Page 345 - e mushaf TR pdf
P. 345

341
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Müminun /9 – Onlar
            ءزجلا        23-Muminun Süresi       /          Yaprak 01A  Cüz 18   Süre 23  Sayfa 341  namazlarını vaktinde
                                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  eda edip zayi etmekten
                                                                                                          korurlar.
                                                                                                     Namazlarını vakti
                                                         ِ
                            341           ﴾٢٣﴿      نونمؤمعلا ةروس         ﴾٢٣﴿                    vaktine, huşû içinde
                                                     َ
                                                               و
                                                                                                      devam ettirirler.
           ﴾١٨﴿                                        و ع  و   َ و                                Müminun /10 – İşte
                                                                                                   vâris olanlar onlardır.
                                                                                                       [19,63; 43,72]
                                                                                                  Müminun /11 – Ebedî
                                                        ِ ن
                                                                                                    kalacakları Firdevs
                                 مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  cennetine vâris olanlar
                                      ح
                                                ح
          23-MÜMİNUN             ۛ                                                    ع                   onlardır.
          SÜRESİ                                                                                  Müminun /12 – Şu bir
          118 âyet olup Mekke
          döneminin sonunda nazil                                                                 gerçektir ki Biz insanı
          olmuştur. Hac sûresi,   ة                               ة ح ل  ة         ف   ة  ل ف فف ـ ل ـ ة ـ  م ــ  مفؤ ـ  süzme çamurdan
                                                                  لا ــ ي

          müminlerin dünya ve   ﴾٢﴿ۙنو ع     ةخ مه     ۛص ـ  ت ة ل ــ ف ـ شا ــ  يف   ـ فم ي   ه ةنيذ ﴾١﴿  نـ ۙنو  لا ح    ا دةق  yaratırız. [30,20; 6,2; 32,8]
          âhirette felaha ereceğini                                                               İnsanın süzme çamurdan,
          bildirmişti. Peşinden gelen                                                               yani balçığın özünden
          bu sûre, bu felahın, hangi                                                                 yaratıldığını bildiren
          şartlara ve vasıflara bağlı                                                              âyetler, insan bedeninin
          olduğunu bildirir. Daha   ة                  ة ح     ة            ة ح            ة ح      toprakta yetişen ya da
                                           ح


          sonraki uzun bölümde (23-  ﴾٤﴿ۙنول عاةف  ةونكةزل ل فم ه ةني ي ذلاةو﴾٣﴿ۙنو ضرفع م وفغللا نةع  فم ه ةني ي ذلاةو  toprağın bileşiminde
          73 âyetler) bu şartları haiz                                                           bulunan çeşitli organik veya
          olan nebîlerin fazilet                                                                    inorganik maddelerden
          mücadeleleri örnek verilir.                                                            oluştuğuna, toprakta yetişen
          Sonra âhiret hayatına geçilir.                                                           besinlerin özümlenmesi
          Öldükten sonra dirilmeyi            ا     ة                                      ة        yoluyla bu unsurların
                                                    ح ي
          akıllarına sığdıramayan     ةمفو ـ ا  ل  ـــ ه ــ ا فم   جاةوفزا ىل ن ل  ـــ ةع لا ﴾٥﴿ ظ ف اةح فمه ج ور فـ ۙنو   ة      ه ن  ح لاةو ـ ي ي ذ ـ ة ـ فم  ل  ـ  sürekli olarak canlı
          kâfirlere Allah’ın muazzam                                                               hücrelere dönüştüğüne
          kudretinin delilleri zikredilir.                                                        işaret etmektedir. Böylesi
          Müteakiben iman ve inkâr                                                                bir vücuda bunca imkânları
          ehlinin âhiretteki âkıbetleri                                                             ve sistemleri lütfeden
          bildirilir.                                                                             Allah’a şükretme gereğini

                             ة
                                                                         ة
                                                                                     ل
                                   ا
                           ك لنذ ءاةرةو ىن          ةف ـ ةم ــ ن فبا ــ ةت ــ غ  ﴾٦﴿ ةني ي مولةم رفيةغ فم هحن اةف فم ه  نام ـ ة ـ  فيا  ف تةك ة لةم ـ  hatırlatmaktadır. 12-14.
          Hz. Ömer (r.a) şöyle   ة                        ۛ
          demiştir: “Resulullah (a.s.) a                                                             âyetlerde geçen mazi
          vahiy indiğinde biz yanında                                                                sigaları, bu yaratılış
          arı vızıltısı gibi bir ses                                                               başından kıyamete kadar
          işitirdik. Bir gün üzerine                                                     ا        devam ettiğinden, muzari
          vahiy indi, bir süre bekledik.  ة            ة          ة ح    ة      ف      ة ن          (geniş zaman) anlamı

          Derken üzerindeki bu hal   ﴾٨﴿ۙنو عاةر فم ه دفهةعةو  فمه تاةناةم   ل     فم ه  ةني ي ذلاةو﴾٧﴿ۛنو داةعلا  م ه ك ئللواةف  taşımaktadırlar.

          açıldı, hemen kıbleye dönüp                                                             Müminun /13 – Sonra
          ellerini kaldırdı: “Ya Rabbî,                                                              onu nutfe (sperm)
          bizi çoğalt, eksiltme.                                                                  halinde sağlam bir yere
          Değerimizi artır, bizi hakir                                                                  yerleştiririz.
          kılma. Bize ver, mahrum   ة  ف       ة  ا  ن    ة               ة     ن          ة ح
                                                          ۢ

          etme. Bizi tercih et,   ﴾١٠﴿  ثراةولاـ ۙنو        ــ  م   ه ك ئ للوا ـ  ﴾٩﴿نوظ فاةح ي فمه تاةولۛص   ىلةع      فم ه  ةني ي ذلاةو  Müminun /14 – Sonra
          başkalarını bizim üzerimize                                                                 nutfeyi alakaya
          tercih etme. Bizden razı ol                                                              (yapışkan döllenmiş
          ve bizi razı eyle” diye dua                                                                hücreye), alakayı
          etti. Sonra da: “Bana on âyet
          indirildi ki kim bunları                                                          ة        mudgaya, yani bir
                                                                              ف ة
                                               ة
          yerine getirirse cennete   اةنقل ة  ةخ  ـ ف  ة ل ةو ـ ةق ـ فد  ﴾١١﴿ نو د ــ  لاةخ اةهي  يف م ـــ ف ــ   ه   ۛ سفوةدر  ـ  ف ــ  لا نو  ـ  ثر ـ  ةي ةنيذ  ل ح  ا   ل ـ ي  çiğnem et
          girer”                                                    ۜ     ف                      görünümündeki varlığa,
          Bismillâhirrahmânirrahîm                                                                  mudgayı kemiklere
          Müminun /1 –                                                                             dönüştürür, sonra da
          Muhakkak ki müminler,                                                                    kemiklere et giydirip,
          mutluluk ve başarıya            ف      ة                     ة            ة       ف         derken yeni bir
          erdiler.         ييف ىةفط ـ ة ف   ن   هاةن  ــ ةع ــ ل ــ  ةج حم   ث ـــ ﴾١٢﴿ يـن  ي ط ن ــ ف ـ   م   ة  ل ل ــ ة ــ   س ن ـــ ف   م  نا  ــ ۛس ـ  فن لا  yaratılışa mazhar

          Müminun /2 – Onlar                              ۛ                                          ederiz. İşte bak da
          namazlarında tam bir                                                                    Allahın ne mükemmel
          saygı ve tevazu                                                                          yaratan olduğunu bir
          içindedirler.          ف ة    ة         ة                  ة                                 düşün! [22,5]
                                                                                           ة
          Müminun /3 – Onlar     ـ ةع ـ ةةةقل  لا اةن  ةف  ىة ـ ةخ ـ ل ـ فق ــ  ـ ل ـ ةق ــ  ةع  ةة    ف ةف ــ  حنلا  ــ ط ـ  ةخ ــ ل ــ فق ــ اةن  ة   ث ــ  حم ﴾١٣﴿نييك ـ ةم رار  ةق ـ  Müminun /15 – Ve
          boş şeylerden uzak                                                                      bütün bunlardan sonra,
          dururlar. [25,72]                                                                           siz ey insanlar,
          Müminun /4 – Onlar                 ف                                                      ölürsünüz. [21,35]
          zekâtı ifa ederler. [91,9-                                                              Müminun /16 – Sonra
                              ة
                                                                      ف
                                                      ة ى
          10; 41,6-7]      ةم اظ   ف لا ــ  ع ــ   ـ ةف  ا ــ ك ـ ۛس ـ ةن فو ـ ا  ماظ ـــ  ع   ةة  ـ  م ـ ف ض ـ ةغ ــ  لا اةن  ة  ــ ةخ ـــ ل ــ فق ـ  ةف  ىة   م ــ ف ض ــ ةغ ــــ  büyük duruşma
          Müminun /5-                                                                                 (kıyamet) günü
          Müminun /7 – Onlar                                                                           diriltilirsiniz.
          mahrem yerlerini                                                                         Müminun /17 – Yine
          günahlardan korurlar.                                                                    şu da bir gerçektir ki
                                                   ة ن ل
          Yalnız eşleri ve      ـ ي ي ق ـ ةن   لاةخ  ف    لا ـ   نس ـ ۛ  فحا    ح لا  كةرا  ـ ةف ر ـ ةت ـ ةب ـ  ةخا   ف ى ن  ةخ   ـ ل ــ ق ـ ا  ف  ة ل   ث ــ حم فنا  ـ ۛش ـ أ   ةن ـ  ها  ى  ة ل ـ فح ـ ۗام  Biz sizin üstünüzde
          cariyeleri ile ilişki   ۜ                         ۜ ة                                    yedi tabaka yarattık.
          kurarlar. Çünkü bunu                                                                      Biz yaratmadan da,
          yapanlar                                                                                 yarattıklarımızdan da
          ayıplanamazlar. Ama   م                                           م                    habersiz değiliz. [2, 29;
          bu sınırın ötesine        ي ة ة        ة         ة ة                       ة ي ة        40,57; 32,4-12; 17,44;
          geçmek peşinde olanlar, فم ك    حن ـــــ  ا  حم   ث ـــــــ ﴾١٥﴿  تـ ۜنو  ـــ ةم ـــ  حي ـــ  ل ك  ل نذ د  ةب فم ــ فع ــ ة ـ  ك     حم ا   حن ـــــ   ث ـــــــ ﴾١٤﴿  71,15; 65,12]
          işte onlardır haddi                                                                         “Tarâik” tarîkanın
          aşanlar.                                                                                 çoğuludur. Bu, göklerin,
          Müminun /8 – O     م                                                                   Allah katında inen emirlerin
                                                                                                      geçtiği yer olması
          müminler üzerlerindeki             ة          ة       ة                    ف             itibariyledir (Talak,12).
          emanetleri gözetirler,   فم ك ــــ  ـــ ل ـ فق ـ ةن ـ ةف  ا ــ ةق فو  ةخ  د  ل ةو ــ ةق ـــ ف  ﴾١٦﴿نو ث  ـــ فب ـــ ةع ــــ   ت    ة  ــ  ق ـ ني ــ ةم ـــ  لا  ةم فو  ةي ـــــ  Müfessirlerin çoğu burayı
          verdikleri sözleri tam                                                                   yedi gök diye açıklarlar.
          tamına tutarlar.                                                                         Elmalılı M. H. Yazır ise
          Ahitler: Gerek kendi                                                                     “İnsanın yedi idrâk yolu,
          aralarındaki akitler, gerekse                                                           yani görme, işitme, tatma,
          Allah Teâlaya karşı                   ف    ف         ة            ــــ ة  ة              koklama ve dokunmanın

                                                                                ة

          verdikleri ahitlerdir.   ﴾١٧﴿ يــ ةن  ــــ يل ـ  ــ  ف ا  ةغ  ق  ـــ ةخ ــ ل ـــ  لا ن ـــ  ـــــ حن ـ ةع  ا   ك  ا ــ ةمةو   ۗق   ئ اار ــــ ط  ةع  ـــــ فب ــ  ۛس  yolları” olduğunu düşünür.
                                                                                                    yanında akıl ve vahiy
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          341
   340   341   342   343   344   345   346   347   348   349   350