Page 340 - e mushaf TR pdf
P. 340

336
             Hac /39 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Hac /42- Hac /44
          Kendilerine savaş                                                                          – Eğer onlar seni
          açılan müminlere,   22-Hacc Süresi       /        Yaprak 08B  Cüz 17   Süre 22  Sayfa 336  yalancı sayıyorlarsa sen
          savaşmaları için izin      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bil ki onlardan önce
          verildi. Çünkü onlar                                                                      Nuh, Âd ve Semûd
          zulme mâruz kaldılar.                                                                     halkı da, İbrâhim’in
          Allah onlara zafer              ﴾٢٢﴿        جحعلا ةروس           ﴾٢٢﴿          336       halkı da, Lut’un halkı
                                                       ِ
                                                             و
          vermeye elbette                              ن َ    َ و                                 da, Medyen ahalisi de
          kadirdir. [39,36; 65,3;                                                                         resulleri
          9,14-16; 3,142; 47,31]                                                                     yalanlamışlardı.
             Cihada ait emirler                                                                      Mûsâ da yalancı
          şöyle bir sıra dahilinde     ن        ة  ي ح ن           ة ة  ة              ة       ة ح

          olmuştur: Hz. Peygamber      ه ـ فم  رص    ةن ـ ف  ىل  ةع ـــ ة ح لا    ا   ن    ةو  او  ظ م  ــ حن ا ــــ  ه ـ ف ــ  ل ـ  م ـ   ب  نول  ةتاق   ي  ــــ ة ـــ  ةني ي ذل ل     ا    ذ  ن  sayılmıştı. Ben de şöyle
          (a.s.) tebliğ görevini                     ۜ                                            yaptım: Her seferinde
          yürütürken ilkin                                                                          inkârcılara mühlet
          müşriklerden yüz çevirmesi                                                                 verdim. Sonra da
          emredildi [15,94]. Sonra        ا                                                        tuttuğum gibi işlerini
                                           ة
          güzel mücadele, tatlı         ف ل ح ي                                  ة ح ل       ة           bitirdim.

                                                                                       ۙ


          münakaşa talimatı verildi   اةنحبةر  اولو قةي   نا لا قةح   ح  رفيةغ ب فم هراةي د فن م او جرفخا ةني ي ذلا ﴾٣٩﴿ري ي دةقل
          [16,125]. Derken bu âyetle                                                                 Onların inkârına
          zulme karşı savunma
          savaşına izin verildi.                                                                  mukabil nasıl olurmuş
          Bundan sonra da                                                                         Benim inkârım, cümle
                                                                      ن
                                                                                            ن
          düşmanların hücum ve       ة                                            ة   ة              âlem görüp bildi!

          taarruzları şartına bağlı   ح    ل ــ  ه ـ  د ةم ــ ف ت  ض  ـــ ةب ــ فع ـ  ــــ فع ــ ۛ ض ــ  ه ـ  ب فم  ةب  ۛ ساحن ة    لا ـ    ح لا   ع    فف ـــــــ  ةد  ل  ةو   ل ــــــ فو         ح لا
          olarak mukabele etme emri                                                       ۜ          Yalnız Hz. Mûsâ
          verildi.                                                                                (a.s.) hakkında meçhul
             Daha sonra hürmetli           ف                                                            (edilgen) fiil
          aylar (eşhur-i hurum)                                                                    kullanılması, yalancı
          geçmek şartıyla cihad kabul  ــــ  م  ف سا يـاةه  ف   ي  د ــ   ـــ ذ ك ـــ يف ر ـ   جاس    ةم ــ ۛ  ةو  ت  ة  ـ ل ــ اةو      ۛص ةو   ع  ــ ةي ــ   ب ةو   ع ـ ــ م اةو  ۛص ـــ  sayanların kendi milleti
          edildi [9,5].                                                                             değil de, başkaları
                                                                                                    olduğu içindir. Onu
             En nihayet mutlak                                                                         kıbtiler tekzip
          surette cihad farz kılındı.                                                   ف           etmişlerdi. “Benim
          (Reddu’l-Muhtar’dan.)                 ة                       ة                          inkârım, yani nimeti
                                                                                    ى ة
                                                                        ح ن
          Hac /40 – O müminler  ز  ي    ةع ــ يز ـ        ن ة  نا   ة ح لا   ل ــــ ةق ـــ ح يو  ح ي     هر ــــ  ةي ن  ةم  ـــــ ف ـــ فن ــ   ص      ح لا نرص    ل ـ ةي ـ فن ـ    ةو ۜاريث    ح لا   ك ي  ن  mihnete, hayatı helâke,
                                                   ۜ
                                                                          ة
          ki tamamen haksız                                                                         imar ve bayındırlığı
          yere, sırf “Rabbimiz                                                                    harabeye dönüştürmem
          Allah’tır” dediklerinden                                                                    nasıl olurmuş!”
          ötürü yerlerinden     ن        ة ن               ة ف         ة  ة     ي ف    ة  ل ح          anlamınadır.

          yurtlarından             ا     ةت ــــ ا و  ةو  ةةو  ل ةق ــ  ما ـ لااو ـ ح ص ــ ل ـ  ا        ضفرلا     ف  ـ ي  ـــ حك ـــ حن ـ ا   فم ه    ةم ن  ا   ل ـــ ي ي ذ ــ ةن ا   ﴾٤٠﴿
          kovulmuşlardı.                                                                              Hac /45 – Halkı
                                                                                                   zulümde artık onmaz
          Eğer Allah insanların                                                                    derecede ileri gitmiş
          bir kısmının zararını                 ف                                                nice şehirleri yok ettik!
          diğer bir kısmı ile     ف        ن           ف                     ف       ل
                                                                                           ح

          savmasaydı mânastırlar,    ـ رو   ملا  قاـ ةبـ  ة   لةو       لا ـ  م ــ فـن ك ر   ح   ةع  ـ       نةع  ـ افوةه ةنةو    فورفعم ـ ة  لا ب اورةماةو ةةونكةزلا  Öyle ki şimdi

          kiliseler, havralar ve               ۜ                                                  hepsinin yerinde yeller
          Allah’ın adının çok                                                                       esiyor: Üstü altına
          anıldığı mescidler                               ف                  ف                  gelmiş binalar, körelmiş
          yıkılır giderdi.                  ة           ة ح          ة     ح           ي ف           kuyular, kurumuş
                           ح و ــ  ن   مفو  ةق  م  ــ فب ــ ل ــ  ه ـ ف ـــ  ةق   ت ــــ ف  ك ــ ةب ذ    دق ــ ف ة  ةف  ك و  ــــ  ذ    ب ــ ــ  ك  ةو   ا    ن  ـي   ﴾٤١﴿  çeşmeler, yerle bir
          Dinine yardım edene                                                                        olmuş muhteşem
          Allah da elbette yardım                                                                   saraylar... [11,102;
          edecektir. Muhakkak ki                                                                           21,11]
          Allah pek kuvvetlidir,
          mutlak galiptir. [60,1;    ل  ةو   ا   ف ص ــ ةح ـ   با  ﴾٤٣﴿   طو ـ   ل   مفو ـــ  يهر ـ ي ـ ةم   ةق ةو   ن    فب ـــــ  ي ا  مفو  ةقةو ـــ ﴾٤٢﴿ دو م ـ ةثةو  دا  ةعةو ـ  Hac /46 – Peki bu
                                                                                 ۙ
                                             ۙ
          85,15; 47,7-8; 37, 171-                                                                  inkârcılar biraz olsun
                                                                                                       dünyayı gezip
          173; 58,21]                                                                               dolaşmazlar mı ki,
          Hac /41 – Onlar öyle                                                   م
          mükemmel insanlardır   ف   ل ة            ف          ة ة  ةف ىسو    ح                        hiç değilse bu
                                             ي
                                                                                      ۛ
          ki şayet kendilerine   ۛ  ةخا ـ ذ    ت ـ  ه ـ فم  ــ حم   ث ةنير   ل ت  ــ فم ا ــ ل ـ في ــ   ـ ل ــ ةك ـ  ف ا ـ  ۛ بذ    ك ـــ      م ــ ن  ةو  ن  ةم ــ فد   ةي ـــ ة  sayede düşünüp
          dünyada hakimiyet                                                                            duygulanacak
          nasib edersek                                                                                  gönüllere,
          namazlarını hakkıyla   ذ                                                       ف            gerçeğin sesini
          ifa eder, zekâtlarını         ل ة                  ة                 ة                  işitecek kulaklara sahip
                                             ف

          verir,  iyi ve meşrû   اةهاةن  ـــ ل ـــ ك ــ  فها  ة ـــ ةي ر  ةق ن ــــ ف ــــ   م  ن  ةف ـــ ةك ـــ  حي ا ــــ ف  ﴾٤٤﴿رييك ـــ ةن نا ةك ف  ةف ـــ ك ــ في ـ ۛ ـ  olsunlar.
          olanı yayar, kötülüğü
          önlerler.  Bütün işlerin                                                                   Ne var ki onlarda
          âkıbeti elbette Allah’a                                                                 kör olan, gözler değil,
          aittir.                    ة ح ة                    ن                       ة                 asıl kör olan


             Bu âyet, özellikle      ةقةو ـ ف ص ـ ر  ـ  ة لـطةع م ر  ـ فئ ـ   بةو اةه ـ شور     ع ـ  ــ ىل     ـ ةيوا ــ ةع  ة  ةخ ي     ــ ةم ـ ةف  ة ــ ه ـ ة     لاظ   هةو ــ ة ي  sinelerindeki gönüller!
          iktidarı ellerinde                                                                          Bu âyet geçmiş
          bulunduran müslümanların                                                                    nesilleri, tarihî,
          yaşayışlarında intizam ve          م
          istikametin gerekliliğini                                                                    maziden kalan
                                                        ة ف

                                                                                ل ةف ــ ل ـــ ف ــ س ـ ي ـ اور
                                                                                      د
                                                                                        ـ
                                        ل نو
                                                                                         ـ
                                                                                        ي
          ifade etmektedir. Namaz ve     بول   ق  م  ــ  ه ــ ف ــ  ة ة  ةف  ــ ةت ـ ك ـ   ضفرلا ي ف    ةي م  ة  ا   ﴾٤٥﴿ ش  ةم ــ  harabeleri inceleyerek
          zekât görevlerinin hemen                                    ي                   ي            ibret almaya,
          ardından iyiliği yayma,                                                                   basiretlerini işletip,
          kötülükleri önleme                                                                         dünyadaki gerçek
          görevine yer verilmesi,
          toplumun ahlâk ve nizamını                                                               vazifelerini yapmaya,
          koruyup geliştiren        ة    ة          ة                  ن  ل ا     ة              onların hatalarını tekrar
                                               ۛ
          yöneticilerin üstün   ىةمفع ـــ ةتل ــــاةه  ـــ  ا   حن  ةف  اةه ـــ  ب نو  ـــ ف س ـــ ةم ـــ  ع ـ    ةي  ن    اةذ    ا فو ا  اةه ــــ  ب  نول  ةي ـــــ فع ــ  ق ــــ  etmemeye teşvik
          değerlerini ifade                                                                             etmektedir.
          etmektedir.
                                                                                           ة ف

                           ﴾٤٦﴿ ر و د         ـ ي لا ـ ح ص ـــ   ف  ي  ــ يت  ة ح لا     بول  ـــ ف  ق ـــ  لا ىم  ةت ن ك ـ ن ل ةو   را  ــ ۛ ص ـ  فبلا
                                                                            ن ف ـ فع ــ ة

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          336
   335   336   337   338   339   340   341   342   343   344   345