Page 168 - e mushaf TR pdf
P. 168

164
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Araf /121- Araf /                                                                          Araf /127 –
          122 – “İman ettik”   7-Araf Süresi                Yaprak 02B  Cüz 09   Süre 07  Sayfa 164  Firavun’un halkının
          dediler, “O Rabbul-        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  yetkilileri ona: “Ne
          âlemine, Mûsâ ve                                                                         yapıyorsun, Mûsâ ile
          Harun’un Rabbine!”                                                                      kavmini, seni ve senin
                                                      ِ
                                           ﴾٧﴿       فارع ع لا ةروس        ﴾٧﴿            164     tanrılarını terketsinler,
                                                           َ
                                                               و
             Araf /123- Araf /                          َ  ع    َ و                                ülkede bozgunculuk
          124 – Firavun: “Demek                                                                    yapsınlar diye kendi
          siz, dedi, benden izin                                                                        hallerine mi
          almadan ona iman                                                                       bırakacaksın?” dediler.
          ettiniz hâ!       ة         ة                               ة    ف              ا
                                                                                            ن ة
                           لاةق ﴾١٢٢﴿نور  ــ نه ةو ىسو     م  ــ ن  ح بةر﴾١٢١﴿ ةني ي م لاةع ـ      لا ــ  ح بر ب    ةما ــ  احن  اول ا  ةق ـ  Firavun: “Hayır,

                                                                                ة

                                                                  ۙ
             Şüphe yok ki bu,                                                                    onların erkek evlatlarını
          yerli olan kıbtî ahaliyi                                                               öldürüp, kız çocuklarını
                                                                                                   hayatta bırakacağız.
          yurtlarından sürmek      ف      ذ                م
          için, sizin şehirde                  ة ة   ة ح ي    ة ة                   ن
          beraberce planladığınız   هو  ف     ـ ةم ـ ك ـ ةم ر ـ ك ـ ر    ت ـ  م ـ  ل اذ ـ نه نا  فم ك    ل ن       نا ا   لفبةق      ةما ـ فن ـ فم ت  ب ـ يه  ف   ف ـ ةعر ـ نفو  Biz elbette onların
                                                                        ة ف ل ن ةذ
                                                         ۛ
          gizli bir oyundur.                                                                          üzerinde tam bir
                                                                                                   hakimiyet sahibiyiz”
                                                                                                     diye cevap verdi.
             Ama yakında
                                           ة
                                                                                         ف
                                                               ة ل ا
          bileceksiniz başınıza   ح ة  ُ ُ ل ةق ـ  ط ـ حنةع  ﴾١٢٣﴿  مـنو  ة  ـ فع ـ ل ـ  ةت  ۛ ففوس ـ ۛ  ةف اةهلفها اةهفنم      او جرفخ ت ل  ةةني ي دملا   ة  ي ف
          gelecekleri!                                       ۛ                                      Bir önceki Firavun
                                                                                                     da Hz. Mûsâ’nın
             Evet, ellerinizi ve                                                                 dünyaya geleceği sırada
                                                                                                      İsrailoğullarının
          ayaklarınızı, değişik             م                            م            م             çoğalmamaları için
                                                                                 ل
                                                حـنةب لص
          taraflardan olarak   ﴾١٢٤﴿ ةني ي عةمفجا ل  فم    ك ة ح    ۛ  ُ ُ ل  ة     حم ث    فل     ة خ  فم   فن م  ك ة ل جفراةو فم ك ةـي دفيا ل  böylesi bir uygulama
          keseceğim, sonra da                                                                     yapmıştı. Hz. Mûsâ’ya
          hepinizi toptan                                                                         tâbi olanlara uygulanan
          asacağım!” [20,71]                                                                         bu ikinci işkence
                            ف ل  ا ة ا                     ة                          ا ن  ة  ا   ي ي  döneminin Mineftah
                               ح ي ة
             Araf /125- Araf /    نا لا  احن ـــ  م  م  ةمةو ـ ةت ا ـ ـــ فن ـــ  ق ـــ  ﴾١٢٥﴿ ۛنو   حبةر ـ اةن    م ــــــ فن ــ ةق ـــ  ل ـــــ  ب ــ   ىلا ا حنا  ـ  ةق ـ لا ـ او  adlı Firavun’un
          126 – Onlar: “Biz                                                                        yönetimine rastladığı
          elbette Rabbimize                                                                          söylenmektedir.
          döneceğiz.
                              ة
                                   ى
                                                                                                     Araf /128 – Mûsâ
             Senin bize kızman  اةنـحفةوةتةو ارفبۛص ا  ة  ةع غر  ل  ة ا ففا  ــ ف ـ ل ـ ةنفي ـ  ــ ةن ـ ا   حبةر ـــ اةن  فتءا ــ ا  ة ة    ةن حبةر ـ ا   ل ــ حم ـ ةج ا      تاةيا ن   ب ـ حنـا  ةما ـ  ن ة  kavmine şöyle dedi:
                                                                 ة
          da sırf Rabbimizin bize                           ۜ                                       “Allah’tan yardım
          gelen âyetlerine iman                                                                    dileyin ve sabredin.
          etmemizden!
                                        ل ة
                           ىسو       ة  ــ ذ    م  ر ـ ن  ةتا  نفو ــ ةع ر ـــ  ف   م فو  ةق  ــ  ل ل  لا ــ ةم ـ ة      م ــ  فن  ة ف  ةقةو ــ  لا  ﴾١٢٦﴿ ةني ي م ل ف س   م ـ  Muhakkak ki
             Biz de O’na                        ف                                   ۟                 dünya Allah’ın
          yönelerek deriz ki: “Ey                                                                 mülküdür; kullarından
          bizim büyük Rabbimiz!                                                                    dilediğini oraya varis
          Sabır kuvvetiyle doldur                                                                          kılar.
          kalbimizi, yağmur gibi      ة    ة     ن     ة ة        ة ف

          sabır yağdır üzerimize   ۛس  ـ  ن ـ ةق ـ  حت ـ ل  ةق  كةت  ـ ةه ـ ۜ ـ لا   لاةو ك    ةي ـ ذ   ةر    ةو  ضفرلا ي ـ       ف او      ل ــ  ي ـ فف ـ س ـ  د  ةقةو ــ ةمفو ـ  ه  Güzel âkıbet,
                                                                                                 elbette müttakilerindir.”
             ve sana
          teslimiyette sebat eden
                                 ة
          kulların olarak can   ﴾١٢٧﴿ نور  ةق  م ه     ي ة    ا   حن ـ ةف ا ـ ةق فو ـ ف ـ  ه ا ـ  ةو   م   ه ءا  ــ اس ـ   ن يـفح  ـ ف س ـ ةت ـ  ةنةو  م   ه ءاةن فبا ـ  ل ا  Araf /129 –
          emanetimizi teslim al!”                          ۛ  ــ ف  ۛ ة  ي           ــ ف  ة        İsrailoğulları: “Biz,
          [20,72-75]                                                                              hem sen bize gelmeden
                                                                                                  önce, hem de sen bize
                                                                                                     peygamber olarak
                                    ة
                                                                                                      geldikten sonra
                                ة
                                    ح ي ف
                                                     ن
                            ۛ ضفرلا  نا  او ر  ـــ  ب ــ  ف صاةو   لا ب  ــ ةت ــ ي ع ــ ي ــ  ن ــ او   ح     ف سا  ه ـــ  ــ ةق ـ  م فو   م ـ ن سو ـ  ل ى  ة  ةق ـــ لا  işkenceye mâruz

                                       ۛ
                                                                                                       kaldık!” diye
                                                                                                        yakındılar.
                                                                                                      Mûsâ ise, şöyle
                           ﴾١٢٨﴿ يــ ةن   ف ة  ـ ةب ـ ل ل  ة ـ  م ـ حت ـ ي ق ـ   ق اةع ــ ف لاةو  ه   ع  ـ ةب ـ ا    د   ي  ۛ    ةي ن  ــ ةه ـ ةم ا ــ ف ـ اش ـ ءا    م ــ فن   ث ر و  ۛ  ح   ل     ي ــ  ن  dedi: “Hele biraz daha

                                                        ۜ                                          sabredin. Umulur ki,
                                                                                                          Rabbiniz
                                                                                                   düşmanlarınızı imha
                                                                                          ا
                                                                                                  eder de, onların yerine


                                                                                          ـ
                                                                                        او
                                 ةع ـ ن س ـ ى  ة  ۜ  ـ فئ ـ ةت ـ اةن   ةق ـ  لا   ج اةم د  ـ فن   ةب ـ فع ـ     مةو اةن  ف  ةت  ـ  تأ ـ ةي ـ  ف ل    نا        ـ اةن  م ـ فن   ةق ـ فب ـ ل  ي ي ذنوا لا  ةق ــ  sizi hakim kılıp nasıl
                                                                                                    hareket edeceğinize
                                                                                                          bakar.”
                                          م                    م                        م             Araf /130 – Biz
                                                                           ة
                                                                   ة
                                ة ف
                                                                                   ف ل
                           ضفرلا       ف فم ـ ي    ك    ــ ف س ـ ةت ـ فخ ــ  ل ــ ةف  ةي ةو  فم ك  حو د ــ    ةع ك ل  ـــ فه ـــ   ي نا كم    حـبةر  Firavun hanedanı
                                                                                      ف

                                                                                                   düşünüp ibret alsınlar
                                                                                                   diye, senelerce onları
                                                                                   ف             azlığı ile cezalandırdık.
                                                                                                  kuraklık, kıtlık ve ürün
                                                                   ة
                            ة
                                            ةن  ذ
                           ن فو ــــ ةعر ــــ     ف ل ن ة  ــ ا ا ا ف  ـــــ    ةخ ل  ة لةو ــ ةق ــ ا فد  ﴾١٢٩﴿  ۟ن ول  ةت ف  ك ـ في ـ ۛ ـ فع ـ ةم ــ  ة     ةف ــ ةي ــ فن ـ ظ ـ  ر
                                  ف
                                 ة
                                       حك ذ
                           ﴾١٣٠﴿ نو ر ــــ ة ح ة  ــــ ةي  م  ة ح  ـــــ ةع ـــ ل ـــ  ه ـــ ف  ة ل    تار  ة        م ـ ةن لا ـ حث ــــ ةم ــ  صفقةن ةو  ةنيين ح سلا ب


                                                               ة

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          164
   163   164   165   166   167   168   169   170   171   172   173