Page 332 - e mushaf TR pdf
P. 332

328
          Enbiya /82 – Kendisi   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
                                                                                                      “Balığın yoldaşı”
          için dalgıçlık yapan ve                                                                 mânasına gelen Zünnûn,
          daha başka birtakım   21-Enbiya Süresi       /        Yaprak 04B  Cüz 17  Süre 21  Sayfa 328  Yunus (a.s.) olarak tefsir
          işler yapan bazı cinleri   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  edilir. Bu zat Tevrattaki
          (şeytanları) da onun                                                                     Jonas olmalıdır. Jonas
          emrine verdik. Biz                                                                          kitabı ona tahsis
                                                      ِ
          onları gözetim altında          ﴾٢١﴿        ءايِبن ع لا ةروس     ﴾٢١﴿          328        edilmiştir. Hz. Yunus
          tutardık. [38,37-38]                          َ  ع َ  و  َ و                            halkını uzun zaman dine
          Enbiya /83- Enbiya /84                                                                   dâvet ettiği halde onlar
          – Eyyûbu da an. Hani o:                                                                      kabul etmemiş,
          “Ya Rabbî, bu dert bana                                                                  kendilerini tehdit ettiği
          iyice dokundu. Sen                                                                         azap da gecikmişti.
                                          ة
                                                          ل نو ص و غ
          merhametlilerin en   ة   د   و   ن ىل  ــــ ةم ــ  ةع نول  ـــ فع ـــ ةم ـــ  ةي ةو  ه ـ ة ة  ةي ن ــ ف ـ  ةم  ني ـ  ي ط اةي ــ ة حشلا    مةو ــ ةن  Muhtemelen tövbe

          merhametli olanısın”                                                                    etmeleri sebebiyle azap
          diye niyaz etmiş, Biz de                                                                 geciktirilmişti, fakat o
          onun duasını kabul                                                                       bunu bilmiyordu. Daha
          buyurup katımızdan bir                                                   م              tutarlı bir izah şöyledir:
          lütuf ve ibadet edenlere   ا  ة    ي        ل                          ة ة     ة           Yunus (a.s.) azabın
                                                               ۙ
          bir ders olmak üzere,    ه ـــــــــــ     حب ةر  ى نداةن فذا     ۛ ب و ـ حي ا ةو ﴾٨٢﴿ ةني  ـــــ ي ظ ـ   فاةح م ه  ك ـــ حن ـ لا ـــ ف   ةو   ۛ ك ل نذ  vaadesi geldi, diye başka
          hastalığını iyileştirmiş,                                                               bir yere sığınmak istedi.
          kendisine aile ve                                                                        Bunda mahzur yoktu,
          dostlarını bir misliyle                                                                    fakat Allah’tan izin
                                                                                                     gelmeden yerinden
          beraber vermiştik. {KM,  ة                                                               ayrılması, onun için en
                                                                 ل
                                                        ح
          Eyub 42,10.13}        هل  اةنفبةج  ـ ةت ـ  ف ساةف﴾٨٣﴿ ةني ي م ــ  ح اةرلا    ــ  م  ةحفرا ت  اةو  فن ـــ ۛ    ل  ح  ــ   ر       ح ضلا  ة  ـ ح س ـ ة ي ن  ةم يين ح  ل ا    güzel tutum değildi.
                                               ۛ
          Müfessirler derler ki: Hz.
          Eyyub (a.s.) Rûm diyarında                                                                  Böyle bir halet-i
          Peygamber idi. Serveti ve                                                       ف      ruhiye ile şehirden ayrılıp
          hanedanı, evladu iyali geniş  ة   ة   ل          ن                                        gemiye bindi. Fırtına
                                                                ح
          idi. Allah onun mallarını   ـــ فث ــــ ل ــ  ه ــــ فم   م ةو لــ  ه    فه ـــ  ا   ه اةن    ةت ــــ في ــــ  ا ةو   ر ــــ  ض   ـــ   يه  م ــ  فن   ب اةم اةن  ةـف ك ـ ۛش ــ فف ـــ  gemiyi tehlikeye
          giderdi, sabretti. Çoluk                                                                sokunca, kendi hatasının
          çocuğunu aldı, sabretti.                                                                  buna sebep olduğunu
          Sonra bedenine hastalıklar                                                               söyledi. Gemiciler onu
          ârız oldu, sabretti. Fakat                ذ
          halk: “Onun başına bunca          ف                                                     denize attılar. Onu yutan
                                                 ن
          derdin gelmesi boşuna   ﴾٨٤﴿ يـ ةن  ــ ي د   ب اةع  ـ ل ـــ   ل  ىر  ك ـــ    ذ ةو  اةن د   ع   ــ فن ـــ    ــــ ةم ــ    ىة  م ــــ فن  فح ةر  م  ةم ــ ةع ـ  ه ــ ف  balık üç gün sonra sahile
          değil, büyük bir günahı                                                                    bıraktı. Şehre gelip
          olmalı!” deyince, şifa                                                                     tebliğe devam etti.
          niyazında bulundu. Allah da                                                                Belirlenen sürenin
          şifa lütfetti. Tevrat da      م                                                        dolmasından hemen önce
          “Eyyubun Kitabı”nda onun     ح                 ف                     ة                   şehir halkı dönüş yapıp
                                                                           ي
                                                                       ي
          felsefi çizgiler taşıyan    م ـــــ ةن  ل ــــــ ك   ل  ـــــ فف ـــــ  نك ـــــــــــ لا  اةذ ةو   ۛ س ـــــ ير فد ا ةو  لي  ــــــ ن م ـــ ي ع ـ  ي  ةو   ا   ف س  iman ettiler. Bu kıssada
          destanî hikâyesini ayrıntılı     ۜ                                                        ana fikir, tövbenin af
          olarak anlatır. Onun Yahudi                                                                 sebebi olduğunu
          veya Rum olmayıp Kuzey
          Arabistanda yaşayan Arap                                                               bildirmektir. Tevrata göre
          kökenli Nabat halkından                                                                 şehir Ninova’dır. Yunus
                                                                        ل
                                   ي ة
          olduğu da söylenmiştir.     حن ــــ  ه ــــ فم  ا  اةن  ـــــ ةم ــــ  ت ــــ  فحةر  ي  يف   م ــــ ف ـ   ه اةن  ف  ـــ ل ـــ  ةخ فد ا ةو ﴾٨٥﴿ ي رـ ةن  ي  ة  لا ـ ح ص ـ  ب ا ــ  Kudüs tarafında idi. Kıral
          Enbiya /85 – İsmâili,      ۜ                                          ۛ                Hezekiel onun Ninova’ya
          İdrisi, Zülküfli de an.                                                                  gitmesini istemiş, o da
          Onların hepsi sabır                                                                         gitmeyip gemiye
                                                                                                      binmişti. Çıkınca
          fazileti ile                                                                             Ninova’ya gitti. İkinci
                                                                                   ة
          bezenmişlerdi.   ى اب ــــــ ض اةغ ـــــ  م   ۛ ب ـــــــ    ي فذ   ةه ةذ  ا   ن و    ــــ حن ـ    لا  اةذةو ﴾٨٦﴿ ةني ي ح ـــ  ل اص  لا   ــ ح   م ــــ ةن  ihtimal: Yunus Ninova’da

          Zülküfl (a.s.) ın nerede                                                               iken oradan ayrılıp denize
          yaşadığı hakkında kesinlik                                                              açılmıştı. Doğruyu Allah
          yoktur. Tefsirlerdeki çeşitli                                                                     bilir.
          ihtimaller içinde nisbeten
                                     ح
          aynı sayan görüştür. Bu zat  ت اةم  ــــ ل ــ  ظلا ــ  ف  ى   ند اةن  ة  ـــ ل ـــ في ــــ   ه   ةف  ـــــ  ةع  ةر د  ـــــ فق ــ    ةن   ن ــ ف  ة ف ل  ة ة  ةف ـــ ظ ـــ ح  Enbiya /88 –
          kuvvetlisi onu, Hızkil ile
                                         ي
                                                                                 ل نا   ن

          Habur nehri civarında                                                                   Onun da duasını kabul
          tebliğde bulunmuştur.                                                                        buyurduk ve o
          Diyarbakır’ın Ergani                                                                     sıkıntıdan kurtardık.
          ilçesinde makamı                م                                   ا ة        ا          İşte Biz müminleri
                                                 ي ة
                                                                           ل ح ي
                                                                                       ا ل  نا
          beri kökleşmiş kuvvetli bir  ن   م ـــــ ة  ك ــــ فن ــــ   ت    يحن ـــ  ي  ا   ۗك    ةن ــــــ  اةح  ــــ فب ـــــ   س   ۛ ت ـــــ فن ا لا  ةه ـــــــــ ن    ل ي ة ف ل  böyle kurtarırız.
          bulunmakta ve asırlardan
          gelenekle onun burada
          yaşadığına inanılmaktadır.                                                                   Enbiya /89 –
          Ülkemizin özellikle                                                                    Zekeriyyayı da an. Hani
          Güneydoğu Anadolu                                                                         o: “Ya Rabbî, beni
          bölgesinde son derece   ف              ة         ة                             ة ح

                                                        ۙ
                                                                                 ۛ
          yaygın olan Zülküf adı   ۜ  ـــــ حم  ةغلا ن ـــــ ة   م     ه اةن  ــ حج ـــ في ـــ  ةن ةو   ه  ل اةن ــ  ـــــ فب ـــ  ـ ةت ـ ةج  ةف ـ ف س ا ﴾٨٧﴿ ـ ةني  ــ ي م   ل اظ  لا ــ  evlatsız, tek başıma
          bundan ileri gelmektedir.                                                                bırakma ki bana vâris
                                                                                                  olsun. Bununla beraber
          Enbiya /86 – Bundan                  ف                                          ف       iyi biliyorum ki, herkes
          ötürü onları rahmetimize                                                                fanidir herkesten sonra
                                                                      ف
                                                                                        ن
                                                                                   ة
          aldık. Gerçekten onlar   ة     حبةر ـــ  ه  ىندا ــ ةن فذا   ا ة ي  حي ر ـ ا    ك ةز ةو ﴾٨٨﴿ ـيـ ةن  ــ  م ـ  م فؤ ــ ين  لا ي  ــ فن ـــ  ج ـ   ن  ك ـــ  ل  ذ   ةو ك ــ  baki kalan, bütün
          salih ve erdemli                                                                        vârislerin en iyisi olan
          kişilerdi.                                                                                   Sensin Sen!”
          Enbiya /87 – Zünnûn’u
          da an. Hani o halkına                                                                        Enbiya /90 –
          kızmış, onlardan   ة                          ف              ى ل         ة    ة
          ayrılmış, Bizim kendisini  ه    ةف ـ ا   ف س ـ ةت ــ ةج ــ فب ـ لاةن ـ  ﴾٨٩﴿ ةنييثراةولا رفيةخ      فناةو ــ ۛ ت   ادر ــ ةف  ي ـ ينفرذ ـ ةت ل    ح بةر  Onun da duasını kabul

                                                                          ف



          sıkıştırmayacağımızı                   ۛ                                               buyurduk. Ona Yahyayı
          sanmıştı. Sonra                                                                          armağan ettik. Bunun
          karanlıklar içinde şöyle         ف                                                        için de eşini çocuk
          yakarmıştı: “Ya Rabbî!                                                                    doğurmaya elverişli
                            ة
          Sensin İlah, Senden   نو ع راس ي     ك ـ    حن ــ فم ه  ي ة  ـ ا   ه  ةجفوةز ه ة  ة  ل    ةو   ا   ف ص ـ ل ـ فح ــ اةن   ل ـ  ة    ةه ـ فب ــ ل اةن ــ ةي  ه ــ فح ــ ىني  ةوةو  hale getirdik. Doğrusu

          başka yoktur ilah.        ۛ او نا        ۜ                                                onlar hayırlı işlere
          Sübhansın, bütün                                                                       koşuşur, iyilikte yarışır,
          noksanlardan                                                                            hem ümit, hem endişe
          münezzehsin, Yücesin.                     ف                                            içinde Bize yakarırlardı.
          Doğrusu kendime                     ة                                          ف         Gerçekten Bize derin
                                                               ى
                                                        ى
                                                                            ة
                                                                                   ة
          zulmettim, yazık ettim.   ﴾٩٠﴿ يـ ةن     ـ شا ـ ي ع ـ  ةخاةن ــ ل او نا ك ـ  ةو  ۜاب ـ ةهةرةو ابةغةر اةن ـ ةنو ع فديةو    تار    لا ــ فيةخ ـ  ي ف  bir saygı gösterirlerdi.
          Affını bekliyorum
          Rabbim!”
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          328
   327   328   329   330   331   332   333   334   335   336   337