Page 331 - e mushaf TR pdf
P. 331

327
             Enbiya /73 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Davud (a.s.)
          Onları buyruklarımızla                                                                 davarın kıymeti, zararın
          insanlara doğru yolu   21-Enbiya Süresi       /        Yaprak 04A  Cüz 17  Süre 21  Sayfa 327  miktarına eşit olduğu
          gösteren önderler          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  için, onun tazminat
          yaptık.                                                                                  olarak tarla sahibine
             Kendilerine hayırlı  327     ﴾٢١﴿        ِ                    ﴾٢١﴿                  verilmesine hükmetmiş,
                                                         ع َ
                                                                                                   oğlu Süleyman (a.s.)
                                                              و
          işler işlemeyi, namaz                       ءايِبن ع لا ةروس                               ise, tarlanın davar
                                                               َ و
          kılmayı, zekât vermeyi                        َ                                          sahibine verilip eski
          vahyettik. Onlar yalnız                                                                 haline gelinceye kadar
          Bize ibadet ederlerdi.                                                                  ona bakmasını, davarın
             Enbiya /74-           ي ة ا     ل         ة   ة                ل ة      ف            da tarla sahibine teslim
          Enbiya /75 – Lût’a da      ا   ل ــ في ــ ه ــ فم  ــ في ـــ اةن  ةح فو   اةو  ا     ـــ ا   فم ــ ةنر ـ   ب  نود  ـــ فه ــــ      ا  م     ــــ ةع ـــ ل ــ اةن  ه ـــ ف  ئ ـــ حم ــ ةي  ىة  ةجةو  edilip o vakte kadar
          hüküm ve ilim verdik                                                                           sütünden,
          ve onu iğrenç işler                                                                          yavrularından,
                                                                                                        tüylerinden
          yapan şehir halkından      ف                                                            faydalanmasını taraflar
          kurtardık ki gerçekten   ة                ا           ة ن      ي              ة ف           için daha uygun
                                                  ة
                                                                                ة
          onlar kötü ve itaat   ل ــ اةن او    ك ـ  نا ــ  ةو   ة و  ح  ـ نك ةز ـ  لا ءاةت    يا   ي ــ  ةو   ة ول  ــ ح ص ــ  لا ةماةق    ا    ةو     تار      ف ــ فع ــ ل لا ـ ةخ ـ في ـ  bulmuştu. Babası da
          dışına çıkmış fâsık bir        ۛ                                                           onun bu içtihadını
          güruh idiler. Kendisini                                                                       beğenmişti.
          de şefkat ve                                      ذ
          himayemize aldık. O     ف                                                                  Enbiya /79 – Biz
                                            ة
                                                        ى
                                                                                     ــ ة
                                                                                   ن
          gerçekten erdemli   ف      لا ـ ةق ـ ةير ــ  ة  ةن م   هاةنفيحجةنةو  ف ى  ـ ل ـ  ام   عةو ام  ـ ك ـ   ح  هاةن    ا  ةت ـ في ـ  ى ن  اطو لةو ـ ﴾٧٣﴿ ي ي د ــــ  باةع  çözümü ihtiva eden
          kimselerdendi. [29,26;                                                    ۙ               hükmü Süleyman’a
          11,69; 15,57-76]                                                                          bildirdik. Bununla
             Hüküm:                                  ف                                 ف           beraber, her birine bir
          Peygamberlik veya                                 ي ة    ا        ف               ة ح      hüküm ve bir ilim
                                       ءف
          dâvalı tarafları arasında ني ي ق ــ ساةف  ۛس ةمفو    ةق ـــ  او نا       ا ث    لا ـ ةخ ـ ةب ـ  ئا ـ ۛ حن ــ  ه ـ فم ك ـ  لم  ةت  ت    ك ـ ةنا ـ ف ـ فع ـ ة  ييتلا  verdik.
                                        ـ
                                       و
                            ة

                           ۙ
          hâkimlik anlamınadır.                               ۜ                                      Dağları ve kuşları
          Lut (a.s.), Hz. İbrâhim                                                                    Davud’un emrine
          (a.s.)’a iman ve onunla                                                                 verdik. Onunla beraber
          beraber hicret etmişti                   ة           ي ة                ف    ل              takdis ve ibadet
                             ي ى فذ
          [29,26]. Sonra Allah     ا احو  نةو ـ ﴾٧٥﴿ ةني ي ح     ل ـ       حن ـــ  م  ه ـ ةن لا ـ ا ح ص  ۜ  ـ ةم ـ  ت ـ ا اةن  فحةر يف  ها  ةو   ا   ةخفد ـ ل ـ ةن ـ ي  ﴾٧٤﴿  ederlerdi. Biz
                                           ۟
          Teâla ona da nübüvvet                                                                     dilediğimiz her şeyi
          verdi. Onu da Sedum                                                                        yapma kudretine
          şehrine gönderdi.     ف                                                                 sahibiz. [34,10; 38,18-

             Enbiya /76 –   بر  ك ف     م ــ ةن لا  ل ة    ا   فه ــ ل ــ  ه    ةو   ه  ة  ــ ةن ـ حج ــ في ـ اةن  ة  ـ ا   ف س ــ ةت ـ ةج ــ فب ـ لاةن ـ ةف   ه  ةف  ل  ـ فن ةق ـ فب ـ   م  ىند اةن  19] {KM, Mezmurlar
          Nuh’u da önderlerden     ف                                                                     148,7-10}
          kıldık. O İbrâhim ve                                                                       Enbiya /80 – Bir
          Lut’dan çok önce, Bize                                                                     de sizi savaşınızın
          yakarmıştı.                   ة  ف       ة                                               şiddetinden koruması
                                 ن
             Biz de duasını   ۜ  ـ اةن  ت اةيا ب  او    ح  ك ــ ذ  ب ــ    ةنيذ ـــ ي  ح لا   مفو  ف     ف  ةنةو ـــ ۛ ص ـــ ةنر ـ    ها  م ـ ةن لا ـــ ةق ـــ  ﴾٧٦﴿مي ي ظ  لا ـ ةع ــ  ف  için ona, zırh yapma
          kabul buyurup onu,                                                         ۛ               sanatını öğrettik.
          yakınlarını, evlatlarını                                                                   Peki bütün bunlar
          ve halkından iman                                                          ف                için şükrediyor
          edenleri büyük bir                                                                       musunuz? [34,9-11]
                                                 ل

          beladan kurtardık.   ةدنواةد  ةو ﴾٧٧﴿ ـ ةني  ـ ي عةم  فجا  م ـــ ف   ه اةن  ة  فغ ا ــ فقر ــ  ة  ةف  ءفو ـ   ـــ  ۛس ةمفو ـــ ةق  او  ك ـ  نا ـ  ا   حن ـ  ه ــ  فم  ي ة
          [54,10; 71,26-27]                                                                          Davud (a.s.) dan
                                                                                                 önce de zırh vardı, fakat
             Enbiya /77 –                                                                         plak halinde idi. Zırhı,
          Âyetlerimizi yalan                                             م                         kumaş gibi dokuyup
                                                             ف
                                                    ي
                                                                                  ي
          sayan halka karşı da   ةغ ــ ةن ـ  م  ــ ي ـ  ه  يف  ت  ا  ثر  لا ي ـ  ف   نام  ـــ فح ـ ك ـ ة  ةي فذا   ة   سةو ـ ل ـ في ـ ن م ـ ةن  zincirle tutturma işini o
          ona destek olup                            ةن فذ ــ ةف ــ ۛش ـ ف  ـ ةح ـ   ف            başlattı. Rivayete göre
          onlardaki haklarını                                                                       o Cenab-ı Allah’tan
          aldık. Gerçekten onlar                                                                    elinin emeği ile bir
          kötü bir toplum idi. Bu                                     ذ          م               geçim vesilesi dileyince
          yüzden Biz de onların     ة                                          ة            ف ةق ــــ  O da kendisine zırh
          hepsini suda boğduk.   اةه اةن  ةف ــــ ةف ـــ حه ــ فم ـــ  ﴾٧٨﴿ ي  ي دـ ةن  ـ  ه ا ــ  ۛش  م     ـــ  ح ــ ك ــ  م ـــــ ه ــ ف    ك ـ  ل احن  ةو  م فو  لا ـــ  yapmayı ilham etmişti.
                                                 ۙ
          [11,40]                                                                    ۛ
                                                                                                       Enbiya /81 –
             Enbiya /78 –                                        ذ                                Süleymana da şiddetli
          Davud ile Süleymanı                                                   م                  rüzgârı âmade kıldık.
                                                             ى

                                         ة
          da... Hani bir defasında   ةد نو اةد ــ ةع  ةم  انر  ة  ــ حخ ـ  ۛس ةو     ام  ف ى  ـ ل ــ   عةو  ام  ـ ك ـ   ح اةن  ا   ةت ــ في ـ  ى ن    ك ـ   حل  ةو   ة   س ـ ل ـ في ـ ن م ـ  ةن  Rüzgâr, onun emriyle
          onlar bir ekin                  ف                                          ۛ             kutlu beldeye doğru
          konusunda hüküm                                                                         eserdi. Çünkü herşeyin
          veriyorlardı. Şöyle ki:                                                                 gerçek mahiyetini Biz
          Geceleyin bir grup                                                                      biliriz. [38,36; 34,12]
                                                                     ة
                                                                     ح
                                                                                     ة
                                                              ة
          insanın koyun sürüsü   ــ فن ــ ةع ـ ةة  ۛص   ه اةن  ة ح  ةعةو ـ ل ـ فم ـ  ﴾٧٩﴿ ةنييل ع اةف  احن كةو   رفيطلاةو ةنفح  ــ  حبۛس ـ   ي ل ا  لا ـ  ج ـ ةب ـ  ف
          ekin tarlasına yayılmış,                                 ۜ ة
          zarar vermişti. Biz de
          onların bu hükümlerine
          tanık oluyorduk.                                          م             م
                                              ل ف
                                ة
                           ﴾٨٠﴿نور   نك اۛش م ت    فن ـ ف  ا لةهةف  فم كسأ ف  فنم  فم   ةب  ـ  ك ةـنصفحت ل فم ك ة ل سو  ة ل ـ  ب ـ





                                                     ۛ
                                ة ف
                                      ة ي
                                      ـ
                           ضفرلا لا  ايهر     ة  ــ ا   فم ــ   ب  ير ي  ـــــ فج ـ  ــ ةف ـ ةت  ىة  ص ا  ةع  ح  يح  لا ــ ير ــ ة ـ  ة   س ــ ل ـ في ـ ن م ـ  ةن  ــــــ  لةو
                                    ى



                                                        م         م              ذ
                                                      ح
                           ﴾٨١﴿ ـــ ةن  يم ـــــ ي   لاةع   ءي ــ ف  ۛش ل  ك ــ  ة    ك ـــ  احن  ب  ــــــ  ةو   ۜ  ـــ ي ـ اةه  يف اةن ـــــــ ك  ةراةب   ييت  ة ح لا ـــ

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          327
   326   327   328   329   330   331   332   333   334   335   336