ
gökyüzünü arastirmakla ۟
görünmesi gereken bir
cisim ve cismi varmis gibi
zannettirerek halka karsi
ilim ve fen yolunda bir ن ف ة ف ق ــــ ة ل ا ف
oyun ve tuzak yapmak ۛ ة ةب ــ اص ـ ر ئا ىلنولا نور ـــ لا اةن فه ــــ ل ــ فك ـــ ا اةم د ةب ن ـــ ف ـــ فع ـــ م ۛ ب اةت لا ــ ك ــــ
üzere kule yapmayi
emrediyor.”
ة
﴾٤٣﴿ نور ـــ ة ة ـــــ ةت ـــ ةي م ة ح ـــــ ةع ـــ ل ــــ ه ــــ ف ة ل ىة ــــ ةم ـــ فحةرةو ىد ـــــ ى ه ةو س ا ة ل ـ ل ـــ حن ـ
حك ذ
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
389

