Page 341 - e mushaf TR pdf
P. 341

337
          Hac /47 – Onlar senden  Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Risaletin
                                                                                                   başlangıcında müminler
          o tehdit edildikleri                                                                    çok az ve işkenceye mâruz
          azabı, çarçabuk   22-Hacc Süresi       /          Yaprak 09A  Cüz 17   Süre 22  Sayfa 337  olunca, şeytan diğer
          getirmeni isterler.        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  insanlara da vesvese verip:
          Telaşa kapılmasınlar,                                                                    “Bu din gerçek olsaydı,
          Allah vaadinden asla                                                                       genel kabule mazhar
          dönmez.           337           ﴾٢٢﴿        جحعلا ةروس           ﴾٢٢﴿                   olurdu. Demek ki Allah da
                                                       ِ
                                                             و
          Bilin ki Rabbinizin                          ن َ    َ و                                  bundan razı değil ki öbür
                                                                                                    taraf daha fazla” diye
          ölçüsüyle bir gün sizin                                                                vesvese veriyordu. Böylece
          hesabınıza göre bin yıl                                                                 herkes bir imtihanla karşı
          gibidir. [32,5] {KM,                                                                        karşıya kalıyordu.
          Mezmurlar 15,4; II Pier       ة                         ة     ة ف     ة                   Din, zaten aslında bir
                                 ى
                                                                                            ة
                                                                                  ة
                                                                                        ة
          3,8}                  ع ــ ةدفن امفو ــــ  ي ح    هد ـــ ة   ةو   ا   ةي ن  فعةو   ن      ح لا  ۛ ف لفخ  ي نل   ف ـ  ةو باذةعلا ب كنول جفعت ف سيةو  imtihandır. Mücahede ve

          Azabı çarçabuk isterler.           ۜ                                                     aklî muhakeme ile batılı
          Ama Allah dilediği vakit                                                                terkedip hakka sarılmakla
          gönderir, isterse geciksin.                                                              insan bir değer kazanır.
          Zira Allah sabûrdur,              ف                                        ف             Şeytanın bu vesvesesine
          halîmdir: Cezalandırmada                         ة                             ة        karşı, Allah, Resulünün ve
          acele etmez. Nitekim bu   ف  ةق ن   م ن  ة  ةو   ك ـ  حي ا ــ ف ـ ف ـ ةير ـــ  ة  ﴾٤٧﴿ و ن  ة  ـــ حم ـ ةت ا ـــ  ع ـــ حد     م   ة  ــ ةن ـــ  ۛس ف  ف ة  ك   ك ــ ل ا ـــ     حبةر ـــ  müminlerin sebatlarına
          tehdidini ilk defa ancak                                                                mükâfat olarak onları teyid
          Bedirde gerçekleştirmiştir.                                                                edip Peygamberinin
          Âyet ayrıca zamanın izafî                                                                   tebligatının gerçek
          olduğunu bildirmektedir.                                                                 olduğunu izhar eder. Hz.
          Hac /48 – Zulümde   ف             ف     ي ة ة  ف ل ة        ة            ة         ل ة   Peygamber bile ilk anda

                                       ي
          aşırı giden nice     ق ـ ل ﴾٤٨﴿ ريصةم لا يل    ا   ح ـ  ةو  اةهت   ذةخا حم ث   ةةم لاظ ي     ه ـ ة  ةو  اةه  ل ت  ا   فم ــ ل ـ في ـــ   ـــ  vesveseye mâruz kalsa da,
                                                     ۛ
                                     ۟
          memleket vardı ki Ben                                                                   “İsmet (Allah’ın risaletini
          onlara önce mühlet                                                                      koruması)” vasfı ona karşı
          verip sonra da tuttuğum                                                                     çıkıp boşa çıkarır.
          gibi işlerini bitirdim!       ة                      م                                      Âyetin mânası bu
                                 ن
                                         اةف ل ـ ي
                                                 ۛ
          Herkesin dönüşü ancak   ـ او ن  ةم ا  ةني ذ ح    ﴾٤٩﴿  نييب م ري ي ذ ـ ةن  فم ك    ي ة ا ل ة ل  ا سا ـ   حن ـ ةمـ ـ ةنا ا ـ ل ا  ة حنلا اةه     ا ل    ةي ـ ا ا حي ـــ  iken, bazıları “temennâ”nın

          Banadır.                                                                                 ender kullanılan okuma
                                                                                                    mânasını almış, Necm
          Hac /49 – De ki: “Ey                                                                    suresi ve Garanik uydurma
          insanlar! Benim                      ف                                                  kıssası ile, nesh konusu ile
          görevim sırf bir uyarıcı   ة                                                              irtibatlandırıp garip bir

          olmaktan ibarettir.    ح لاةو ـ ي ي ذ ـ ةن  ﴾٥٠﴿ يرــ  م   قفز     ك ــ  رةو   ة ة  ــ فغ ـ  ف ـ ر  ـ  ه ـ ةم فم  ة ل     تاةح  ـ  ل ا ـ  ة ح صلا اول  ةعةو ـ  م ـ  senaryo ortaya

          Hac /50 – İman edip                ي                                                    çıkarmışlardır ki Allah da,
          makbul ve güzel işler                                                                      Resulü de Kur’ân da
          yapanlara bir mağfiret                                                                   bundan münezzehtirler.
          ve çok değerli bir rızık                           ا                                      Hac /53 – Yine de
          vardır.            ا               ف          ل ة   ن                    ن              Allah’ın bu vesveseye
          Hac /51 – Âyetlerimizi  ا  ةمةو ـ  ﴾٥١﴿مي ي ح  ـ ةج ـ  لا    باةح ـ  ف صا ك  ـ  ئ ـ  للوا ةنيز ـ   جاةع ــ  م اةن    ةيا ـ  تا ــ  يياف افوةعۛس  fırsat vermesi, şeytanın
                                                                     ي
          akılları sıra etkisiz                                                                       attığı vesveseyi
          bırakmak için çabalayıp                                                                kalplerinde bir hastalık,
          duranlar ise,                       ا                                                     bir şüphe olanlar ve
                                               ة
          cehennemlik olanların   ل ف ة  ا ن  ي ح ي      ة                ة             ف    ل      kalpleri katılaşanlar

          ta kendileridir.   ىق  ا   ل ـ ىحن  ــ ةم ــ  ةت اةذا لا  ي  ـــ  ب ــ ح  ةنلةو  لو ــ     سةر ن ـ ف   م   ك ل  ةق ن ـ ف ــ فب ـ   م  اةن  ا   ۛسفر ـ ل ـ  hakkında bir imtihan
          Hac /52 – Senden önce                                                                  vesilesi yapmak içindir.
          hiç bir resul veya nebî                                                                        Gerçekten,
          göndermedik ki,                                                                         zalimler, pek derin bir
          halkının hidâyetini     ة                                                   ة          muhalefet ve düşmanlık
                                                      ن
          umarak gayret    ناط    ـــ في ـــ  ة حشلا ي ق  ف  ـــــ ل ــــ  ةم  ـ  ي ا    ح لا    خ  ةف  ه  ة      فم ــ  ن ــ حي ـ  ت ــ ي ــ ةي ــ فن ـ ۛس ــ  ـ ا ي  ياف  ناط  ـ في ـ  ة حشلا  içindedirler.
          gösterdiğinde,                                             ۛ                              Hac /54 – Ve yine,
             Şeytan onun                                                                         ilimden nasibi olanların
          temennisi hakkında bir                                                                    bu Kur’ân’ın senin
          vesvese vermek,   ة                          ن              ن ن   ك           ة            Rabbin tarafından
                                        ۙ
          ümidini kırmak   لةعفجةي ل ﴾٥٢﴿  مييكةح  مييل  ةع  ـ    ح لا     ةو  ةيا  ــــ  ت ا ـــ   يه    ح لا    م  ن  فح ــ  ــــــــ     ي   حم ــــــــ  ث  gönderilen gerçeğin ta
          istemesin.                                         ۜ                                    kendisi olduğunu iyice
             Ama Allah,                                                                                  anlayıp da
          Şeytanın attığı o                                     ة                                        onu bütün
                                                                           ة

                                    ف
          vesveseyi giderir,   س ـ ةي ــ  ة     اةقلاةو     ضرةم فمه بول ق ي ـ  ح  ـ فت ـ ةن ـــ  ل ىة ـ ل ـ ي ي ذ ـ يف ةن   ف ناط  ة    لا ـ حش ـ في ـ  يق ف  ـــ ل ـ     ي اةم  kalpleriyle tasdik edip
                                            ة

             sonra da âyetlerini                                                                  gönülden tazim ederek
          sapasağlam, muhkem                                                                       bağlanmaları içindir.
          kılar.                                                                                    Elbette Allah iman
             Zira Allah alîmdir,  ة  ة ح                          ة        ة ح  ة ح ي            edenleri dosdoğru yola,



                                                ۙ
          hakîmdir (herşeyi   ةني ي ذلا   لةو ـ ةي ـ فع ــ  ةمل  ﴾٥٣﴿دي ي ع ـ ةب قا  ـ ةق ـ  ش يف ل ني  ـ ي م ـ ة ـ ي   لاظ ـ لا ناةو  ۜ   ق ــ ل ـ  بو ــ  ه ـ   فم  isabetli tutuma yöneltir.
          hakkıyla bilir, tam                                                                         Hac /55 – Dini
          hüküm ve hikmet                                                                          inkâr edenler ise, son
          sahibidir).                                                                                saat ansızın gelip
             Âyette geçen    ة                       ة              ـــ ةح ـــ ح  ف  ل ة  ف  ف      çatıncaya veya gün
          “temennâ” fiilinin ilk ve   ل ــ  ه ۛ ت   تةف ه ـــ ي ـ  بفخ ـ   باو ن مفؤ يةف   ك حبةر  فن م   ق  لا  ه    حن ــــ  ا  ةم  ــ  ع ـــ ل ــ  لا او ــــ  ت نوا  doğurmayan o kısır gün
          meşhur anlamı “arzu ve                                                                   kendilerine gelinceye
          temenni etmek, ummak”                                                                            kadar,
          dır. Bu kökten “ümniyye”                                                                   Kur’ân hakkında
          ise isim olarak temenni
          edilen şey mânasına gelir.            ن ي    ن ا   ة ح      ن ة  ة ح ي                     şüphe içinde kalır
          Âyette her iki kelime de bu  م   م ـ ةت ف س ـ ي ي ق ـ    طار    ة    ص ـ  ىلا او ن    ةم ـ  ا ةنيذ ـ ي  لا  داةه  ل  ـ  ة ح لا  نا ةو   م   ه ــــ ف  ــــــــــ  بول ــــــــ  ق  giderler.
          mânalarda kullanılmışlardır.                                        ۜ
          Her peygamber gibi Hz.                                                                         Kısır gün:
          Peygamber (a.s.) da                                                                      Ardından başka gün
          halkının hidâyete tâbi olup                              ف                                  doğmayan gün
          dünya ve âhiret          ف    ن                                    ة ح       ة            demektir. Adeta her
                                               ــ
                                                                                  ة

          mutluluğuna erişmelerini   ـ  ت أ ــ ةي ــ  ه ــ  م  ةت ىحت  ةح ه  ف  ـ ةير ـ  م  ة ـ فن ــ   م  ييف  اورةف ك    ةنيذ ـــ ي  لا لاز ـــ ةي لةو ﴾٥٤﴿  gün, kendinden sonra
          arzu ediyordu. Şeytan ise,                                                              gelen günü doğuran bir
          Hz. Peygamberi ümitsizliğe                                                                ana durumundadır.
          düşürmek için, ins                                                                       Arkası gelmeyen gün
          şeytanlarından dostlarına da
          onun önüne engeller                       ة              ف    ل                  ة           ise “kısır gün”
          koymak için vesvese   ﴾٥٥﴿ يـم  ـــــ ي ق ـ  ةع مفو ـــ ةي   ب      ـــ اذ  ةع   م  ـــ أ    ت ـــ ةي ــــ  ه ــ ف  ةي فوا   ىة  ـــــ فغ ـــ ةت ــ  ةب   ة  ا ةع  ـــ  ح سلا  anlamındadır.
          veriyordu.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          337
   336   337   338   339   340   341   342   343   344   345   346