Page 334 - e mushaf TR pdf
P. 334
330
Enbiya /102 – Onlar Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Âlemler yerine
insanlar demekten
cehennemin hışırtısını maksadımız, birçok
bile işitmeyecek, 21-Enbiya Süresi / Yaprak 05B Cüz 17 Süre 21 Sayfa 330 müfessir gibi, mânayı
canlarının çektiği Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 insanlar üzerinde
nimetler içinde ebedî yoğunlaştırmaktır. Zira
ِ
kalacaklardır. [10,26; Türkçede kullanışımızda
55,60] ﴾٢١﴿ ءايِبن ع لا ةروس ﴾٢١﴿ 330 âlem denince insan o geniş
ع َ
و
Enbiya /103 – O en َ َ و mekanda, geri plana
itilmektedir.
büyük dehşet (Sûra
ikinci üfleyiş) dahi Cenab-ı Allah bütün
onları tasalandırmaz. âlemlere, özellikle akıl
sahibi varlıklara
ة
ۛ
Melekler onları: “İşte فم هس فن ا ـــ ف ـ ل ـ ةت ـ ةه ــ ف ت ف شا اةم يف م ــ ي ف ه ةو اةه ي ــ س ـ ي ـ ۛس ـ ةح ن و ع ـــ ف س ـ ةم ـ ةي ل ة merhametinden dolayı Hz.
Peygamber (a.s.)ı
size vaad olunan gün göndermiştir. O öyle
bugündür!” diye kapsamlı bir rahmettir ki
karşılarlar. ذ bütün akıl sahiplerine iyilik
ve kurtuluş yolunu
ة ن ة ف ف ة ة ة göstermekte, gerek dünyada
ة
Enbiya /104 – Gün ـ ةت ـــــ ل ــ حق ـ ي ـ ه ـــ م ةت ةو ر ك ـ ةب ـ لا ع زف ـ لا م ــ ه ـ ن زفح ـــ ةي ل ﴾١٠٢﴿ ۛنو د ةخ ـــ ل ا ـــ gerek âhirette mutluluk
gelir, gök sahifesini, vesilelerini öğretmektedir.
tıpkı kâtibin yazdığı Öyle ki onun getirdiği bir
kağıdı dürüp rulo م ف çok prensibi, dinine
yapması gibi düreriz. ة ة ح م ة ا ف ن inanmayanlar bile
﴾١٠٣﴿ ن و د ـــ ت ـــ ةعو يذ ـ ي ك ــ فن ـ ت ـــ فم لا م ك ـــ م فو ــــ ةي اذ ــ نه ة لا ـ ةم ــ ل ـــ ئ ـ ك ــ benimseyip uygulamakta,
ۜ
dünyevi yönden
Biz ilkin yaratmaya yararlanmaktadırlar.
nasıl başladıysak
diriltmeyi de Biz ف م Enbiya /108 – De
gerçekleştiririz. ف ki: “Bana yalnız ve
ا ةب ــ أةد ةن ـ ا ام ك ة ك ــ ت ـ ب ح ف لا ي ة ــ ط ـ ح ـ ح س ـــ ج ـ ل ل ل ةك ءام ة ا ـ ح س ــ ة لا يو ف ــ ط ــ ةن ةم فو ةي ـــ yalnız şu gerçek
Bu, üzerimize aldığımız ۜ ة vahyolunuyor “Sizin
bir vaaddir. Bunu ilahınız tek İlahtır. Hâla
gerçekleştirecek olan da mı O’na teslim
Biziz. م olmayacaksınız?” [14,28-
ى
ة ة ل
﴾١٠٤﴿ يـ ةن ة حن ـ ا ك ــ حن ـ ةف ا ـ عا ــ يل ـ ي ة ا اةن ة ــ ل ـــ في ـــ ةع اد ـــ فع ةو ه دي ــ ي ع ــ ن ق ف ــ ل ــ ةخ ل حو ا 29; 41,44; 2,185]
Kur’ân’ın nazil olduğu ۜ ۜ
ortamda yazı rulo yapılan Enbiya /109 – Yine de
bir kağıda yazılıyordu. yüz çevirirlerse de ki:
Şimdiki tarzda kitap ذ ف “İşte sizin hepinizi de
(mushaf) burada söz
ة
konusu değildir. Açılan rulo ة ف ح ل ح ة ل ةو ــ ف ة tam eşit şekilde hakka
yazılıp işi bittikten sonra ۛ ضفرلا نا كـــر لا د ةب ن ــ ف ـــ فع ـ ــ ذ م ر و ــــ ح ــ ب ةز لا ي ــ ف اةن ك ــــ ةت ـــ فب ـــ دق çağırdım. Artık tehdit
kâtip tarafından anında rulo olunduğunuz o kıyamet
haline getirilirdi. gününün yakın mı uzak
mı olduğunu bilemem.”
Enbiya /105 – Şu ة
ة
ح ي
kesindir ki Biz Zikrden مفوق ى غ ل ـ ةب ــ ة ـ ل ا ـ ة ة ة ــ نه ييف نا ﴾١٠٥﴿ ــنو ة ـــ ح ص ــ ل ا ــ ح لا ة ي دا ـــ ةب ـ ع اةه ـــ ةي ــ ث ر Enbiya /110 –
ل اذ
(Tevrattan) sonra Şüphesiz ki Allah sözün
Zeburda da: “Dünyaya açık olanını da, gizli
salih kullarım varis olanını da bilir. Hem
olacaklar. Dünya onlara sizin gizlediğiniz,
kalacak” diye ي ف ة ة ف ة ح ي ة ف ا ل şeyleri de bilir.
yazmışızdır. [4,163; 17,55; اةمحن ق ـ ا ل ﴾١٠٧﴿ مـ ةني ـ ي ل اةع ـ ةم ـ ل ل ىة ـ فحةر لا كا ــ ل ـ ةن ـ ۛسفرا ا ةمةو ـ ﴾١٠٦﴿ ةني ي د باةع ـ
39,67] {KM, Mezmurlar 37,29; ۜ Enbiya /111 – “Ne
Matta 5,4} bileyim, belki de bu
Cenab-ı Allah, Sûre م mühlet sizin için bir
ل ف
boyunca naklettiği ة ا imtihandır ve hayattan
ن ي
peygamber kıssalarında ﴾١٠٨﴿ نو م ل ف س م فم تفنا لةه ـ ۛ د ةف ــ حاةو ه ـ لا فم ك ا ل ــ ه ـ ـحن ـ اةم ل ـ ا ح ي ي ة ل ة ة ا ي ن ي ــ نحو ـ ا ى biraz daha
hükmeden ilahî bir kanuna yararlandırma için
dikkat çekerek, sûreyi yapılan bir
hitama erdiriyor. Demek ertelemedir.”
genel insanlık م
ن
ن ف
ل
ف
ا
ة
içinde Kitap ehli, Kitaba فم ا بيرةق ل ا يار ي ف ل ةو ءاوس ىلةع فم ك فن ةذ ـــ ت ــ ا ل ـ ق ــ ةف افو ة ح ــ ل ةو ـ ةت ن ا ةف ـ Enbiya /112 –
bağlı olmayanlara galip ي ي ا ن ا فد ۛ Resulullah sonunda
gelmiştir. Sonra yine Kitaba ۜ şöyle dedi: “Ya Rabbî,
tâbi olan İsrailoğulları, daha adaletle hükmünü ver!
sonra Hz. Îsâ’ya bağlı
olanlar, daha sonra da Rabbimiz rahmandır,
müslümanlar öncülüğü ة ف ف ة ي ة ة sizin bunca isnad ve
almışlardır. Liyakatlerini اةم م ــ فع ـ ل ــ ةيةو ل فو ة ـ ةج ـ فه ـ مر ـ ةن لا ـ ةق ـ لا م ا حن ــ ةي ه ـ فع ـ ل ـ ﴾١٠٩﴿ د نو ـ ةعو ـ ت اةم دي ةب ـ ي ع ـ iftiralarınıza karşı
ispatladıkları müddetçe yegâne müsteandır.”
müslümanlar yine üstün
geleceklerdir. Zeburda Kâfirler İslâm’ın
olduğu gibi (Mezmurlar, ذ köpük gibi sönüp gitmesini
37, 29) Allah Kur’ân’da da ة ن ي ة ة ح ة ل ف ي ة ك gözlüyorlardı. Onların bu
ي
bildiriyor ki dünyanın لاةق ﴾١١١﴿ني ي ح ىلا عاةتةمةو م ك ـ ف ل ةةنفت ـ ف هلةعل يرفدا ناةو﴾١١٠﴿ نو م ت ةـت beklentilerine, bu
varisliği, tevhide bağlı, isnadlarına karşı Resulullah
şirkten ve tefrikadan uzak Efendimiz Cenab-ı Allah’ın
olup en güzel ve sağlam yardımını ümitle
işler işleyen kullara aittir bekliyordu.
(Elmalılı M.Hamdi Yazır). ة ن ف ف
﴾١١٢﴿نو فصةت اةم ـ ىل ةع ناةعت ف س ملا ن ن مفحةرلا اةنحبةرةو ح قةحلا ب فم كفحا ح بةر Muhtemel ikinci
ة
ۜ
ح
Enbiya /106 – Bu mânaya göre kâfirler
Kur’ân’da da elbette Kur’ân hakkında iftiralarda
bulunarak “şiir, büyü,
Allah’a ibadet eden efsane” diyorlardı. Hz.
kimseler için bir mesaj Peygamber onların bu
vardır. [7,128; 40, 51; 24,55] iftiralarına karşı Kur’ân’ı
galip kılması için Allah’a
Enbiya /107 – İşte yöneliyordu. İslâm
aleyhinde, benzeri
bunun içindir ki ey ف propagandalara mâruz
bütün insanlar için sırf ح جةحلا ةةروس kalan müminlerin
Resulüm, Biz seni
bir rahmet vesilesi yapacakları niyaz bu
olmalıdır. Müsteân:
olman için gönderdik. “Kendisinden yardım
istenilen” demektir
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
330

