Page 170 - e mushaf TR pdf
P. 170

166
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Araf /138- Araf /                                                                          İsrailoğulları
          140 – İsrailoğullarını   7-Araf Süresi            Yaprak 03B  Cüz 09   Süre 07  Sayfa 166  hürriyetlerine kavuşunca
                                                                                                    muvahhid topluluğun
          denizden geçirdik.         Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  uyacakları şeriatı bildirmek
                                                                                                   üzere Cenab-ı Allah Hz.
               Derken yolları,                                                                     Mûsâ’yı kırk günlüğüne
                                                      ِ
          kendilerine mahsus               ﴾٧﴿       فارع ع لا ةروس        ﴾٧﴿            166    Sinaya çağırdı. Sina dağının
          birtakım putlara tapan                          ع  َ  و  َ و                               tepesinde bugün, Hz.
                                                                                                  Mûsâ’nın kırk gün kaldığı
          bir topluluğa uğradı.                         َ                                         mağara bulunur. Kutsal bir
               “Mûsâ! dediler,                                                                    ziyaret yeri olan bu mağara
          bunların tanrıları     م                                                                  yakınında bir cami, bir
          olduğu gibi bize de bir                                                                   kilise, bir de Justinyen
                            ة
                                                                           ي
          tanrı yapıver!” O ise:   نو ف  ـ فع ـ ك ــ  ةي مفو    ةق ــ  ن  ــ ىل  ةع افو  ة  ة  ـ ةب ــ فح ـ ةف ر ــ ا   ةت ــ  ف ة  ــ  ة  ـ يـي اار  ف سا يان   ب ـــ ةب ـ ــ ي  ـ ا ةنفزةو اةجةو  zamanında yapılmış bir
                                                               لا ل
            “Siz” dedi, “gerçekten                                                                     manastır vardır.
          cahil bir milletsiniz!
           Çünkü şu imrendiğiniz
          kimselerin dini                ف                                                 ا            ب  ح ز

                                                                                 ة
                                                                                           ن ل
          yıkılmıştır ve yaptıkları     ن  ة ل ام ك ة ـ  ه ـ فم    لا ــ ةه ـ ۜة  ى  ف ة ا ن ي    فجا ــ ةع ـ ل   ـل ــ اةن   لا ـــ  اه   م اي اولاةق فم هل ماةن ف صا ىلةع
                                                                      ة ـ ۛسو ـ ى
          bütün ameller de                                                    ۛ
          boşunadır.
             Hem Allah size bunca
          lütufta bulunup öteki                                                    م
          insanlara üstün kılmış         ة      ا ة  ا ة ح ي        ة                     ة ة ي

          olduğu halde, hiç ben   ــ يف فم ـ  هي   ه اةم ر  ـ ةت ـ ـ حب ـ   م  ءلل ؤ ــ نه نا ﴾١٣٨﴿ ـنو  ـــ فج ـ ةه ــ ل  ةت  م فو ــ ةق  فم ك  ةق ــ لا   حنا ــ  ﴾٢﴿
          sizin için O’ndan başka
          bir Tanrı arar mıyım?”
          [2,47]                  م                                              ف

                           اهلا
          Buradaki insanlar Sinada   ى ن ي  فم    ك  فبا  ـ ـي ي غ  ن ل  ة  ةغا  ـ رفي     ح لا  ة ل  ةق ـ لا ﴾١٣٩﴿ لـنو   ة  ـــــ فع ـــ ةم ـــ    ك ـ  نا ـ ةي او  اةم ل  ةبةو ـ ا    ط ــ
          yaşayan Mısırlılardı. Hz.
          Mûsâ ve kavmi                                                                              Araf /143 – Mûsâ
          muhtemelen, şimdiki
          Süveyş ili ile İsmâiliye                                                                tayin ettiğimiz vakitte
          arasından bir yerden   م                                          م                       gelip de Rabbi ona
                                                                    ة
                                         ل ي
          Kızıldenizi geçmişlerdi.   فم ك  ـ ةج ـ في ــ  اةن  فنا فذ ا ةو ﴾١٤٠﴿ يـ ةن  ــ ي م ـ  ة ل اةع ــ ف لا ىل ـــــ ةع فم ك  ة ة  ــــ ح ض ــ ل  ةف ةو ــــــ  ه ةو  hitab edince:
          Mısır’a bağlı Sina
          yarımadasındaki Mafka
          şehrinde günümüze kadar                                                                    “Ya Rabbi, dedi,
          kalan Mısırlılara ait bir                                                                 göster bana Zatını,
          mâbed bulunmaktadır.                           م                                        bakayım Sana!” Allah
                                               ف
                                          ة
          İsrailoğullarının bunlar gibi ة    ـ ةق ــ  حت ـــ   ي ب اذ  ــ ةع ـ  لا ءو ــ ا  س فم ك ـــــ  ــ  س ـ  م و ــ ةن و  ةي  ن فو ــ  ـ ةع ر   ف     لا ـــ فن   م  Teâla şöyle cevap verdi:
                                                                           ة
                                                                                       ن
                           ن ول
          inanç sahiplerine            ۛ         ة                                ف
          özendikleri anlaşılıyor. 2,93
          âyetinden, Mısır’daki uzun                                                                     “Sen Beni
          kölelik döneminin                                                                      göremezsin. Ama şimdi
          İsrailoğulları üzerinde   م          م                                   م                 şu dağa bak, eğer
                                                              ة
          kalıcı tesirler bıraktığı, bu   فم ك ــــــ  ل نذ ي ـ يف ةو  فم ك  ءااس ــــــــ  ن  نو ي ـــــ  ـــــ ف س ــــ ةت ــ فح  ةي ةو  فم ك ءاةن  فبا ــ  ل ا
                                                    ة ۛ
          arada sığır cinsini                ۜ                                          ة         yerinde durursa sen de
          tanrılaştırma alışkanlığı                                                                  Beni görürsün!”
          kazandıkları anlaşılıyor.
                                                                           م                           Derken Rabbi
                                                                                          ا
             Araf /141 – Hem
          düşünün ki, sizi Firavun ةني  ن  ــ ل ــ يث ـ  ةث ى ـ  ةن د ـــ ف ــ  م ا ــ ن س و  ةع نو ةو ﴾١٤١﴿ يــ  م  ـــ ي ظ ـ  ةع   فم ك  ـــــ فن    حبةر   م  ءل  ةب ــــ ة  dağa tecelli eder etmez
                                                              ۟

                                                                                                   onu un ufak ediverdi.
          hanedanından                                                                           Mûsâ da düşüp bayıldı.
          kurtarmıştık.
              Onlar ki size pek acı                                                                   Kendine gelince
          bir işkence uyguluyor,   ى  ة  ة  ل               ة                       ل ىة     ة ة  dedi ki: “Sübhansın ya

          oğullarınızı hep        ل ني             ح بةر ـــ ايه   ةبفرا ـ ي ع ــ ة ـــ في ــــ ل ــ ۛة  ــ ي ـ ةق ـ   تا  ــ ةت ـ ي م حم  ةف رش  ــ ةع ـ ف   ب اةه اةن  فت اةو ـ ةم ـ فم ـ  ل ـــ في ــ ل ــ  Rabbî. Her
          öldürüyor, kızlarınızı                                                                 noksanlıktan münezzeh
          ise, kendilerine                                                                        olduğun gibi, dünyada
          hizmetçilik etmeleri                                                                    Seni görmemizden de
          için hayatta       ة                                  ة            ة          ة              münezzehsin.
                                      ل
                                                                                       م ــ ن

          bırakıyorlardı.   لةو  ح ل ـ ف  ف صاةو  يمفو ـ ي  ةق ي ـ يف  ين  ـ ل ـ فف ـ ي  فخا  نور ــ  ـ ي ـ نه   ه  ي خ   ل  ىسو لا  ةقةو ــ
               Bunda, Rabbiniz
          tarafından size büyük                                                                       Bu talebimden
          bir imtihan vardı. {KM,  ف                                                              ötürü tövbe ettim. Ben
          Çıkış 1,16}         ة                                                                    ümmetim içinde Seni
                              ح
                                                        ا ة ة
                                                                                           ة
                                                                                  ة ف
                                                                      ي
                                                                      ـ
                            همل    ك ـ ة    ي مل ى ن سو م   ءاةجاحملةو ﴾١٤٢﴿ دس ـ ي    فف ملا   لييبۛس فعـ بحت  ةت ـــ  görmeden iman
                                                                    ن
                                                                         ة
                                               ـ ي ـ  تاةق ـ ةو اةن
                                                      ة
                     Araf /142 – Otuz                                                               edenlerin ilkiyim!”
          geceyi ibadetle                                                                           [4,153] {KM, Çıkış
          geçirmesi ve Tevrat’ı                                                                  33,18.20; Tekvin 32,31.
          almaya hazırlanması                                                                         Yuhanna 1,18; I

                                        ن
                                                                                     ة

                                                             ة
                                                                                           ـ
                                                                                         ه
          için, Mûsa ile sözleşip   رظ  ن   فنا ـــ  ك لةو   ة ة  ةق ك   ل   ة ي    فنا ــ ظ ـ ر لا  ــ في ــ ۜ ـ لا ل  ـ  فن ةت ـ ير ــ يين  ل    يانرا ـ ي  ح بةر  لاةق حبةر  Korintos. 13,12}
                                                                                          ــ
          huzurumuza kabul   ف        ن         ن                  ف                     ۙ
          ettik.                                                                                      Hz. Mûsâ (a.s.),
                                                              ف                                   Allah’ın kelamını işitip
             Sonra on gece    ن                                                                   onun şevk ve neşesiyle
                                                                                            لا ــ ى
          daha ilave ettik.   ح  ةت  ـ ةج ـ ىل  ة ة  ــ ل ـ احم  ةف ين  ن  ةت  ـ ير ـ ي  ۛ ففوس  ح  ـ ةت ـ ةق ـ ةم ةر ـ ك ــ ةنا ـ ةف  ه ـ ۛ  ف سا ن ا  ف لا ــ ةج ــ ةب ـ ل ةف  ــ    ة ي  içinde, Rabbini görme
          Böylece Rabbinin                ۛ                                                        iştiyakı uyandı. Allah
          belirlediği müddet tam                                                                   Teâla dünya gözü ile
                                                                                                  Zatını göremeyeceğini
          kırk gece oldu.                                                                         bildirdi. Cennetliklerin
                                                                ى
                                         ى ةف ــ ل ــ احم
             Mûsâ, kardeşi      ل  ة ةفا  ــ ةقا  ة ا    ۛاق  ـ  ع ــ  ۛص ىسو ــ ن   م ةر ــ ةخ ةو ا ح  ك ـ   ةد  ه  ة  ةج  ـــ ةع ـ ل ــ  ف ل ل ــ ةج ــ ةب ـ ل    حبةر ـــ  ه  Allah’ı görmek şerefine
                                                          ح
                                                                                                     erecekleri âyet ve
          Harun’a: “Kavmim                                                                           hadislerle sabittir
          içinde benim vekilim                                                                   (75,22-23). “Şüphe yok
          ol, onları güzelce yönet                                                                   ki siz şu dolunayı
          ve sakın müfsitlerin                                                                       gördüğünüz gibi,
                                                            ة
                                                                                         ة
                                              ف   ة
                                                                            ة
          yoluna uyma!” dedi.   ﴾١٤٣﴿ يــ ةن  ــ  م ــ  م فؤ ــ ين ــ  لا  لحوا ا  ل ل ل    ةناةو ــ   ك  ة ي  ــ فب ـــ   ت   لا ــــ في ــ   ت  ك ـــ ةن اةح   س ـ فب ـــ   لا  ةق ـــ  Rabbinizi de
          [2,51] {KM, Çıkış 19.
          bölüm ve 24,18; 34,28;                                                                      göreceksiniz.”
          Tesniye 9,9; 5,2-4}
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          166
   165   166   167   168   169   170   171   172   173   174   175