Page 346 - e mushaf TR pdf
P. 346
342
Müminun /18 – Biz Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Müminun /23 –
gökten belirlediğimiz Bir zaman, halkını irşad
bir ölçüye göre su 23-Muminun Süresi / Yaprak 01B Cüz 18 Süre 23 Sayfa 342 etmesi gayesiyle Nûhu
indirir ve onu yerde Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 gönderdik de:
dinlendiririz. Ama
dilersek onu yerden “Ey halkım, dedi,
ِ
َ
gidermeye de kadiriz. ﴾٢٣﴿ نونمؤمعلا ةروس ﴾٢٣﴿ 342 yalnız Allah’a ibadet
و
و ع
ediniz.
Âyette geçen و َ و
“eskennâhu” yağmur Zira sizin Ondan
sularının başka ilahınız yoktur.
durgunlaştırılmasını ve Gerçek bu iken hâla
yerde dinlendirilmesini ن ة ي ة ف ة ة ا ة ا ف ل şirkten sakınmaz
ifade eder. Yağmur suları ىل ةع ــ ــا حناةو ۗضفرلا ي ف هاحن ةف رد ــ ةق ـ ة ـ ف سا ـ ةك ــ ب ءاةم ءام ـ ة ح سلا ن م ـ ة اةنلزفناةو mısınız?”
ة
ى
toprak tarafından yavaş
yavaş emilerek dibe iner. Müminun /24-
Eğer böyle olmayıp Müminun /25 –
birden inseydi veya sel ف Halkından ileri gelen
ة
ة
ة
ل
ة
halinde akıp gitseydi باةنفعاةو لي ي خةن فن م تاحنةج يه ب فم كل اةنأۛشفناةف ﴾١٨﴿ ۛنو ر داةقل ة ـ يه ب باةهةذ birtakım kâfirler: “Bu,
hem büyük zararlara ۢ dediler, sizin gibi bir
sebep olur, hem de insandan başka bir şey
canlılar, yağmurun hayat değil, böyleyken size
veren faydalarından م م hakim olmak istiyor.”
mahrum kalırlardı. ة ف ة
ـ فخ ـ جر ةت ىةر ـ ةج ـ ۛش ةو ﴾١٩﴿ ۙنول ك ـ أةت اةهفن مةو ةريثةك نك ـ ـ ل ه ي ــ اةو ةف اةه فم يف ـ ي ـ ك ل “Allah bize mesaj
ة
ة
Diğer taraftan ulaştırmak isteseydi,
Zümer, 21 âyetinin beyan böyle sizin gibi birini
buyurduğu üzere Allah, göndermez, melaike
gökten indirdiği yağmur ة indirirdi.
ا
sularını yerde süzdürüp ي ح ةو ا ن ﴾٢٠﴿ ةنييل نك ـ ـــ فب ــ ل غ ــ ن ف ل صةو ن ب ت ــ ةت ءاةن ـ في ــ ۛس رو ط ـ م ــ فن
menbalara ة فن ــ ب ـ ـ لا ــ حد فه ـــ Nitekim biz
yerleştirmekte, oralarda atalarımızdan da böyle
dinlendirmekte, sonra o bir şey işitmedik.
depolardan yeryüzüne م م
çıkartıp canlıların ة ة ة ف ة Bu delinin
ة
ۜ ة
istifadesine vermektedir. يف ـ ي ـ اةه فم ك ـ لةو اةه ـ نوط ـ ب ييف احم م فم كـي ي ق ف سن ىةرفب عل ماةعفنلا ي ف فم ك ل tekinden başka biri
Dikkat etmeli ki yağmur, değil.
bütün kâinat içinde,
milyonlarca yıldız م ف Ona biraz süre
arasında yalnız dünyada tanıyın, sonra iş
mevcuttur. Bu su ف ـ لا ىل ة ةع ــ ةو اةه ة ةعةو ـ ل ـ في ـ ﴾٢١﴿ ـ ۙنو ة ف ـــ فن ـــ ةه ـ ةت ا ــ أ ك ــ ل م ةو ةر ـــ ع ك ـ ييث ـ ةم ــ فاةن aydınlanır, siz de
ف ف ـ ل ـ ك
olmasaydı, hayat ة gereğini yaparsınız.”
düşünülemezdi. Bu
büyük nimet elbette Müminun /26 –
tesadüfî değildir. Nuh: “Ya Rabbî, dedi,
ف
ة
ة
ة
ل
ن
ن ي ى
Müminun /19 – O su ة ح لا اود ب ـ فعا مفوةق اةي لاةقةف يه مفوةق ىلا احو ن اةنلۛسفرا فدةقلةو ﴾٢٢﴿ ۟نولمفح ت ـ ة beni yalancı
ile sizin için hurma ve saymalarına karşı Sen
üzüm bağları yetiştirdik yardım et bana!”
ki onlarda size çok Müminun /27 –
faydalar vardır, ة Biz de ona vahyedip
ح
ة
ة
ة
ة
ل
ة ف
ن ي
onlardan yersiniz de. فن م اورةفةك ةنيذلا ؤلملا ة ل ا ي لاةقةف﴾٢٣﴿نو قحتةت ة لةفا هرفيةغ هلا فن م فم كل اةم bildirdik ki:
[16,11; 36,34-35] ۜ “Nezaretimiz altında ve
bildirdiğimiz şekilde
Hurma ve üzüm
Araplarca en marûf gemiyi yap.
meyveler olduğundan, ة م ة ة ا Buyruğumuz gelip
ح ي ة
ة ة
ن
ة
misal olarak yalnız ح لاءااش فو ـ ۛ لةو فم ك فـيلةع ل ح ضفةتةي ة ف ل نا دير ي فم كلفثم رۛشةب لا اذنهاةم يه مفوةق tandır kaynayınca her
ي ۙ
bunlar zikredilmiştir. ۜ cinsten birer çift ile
haklarında azap hükmü
Müminun /20 – Sina takdir edilmiş olanlar
Dağından çıkan bir ف ا dışında kalan aile
ة
ة
ة ة ف
nebat da yetiştirdik ki o ﴾٢٤﴿ ــيـ ةن يلحولا ا ــ ئا ــــ ةن ـ ا ن ـ ياف اذ ـــ نه ـــ ــ م ــ فع ـــ ن ةم ــ ل ـــ ئ ـ ك ـ ىة لز فنل ــ ة ة
ةبا ي
ağaç hem yağ, hem de ۛ ب اةن ۛس اةم ۛ ة halkını yanına al. Zalim
yiyenlere bir katık ve kâfirler hakkında
çıkarır. sakın Bana başvurma.
Çünkü onlar suda
Bu ağaç zeytin ة boğulacaklardır.”
ة
ح ي
ف ي
ن
ـ
ي
ağacıdır. ح بةر لاةق ﴾٢٥﴿ ح ي ن اوص ة ة ةف ة ـ ةت ــ حبر ـ ب ـــ يه ةح ـ ىحت ة ج ه ــ ي ـ حن ــ ـ ب ل جةرلا ةو ــ ه نا Hud, 40 âyeti
Müminun /21 – Evcil münasebetiyle
hayvanlarda da sizin belirttiğimiz gibi
“tandır kaynaması”
için ibretler vardır. ة ف mecaz olarak, işlerin
ة
ل
لااةن
Onların içinden كل ف ف ف ــ ةن ــ ع لا ــ ف صا نا هفي ـــ ة ي ا ـــ في ــ ة ةف ــ ا ةحفو ﴾٢٦﴿ ــ نو ح ك ــ بذ ـ اةم ب ي ف فنا ـــ ص ـ ينر ــ ciddileşmesi anlamını
çıkan sütle sizi besleriz. verir. Fakat esas anlamı,
gemideki ocağın, su
Daha onlarda sizin kazanını kaynatması
için nice faydalar demektir. Şayet o
bulunur. يف ــ ي ـ اةه ف ـ ف سا ــ ل ـ ك ةف رو ة ــ حت ــ حن ــ لاةرا ـ ةفةو اةنر ة فما ــ ـ ءا ا ل ةجاةذ ا ــ ـ ي ـ ةف اةن فحةوةو اةن ة ب ــ فعا ـ ي ـ ن ــ zaman buharlı gemi yok
ۙ
Onların etinden de idiyse, bu ifadenin, ileri
yersiniz. [16,5-7; çağlardaki buharlı
36,71-73] gemilere işaret ettiği
ة
söylenebilir.
ح
Müminun /22 – Onlara لا ــ ـ ه ة ــ ةب ــ ةق ةع ــ ل ـ في ۛس ن ـــ ف ةم لا ك فه ــ ل ـ ل ة ة اةو ن ــ ةن ــ في ـ فثا ن ـ في ـ ةجفوةز ل ك م ـ فن
ح ي
ف ةق ــ لفو
da gemilere de
binersiniz. [17,70]
ة
ي ة
ة
﴾٢٧﴿ نو ة ـ فغ ـ قر ــ حن ــ ه ـ م فم ا او م ة ة ظ ن ة ح ـ ي لا ـ ي ي ذ ـ ة ـ ل ـ ف ين ـ فب ـ ي طاةخ ــ ت لةو م ه م ـ فن ــ ف
ۛ
ۛ
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
342

