Page 329 - e mushaf TR pdf
P. 329

325
          Enbiya /45 – De ki:   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Hz. Muhammed (a.s.)
          “Ben Sizi sadece   21-Enbiya Süresi       /        Yaprak 03A  Cüz 17  Süre 21  Sayfa 325  ilk defa bu iddiada olan biri
          vahiyle uyarıyorum.        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  değildir. 2. Önceki nebîlerin
                                                                                                         risaleti Hz.
          Fakat belli ki sağırlar                                                                 Muhammedinkinden farklı
          ikaz edildikleri zaman                                                                     olmayıp, bilakis aynı
          bu çağrıyı duyamazlar.”                     ِ                                           inançları öğretmişlerdi. 3.
                            325           ﴾٢١﴿        ءايِبن ع لا ةروس     ﴾٢١﴿                      Peygamberler çeşitli
                                                         ع َ
                                                              و
                                                        َ      َ و                                  tepkiler ve işkencelerle
                                                                                                 karşılaşmışlar, ama sonunda
                                                                                                  Allah’ın özel inayetine nail
            ب  ح ز                                                       م                        gelmiştir. 4. Peygamberler
                                                                                                   olmuşlar, dâvaları galip

                                                       ة
                              ا

                                                                                            ف ي ة ا
                                  لا ـ ح
                                                                                                    Allah’ın seçkin kulları
                           ءاةع د حم  ـــ       ح صلا   ع  ــ ف س ــ ةم ـ  ةي لةو  ي  فحةو ـ  ف  ـ ل ا ـــ   ب  فم ك  ــ  ذ     ر  فنا  ام  ا    ـحن ــ ة   ل ق  olmakla beraber beşerdirler.
                            ة


                                                                                                   Beşerin çektiği sıkıntı ve
                                                                                                  âcizliklere mâruzdurlar. Bu
           ﴾٢﴿                                                                                       hususlarda insanüstü
                                                                                                         değillerdir.
                                                                            ة
                                                                                 ة
                             ة
                                     ة
                                                                                                      Enbiya /49 – O
                           ك حبةر   باذ  ةع ن ـ ف ـ   م  ةةح  ة  ةم ن  ة  ةو   ل ـــ  ئ ـ ف ـ ح س ـ فت ـ  ه ـ ةن فم ــ فف ــ  ﴾٤٥﴿ نو ر ذ  ـــــ فن ـــ   ي اةم  اةذا ي  müttakiler, görmedikleri

                                                                                                      halde Rab’lerini
                                                                                                  gıyabında tazim eder ve
                                                                     م                             hem de kıyametten, o
                                                                 ة ة
          Enbiya /46 – Eğer   يز اةو  ـ ةم ـ ي ـ ةن  ف لا  ع  ةنةو ــ ۛ ض ــ  ﴾٤٦﴿ ـ ةني  اظ  ل ــ ي م    احن    حن ـ  ا ك ـــــ  ي ا  اةن  ة ا ة  ـ ل ــ  ــ حن ةي  ـ في ةوا    ة  ة ل ــ ةي ـ لو ق  duruşma saatinden
          onlara Rabbinin                                                                         korkup titrerler. [50,33;
          azabından bir esinti bile                                                              67,12] Enbiya /50 – İşte
                                                                                                  bu da sana indirdiğimiz
          dokunsa: “Eyvah,                                                                        kutlu bir mesajdır. Hal
          yazıklar olsun bize, biz   ف                                                            böyle iken siz onu inkâr
                                                                                     ة
                                                                           ف
                                 ف ي ى
          gerçekten kendimizi bu   ة    ك ـ نا  ناةو ـ ۜاـ  ــ في  ۛش س  ف ة   ل  ت  ـــ ة ــ ظ ـ ل ــ  م    ةن ــ فف ــ    ةف   ة  ـــ  ق ـ ني ـ ةم ــ  لا مفو  ــ ةي ـــ   ل  ط  لا ــ  ق ـ ف س ـ  ف  mı edeceksiniz?
          azaba müstahak                                                                             Enbiya /51 – Biz
          etmekle kendimize                                                                          Mûsâ’dan önce de
          zulmetmişiz!” derler.                                                                    İbrâhim’e hidâyet ve
          Bu âyet Kur’ân’ın icazına,           ف                                                   akl-ı selim verdik. Biz
          pek veciz ve özlü beyanına
                                                                                      ة
                                        ـ
                                      اة
                                       ن
                                        ــ
                                  ي
          açık örneklerden birini   ـ ةنيب ساةح  ب ىنف    ك ــ  ةو  اةه    ةت ــ في ــ اةن    ب ـــ  ل ا      ل ةدر  ـــ فن   ةخ ـــ   م   ة  ة  ـ حب ــ  ةح  ل اق   م ـ فث ــ ة  onun halini pek iyi
                                                                    ف
          teşkil eder: Bu cümleden                 ۜ                                             biliyorduk. [6,83; 2,124-
          esas maksat, pek az bir azap                                                            141; 11,51-60; 16,120-
          ile fazlaca korkutmaktır.                                                                         123]
          Onun için cümlenin her   ذ                                                              Hz. İbrahim’e verilen rüşd,
          kelimesi o maksadı                                                                        ya nübüvvetten önceki
                                                       ف ة
                                               ة
                                       ا
          pekiştirir. Şöyle ki 1. in:   ى  ك ـ ار    ذةو  ءاةي ــ ض ةو   نا  ـ  ف ـ ةق ر ـ  لا   نور ــ نهةو  ىسو    ةت ــ في ـ اةن    م  ـ ن  ن  ة لةو ـ ةق ــ ا فد  ﴾٤٧﴿  hidâyet ve güzel hal yahut
          Şart edatı, azabın azlığına   ى           ف                                                 nübüvvet olabilir.
          ve önemsizliğine işarettir.                                                              Enbiya /52 – O vakit
          2. Nefha hem bir defaya ait                                                              babasına ve halkına:
          sigası, hem de tenvîni ile
          azabın önemsizliğini ima                                            ة                    “Nedir bu karşısında
                                                                              ح ل
                                 ة
                                                                ة ة
                                                                                         ح
          eder. 3. Mess hafif   ـ  ة ةع ا ح سلا ن ـ ة  ـ  م فم   هةو  بفي  ف  حبةر ـ  ه ـ فم  ب  ـ لا ـ ةغ ـ   نفوۛش  ـ فخ ـ  ةي ةني ي ذلا﴾٤٨﴿ ةني ي قت م ف ة  ل ل ـ  durup taptığınız
          dokunma demektir. 4.                                                       ۙ               heykeller?” dedi.
          kısmilik bildiren min edatı.                                                            Bu sûrede en ayrıntılı kıssa
          5. Nekâl ve ikab gibi                                                                      Hz. İbrâhim’in (a.s.)
          kelimeler yerine azab                                      ذ                            kıssasıdır. Zira İbrâhim’in
          kelimesi. 6. Allah’ın Rab                                                                 şirki perişan etmesinin,
                                                                                   ة
                            ة
                                                          ل
          isminin ifade ettiği şefkat,   ۟نور  ة  ة  ل ةف ـ ا   فن ـ  ت ـ فم   ل ـ   ه  م  ـ فن ـ نك     هاةن ف    فن ـ لز ـ  ا كةراةب  ك ـ  م ر ـ  ة  نهةو ــ  ﴾٤٩﴿نو ق   م ـ فش ـ  ف ـ  Mekke müşrikleri üzerinde
          hudutsuz şefkatin izin                 ا    ۜ  ة              ذاذ                       tasavvur edebileceğimizin
          verdiği bir azap. Nisbeten                                                                çok ötesinde bir etkisi
          hafif bir azab sayılır.                                                                vardı. Zira, onu öğündükleri
          Enbiya /47 – Biz                     م                                                     cedleri biliyor, onun
          kıyamet gününe                                                               ة         kurduğu Kâbeyi en kıymetli
                                                                                                 varlıkları sayıyor, ona bağlı
          mahsus, öyle doğru ve   ﴾٥١﴿ مـ ةني  ـ ي   لاةع ه  ة    ك ـ  باحن ــ ي  ةو لفب    ةق ـ  فن م  ــ   هةد  ف ش ر  ةميهر  فبا  ـــ ي ن  ا ي    ةت ـــ في ـ اةن  ن  لةو ـ ةق ـ ا فد  ﴾٥٠﴿  olmanın maddî manevî
          hassas teraziler      ۛ                                                                       nimetlerinden
          koyacağız ki hiçbir                                                                    yararlanıyorlardı. Kur’ân’ın
          kimseye zerre kadar                                                                       Hz. İbrâhim’in putları
          haksızlık edilmez.                        ة                                              kırdığını anlatması onları
                                         ة
                                                                                        ة ة
                                       ه
                                      اة
                                         ـ
                                        ـ
          Hardal tanesi     ة       نك ـ  ف ـ نو  اةع ل فم ت فنا ـ  ل   يايت    ح  ييثام ــ ة ـ ل لا ــ  ة حتلا  هذ    نه ــ    اةم  ه  ـ  مفو ــ ي  ةقةو  ه  يب   ل ــ ي ـ   لاةق فذا ي  canevlerinden vuruyordu.
          ağırlığınca da olsa,                                                                      Enbiya /53 – “Biz,
                                                                                                    dediler, atalarımızı
          yapılan iyi veya kötü işi                                                                bunlara tapar bulduk,
          oraya getirip tartarız.                                                                      biz de onların
          Hesap görücü olarak                                                                     yaptıklarını yapıyoruz.”
                                            ة ة
          Biz fazlasıyla yeteriz.   ل   م تفن ـ ف ا   فن ـ فم ت   ك دق    ل ـ ف ة  لاةق﴾٥٣﴿ ي ي د ـ  اةه  ن ة  ا ن ا  ــ فد ةن ـ ا ا ةب ـ ءا ةن ـ ا   ل ــــــ  ةجةو     Enbiya /54 – “Yemin
                                                       ـ ة
                                                     ن
          [18,49; 4,40; 31,16]                             ب اةع        ة            اولاةق﴾٥٢﴿    ederim ki, dedi, siz de
          Enbiya /48 – Biz,                                                                       atalarınız da besbelli bir
          Mûsâ ile Harun’a,                                                                        sapıklık içindesiniz.”
          Allah’a karşı gelmekten                                                   م               Enbiya /55 – Onlar:
          sakınanlar için bir ışık   ل ل  ف           ا   ل                               ا ن     “Sen ciddi misin, yoksa


          ve öğüt olan Furkan’ı   ۛ تفنا  فما ق ـ ح   ب اةن ـ ةحلا  ـ فئ ـ ةت ــ   جا او لاةق ـ  ﴾٥٤﴿ ـيـن  ــ يب   م ل ة  ـ   ل  ۛض ي  يف فم ـ  ك  ةو   ةبا ـ  ل ؤا  şakacı insanların yaptığı
          (hakkı batıldan ayıran                                                                   gibi bizimle eğleniyor
          kitabı) verdik.                                                                            musun?” dediler.
          Furkan: hakkı batıldan,                                                                   Enbiya /56 – “Yoo!
          doğruyu eğriden, hayrı                         م
                                                                                      ة

                                                                     ة
                                ة ف
          şerden ayıran, buna dair   ضفرلاةو     تاةوم  ة ح سلا   بةر  ك حـبةر  ف    ـــ  ل  ةب لا ةق ـ ﴾٥٥﴿ ـ ةني   عللا   ح ـــ يب   م ــ ةن  Şaka ne demek! dedi
          ölçüler getiren şey               ـ ن         فم   ح                                    İbrâhim. Doğrusu sizin
          demektir. Kur’ân’ın bu                                                                  Rabbiniz, ancak gökleri
          sıfatı,  ikinci bir özel ismi                                                             ve yeri yarattığı gibi
          olarak kullanılmıştır. [2,53;                                                           bütün onların da Rabbi
          3,4; 25,1]                                       م                                ة      olan Zattır. Ben de bu
          bazen kısa, nadiren uzunca,    ح لات ﴾٥٦﴿ ي ي دـ ةن  ـــ  هاحشلا     فم  م ـ ةن  ك     ل نذ ىل  ـ ةع ا ــ  ةن اةو  ح  ة  ــ ط ـ  هر ــ ن  ةف يذ لا ـ ي  gerçeğe şahitlik
          Bu âyetten 91. âyete kadar,   ن       ة                       ل ن  ل ة   ة        ح
                                ةو
                               ة
          peygamber kıssaları yer                                                                     edenlerdenim.”
          alır. Bunlarda şunların                                                                     Enbiya /57 – Ve
          vurgulandığı intibaını                                                                  içinden: “Allah’a yemin
          ediniriz: 1. Peygamberlik                                م                                ederim ki, siz dönüp
          insanlığın başından beri               ح     ل      ـــ فع ـــ ة ف  ك  ل ح ة            gittikten sonra mutlaka
          vardır,          ﴾٥٧﴿ يرـ ةن  ي   بد ــــ ف ــ   م  او ل ةو ـ  ـــــ     ت ن ا  د  ةب  فم  ـــ ةم اةن ـــــ  ف صا  ن د  َ َ ل يك  ــ ي ــــ ة  bu putlarınızın başına
                                                                                                   bir çorap öreceğim!”
                                                                                                        diye ekledi.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          325
   324   325   326   327   328   329   330   331   332   333   334