Page 348 - e mushaf TR pdf
P. 348
344
Müminun /43 – Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Doğru yolu tutmaları
söz konusu ümmet, Hz.
Hiç bir ümmet Mûsa’nın Mısır’dan çıkarıp
vaadesini ne öne 23-Muminun Süresi / Yaprak 02B Cüz 18 Süre 23 Sayfa 344 kurtardığı kendi halkıdır,
alabilir ne de Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 İsrailoğullarıdır. Yoksa
erteleyebilir. Firavun ve onun ileri gelen
Müminun /44 – ﴾٢٣﴿ ِ ﴾٢٣﴿ 344 çevresi ve Kıbt’i halkı
değildir. Zira Tevrat,
َ
و
و ع
Sonra resullerimizi نونمؤمعلا ةروس Firavun ve ordusunun
و
َ و
peşpeşe gönderdik. boğulmalarından sonra
Hangi ümmete indirilmiştir.
peygamberi geldiyse Müminun /50 –
onlar onu yalancı ف Meryem’in oğlunu ve
ة
ل ة
annesini birer ibret
saydılar. ف ــ ل ـ اةن ۛسفرا حم ث ـــ ﴾٤٣﴿ ۜنور ــ ف س ــ ةت ــ خأ ـ ةي اةمةو اةه ــ ل ـــ ةجا ة ة ل ة ا حم ـــ فن م ةتاةم ــ ف س ـ ب ــ ق vesilesi kıldık ve onları
Biz de onları pınarları akan ve
birbiri ardından imha yerleşmeye elverişli
ettik. ف م yüksekçe bir yere
ة
ح
اءاةج امل
ة
Onlardan geriye فم ه ۛ ضفع ةب ـ اةنفع ة ـ ا فت ـ ةب ـ ةف هو بذ ك ــ ـ لو ـ اةه سةر ىة ة حم ـ ا ة ح ك ـ ة ة ة ــ ل ـ اةن ةت ــ فت ـ ار س ر yerleştirdik. [21,91;
19,22]
bıraktığımız, sadece ۜ Müminun /51 – Siz ey
ibret verici hikâyeleri! peygamberler! Helâl ve
İman etmeyen o halkın hoş şeylerden yiyip
canı cehenneme! için, makbul ve güzel
ة
ة
ى
ى ة
[16,36; 36,30] ة ث ــ حم ﴾٤٤﴿ نـنو ــ م فؤ ــ يل مفوق ل ادفع ـ ب ـ ةف ۛ ثي ي داةحا ل فم ه ف ـ ةع ـ ل ـ اةن ةجةو اض ةب ــ فع ــ işler işleyin, zira Ben
Müminun /45- ۛ yaptığınız her şeyi
Müminun /46 – Sonra bilmekteyim.
da Mûsa ile kardeşi Bazı müşriklere göre
Hârun’u âyetlerimizle ن ي ف ة ة ن ل ف ل peygamber yemek
ve apaçık delille ىلا ﴾٤٥﴿نييب ـ م ناط ـ ل ـ س ةو اةن ــ ةي ا ـ ت ا ــ ب نور ـ ـ نه ها ةخاةو ىسو ـ ل ـ اةن م ــ ن ۛسفرا yiyemezdi [25,7]. Cenab-ı
Firavun ile ileri gelen ۙ Allah buyuruyor ki: “Helâl
yardımcılarına hoş yiyecekleri yemek,
gönderdik. ذ onlardan aldığı kuvveti
güzel davranışlarda
ة
ى
Onlar da hakkı ا ةف ــ ةق ـ لا ـ او ﴾٤٦﴿ ةنييلاةع امفوةق ـ نا ـ او ةكةو اورةبـ ك ةـتسا ـــ ةف يه ـ ف ل ــ ئ ة ل ةمةو نفو ـــ ف ــ ةعر kullanmak, şükrünü yerine
getirmek pek yerindedir.
kabulden kibirlendiler. ۛ ف Çirkin olan, haram kazanıp
Zaten onlar haram yemektir.”
kendilerini çok büyük ف Müminun /52 – Ve
ة
ة
gören bir toplum idi. ة ح ةـف ك ـ ذ ب ـ و ه ـ اةم ﴾٤٧﴿ ۛنو د ـ باةع اةنلام ه ـ مفو ـ ة ةقةو اةن ـ فث ـ ل ـ ل ا ن ــ م فؤ ـ ل ن ـ ةب ـ ۛش ـ فير ـ م ن hepinizin dini bir tek
dindir. Ben de sizin
Müminun /47 – ة Rabbinizim, öyleyse
Dediler ki: “Kendi Bana karşı gelmekten
kavimleri bizim sakının!
hizmetçi kölelerimiz
Dinin esası akaidde,
iken ف لا ـــ ك ـــ ةت ـ ۛ با ىسو ــ ۛ ةت ـــ في ـ م اةن ن ة لةو ــ ةق ـ ا فد ﴾٤٨﴿ كـ ةني ة ف لا ـ م ــ فه ــ ل ــ ي ةف ــــ ةك ـ نا ــ او م ــ ةن şeriatların esasında birdir.
şimdi kalkıp bizim Fakat o esasların dalları
gibi beşer olan bu iki olmak üzere peygamberlere
indirilen farklı şeriatlar
adama mı inanacağız?” hususi hükümler ihtiva
[26,29] ا ن ن ة ا ف ة ة ة ح ederler. Bir hadiste:
Müminun /48 – ا فيةو ـــ اةن ه ـ اةم ــ ا ه ةي ـــ ةو ىة حماةو ةم ف ةم ن ــ ة ــ ةير ــ فبااةن ةجةو ـ ةع ـ ل ــ ﴾٤٩﴿نو دةتفهةي فم ل ـ ةع ـ ل ـ ه ـ “Peygamberler, babaları
(dinleri) bir, anneleri
Böyle deyip onları (şeriatları) ayrı
yalancı saydılar. kardeşlerdir.”
Kendileri de helâk ة buyurulmuştur.
ح
ا ل
ن ي
edilenler gürûhuna تاةب ـ حيطلا ـ ةن م اول ـ ل ك ـ س رلااةه اةي حيا ـ ﴾٥٠﴿ ني ي ع ـ ةمةو رار ـ ةق تاةذ ةةو فبةر ـ ىلا
Müminun /53 –
dahil oldular. [28,43] ح ۟ ة Ama peygamberleri
47. âyet, izlediklerini iddia eden
inkârcıların umumiyetle ümmetler fırkalara
içine düştükleri bir م ة ة ayrılıp bölük bölük
ي ى
ح ي
hatayı ortaya فم ك حم ـ ـت ة ا اهذ ـ ي نه ناةو ﴾٥١﴿ مييلةع نولةمفع ةت ام ـ ة ـ ب ييحنا ۜاح ـ لاۛصاول ـ ةم ـ فعاةو oldular. Her grup,
ۜ
koymaktadır: Gerçekten kendilerine ait görüşten
onlar, insana, yalnızca ötürü memnun ve
bu dünyadaki mevkiine, mutludur.
toplum içindeki ة Müminun /54 – Sen
ل ا ح
ة
ة
ل ل
ى
ـةف ــ ة
ة
konumuna göre değer
ح
verirler. Onların insan ۜار ب ز فم ه ـ في ــ ةن ـ ةب فم هرفما او عـطقت ﴾٥٢﴿ نو قتاةف فم كـبةر ـ ا ح ةناةو ىةةد حاةو ىةحما onları, bir süreye kadar
ة
daldıkları gaflet içinde
hakkında başta gelen kendi hallerine bırak!
değer ölçüleri makam ve [86,17; 15,3]
mansıptır. Böylece Müminun /55-
onlar, bizatihi insana, ن ة ة ح Müminun /56 –
ة
ف
onun düşüncesinin ve ﴾٥٤﴿ني ي ح ىحتةح فمه ترمة ف غ ييف فم هفرذةف ﴾٥٣﴿ نو حرةف فمهفيدل ة ة اةم ب بزح ل ك Kendilerine verdiğimiz
inancının kalitesine, servet ve evlatlarla
sahip olduğu ahlâkî ve iyiliklerine
insanî vasıflarına değer koştuğumuzu mu
vermezler. 48. âyet bize sanıyorlar? Hayır, onlar
ة ة ل
ف
ة
gösteriyor ki, تارفيةخلا ي ف ة فم هل عراۛسن﴾٥٥﴿ ةنيينبةو لاةم فنم يه ب فم ه حدم ن امحنا ة نو بۛسفحةيا ل işin farkında değiller!
ة
inkârcıların bu yanlış ۜ ۙ [9,55; 3,178; 68,44-45;
değer ölçülerine 74,11-16]
dayanarak peygamber Müminun /57 – Ama
hakkında vardıkları ة ة asıl Rab’lerine
ف ة
ح ي ح
ة
ة
hüküm, kaçınılmaz ﴾٥٧﴿ ۙنو ق ففش م فمه حبةر ةةيش ـ فن ـ م فم ه ةنيذلا نا ﴾٥٦﴿نور ع ةيل ــ فش ـ لةب
olarak kendilerini ةخ ـ ف ي duydukları saygıdan
felakete götürür. dolayı çekinenler.
Müminun /58 –
Müminun /49 – Rab’lerinin âyetlerini
Oysa doğru yolu ة ة tasdik edenler.
ة
ة
ح
ح
ن
tutmaları ümidiyle biz ﴾٥٩﴿ ۙنو كرش ي ف ة ل فمه حبر ب فم ه ةني ي ذلاةو﴾٥٨﴿ ۙنو نمفؤ ي فمهح بةر تاةيا ب فم ه ةني ي ذلاةو Müminun /59 –
ة
Mûsâ’ya kitabı verdik. Rab’lerine hiç ortak
tanımayanlar.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
344

