Page 167 - e mushaf TR pdf
P. 167

163
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Araf /105 –                                                                             Araf /111- Araf /
          “Başta gelen görevim,   7-Araf Süresi             Yaprak 02A  Cüz 09   Süre 07  Sayfa 163  112 – Yetkililer: “Onu
          Allah Teâla hakkında,      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  ve kardeşini alıkoy,
          gerçek dışı bir şey                                                                        bütün şehirlere de
          söylemememdir.                                                                           görevliler yolla, usta
                                                      ِ
                            163            ﴾٧﴿       فارع ع لا ةروس        ﴾٧﴿                     sihirbazların hepsini
                                                           َ
                                                               و
             Gerçekten size                              َ  ع   َ و                                   senin huzuruna
          Rabbinizden çok açık                                                                     getirsinler” dediler.
          bir belge getirdim.
                                                                                                    Araf /113 – Bütün
                             م                         ة                     ا     ا               büyücüler Firavun’a
                                              ة
                                                    ف
                                                                ة
                                                                             ة ف ل ن
             Artık
          İsrailoğullarını benimle  فم ك  ـــ فئ ــ  ـت   ج د ــــ ف  ةق  ۜق  ـــ ةح ـــ ح  لا لا   ن ح ي      ح لا    ىل  لو   ةع ـ ـــ  ة  ل  ق ـــ  ا     ل ناىلةع  ةح ـ ي ي ق ـ   ق  gelip: “Galip gelecek
          beraber gönder.”                                                                           olursak, herhalde
                                                                                                  mutlaka bize büyük bir
                                                                                                   mükâfat verilir, değil
             Hz. Yusuf (a.s.)                                           م                        mi?” dediler. [27,57-60]
                                      ة
                                                             ف
                                                                  ة
          kuyudan çıkarılıp   ة  ةق ـ لا ﴾١٠٥﴿ ــ ۜ ل     ة  ي    ف سا ــ اار يـي  يان ـــ ي  ةب يع ــ ة    ةم ل ــ سفرا  فم ةف  ـــ  ك   حبةر ـــ  ـــ  فن   ب ــ ةب ــــ  حي ــ ةن ــ  م  ة

          satılınca Mısırda                                                                             Araf /114 –
          Vezirin sarayında                                                                          Firavun: “Elbette!
          kalmış, daha sonra da                         م                                م           Üstelik siz benim
          Mısırın Maliye bakanı                                      ف                                gözdelerimden
                                                           ف ي ا
                                                                                            ف ي
          olmuştu. Babası Hz.   ﴾١٠٦﴿ يـ ةن  ـ  ة  لا  ـ ح ص ـ يق  دا  ك ــ فن ـ ۛ ت    م ـــ ةن   نا اةه   ب تأ  ن   ب تفئ   ج ت  ك ـ فن ـ ۛ ـ ۛ ـ ةيا ـ ةف  ة ـ   ــ   نا  olacaksınız” dedi.
          Yâkubu (a.s.), dâvet                                                                         [3,45; 4,172]
          etmiş, o da ailesi ve
          İsrailoğulları ile
          Filistinden beraberce                                                                      Araf /115- Araf /
          gelip Mısır’a                                                       ةف  هاص      ف ة  ةف ـ لا ـ ن  116 – Büyücüler:
                                              ة
          yerleşmişlerdi.     ــ ة ي   ه اةذ  ا    ةف   ه ـ  ــ ةد  ةي ةع ز  ةنةو ـــ ﴾١٠٧﴿ بـ ۛ ني  ــ ي   م ناةبفع  ـ   ة ي  ث ـ   هاةذ ا ـ    ةع ـ ۛ  ىق  “Mûsâ! Önce sen mi
          Zamanla, Mısır                                                                              hünerini ortaya
          Firavunları onlara                                                                       koyacaksın yoksa biz
          parya, hizmetçi                                                                         mi koyalım?” deyince
          muamelesi yapmış, ağır  ة  ة ح ي ة         ل       ة ف                  ة                  Mûsâ: “Siz ortaya

          işlerde çalıştırmaya   ــ اذ  نه نا نفو  ف  ـ ةعر ـ   ف مفو      م ـ فن ةق ـ    لا ـــ ةم ـ     ة ل  ةق ــ لا ﴾١٠٨﴿ يرــ ةن  ي  ـــ   ظ احن  ـ ل ــ   ل ءا ۛ  ةب ـ في ـ اض  koyun!” dedi.
                                                                        ۟
          gitmişlerdi. Onlara
          zulüm ve işkence                                                                                Vakta ki
          uygulamışlardı. Mûsâ                                                                      atacaklarını ortaya
          (a.s.) onlardan,   م                 م                                             ة        koydular, halkın
                                     ل
                                                             ف ل
                                                                                      يل
          muvahhit bir ümmet   ۛ  فم ك ـ ضفرا    فم  م ـــــ فن  ك ـــ     ــــ فخ ـ ةجر   ي نا د  ي   ي ـــ ير ـ    ﴾١٠٩﴿ ـيـ ۙ م  ــ ةع ر ــ  ح اس  ل ــ ۛ  gözlerini büyülediler,

          teşkil etmek için                                                                            onları dehşete
          Firavunlara esir                                                                           düşürdüler, hasılı
          olmaktan kurtarıp, hür                                                                      müthiş bir sihir
          olarak, vatanları                                            ا             ف              sergilediler. [2,124;
                                         ا ف
                                                  ف
                                                                               ة
                                                       ل
                                                                         ل
                                                              ل
          Filistin’e yerleştirmek   ةنيرشاةح ن ئاةدملا   ة    ي ف لسفراةو  هاةخاةو فه جفرا اولاةق﴾١١٠﴿نور م    ةت ـ أ    اةذام ةف ـ ة  4,79]

          istemişti.       ۙ ي
                                                                                                    Araf /117 – Biz de
             Araf /106 – “Eğer,                                                                    Mûsâ’ya “Asanı yere
          dedi Firavun, gerçekten  ا    ة                                   ح  م   ة    ف         bırak” diye vahyettik.
                                               ة
                                                     ا

                                                   ة
                                           ة
                                      ف
          getirdiğin bir belge   اولاةق    نفوةعر ف     ةرةحسلا   ح  ءاةجةو ﴾١١٢﴿ مييلةع رحاس  ـ ل   ۛ  ك  ب كو  ةي ـ أ    ت ـ  ﴾١١١﴿
          varsa ve sen doğru
          söyleyen biri isen, onu                                                                         Bir de ne
          ortaya koy da görelim.”                                                                 baksınlar: Asa onların
                             م                                           م                  ة         yaptıkları sihir,
                                                                            ف ي ى
                                                                                          ل نا
                                 حـناةو فمةعن لاةق﴾١١٣﴿ يــ ةن
             Araf /107- Araf /  فم ك ة ي  ة  ة               ف         ة     ك ــ حن ـ ةن ا ـــ فح ـ  ن لا ــ اةغ  ل ـ يب ـ  نا ار    فج ـــ  ة ة  ــ ةن ـ ل ا  ة ح ي  gözboyacılık kabilinden
                                                                                                     her şeyi yutuyor!
          108 – Bunun üzerine                                                                      [20,69; 26,45] {KM,
          Mûsâ, asasını yere                                                                            Çıkış 7,12}
          bırakıverdi, bir de ne
          görsün: o koskoca bir   ة  م  ا               ا    ا                               ة
                                    ف ل
                                                    ف ل
                                                                                        ف
                                                         حما ىسو
                                         حماةو يق
                                                                                                        Araf /118 –
                                                                                   ح
          ejderha kesilmiş!   نو ك ةـن نا ا ـ ة ي  ف  ــ ل ــ ة     ت نا ا ـ ة ي  اةي    م ـ ن   اولا ةق ـ ﴾١١٤﴿ ةنييبةرةق ملا   ةن مل  Böylece gerçek ortaya
                                                                                                   çıktı ve onların bütün
             Elini sıyırıp                                                                         yaptıkları boşa çıktı.
          çıkardı, bir de ne
          görsün: Bakan kimseler  ة         ا ل             ة ف ل ةق ـ  ة ا  ة ف ل   ف ف


                                                                ۛ
          için parlak mı parlak,   ساحن       فعا ـ  ي ــ ةن لا ــ  اور  ـ ةح ــ  ۛس افو  لا  ـ  ـ ل ـ احم  ةف او ق  لا  ــ  ةق ـ لا ﴾١١٥﴿ ةني ي قل ملا    نفحن ة  Araf /119 – İşte o
          ışık saçan bir el haline                                                                   Firavun ve takımı
          gelmiş! [20,18-22]                                                                      yenilip küçük düştüler.
          {KM, Çıkış 4,2-8}
                            ف ل    نا  ــ ى  ا  ا ن ي  ــ في ــ اةن لا ـ ى  م ـ ن سو  ةحفواةو﴾١١٦﴿مي ي ظةع رفحس ب ن ؤاةجةو م  ـ ةت ـ ةهر ـ  هو ب  ف ساةو  Araf /120 –
                                                   ل
                                                                          ا
             Araf /109 –                                                        ـ ف    ف           Büyücüler hep birden
          Firavun’un ileri gelen                                                                   secdeye kapandılar.
          yetkilileri: “Anlaşıldı,
          bu usta bir sihirbaz!”              م
          dediler.                        ة        ف           ف                 ة          ف ل
                             ــــ ةع  ةف ــ ةق ةو ﴾١١٧﴿ ۛن و  ةم ف  ةت   ـــ ل ــ ةق ــ   ـ ةي ا ـ  ف أ ــ ك ــ  ـــ ة ي   ه اةذ  ا ــــ ةف  ۛك اص ــ ۛ  ةع ق  لا ــ

             Araf /110 –
          Firavun: “Bu adam,
          dedi, “sizi yerinizden                                      ف
                             ة
          yurdunuzdan etmek   ك ل  ــ اةن   ه اوب  ةف ــ  غ ــ  ل ــ  ﴾١١٨﴿ ۛن و   ة  ــــ فع ــ ةم ــ ل ـ  ةي او  ـ  ا ك ــ  نا ــ  ةم ل  ة ة  ــــ ط ــ  ةب ةو      لا ــــ ةح ــ ح ق  ف
          peşinde! Görüşünüz
          nedir bu konuda?”
                           ﴾١٢٠﴿ ةني  ي د ـــ   ج اس  ة  ة  ـ ح س ــ ةح ـــ  ةر    ۛ  لا يق    ف  ةو   ا   ل ــ ة    ﴾١١٩﴿ يرــ ةن  ي  ـ  غا ــ  ۛص او  ة  ـــ ةق ـ ل ـ  ب ـ  فناةو
                                ۛ
                                                                       ۛ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          163
   162   163   164   165   166   167   168   169   170   171   172