Page 326 - e mushaf TR pdf
P. 326

322
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Enbiya /11 – Zulme                                                                        Enbiya /20 – Gece
          batmış nice beldelerin   21-Enbiya Süresi       /        Yaprak 01B  Cüz 17  Süre 21  Sayfa 322  gündüz, usanmadan, ara
          bellerini kırdık,          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  vermeden tesbih ve
          onlardan sonra da başka                                                                  ibadet ederler. [66,6]
          toplumlar yarattık.                                                                       Enbiya /21 – Buna
                                                      ِ
          [17,17; 22,45]                  ﴾٢١﴿        ءايِبن ع لا ةروس     ﴾٢١﴿          322      rağmen, yine de onlar,
          Enbiya /12 – Onlar                             ع َ  و  َ و                                  yerde birtakım
          bizim baskınımızı                             َ                                           varlıkları, insanları
          hisseder etmez, derhal                                                                      öldükten sonra
          bineklerine yönelip                                 ف                                   diriltecekleri zannı ile
          kaçmaya yeltendiler.        ف                                                 ف             tanrı edindiler.
                                  ةب ــ ة
          Enbiya /13 – “Yok,   اةهدفع اةن     ل ا ةو فن ــ ۛش ــ أ      ىةم  ة ظ ت  ـــ  ة   ك ـ ةنا ــ ف ـ  لا ــ ة  ف  ةق فم ـ ۛ ص ـ فم ـ  اةن  م ــ فن ةق  ــ ةي ر  ك  ةو  Enbiya /22 – Halbuki
          dedik, tepinmeyin,                                                                          gökte ve yerde,
          dönün o içinde                                                                         Allah’tan başka tanrılar
          şımardığınız refah ve                                                                     bulunsaydı oraların
          konfora! Dönün o            م                                                             nizamı bozulurdu.
                                                           ف
                                ة
                                                      ي ا
                                                                     ل ة
                                                                                        ن ى

          konaklarınıza ki   ﴾١٢﴿ ضـ ۜنو  ـ ر ك ـ    ةياةهفن م فم ه اةذا اةنۛسأب اوس ـ ح  ةحا ام ة ا  ةف ـ ل ـ ح  ﴾١١﴿ ةنير ـ ةخا امفو  ةق ـ
                                                            ة
          sorguya                        ف                                          ي            Demek ki o yüce Arş ve
          çekileceksiniz.”                                                                         hükümranlığın sahibi
          Enbiya /14 – “Eyvah!,                                                                        Allah, onların
          dediler, gerçekten biz   م    م                                                          zanlarından, onların
          zalim kimselermişiz!   ة   ة ح                           ا    ن ي  ا               ة    Allah’a reva gördükleri
                                                                                          ف
          Eyvah! Eyvah!”    فم ك     ل ـ ةع ــ ل  فم ك    نك ـ  ن  ـ اۛس  ةمةو  هي  يف م ت          اةم ا    فت ـ ففر ـ ف ـ  ىلا او ع جفراةو او   ض كرةتل  vasıflardan
          Enbiya /15 – Bu                                                                         münezzehtir, yücedir!
          feryatları sürüp gitti.                                                                         [23,91]
          Nihayet onları öyle                                م
          yaptık ki biçildiler,   ف ة  ة                                             ة                 Kâinatta kemal
                                                    ـ
                                                   ي
                                                        ظ احن
                                                 ن
          sönüp kül oldular...    ت ت     لاةز ـ ف ـ ل ـ ك  اةمةف ﴾١٤﴿ م  ـ  لا ـ ي ة  ة ة  ــ ا   ك ـ  ة ة ي ا  ـ ل ـ حنااةن  فيةو اةياولاةق﴾١٣﴿ نول   ت ـ ف س ـ ةـ ـ  sıfatları ile muttasıf, yani
          Enbiya /16 – Elbette                                                                    ilim, kudret, iradesi mutlak
          Biz göğü, yeri ve                                                                      ve sınırsız olan birden fazla
                                                                                                    ilah bulunsaydı, farazî
          aralarında olan                                                                            olarak şu ihtimaller
          varlıkları oyun ve                                                                        olabilirdi: 1. Onlardan
                                                       ى
          eğlence olsun diye    ة  ـــ ل ــ فق ـ اةن  ةمةو ـ ةخا  ﴾١٥﴿ ي ي دـ ةن  ـ  ماةخ ادي  ي  ةح  ــ ص ــ  فم ه  ف    ةج ـ ةع ـ ل ـ اةن  ن  ةح م ــ ف ـ ىحت  ــ  هينو  فع ةد  yalnız birinin hükmü
          yaratmadık. [38,27;                                                                     yürüseydi diğerleri âciz ve
          53,31]                                                                                  noksan olurlardı ki bu ilah
          Yüce Allah kâinatı                                                                     olmakla bağdaştırılamaz. 2.
          dolduran kudret, hikmet ve                                                                Her biri eşit kudret ve
          sanat mûcizelerini insanlar   ة  ة  ف ل ا ل ة   ة                     ة ف               hakimiyete sahip olsalardı,
                                                    ـ ة
                                                  ن
                                                    ـ
                                                                                     ة
          inceleyip onların   ذخ  ةن ـ حت ــ     نا اةنفدةرافول﴾١٦﴿ ييب ـــ  عل ام  ــ ةب ا ــ في ــ ةن ــ  ه ـ ة  ةمةو  ۛ ضفرلاةو ءام ـــ ة  ة ا  ح سلا  ayrı ayrı nizamların
          Yaratıcısını tanısınlar,                                                                  bulunması gerekirdi. O
          onlardaki menfaatlerini elde                                                           takdirde de, mevcut olan bu
          etsinler, onların ebedi                                                                   nizam bulunmazdı. 3.
          cennetteki asıllarına                                                                  İlahların fazla değil, sadece
          delâletlerini anlasınlar ve   ف    ف                                   ف       ى ة ة  ة  iki tane olup bunların bir
                                                              ة ف ي

          bir de burada yaptıkları   ح قةح ـ لا ب    ف ذ  ةن ل ـ فق ـ    ةب ــ ﴾١٧﴿ ةنييل عاةف احن ك نا ۗاحن د ة ة       حتل ــ ةخ ـ ةنذ ـ ا     ه  م ــ فن ل ـ  ل ـ فه ـ او  tek nizam kurup
          işleri, iyilikler için mükâfat,                                                         birleştikleri varsayılırsa iki
          kötülükler için ceza olarak                                                              etkenin (illetin) bir nesne
          karşılığını alsınlar, böylece                                                           (malül) üzerinde çekişmesi
          hak yerini bulsun diye                   م                                                 sonucu ortaya çıkar,
                            ة
          yarattığını burada beyan                                                                nizamın devamı imkânsız
                                     ة
                                                                                           ة ف
                                                                                   ف ـ  غ ـ

          buyuruyor.       نو فص   ةت ـ ــاحم     ف   م   لا ــ فيةو ـ  م ل  ك ة لةو  ۜق ـ     هاةز ةو ه اةذ اةف  ه  ةم دةيةف ل طاةبلا   ىلةع  olurdu. 4. Birbirleriyle
                                                                                                     anlaşmazlık halinde
          Enbiya /17 – Eğlenmek                                                                   olsalardı zaten baştan beri
          isteseydik nezdimizde                                                                      nizam kurulamazdı.
          eğlenecek çok şey      ذ
          bulurduk! Faraza                                                                             Bu âyet-i kerime
                            ة
                                                            ة ف
          yapacak olsak, öyle   نور ب     ة     ل ةي ـ ف س ـ ةـت ك    ةمةو ــ فن  ع ـ فن ـ  هةد  ضفرلاةو      تاةوم ـ ن  ة    ح سلا ي ف ن  ة لةو ــ ةم  ه ـ ف  ﴾١٨﴿  Kelam ilminde, tevhidin

          yapardık!                                      ۜ                                        ispatında en önemli kaynak
          Allah’a eş, evlat, kız, oğul,                                                             teşkil eden esaslardan
          nesil isnad eden şirk                                                                     biridir. Kelamda buna
          inançlarını, açıkça                                                                    bürhan-ı temânu adı verilir.
          reddetmek içindir. Zira    ة   ة ح ة             ة                ة
          hûriler gibi mahlûklar zaten ةراةه ة  ـ حن ـ  لاةو  ل  ـ في ــ  لا نو ح   ي ـ ۛس ـ  حب ــ  ﴾١٩﴿ ۛنورسفح  ـ ف س ـ ةت ــ  ةي ل ةو    ع ن  ةع ـ ف ــ اةب    ت ةد ـــ يه    Enbiya /23 – O
          yüce âlemde melâike,

          vardı. Onlar dururken                                                                   yaptıklarından sorumlu
          yeryüzünden eş, evlat                                                                   değildir. O’nu sorguya
          edinmeye gerek olmazdı.                                                                 çekecek kimse yoktur,
          Enbiya /18 – Hayır!   ة                               ن   ا             ة          ة     ama insanlar mutlaka
                                                   ة ف
                                                                        حتا ما ﴾٢٠﴿ نور
          Biz gerçeği söyler,   ﴾٢١﴿ نور        ي  ـ فن ـ ش ـ    فم ه ضفرلا    ــ ةن  ــ ةه ـ  م  ىة   لا اوذ  ــ ةخ ـ  ة ل     ةي ل ـ فف ـ  ت ـ  sorgulanacaklardır.

          gerçeği yaparız!                                                                           [15,92-93; 23,88]
             Hakkı batılın tepesine
          indiririz de beynini                                                           ف          Enbiya /24 – Yine
          parçalar, bir anda canı                                       ة                            de tuttular, O’nun
                                                                    ن ة
                                                                                       ة
                                             ة ن
                                                                        ح ي
                                                                              ن ا
          çıkar o batılın!   شر    ف لا ـ ةع ـ      ح لا   ح بةر  ناةح  ۛسف  ل  ــ ة ـ ةتةد ـ ةف ا ــ  س ـ فب ـــ    ح لا لا  ة   لاام  ـ هي ـ ة ـ ةه ـ  يف نا  ة ل ـ فو   ك ـ  yanısıra başka birtakım
                Allah hakkındaki     ف                   ۛ                                         tanrılar edindiler. Ey
          böyle boş                                                                                  Resûlüm! De ki:
          düşüncelerinizden ötürü                                                                  “İddianızı ispatlayın,
          yuh aklınıza, yazıklar                                                                      delilinizi getirin
                                                                                           ة
                                                                ة

                                                                           ة
                                                                                 ة


                                          ة
                                     ل ة
          olsun size!      اوذةخحتا  ما﴾٢٣﴿نولةـ ف س  ـ  ي فم ـ   هةو لةعف ةيامةع   ح ـ ف  لةـ ف س يل﴾٢٢﴿ نو فصةي احمةع  görelim!”
          Enbiya /19 – Halbuki                                                                       Böyle bir delil de
          göklerde olsun, yerde                                                                   getiremediklerine göre
          olsun kim varsa O’nun                                                                     -ki: “İşte bu tevhid,
          mülküdür. O’nun    ذ                           م                                            benimle beraber
          nezdindeki melekler                      ة                      ف       ن                 olanların ve benden
                                                                 ف
                                                       ۛ
          O’na ibadeti, ne gurur      ك ر   ذةو  عـ ة ي  ةم ن     ـ ةمر ـ ف ـ  فك ذ اذ ـ نه  فم ك ةـناةهر     تاةه ـ  باو ـ  ۜ   لا اه ــ ي ــ ةه ـ  ق  ىة ـ ل   نو د ن   م ــ ف  önceki peygamberlerin
          meselesi yapar, ne de                                                                     öğretisidir.”- Hayır,
          ibadetten yorulurlar.                                                                    onların çoğu gerçeği
          [4,172]                                                                                 bilmiyor ve bu sebeple
                                ة
                                                      لا ۙنو م
                           ﴾٢٤﴿ ضرـنو             ة   ـ ةح ـ   ح ق ةف ـ  ه ـ فم  م  ـ فع ـ    ف ة  ة  ة       فك ـ ةث ـ ر  ه ـ فم     ل   ةي ـ فع ـ ل ـ  ل ف  ـ ا ل ةب  ييل  ةق ن  ةم ـ ف ـ فب ـ  de ondan yüz
                                                                                                        çeviriyorlar.
                                                                                    ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          322
   321   322   323   324   325   326   327   328   329   330   331